CMK Madde 204 Uyarınca Sanığın Duruşma Salonundan Çıkarılması
Ceza yargılamasında kural olarak sanığın duruşmada hazır bulunması esastır. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 204. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında sanık, duruşma salonundan çıkarılır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 204Kaynağı aç
duruşmanın düzenli olarak yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında
sanık, duruşma salonundan çıkarılır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır
bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse,
oturumu yokluğunda sürdürür ve bitirir. Ancak, sanığın müdafii yoksa, mahkeme
barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister. Oturuma yeniden alınmasına karar
verilen sanığa, yokluğunda yapılan işlemler açıklanır.
Duruşma sırasında işlenen suç hakkında işlem
Duruşma salonundan çıkarılan sanığın yokluğunda oturuma devam edilmesi mahkemenin takdirine bağlıdır. Mahkeme, sanığın duruşmada hazır bulunmasını dosyanın durumuna göre savunması bakımından zorunlu görmezse oturumu sanığın yokluğunda sürdürür ve bitirir.
Zorunlu Müdafi Görevlendirilmesi ve Savunma Hakkının Korunması
Duruşma salonundan çıkarılan sanığın müdafii bulunmuyorsa, mahkemenin barodan bir müdafi görevlendirilmesini istemesi kanuni bir zorunluluktur.
Davranışları sebebiyle duruşmanın düzenli yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşılan sanığın yokluğunda duruşma yapılması hali, sanığın istemi bulunmasa hatta sanık açıkça müdafi istemediğini beyan etse dahi müdafi görevlendirilmesini gerektiren zorunlu müdafilik halleri kapsamındadır. Kanun gerekçesinde de sanığın salondan çıkarılarak oturumun yokluğunda sürdürülüp bitirilmesi halinde duruşmada avukatın huzurunun temel koşul olduğu vurgulanmıştır.
Duruşmanın düzenini bozduğu gerekçesiyle duruşma salonundan çıkarılarak kendisine müdafi atanan sanık hakkında oturumun Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 204. maddesi uyarınca sürdürülmesi Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin 2017/18604 Esas ve 2018/13352 Karar sayılı ilamında hukuka uygun bulunmuştur.
Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2017/18604, K. 2018/13352Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Duruşmanın düzenini bozduğundan bahisle salondan çıkarılarak kendisine müdafi atanan sanık hakkında aynı duruşmada CMK'nin 204. maddesi uyarınca uygulama yapılmış olması karşısında, tebliğnamenin (1) numaralı bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12/02/2013 tarihli ve E.2012/13-1438-K.2013/53 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık hakkında tekerrüre esas alınan ilamın kararda gösterilmemesi, bu hususun infaz aşamasında gözetilebilecek olması nedeniyle bozma nedeni yapılmamıştır.
Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarihli ve E.2014/140-K.2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de, bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20/09/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.
Duruşma düzenini bozması nedeniyle salondan çıkarılan sanığa Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 204. maddesi gereğince müdafi atanmaması ve oturuma tekrar alındığında yokluğunda yapılan işlemlerin açıklanmaması savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup bozma nedenidir.
Sanığın Oturuma Yeniden Alınması ve Bildirim Usulü
Duruşma salonundan çıkarıldıktan sonra oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda yapılmış olan muhakeme işlemleri açıklanır.
Kanun gerekçesinde yer verilen açıklamalara göre, dışarı çıkarılan sanığın duruşmaya yeniden alınabilmesini sağlamak üzere görevlilerce duruşmanın sonuna kadar muhafaza altında tutulması, her duruşma sonunda zabıt kâtibi tarafından sanığa yokluğundaki duruşma tutanaklarının okunması ve Cumhuriyet savcısının iddiaları ile sanığın salonda bulunmadığı döneme ilişkin kararların tebliğ edilmesi öngörülmüştür.
Duruşma Düzeni ve Disiplin Tedbirlerinin Sınırları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesi gereğince duruşmanın düzeni mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır. Hâkim veya mahkeme başkanı, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla duruşma düzenini bozan kişinin salondan çıkarılmasını emreder. Söz verilmediği halde konuşmak, ihtarlara uymamak veya sanık ile tanığın sözünü kesmek duruşma intizamını bozan hareketlerdendir.
Yargıtay 18. Ceza Dairesi, E. 2017/7253, K. 2017/14154Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
KARAR
Hakaret suçundan sanık …’in yapılan yargılaması sonunda; aynı suçtan mahkumiyetine dair İzmir 3.Ağır Ceza Mahkemesince verilen 17.04.2014 gün ve 2013/204 Esas, 2014/219 Karar sayılı hükmün sanık müdafii, katılan ve O Yer Cumhuriyet Savcısı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.10.2017 gün ve 2015/39502 Esas, 2017/9975 Karar sayılı ilamı ile bozma yönündeki kararına karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2017 gün ve 2017/64511 sayılı itiraz yazısı ile 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 2 ve 3. fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17.11.2017 tarih ve 2017/64511 sayılı itiraz yazısında;
“Duruşmanın düzeninin mahkeme başkanı veya hakim tarafından sağlanacağına ve mahkeme başkanı veya hakimin duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla, salondan çıkarılmasını emredeceğine ilişkin CMK'nun 203. maddesi nazara alındığında, katılanın bu yetkisini kullanmaya yönelik sarfettiği "çık dışarı" şeklindeki sözlerinin sanık yararına haksız tahrik oluşturmayacağının nazara alınmaması hukuka aykırılık oluşturmaktadır.
Kaldı ki, Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun üçüncü dairesince, 13/09/2012 tarih ve 2012/5654 Karara sayılı ve İzmir 13 Asliye Ceza Mahkemesi hakimi … hakkında soruşturma izin verilmesine yer olmadığına ilişkin kararda da belirtildiği üzere, duruşmanın disiplinini sağlamaya yönelik sarf edilen sözlerin sorumluluğu gerektiren bir yönünün bulunmadığı ve duruşmanın sevk ve idaresinin mahkeme hakimine ait olduğu ve kendisinin takdirinde bulunduğu yönündeki açıklamalarının da gözönüne alındığında, katılan hakimin "çık dışarı " şeklindeki sözlerinin haksız tahrik oluşturmadığının kabul edilmesi gerektiği nedenle bozma ilamına itiraz edilmiştir.” denilmektedir.
Gereği görüşülüp,düşünüldü:
5271 sayılı CMK’nın 182. maddesinde; “(1) Duruşma herkese açıktır.
(2) Genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hâllerde, duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına mahkemece karar verilebilir.
(3) Duruşmanın kapalı yapılması konusundaki gerekçeli karar ile hüküm açık duruşmada açıklanır.” hükümlerine yer verilmiştir.
Anılan maddenin gerekçesinde; “Duruşma aşamasının genel karakterleri, bütün karşılaştırmalı ceza usulü mevzuatında, açıklık, sözlülük (şifahîlik), tartışmalılık (diyalog) ve işi bir duruşmada bitirme (Fransızca deyimi ile concentation)dir. Açıklık, şifahîlik, tartışmalılık usulde egemen ithamî niteliğe bağlıdır.
Duruşmanın açıklığı; hem iyi bir adaletin güvencesidir ve hem de suç yönünden genel önlemeyi sağlar.
Madde, açıklık kuralını duruşmayı ilgilendiren bir kurum oluğu için sistematik açıdan duruşma bölümünün başına almıştır. 1412 sayılı Kanunun kaynağı Alman Kanunu, l929 yılında kabul edilirken, ayrıca Alman Mahkemeler Teşkilâtı Kanunu alınmadığı için, Almanya’da Mahkemeler Teşkilâtı Kanununda düzenlenmiş olan açıklık kuralı, 1412 sayılı Kanunun arkasına genel sistematiğe aykırı bir biçimde yerleştirilmişti.
Madde, başta Anayasanın ve uluslararası sözleşmelerin kabul ettiği bir esası tekrarlamakta ve açıklığı tanımlamaktadır: Açıklık duruşmanın herkese açık olması demektir; tabiî olarak maddî olanakların zorunlu kıldığı hâller saklıdır. Başka bir deyişle açıklık, mahkeme salonuna alabildiği kadar kişinin, kabul koşullarına tâbi tutulmaksızın girebilmesi demektir. Herkese açık olmak, bir kayda tâbi tutulmadan, mahkeme salonuna kişinin girebilmesi anlamını taşır.
İkinci fıkra, iki hâlde duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılabilmesine olanak vermektedir:
1. Genel ahlâk,
2. Kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kılması.” hususları yer bulmuştur.
Aynı Kanunun 203. maddesinde ise; “ (1) Duruşmanın düzeni, mahkeme başkanı veya hâkim tarafından sağlanır.
(2) Mahkeme başkanı veya hâkim, duruşmanın düzenini bozan kişinin, savunma hakkının kullanılmasını engellememek koşuluyla salondan çıkarılmasını emreder.
(3) Kişi dışarı çıkarılması sırasında direnç gösterir veya karışıklıklara neden olursa yakalanır ve hâkim veya mahkeme tarafından, avukatlar hariç, verilecek bir kararla derhâl dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir. Ancak çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.” hükümleri bulunmaktadır.
Aynı maddenin gerekçesinde ise; “Maddede, duruşmanın düzen ve disiplinin sağlanması konusunda getirilen hükümlerle duruşmanın düzen ve disiplinin bozulmasına neden olabilecek olayların önüne geçilmesi amaçlanmıştır. Esaslar şöylece ifade olunabilir:
l. Mahkeme başkanı veya hâkim duruşmanın düzen ve disiplini sağlayacaktır; bu amaçla, hâlin gerekli kıldığı tedbirleri alabilecek ve uyarıları yapabilecektir.
2. Duruşma sırasında ne suretle olursa olsun düzeni bozan dinleyici, tanık, bilirkişi, katılan, malen sorumlu ve diğer kişilerin salondan çıkarılmasını görevlilere emredecektir.
3. Dışarı çıkarılması sırasında direnç gösteren veya karışıklıklara neden olanların yakalanmalarını emretmekle beraber bunların 4 güne güne kadar disiplin hapsine konulmalarına karar verecektir.” hususları belirtilmiştir.
CMK kapsamında yukarıda belirtildiği üzere açıklık ilkesi, Anayasanın 141/1, İnsan Hakları Evrensel Bildirisinin 10 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/1.maddelerinde yerini bulmuştur.
Açıklık, sanığın kamuoyu önünde hesap vermesini ve adaletin dağıtımının halk tarafından denetimini sağladığı gibi, sanık açısından da güvence oluşturmakta, kapalı kapılar ardında yapılacak yargılamalarının sakıncalarını ortadan kaldırmaktadır. Duruşmanın yapıldığı yere girebilme olanağı sağlanmışsa, açıklık gerçekleşmiş anlamına gelmektedir. Açıklık duruşmanın başlamasından hükmün bildirilmesi anına kadar sürmektedir. Ancak hakimler arasındaki müzakere ve oylama gizlidir. CMK’nın 289/1.maddesi uyarınca alenilik ilkesine uyulmaması durumu, mutlak bozma nedeni olarak değerlendirilmektedir. (Osman YAŞAR, Yeni İçtihatlarla Uygulamalı ve Yorumlu Ceza Muhakemesi Kanunu, 7. Baskı, 2. cilt, Ankara, 2017, s. 2076, 2077, 2078)
CMK’nın 203.maddesi açısından ise değerlendirme yapıldığında, duruşmanın belirli bir düzen içinde yapılmasının doğru karar için önemli olduğu, kargaşa içinde geçen duruşmada sağlıklı sonuca ulaşılmasının güç olduğu belirtilmektedir. Hakim ya da mahkeme başkanı duruşma düzeninin bozan her kişiyi duruşma salonundan dışarı çıkarabilir. Duruşmanın düzenini bozucu hareketlere, söz verilmediği halde konuşmak, uyarıları dinlememek, sanığın ya da tanığın sözünü kesmek örnek olarak gösterilebilir.(YAŞAR, s. 2266)
Somut olay değerlendirildiğinde ise; sanığın içeri girdiği duruşma hakkında kapalılık kararı bulunduğuna dair bir belgeye rastlanılmadığı, sanığın hakaret içerikli sözcükleri, kapalılık kararı bulunmayan bir duruşmaya girmesinin engellenmesine yönelik hareketlerden sonra gerçekleştirdiği, katılan tarafından gerçekleştirilen eylemlerin CMK’nın 203.maddesinde tanımlanan yetki kapsamında değerlendirilemeyeceği, sanık tarafından duruşma düzeni bozacak nitelikte herhangi bir eylemin meydana getirildiğine dair delil bulunmadığı, bu suretle sanık hakkında hakaret suçundan yapılan yargılamada haksız tahrik hükümlerinin uygulanmasının yerinde olduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla; Dairemizin 02.10.2017 tarih ve 2015/39502 esas, 2017/9975 sayılı bozma kararındaki gerekçeye göre Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görülmediğinden 6352 sayılı Yasanın 99/3 maddesiyle 5271 sayılı CMK nun 308. maddesine eklenen 3. fıkra hükmüne göre dosyanın Ceza Genel Kuruluna (GÖNDERİLMESİNE), 04.12.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Duruşma salonundan çıkarılma sırasında direnç gösteren veya kargaşaya neden olan kişi yakalanır. Bu kişi hakkında hâkim veya mahkeme kararıyla derhâl dört güne kadar disiplin hapsi verilebilir; avukatlar ve çocuklar hakkında ise disiplin hapsi uygulanmaz.
