Asliye Ceza Mahkemesi Görevleri ve Yargılama Usulü

by Avukat Erdal Ersoy
Asliye Ceza Mahkemesi Görevleri ve Yargılama Usulü

Asliye Ceza Mahkemesinin Hukuki Niteliği ve Kuruluşu

Asliye ceza mahkemeleri, diğer ceza mahkemelerinin görev alanına giren davalar dışındaki tüm dava ve işlere bakan ve tek hâkimle görev yapan temel ceza mahkemesidir. 5235 sayılı Kanun hükümleri doğrultusunda asliye ceza mahkemesi her il merkezinde kurulur; ilçelerde ise bölgenin coğrafi özellikleri ve iş yükü dikkate alınarak Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşüyle Adalet Bakanlığı tarafından faaliyete geçirilir. İş yoğunluğunun fazla olması nedeniyle aynı yerde birden fazla asliye ceza mahkemesi kurulabilir. Bu mahkemeler ayrı mahkemeler niteliğinde olmayıp aynı mahkemenin numaralandırılmış daireleri şeklinde görev icra eder.

Asliye Ceza Mahkemesinin Görev Alanı ve Cezanın Üst Sınırı

Ağır ceza mahkemesi ve sulh ceza hâkimliğinin görev alanı ile kanunlarda özel kılınan işler saklı kalmak üzere, kural olarak 10 yıl veya daha az süreli hapis cezası gerektiren dava ve işler asliye ceza mahkemesinin görevine girer. Bir suçun asliye ceza mahkemesinin görev alanında kalıp kalmadığı tespit edilirken, kanunda belirtilen cezanın üst sınırı esas alınır ve bu değerlendirmede ağırlaştırıcı veya hafifletici sebepler dikkate alınmaz. Davanın görevli mahkemede görülmesi kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir; yargılamanın tarafları kendi aralarında anlaşma sağlayarak görevli mahkemeyi değiştiremez.

Görevsizlik Kararı ve Mahkemeler Arasındaki Görev Uyuşmazlıkları

İddianamenin kabulünden sonra yapılan incelemede işin asliye ceza mahkemesinin görev alanına girmediği veya görevini aştığı anlaşılırsa mahkeme görevsizlik kararı vererek dosyayı görevli mahkemeye gönderir. Görevsizlik kararı yargılamanın her aşamasında verilebileceği gibi görevsizlik iddiası da yargılamanın her evresinde dikkate alınır. Ancak duruşma sırasında suçun hukuki vasfının değiştiği ileri sürülerek dosya alt dereceli mahkemeye gönderilemez. Ağır ceza mahkemesi suç vasfının değişmesi sebebiyle davanın asliye ceza mahkemesinin görevine girdiğini değerlendiriyorsa bu görevsizlik kararını en geç duruşma başlayıncaya kadar vermelidir. Ceza mahkemeleri arasında çıkan görev uyuşmazlıkları ise ortak yüksek görevli mahkeme tarafından kesin olarak karara bağlanır. Görevsiz bir mahkemenin yapmış olduğu işlemler kural olarak hükümsüzdür; ancak bu işlemlerden yenilenmesi mümkün olmayanlar istisna niteliğindedir.

Yetkili Mahkemenin Tespiti ve Yetkisizlik Usulü

Türkiye sınırları içinde işlenen suçlarda genel yetkili mahkeme suçun işlendiği yer asliye ceza mahkemesidir. Suçun işlendiği yer belirlenememişse şüphelinin veya sanığın yakalandığı yer mahkemesi, yakalanmamış olması halinde ise yerleşim yeri mahkemesi yetkili kabul edilir. Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetkili mahkemenin saptanamaması durumunda yetkili mahkeme Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir. Yer yönünden yetki kuralları kesin nitelikte olup asliye ceza mahkemesinde yetkisizlik iddiasının duruşmada sanığın sorgusundan önce ileri sürülmesi şarttır; bu aşamadan sonra mahkeme tarafından yetkisizlik kararı verilemez. Yetkili olmayan hâkim veya mahkemenin yaptığı işlemler yalnızca yetkisizlik sebebiyle geçersiz sayılmaz; yetkili hâkim veya mahkeme uygun bulursa bu işlemleri yeniden yapabilir.

Kamu Davasının Açılması ve Kovuşturma Evresi

Asliye ceza mahkemesince iddianamenin kabul edilmesiyle birlikte kamu davası açılır ve kovuşturma evresine geçilir. Kovuşturma evresinin başlamasıyla şüpheli, sanık sıfatını kazanır; mahkeme duruşma gününü belirler ve iddianame çağrı kâğıdı ile birlikte sanığa tebliğ olunur. Yargılama sırasında verilen durma kararı yargılamayı sona erdirmediğinden hüküm sayılmaz; dolayısıyla bu nitelikteki durma kararlarına karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilir.

