Ceza muhakemesinde yapay zekâ sisteminin yüksek olasılıkla belirli bir kişiyi işaret etmesi, o kişinin suçlu olduğu anlamına gelmez. Türk Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yapay zekâ delili adı altında bağımsız bir delil türü düzenlenmemiştir. Bu doğrultuda yapay zekâ analizlerinin hukuki değeri; delilin hukuka uygun elde edilmesine, kaynağının doğrulanmasına, teknik yönteminin denetlenebilmesine, tarafların analize itiraz edebilmesine ve sonucun diğer delillerle desteklenmesine bağlı olarak belirlenir. Yargılamada algoritmanın kanaati değil, mahkemenin hukuka uygun elde edilmiş ve duruşmada tartışılmış delillere dayanarak ulaştığı vicdani kanaat esas alınır.
Asıl Delil ile Yapay Zekâ Çıktısı Arasındaki Ayrım
Adli incelemelerde yapay zekâ aracılığıyla ulaşılan sonuç ile yargılamaya konu olan materyal hukuken farklı niteliktedir. Burada asıl delil görüntü, kayıt, belge veya işlem verisinin kendisidir. Yapay zekâ çıktısı ise incelenen bu delilin değerlendirilmesi sonucunda ortaya çıkan türetilmiş teknik bir bulgudan ibarettir.
Delillerin Hukuka Uygunluğu ve Aykırı Verilerin Durumu
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, yüklenen suç ancak hukuka uygun bir şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Kanun'un 206 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde delilin kanuna aykırı olarak elde edilmiş olması hâlinde ortaya konulmasının reddedileceği hüküm altına alınmıştır. Hukuka aykırı biçimde ele geçirilen telefon kayıtlarının sonradan yapay zekâ algoritmalarıyla analiz edilmesi, ilk elde etme işlemindeki hukuka aykırılığı ortadan kaldırmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
Dijital Verilerin İncelenmesi ve Bütünlük ile Gerçeklik Ayrımı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134 üncü maddesi uyarınca, soruşturma evresinde şüphelinin kullandığı bilgisayar, bilgisayar programları ve bilgisayar kütüklerinde arama yapılması, kopya çıkarılması ve kayıtların metne dönüştürülmesi somut delillere dayalı kuvvetli şüphenin varlığına ve başka yoldan delil elde etme imkânının bulunmamasına bağlıdır. Gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde savcı kararıyla işlem yapılabilse de bu kararın yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulması zorunludur; hâkimin aksi yönde karar vermesi veya yirmi dört saatlik sürenin dolması durumunda çıkarılan kopyalar ve metin çözümleri derhâl imha edilir. Şifrenin çözülememesi, gizli verilere ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması durumunda bu cihazlara elkonulabilir; inceleme tamamlanıp gerekli kopyalar alındığında cihazlar gecikmeksizin iade olunur. Elkoyma yapıldığında sistemdeki tüm veriler yedeklenir ve çıkarılan bir kopya tutanağa bağlanarak şüpheliye veya vekiline verilir. Ayrıca elkoyma yoluna gidilmeksizin sistem verilerinin tamamının ya da bir kısmının kopyasının alınması, kâğıda dökülerek tutanakla ilgililerce imza altına alınması da mümkündür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]
Adli bilişim süreçlerinde hash değerinin sabit kalması, verinin teknik olarak değiştirilmediğini ve işlem adımları boyunca bütünlüğünün korunduğunu gösterir. Buna karşın söz konusu teknik doğrulama, incelenen içeriğin en baştan itibaren gerçeği yansıttığı sonucunu doğurmaz. Algoritmalar vasıtasıyla sonradan kurgulanan sahte bir belgenin de bozulmadan muhafaza edilmesi mümkün olduğundan, verinin teknik bütünlüğü ile içeriğin maddi gerçekliği birbirinden ayrı hukuki kriterler olarak ele alınmalıdır.
Soruşturma ve Kovuşturma Evrelerinde İspat Kriterleri
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 160 ıncı maddesi uyarınca Cumhuriyet savcısı, suç işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davası açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere işin gerçeğini araştırmaya başlar; adli kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve haklarını korumakla yükümlüdür. Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre soruşturma evresi sonunda toplanan deliller suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa Cumhuriyet savcısı iddianame düzenler.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 170Kaynağı aç
tarafından yerine getirilir.
(2) Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği
hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame
düzenler.
(3) Görevli ve yetkili mahkemeye hitaben düzenlenen iddianamede;
a) Şüphelinin kimliği,
b) Müdafii,
c) Maktul, mağdur veya suçtan zarar görenin kimliği,
d) Mağdurun veya suçtan zarar görenin vekili veya kanunî temsilcisi,
e) Açıklanmasında sakınca bulunmaması halinde ihbarda bulunan kişinin
kimliği,
f) Şikâyette bulunan kişinin kimliği,
g) Şikâyetin yapıldığı tarih,
h) Yüklenen suç ve uygulanması gereken kanun maddeleri,
i) Yüklenen suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
j) Suçun delilleri,
k) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
Gösterilir.
(4) İddianamede, yüklenen suçu
oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır; yüklenen
suçu oluşturan olaylar ve suçun delilleriyle ilgisi bulunmayan bilgilere yer
verilmez.[64]
(5) İddianamenin sonuç kısmında, şüphelinin sadece aleyhine olan hususlar
değil, lehine olan hususlar da ileri sürülür.
(6) İddianamenin sonuç kısmında, işlenen suç dolayısıyla ilgili kanunda
öngörülen ceza ve güvenlik tedbirlerinden hangilerine hükmedilmesinin
istendiği; suçun tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, ilgili
tüzel kişi hakkında uygulanabilecek olan güvenlik tedbiri açıkça belirtilir.
Kamu davasını açmada takdir yetkisi
Kovuşturma safhasında hüküm kurulabilmesi için istatistiki bir olasılık veya şüphe yeterli görülmez. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca hâkim kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir ve bu delilleri vicdani kanaatiyle serbestçe takdir eder. Algoritmik hesaplamaların sunduğu eşleşme oranları sistemin hata payını tümüyle dışlamayacağından, sanığın isnat edilen eylemi gerçekleştirdiğinin makul şüpheyi aşan bir kesinlikle ortaya konulup konulmadığı dosyadaki tüm somut deliller birlikte gözetilerek değerlendirilir.
Görüntü İncelemeleri, Sahte İçerikler ve Bilirkişilik Sınırları
Görüntü netleştirme algoritmalarının eksik pikselleri tahmin ederek tamamlamasıyla ortaya çıkan yüz, plaka veya nesne ayrıntıları özgün kayıtta fiilen bulunmuyorsa, bu verilerin olayın doğrudan kanıtı sayılması yanıltıcı sonuçlar doğurabilir. İyileştirilmiş çıktılar soruşturma makamlarına araştırmada yol gösterebilirse de orijinal delilde yer almayan detaylar üzerinden tek başına fail belirlenemez. Üretken yapay zekâ vasıtasıyla oluşturulan sentetik kayıtlar da aktardıkları vakıanın doğrudan delili kabul edilemez; bununla birlikte sahte kaydın faili ve üretim amacı ortaya konulduğunda söz konusu materyal sahtecilik, dolandırıcılık, iftira, şantaj veya suç uydurma eylemlerinin maddi unsurunu teşkil edebilir.
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca çözümü uzmanlığı, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilebilir; ancak genel bilgi veya tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. Bilirkişi yapay zekâ analizlerinin teknik boyutlarını inceleyebilir; ancak sanığın suçlu olduğunu, delilin hukuka uygun bulunduğunu, mahkûmiyet için yeterli delil olduğunu veya sanığın kastının gerçekleştiğini belirleyemez. Bunlar mahkemenin yapacağı hukuki değerlendirmelerdir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 63Kaynağı aç
gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına re'sen, Cumhuriyet
savcısının, katılanın, vekilinin, şüphelinin veya sanığın, müdafiinin veya
kanunî temsilcinin istemi üzerine karar verilebilir. (Değişik cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Ancak, genel bilgi veya
tecrübeyle ya da hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukukî bilgiyle çözümlenmesi
mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz. (Ek cümle:
3/11/2016-6754/42 md.) Hukuk öğrenimi görmüş
kişiler, hukuk alanı dışında ayrı bir uzmanlığa sahip olduğunu
belgelendirmedikçe, bilirkişi olarak görevlendirilemez.
(2) Bilirkişi atanması ve gerekçe gösterilerek sayısının birden çok
olarak saptanması, hâkim veya mahkemeye aittir. Birden çok bilirkişi atanmasına
ilişkin istemler reddedildiğinde de aynı biçimde karar verilir.
(3) Soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı da bu maddede gösterilen
yetkileri kullanabilir.
Bilirkişi olarak atanabilecekler
Savunma Hakkı ve Algoritmik Şeffaflık İlkesi
Ceza muhakemesinin temelini oluşturan silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkeleri, iddia makamının dayandığı teknik yöntemlerin savunma tarafınca denetlenebilmesini gerektirir. Yazılım kodlarının veya analiz yöntemlerinin ticari sır gerekçesiyle bütünüyle savunmadan saklanması savunma hakkının kısıtlanmasına yol açabileceğinden, meşru ticari menfaatler ile adil yargılanma hakkı dengelenmeli ve analiz sonucunu etkili biçimde test etmeye imkân tanıyacak teknik veriler taraflara sunulmalıdır.
Algoritmanın yüksek olasılık vermesi suçluluk tespiti için yeterli midir?
Yapay zekâ sisteminin belirli bir kişiyi işaret eden yüksek olasılık hesabı ceza davasında suçluluğun tespiti için yeterli değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 217 nci maddesi uyarınca ceza yargılamasında algoritmanın teknik tahmini değil, duruşmaya getirilip tartışılmış hukuka uygun delillere dayanan vicdani kanaat esastır; mahkûmiyet için eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin makul şüpheyi bertaraf edecek delillerle kanıtlanması gerekir.
Yapay zekâ ile üretilmiş sahte içerikler davada nasıl değerlendirilir?
Üretken modellerle oluşturulan sentetik ya da manipüle edilmiş içerikler, görsel veya işitsel olarak sundukları olayın vuku bulduğuna dair doğrudan delil sayılamaz. Ancak bu içeriğin kimler tarafından ve hangi saikle üretildiği ispatlandığında, materyalin bizzat kendisi dolandırıcılık, sahtecilik, şantaj, iftira veya delil üretme gibi suç fiillerinin maddi konusunu oluşturabilir.
Bilirkişi yapay zekâ analizine dayanarak sanığın suçlu olduğunu belirtebilir mi?
Bilirkişi yalnızca teknik inceleme yapabilir; sanığın suçlu olup olmadığını, mahkûmiyet için delillerin yeterliliğini, delilin hukuka uygunluğunu veya suç kastının mevcudiyetini tespit edemez. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 63 üncü maddesi uyarınca genel bilgi, tecrübe veya hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bu konularda takdir ve değerlendirme yetkisi mahkemededir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