Duruşmalar kural olarak herkese açık yürütülür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 182. maddesi gereğince ancak genel ahlâkın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde mahkeme kararıyla duruşmanın bir kısmının veya tamamının kapalı yapılmasına karar verilebilir. Kanunun 289. maddesinin birinci fıkrası uyarınca duruşmada aleniyet ilkesine uyulmaması mutlak bozma nedenidir.
Kapalılık kararı bulunmayan bir duruşmaya girişi haksız biçimde engellenen kişinin duruşma düzenini bozacak bir eylemi bulunmadığı halde salondan uzaklaştırılmaya çalışılması Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 203. maddesindeki yetki sınırları içinde kabul edilemez. Yargıtay 18. Ceza Dairesi'nin 2017/7253 Esas ve 2017/14154 Karar sayılı ilamında, duruşmaya girmesi bu şekilde hukuka aykırı engellenen kişinin görevliye yönelik sarf ettiği hakaret içerikli sözlerde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Sanığın Yokluğunda Yargılama ve İstisnai Haller
Sanığın duruşmada bizzat bulunmaması durumunu düzenleyen diğer istisnalar Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 196. maddesinde yer almaktadır. Mahkemece sorgusu yapılmış olan sanık veya bu hususta yetkili kıldığı durumlarda müdafii talep ederse sanık duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutulabilir. Alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere sanık istinabe suretiyle sorguya çekilebilir ve sorgudan önce sanığa ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek isteyip istemediği sorulur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 196Kaynağı aç
hususta sanık tarafından yetkili kılındığı hâllerde müdafii isterse, mahkeme
sanığı duruşmada hazır bulunmaktan bağışık tutabilir.
(2) Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren
suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir. Sorgu için
belirlenen gün, Cumhuriyet savcısı ile sanık ve müdafiine bildirilir.
Cumhuriyet savcısı ile müdafiin sorgu sırasında hazır bulunması zorunlu
değildir. Sorgusundan önce sanığa, ifadesini esas mahkemesi huzurunda vermek
isteyip istemediği sorulur.
(3) Sorgu tutanağı duruşmada okunur.
(4) (Değişik: 15/8/2017-KHK-694/147 md.; Aynen kabul:
1/2/2018-7078/142 md.) Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda,
aynı anda görüntülü ve sesli iletişim tekniğinin kullanılması suretiyle yurt
içinde bulunan sanığın sorgusu yapılabilir veya duruşmalara katılmasına karar
verilebilir.
(5) Hastalık veya disiplin önlemi ya da zorunlu diğer nedenlerle
yargılamanın yapıldığı yargı çevresi dışındaki bir hastahane veya tutukevine
nakledilmiş olan sanığın, sorgusu yapılmış olmak koşuluyla, hazır
bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece
karar verilebilir.
(6) Yurt dışında bulunan sanığın, belirlenen duruşma tarihinde hazır
bulunmasının zorluğu halinde, bu tarihten önce duruşma açılarak veya istinabe
suretiyle sorgusu yapılabilir.
Sanığın müdafi gönderebilmesi
Hâkim veya mahkemenin zorunlu gördüğü durumlarda yurt içinde bulunan sanığın sorgusu veya duruşmalara katılımı sesli ve görüntülü iletişim sistemi üzerinden gerçekleştirilebilir. Bununla birlikte, sorgusu yapılmış olmak şartıyla hastalık, disiplin önlemi veya diğer zorunlu nedenlerle yargı çevresi dışındaki hastane veya tutukevine nakledilmiş sanığın duruşmada hazır bulundurulmasına gerek görülmeyen oturumlar için getirilmemesine mahkemece karar verilebilir.
Sanık duruşma salonundan hangi durumda çıkarılır?
Sanık, davranışları nedeniyle hazır bulunmasının duruşmanın düzenli biçimde yürütülmesini tehlikeye sokacağı anlaşıldığında mahkemece duruşma salonundan çıkarılır.
Salondan çıkarılan sanığın avukatı yoksa ne yapılır?
Duruşmadan çıkarılan sanığın müdafii yoksa mahkeme barodan bir müdafi görevlendirilmesini ister; bu durum sanık istemese dahi zorunlu müdafilik kapsamındadır.
Duruşma salonuna yeniden alınan sanığa ne açıklanır?
Oturuma yeniden alınmasına karar verilen sanığa, yokluğunda gerçekleştirilen usul ve muhakeme işlemleri açıklanır.
Salondan çıkarma sırasında direnç gösteren kişi hakkında disiplin hapsi verilebilir mi?
Duruşma salonundan çıkarılma sırasında direnç gösteren veya kargaşa çıkaran kişi yakalanarak hâkim veya mahkeme kararıyla derhâl dört güne kadar disiplin hapsine konulabilir; ancak avukatlar ve çocuklar hakkında disiplin hapsi uygulanmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

