5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 323. maddesi uyarınca, yargılamanın yenilenmesi isteminin kabul edilerek duruşma açılması halinde mahkeme iki temel karardan birini verir: Ya önceki hükmü onaylar ya da önceki hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm kurar. Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş ceza hükümlerinde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil sebebiyle yeniden muhakeme yürütülmesine olanak tanıyan olağanüstü bir kanun yoludur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 323Kaynağı aç
önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir.
(2) Yargılamanın yenilenmesi istemi hükümlünün lehine olarak yapılmışsa,
yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir
cezayı içeremez.
(3) Yargılamanın yenilenmesi sonucunda beraat veya ceza verilmesine yer
olmadığı kararının verilmesi halinde, önceki mahkûmiyet kararının tamamen veya
kısmen infaz edilmesi dolayısıyla kişinin uğradığı maddî ve manevî zararlar bu
Kanunun 141 ilâ 144 üncü maddeleri hükümlerine göre tazmin edilir.
YEDİNCİ
KİTAP
Yargılama
Giderleri ve Çeşitli Hükümler
BİRİNCİ
KISIM
Yargılama
Giderleri
Yargılama giderleri
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2017/2988, K. 2018/460Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Devletin birliğini ve ülke bütünlüğünü bozma
Hüküm : İstanbul 1 nolu DGM'nin 31.10.2000 tarih ve 1994/166
esas, 2000/214 karar sayılı ilamı ile verilen ve Yargıtay
9. CD'nin 21.05.2001 tarih ve 2001/935 esas,
2001/1690 karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşen
kararın CMK'nın 323/1. maddesi uyarınca onanması
Duruşmalı olarak yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Sanık müdafilerinin istinaf incelemesi talebinin, CMK'nın 264. maddesi gözetilerek, temyiz mahiyetinde olduğu kabul edilmek suretiyle yapılan incelemede;
Kesin hükümde yer alan adli hataların düzeltilmesine ve hükümlü hakkında aynı fiil nedeniyle tekrar muhakeme yapılmasına imkan tanıyan yargılamanın yenilenmesi, olağanüstü kanun yollarının bir çeşidini oluşturmaktadır.
Kesin hüküm, doğruluğu hukuken kabul edilen ve artık tartışılmayan bir mahkeme kararıdır. İstisnai olsa da uyuşmazlığın çözümünde “adli hata” denilen yanlışlıklar yapılmış olduğu sonradan öğrenilebilir. Bu durumda bazı önemli hataların giderilebilmesi ve hakikatin araştırılması suretiyle maddi gerçeğe ulaşılabilmesi "olağanüstü kanun yolu" ile mümkün olabilecektir.
"Bu yolun istisnai olarak kabul edilmesinin nedeni, doğruluğu hukuken tartışılmayan “kesin hükmün" temellerinin bazı hallerde sarsılmış olması hükmün artık bu temel üzerinde oturmasının mümkün olmamasına dayanmaktadır. Hukuk barışının ve güvenliğinin sağlanması ne kadar önemli ise de, hukuka olan güvenin sağlanması da en az bu kadar önemlidir. Temelleri olmayan bir hüküm hukuk düzeni tarafından kabul edilemez. Bu nedenle yargılamanın yenilenmesi yolu, sadece çok istisnai hallerde mahkeme kararı ile açılabilmektedir." (Yenisey-Nuhoğlu, CMK 4. baskı 962. syf.).
"Maddi gerçeğe ulaşmayı hedefleyen ceza muhakemesinde verilen ve kesinleşen hükmün sonradan maddi gerçeğe uyumlu olmadığı anlaşıldığı halde, kararın infazının aynı şekilde sürdürülebilmesi adli hatadan vazgeçilmemesi diğer bir anlatımla yeni ortaya çıkan bu durumların görmemezlikten gelinmesi, bir hukuk devletinde kabul edilemez. Her şeyden önce kesinleşmiş bir hükmün, doğru ve maddi bir gerçeğe uygun olduğu, yargılamanın hukuka uygun yürütüldüğü, meşru olduğu, adaletin tecelli ettiği varsayımının bu konudaki inancın kamu vicdanında tahribata uğraması, bozulan hukuk düzeninin yeniden tesis edilmesi ve hukuk barışının yeniden sağlanmasını zorunlu kılar" (Yenidünya-İçer, CMK 2016 baskı 835. syf.).
Yargılamanın yenilenmesinin istisnai kanun yolu olduğu Yargıtay CGK’nın 11.03.2014 tarih, 2012/3-909 esas, 2014/121 sayılı kararında, "yargılamanın yenilenmesindeki amaç kanunda istisnai ve sınırlı olarak sayılan hallerin gerçekleşmesi halinde, gerçeğin araştırılması böylece toplumun ve sanığın menfaatinin korunması olduğundan, kesin hükme yönelik olarak ileri sürülen ve gerekli şartları taşımayan her türlü yenileme talebininin dikkate alınması söz konusu olmayacaktır" şeklinde vurgulanmıştır.
Yargılamanın yenilenmesi talebini alan mahkemenin takip edeceği usul ve vereceği kararlar, 5271 sayılı CMK’da şu şekilde gösterilmiştir:
Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, duruşma yapmaksızın istemin kabule değer olup olmadığına karar verir (Madde 318/1-3).
Yargılamanın yenilenmesi istemi, kanunda belirlenen şekilde yapılmamış veya yargılamanın yenilenmesini gerektirecek yasal hiçbir neden gösterilmemiş veya bunu doğrulayacak deliller açıklanmamış ise, bu istem kabule değer görülmeyerek reddedilir (Madde 319/1).
Aksi hâlde yargılamanın yenilenmesi istemi, bir diyeceği varsa yedi gün içinde bildirmek üzere Cumhuriyet savcısı ve ilgili tarafa tebliğ olunur (Madde 319/2).
Mahkeme, yargılamanın yenilenmesi istemini yerinde bulursa delillerin toplanması için bir naip hâkimi veya istinabe olunan mahkemeyi görevlendirebileceği gibi; kendisi de bu hususları yerine getirebilir (Madde 320/1).
Delillerin toplanması bittikten sonra Cumhuriyet savcısı ve hakkında hüküm kurulmuş olan kişiden yedi günlük süre içinde görüş ve düşüncelerini bildirmeleri istenir (Madde 320/3).
Yargılamanın yenilenmesi isteminde ileri sürülen iddialar, yeterli derecede doğrulanmaz veya 311'inci maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri ile 314'üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yazılı hâllerde işin durumuna göre bunların önce verilmiş olan hükme hiçbir etkisi olmadığı anlaşılırsa, yargılamanın yenilenmesi istemi esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddedilir (Madde 321/1).
Aksi hâlde mahkeme, yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verir (Madde 321/2).
Yeniden yapılacak duruşma sonucunda mahkeme, önceki hükmü onaylar veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verir (Madde 323/1).
Bu yasal düzenlemelere göre, yargılamanın yenilenmesi talebini alan mahkemenin öncelikle davanın kabule değer olup olmadığını duruşmasız olarak incelemesi, kabule değer bulmazsa reddetmesi (Madde 319/1), kabule şayan bulursa dayanılan delilleri toplaması, tarafların görüşlerini de alarak ya yargılamanın yenilenmesi istemini esassız olması nedeniyle duruşma yapılmaksızın reddetmesi (Madde 321/1) ya da yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar vermesi (Madde 321/2) gerekir.
Yargılamanın yenilenmesine karar vermişse bu kez serbestlik kuralı gereğince yeni bir yargılama yapacak, toplanan delilleri mevcut delillerle birlikte tartışıp değerlendirerek maddi gerçeğe ulaşmaya çalışacak ve sonuçta, önceki hükmü onaylayacak veya hükmün iptali ile dava hakkında yeniden hüküm verecektir (Madde 323/1).
Bu açıklamalar ışığında somut yargılama değerlendirildiğinde; sanığın savunmasının alındığı, tanıkların duruşmada dinlendiği, toplanan delillerin tartışılıp değerlendirildiği anlaşılmakla;
Yargılamanın yenilenmesi talebi üzerine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararında gösterilen ve sözleşmenin 6/1. maddesi kapsamında kalan ihlal nedenleri de nazara alınarak yapılan yargılama sonunda, sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafilerinin temyiz dilekçeleriyle duruşmalı inceleme sırasında sanık müdafii Av. … ’nın ileri sürdüğü yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 26.02.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
TEFHİM ŞERHİ:
26.02.2018 tarihinde verilen iş bu karar, Yargıtay Cumhuriyet savcısı …'nın huzurunda, duruşmada hükümlü …’ın savunmasını yapmış bulunan Av. …'nın yokluğunda, 04.04.2018 tarihinde usulen ve açık olarak tefhim olundu.
Yeniden Duruşma Aşaması ve Delillerin Serbestçe Değerlendirilmesi
Yargılamanın yenilenmesi sürecinde duruşma açılması aşamasına geçilmeden önce mahkeme istemi kabule değer bulursa delilleri toplar ve tarafların görüşlerini alır. İddialar yeterince doğrulanmadığı takdirde istem CMK m. 321/1 gereğince duruşma yapılmaksızın esassızlık sebebiyle reddedilir; aksi halde CMK m. 321/2 uyarınca yargılamanın yenilenmesine ve duruşmanın açılmasına karar verilir.
Yargılamanın yenilenmesinin kabulü üzerine yeni duruşma kural olarak esas hükmü veren mahkemede yapılır ve bu yeni duruşma ilkinden ayrı ve bağımsızdır. Nitekim Yargıtay 16. Ceza Dairesinin 2017/2988 Esas ve 2018/460 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere mahkeme, serbestlik kuralı gereğince yeni bir yargılama yürütür. Bu aşamada mahkeme, gerek eski delillerin takdirinde gerek yeniden delil toplamada ve bunları mevcut delillerle birlikte değerlendirmede önceki hükümle bağlı olmaksızın maddi gerçeğe ulaşmaya çalışır. Duruşmaya ilişkin tüm muhakeme hükümleri bu aşamada aynen uygulanır.
Duruşma Sonucunda Verilebilecek Kararlar ve Usul Kuralları
Yeniden duruşma açıldıktan sonra mahkemenin karar seçenekleri CMK m. 323/1 ile belirlenmiştir. Duruşma açılarak deliller toplandıktan sonra artık yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ya da önceki kararın aynen infazına karar verilemez. Yapılan yargılama neticesinde yargılamanın yenilenmesi koşullarının oluşmadığı, yeni delil şartının gerçekleşmediği veya ilgilinin ceza ehliyetinin tam olduğu tespit edilirse mahkemece önceki hükmün onaylanmasına karar verilir.
Duruşma açılması kararı verildikten sonra duruşma günü beklenilmeksizin evrak üzerinde düşme kararı tesis edilemez. Benzer şekilde, hükmün kesinleşmesinden sonra gerçekleşen şikayetten vazgeçme hukuken sonuç doğurmayacağından, yargılamanın yenilenmesi duruşmasında yakınmanın geri alınması gerekçesiyle davanın düşürülmesine karar verilemez; koşullar oluşmamışsa CMK m. 323/1 uyarınca önceki kararın onaylanmasıyla yetinilmesi gerekir.
Hükümlü Lehine Başvurularda Aleyhe Değiştirme Yasağı
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 323. maddesinin ikinci fıkrasına göre, yargılamanın yenilenmesi talebinin hükümlü yararına yapıldığı hallerde, duruşma sonucunda kurulacak yeni hüküm önceki kararda belirlenen cezadan daha ağır bir yaptırım içeremez. Bu kural uyarınca, hükümlünün lehine işletilen olağanüstü kanun yolu sürecinde mahkemenin cezayı artırması engellenmiştir.
Duruşma Yapılmaksızın Karar Verilebilecek Ayrık Haller
CMK m. 322 uyarınca bazı durumlarda mahkeme yeniden duruşma açmaksızın da hüküm kurabilir. Hükümlü ölmüşse mahkeme duruşma yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra beraat kararı veya yargılamanın yenilenmesi isteminin reddi kararını verir. Hükümlünün ölümü dışındaki hallerde de yeterli delil bulunması koşuluyla Cumhuriyet savcısının uygun görüşü alınarak duruşma yapılmaksızın derhâl beraat kararı verilebilir. Bu şekilde verilen beraat kararı ile birlikte önceki hükmün ortadan kaldırılmasına da hükmedilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 322Kaynağı aç
yapmaksızın gerekli delilleri topladıktan sonra hükümlünün beraatine veya
yargılamanın yenilenmesi isteminin reddine karar verir.
(2) Diğer hâllerde de mahkeme, bu
hususta yeterli delil varsa Cumhuriyet savcısının uygun görüşünü aldıktan sonra
duruşma yapmaksızın hükümlünün derhâl beraatine karar verir.
(3) Mahkeme beraat kararı ile beraber önceki hükmün ortadan
kaldırılmasını da karar altına alır.
(4) Yargılamanın yenilenmesi isteminde bulunan kimse isterse, gideri
Devlet Hazinesine ait olmak üzere önceki hükmün iptaline ilişkin karar Resmî
Gazete ile ilân olunacağı gibi mahkemenin takdirine göre diğer gazetelerle de
ilân edilebilir.
Yeniden duruşma sonucunda verilecek hüküm
Önceki hükmün iptal edilmesi durumunda, yargılamanın yenilenmesini talep eden kişinin istemde bulunması şartıyla, gideri Devlet Hazinesine ait olmak üzere iptal kararı Resmî Gazete ile ve mahkemenin takdirine göre diğer gazetelerle ilan edilebilir.
Önceki Hükmün İptali Halinde Beraat ve Haksız İnfaz Tazminatı
Yeniden yapılan muhakeme neticesinde sanık hakkında beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararı verilirse, evvelce kesinleşen mahkûmiyetin tamamen ya da kısmen yerine getirilmesi yüzünden doğan maddi ve manevi zararlar CMK m. 323/3 atfıyla Kanun'un 141 ilâ 144. maddeleri uyarınca Devletten talep edilir. Kesinleşmiş cezanın infaz edilmiş olması dolayısıyla kişinin maruz kaldığı kayıplar için tazminat koşulları oluşur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
a) Kanunlarda belirtilen koşullar dışında yakalanan, tutuklanan veya
tutukluluğunun devamına karar verilen,
b) Kanunî gözaltı süresi içinde hâkim önüne çıkarılmayan,
c) Kanunî hakları hatırlatılmadan veya hatırlatılan haklarından
yararlandırılma isteği yerine getirilmeden tutuklanan,
d) Kanuna uygun olarak tutuklandığı hâlde makul sürede yargılama mercii
huzuruna çıkarılmayan ve bu süre içinde hakkında hüküm verilmeyen,
e) Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında
kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen,
f) Mahkûm olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük
sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece
para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan,
g) Yakalama veya tutuklama nedenleri ve haklarındaki suçlamalar
kendilerine, yazıyla veya bunun hemen olanaklı bulunmadığı hâllerde sözle
açıklanmayan,
h) Yakalanmaları veya tutuklanmaları yakınlarına bildirilmeyen,
i) Hakkındaki arama kararı ölçüsüz bir şekilde gerçekleştirilen,
j) Eşyasına veya diğer malvarlığı değerlerine, koşulları oluşmadığı halde
elkonulan veya korunması için gerekli tedbirler alınmayan ya da eşyası veya
diğer malvarlığı değerleri amaç dışı kullanılan veya zamanında geri verilmeyen,
k) (Ek: 11/4/2013-6459/17 md.) Yakalama, adli kontrol veya
tutuklama işlemine karşı Kanunda öngörülen başvuru imkânlarından
yararlandırılmayan,50
l) (Ek:2/3/2024-7499/12 md.) Konutunu terk etmemek veya
uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak
amacıyla hastaneye yatmak dâhil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve
bunları kabul etmek şeklindeki adli kontrol yükümlülükleri uygulandıktan sonra
haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar
verilen,
Kişiler, maddî ve manevî her türlü zararlarını, Devletten isteyebilirler.
(2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (l) bentlerinde belirtilen kararları
veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus
verilen karara geçirilir.50
(3) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Birinci fıkrada yazan hâller
dışında, suç soruşturması veya kovuşturması sırasında kişisel kusur, haksız
fiil veya diğer sorumluluk hâlleri de dâhil olmak üzere hâkimler ve Cumhuriyet
savcılarının verdikleri kararlar veya yaptıkları işlemler nedeniyle tazminat
davaları ancak Devlet aleyhine açılabilir.
(4) (Ek:18/6/2014-6545/70 md.) Devlet, ödediği tazminattan dolayı
görevinin gereklerine aykırı hareket etmek suretiyle görevini kötüye kullanan
hâkimler ve Cumhuriyet savcılarına bir yıl içinde rücu eder.
Tazminat isteminin koşulları
CMK m. 142/1 uyarınca tazminat istemleri, hüküm veya kararların kesinleştiğinin ilgilisine tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşme tarihini izleyen bir yıl içinde ileri sürülmelidir. İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde, ilgili mahkemenin tazminat konusu işlemle ilişkili olması ve aynı yerde başka ağır ceza dairesi bulunmaması halinde ise en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara bağlanır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 142Kaynağı aç
tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde karar veya hükümlerin kesinleşme
tarihini izleyen bir yıl içinde tazminat isteminde bulunulabilir.
(2) İstem, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde ve eğer o
yer ağır ceza mahkemesi tazminat konusu işlemle ilişkili ise ve aynı yerde
başka bir ağır ceza dairesi yoksa, en yakın yer ağır ceza mahkemesinde karara
bağlanır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.) Ancak, 141 inci
maddenin birinci fıkrasının (e), (f) ve (l) bentleri kapsamındaki istemler
bakımından 9/1/2013 tarihli ve 6384 sayılı Tazminat Komisyonunun
Görevleri ile Çalışma Usul ve Esasları Hakkında Kanun hükümleri uygulanır. Bu
fıkra uyarınca 6384 sayılı Kanun kapsamında olmasına rağmen ağır ceza
mahkemesine yapılan istemler, Komisyona gönderilir. Ağır ceza mahkemesinin
görev alanına giren ve girmeyen istemler birlikte yapılmış ise ağır ceza
mahkemesi görev alanına girmeyen istemleri ayırmak suretiyle Komisyona
gönderir. Bu hâllerde ağır ceza mahkemesine yapılan istem tarihi esas alınır.
(3) Tazminat isteminde bulunan
kişinin dilekçesine, açık kimlik ve adresini, zarara uğradığı işlemin ve
zararın nitelik ve niceliğini kaydetmesi ve bunların belgelerini eklemesi
gereklidir.
(4) Dilekçesindeki bilgi ve belgelerin yetersizliği durumunda mahkeme,
eksikliğin bir ay içinde giderilmesini, aksi hâlde istemin reddedileceğini
ilgiliye duyurur. Süresinde eksiği tamamlanmayan dilekçe, mahkemece, itiraz
yolu açık olmak üzere reddolunur.
(5) Mahkeme, dosyayı inceledikten sonra yeterliliğini belirlediği dilekçe
ve eki belgelerin bir örneğini Devlet Hazinesinin kendi yargı çevresindeki
temsilcisine tebliğ ederek, varsa beyan ve itirazlarını iki hafta içinde yazılı
olarak bildirmesini ister.[51]
(6) İstemin ve ispat belgelerinin değerlendirilmesinde ve tazminat
hukukunun genel prensiplerine göre verilecek tazminat miktarının saptanmasında
mahkeme gerekli gördüğü her türlü araştırmayı yapmaya veya hâkimlerinden birine
yaptırmaya yetkilidir.
(7) (Değişik: 25/5/2005 – 5353/20 md.) Mahkeme, kararını duruşmalı
olarak verir. İstemde bulunan ile Hazine temsilcisi, açıklamalı çağrı kâğıdı
tebliğine rağmen gelmezlerse, yokluklarında karar verilebilir.
(8) Karara karşı, istemde bulunan, Cumhuriyet savcısı veya Hazine
temsilcisi, istinaf yoluna başvurabilir; inceleme öncelikle ve ivedilikle
yapılır. (Ek cümleler:2/3/2024-7499/13 md.)
Karar yerinde görülmezse bölge adliye mahkemesince işin esası hakkında
karar verilir. Bölge adliye mahkemelerince bu fıkra uyarınca verilen kararlar
kesindir.
(9) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminat davaları nedeniyle Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince
hesaplanan nisbî avukatlık ücreti ödenir. Ancak, ödenecek miktar Tarifede sulh
ceza hâkimliklerinde takip edilen işler için belirlenen maktu ücretten az, ağır
ceza mahkemelerinde takip edilen davalar için belirlenen maktu ücretten fazla
olamaz.
(10) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/144 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/139
md.) Tazminata ilişkin mahkeme kararları, kesinleşmeden ve idari başvuru
süreci tamamlanmadan icra takibine konulamaz. Kesinleşen mahkeme kararında
hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti, davacı veya vekilinin davalı idareye
yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirimin yapıldığı
tarihten itibaren otuz gün içinde ödenir. Bu süre içinde ödeme yapılmaması
halinde, karar genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur.
Tazminatın geri alınması
Dilekçedeki bilgi ve belgelerin yetersizliği halinde mahkeme eksikliğin bir ay içinde giderilmesini bildirir; bu sürede tamamlanmayan istemler itiraz yolu açık olmak üzere reddedilir. Tazminat davasında inceleme duruşmalı yapılır ve ilgililer geçerli çağrıya rağmen gelmezse yokluklarında hüküm kurulabilir. Kesinleşen mahkeme kararında hükmedilen tazminat ile vekâlet ücreti idareye bildirilen banka hesabına otuz gün içinde ödenir; süresinde ödenmezse genel hükümlere göre takibe konu edilir.
Duruşma Sonucunda Verilen Kararlara Karşı Kanun Yolu
CMK m. 323 gereğince duruşma açılarak ve deliller toplanarak verilen onaylama veya hükmün iptaliyle yeniden hüküm kurulmasına dair kararlar, CMK m. 319 ve m. 321/1 kapsamındaki kabule değer görmeme veya duruşmasız ret niteliğinde değildir. Duruşma neticesinde ulaşılan bu kararlar davanın esasına ilişkin nihai hüküm teşkil ettiğinden bunlara karşı kanun yoluna başvurulabilir.
Yeniden duruşma açıldıktan sonra yargılamanın yenilenmesi talebi reddedilebilir mi?
Duruşma açılıp deliller toplandıktan sonra yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilemez; mahkeme CMK m. 323/1 uyarınca önceki hükmü onaylamak veya hükmü iptal ederek yeniden hüküm kurmak zorundadır.
Hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesinde ceza artırılabilir mi?
CMK m. 323/2 gereğince istem hükümlünün lehine yapılmışsa, yeniden verilecek hüküm önceki hükümle belirlenmiş olan cezadan daha ağır bir cezayı içeremez.
Yargılamanın yenilenmesinde beraat kararı verilirse tazminat talep edilebilir mi?
Önceki kesinleşmiş mahkûmiyet tamamen veya kısmen infaz edilmişse, duruşma veya CMK m. 322 uyarınca verilen beraat ya da ceza verilmesine yer olmadığı kararı sonrasında CMK m. 323/3 yollamasıyla CMK m. 141 ilâ 144 kapsamında maddi ve manevi tazminat davası açılabilir.
Haksız infaz tazminatı davası hangi sürede ve nerede açılır?
Tazminat istemi, kararın kesinleştiğinin tebliğinden itibaren üç ay ve her hâlde kesinleşmeyi izleyen bir yıl içinde, zarara uğrayanın oturduğu yer ağır ceza mahkemesinde açılmalıdır.
Yargılamanın yenilenmesi duruşmasında şikayetten vazgeçme nedeniyle düşme kararı verilebilir mi?
Hükmün kesinleşmesinden sonraki vazgeçme sonuç doğurmayacağından davanın düşürülmesine karar verilemez; şartlar oluşmamışsa CMK m. 323/1 gereğince önceki kararın onaylanması gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