Asliye Ceza Mahkemesi Kararlarına Karşı İtiraz Usulü

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hâkim veya mahkeme kararlarına karşı itiraz, kanunda ayrıca hüküm bulunmayan hâllerde kararın öğrenildiği tarihten itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilmesi ya da tutanağa geçirilmek üzere zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Kararına itiraz edilen mahkeme itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç gün içinde itirazı incelemeye yetkili mercie gönderir. Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazları inceleme yetkisi yargı çevresinde bulunulan ağır ceza mahkemesine aittir. Buna karşılık sulh ceza hâkimliğinin tutuklama ve adli kontrole ilişkin kararlarına yapılan itirazlar yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından incelenir; sulh ceza hâkimliği işleri asliye ceza hâkimince yürütülüyorsa bu itirazları inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi başkanına geçer.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
Madde 268 – (1) Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi

İstinaf Kanun Yolu Başvurusu ve Şartları

Asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı istinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine tutanağa geçirilip hâkime onaylatılacak bir beyanda bulunulması suretiyle yapılır. Süresi içinde yapılan usulüne uygun istinaf başvurusu hükmün kesinleşmesini engeller. Ağır ceza mahkemelerinde görevli Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin yargı çevresindeki asliye ceza mahkemelerinin hükümlerine karşı kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde istinafa başvurabilir. Sanık, katılan, katılma talebi reddedilen veya suçtan zarar gören kişilerin istinaf dilekçesinde başvuru nedenlerini göstermemesi inceleme yapılmasına engel oluşturmaz. Ancak Cumhuriyet savcısı istinaf nedenlerini yazılı isteminde gerekçeleriyle açıkça bildirmek zorundadır; savcılık isteminin tebliğinden itibaren ilgililer iki hafta içinde cevap sunabilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
Madde 273 – (1) İstinaf istemi, hükmün gerekçesiyle birlikte
tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir
dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle
yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu
sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116]
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.)
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75
md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin
yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o
yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde
istinaf yoluna başvurabilirler.116
(4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma
isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette
suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin
nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.
(5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini
gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere
tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu
husustaki cevaplarını bildirebilirler.116
Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi

İstinaf Kesinlik Sınırları ve Temyiz İncelemesi

Asliye ceza mahkemesinde verilen bazı hükümlere karşı istinaf kanun yolu kapalı tutulmuştur. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları hariç olmak üzere, netice olarak belirlenen 3.000 Türk lirası dahil adli para cezasına mahkûmiyet hükümleri, üst sınırı 500 günü geçmeyen adli para cezasını gerektiren suçlardan verilen beraat hükümleri ve kanunlarda kesin olduğu belirtilen kararlara karşı istinaf yoluna gidilemez. Bölge adliye mahkemesinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği bozma dışındaki hükümlerine karşı kural olarak temyiz kanun yolu açıktır; ancak Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri uyarınca ağır sayılmayan belirli suç gruplarına ilişkin hükümler yönünden temyiz yolu kapalıdır.

Asliye ceza mahkemesi hangi cezalara bakar?

Kanunlarda özel olarak başka bir mahkeme görevli kılınmadıkça, ağır ceza mahkemesi ve sulh ceza hâkimliğinin görev alanı saklı kalmak üzere kural olarak 10 yıl veya daha az süreli hapis cezası gerektiren dava ve işlere asliye ceza mahkemesi bakar.

Yetkisizlik iddiası ne zamana kadar ileri sürülebilir?

Asliye ceza mahkemesinde yetkisizlik iddiasının duruşmada sanığın sorgusundan önce ileri sürülmesi gerekir; sanığın sorgusu yapıldıktan sonra mahkemece yetkisizlik kararı verilemez.

Asliye ceza mahkemesi kararlarına karşı nereye ve nasıl itiraz edilir?

Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak itirazlar, ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie dilekçe verilmesi veya tutanağa geçirilmek koşuluyla zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle yapılır; inceleme yargı çevresinde bulunulan ağır ceza mahkemesince gerçekleştirilir.

Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama kararına itirazı hangi mahkeme inceler?

Sulh ceza hâkimliğince kararlaştırılan tutuklama ve adli kontrol tedbirlerine itiraz edildiğinde bu başvuruları aynı yargı çevresindeki asliye ceza mahkemesi hâkimi inceler. İlgili yerde sulh ceza işlerinin bizzat asliye ceza hâkimi tarafından yürütüldüğü durumlarda ise inceleme görevi ağır ceza mahkemesi başkanına aittir.

İstinaf başvurusunda sebep göstermek zorunlu mudur?

Sanık, katılan, katılma isteği reddedilen veya suçtan zarar görenlerin istinaf isteminde başvuru nedenlerini göstermemesi inceleme yapılmasına engel oluşturmaz; ancak Cumhuriyet savcısı istinaf yoluna başvurma nedenlerini yazılı isteminde gerekçeleriyle açıkça göstermek zorundadır.

İstinaf kanun yoluna başvuru mahkeme kararının kesinleşmesini önler mi?

Asliye ceza mahkemesi tarafından verilen hükümlere karşı kanuni süresi içinde yapılan istinaf başvurusu kararın kesinleşmesini engeller.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu