Soruşturma Evresinde Hâkim Kararı İstemi ve Sulh Ceza Hâkiminin İncelemesi
Ceza muhakemesinde soruşturma işlemleri kural olarak Cumhuriyet savcısının yönetiminde yürütülür. Bununla birlikte 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 162. maddesinin birinci fıkrası uyarınca savcılık makamı, münhasıran hâkim yetkisinde bulunan bir soruşturma tedbirine ihtiyaç duyduğunda talebini söz konusu tedbirin tatbik edileceği yerdeki sulh ceza hâkimliğine yöneltir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 162Kaynağı aç
yapılabilecek olan bir soruşturma işlemine gerek görürse, istemlerini bu
işlemin yapılacağı yerin sulh ceza hâkimine bildirir. Sulh ceza hâkimi
istenilen işlem hakkında, kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir
ve gereğini yerine getirir.
Soruşturmanın sulh ceza hâkimi tarafından yapılması
Sulh ceza hâkimi, Cumhuriyet savcısı tarafından istenilen işlem hakkında kanuna uygun olup olmadığını inceleyerek karar verir ve gereğini yerine getirir. Hâkim istemi kabule zorunlu olmayıp öncelikle kanuna uygunluk denetimi yapar.
Yetkili Sulh Ceza Hâkimliğinin Belirlenmesi ve Tedbir Türleri
Hâkim kararı gerektiren işlemlerde yetkili merci, yapılacak tedbirin niteliğine göre saptanır. Ancak belli bir yerde yapılması zorunlu olan soruşturma işlemlerinde işlemin yapılacağı yerdeki sulh ceza mercii yetkili kılınmışken; soruşturma işleminin herhangi bir yerde yapılması zorunluluğunun bulunmadığı durumlarda soruşturmanın yapıldığı yer sulh ceza hâkimliği yetkilidir.
5271 sayılı Kanun'un 116. maddesi uyarınca şüphelinin üzerinde ve eşyalarında arama yapılması talebi yönünden arama işleminin yapılacağı yerin sulh ceza hâkiminden talepte bulunulur. Buna karşılık herhangi bir yerle mukayyet olmayan, anılan Kanun'un 75. maddesi uyarınca şüphelinin kan örneğinin alınarak genetik incelemeye tabi tutulması tedbiri için Cumhuriyet savcısının bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkiminden karar alınabilir.
Özel Kanun Kapsamındaki Suçlarda Sulh Ceza Merciinin Görevi
5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun 76. maddesinde bu Kanun'dan doğan davalarda görevli mahkemenin ihtisas mahkemeleri olduğu belirtilmiş olup bu kural yargılama yapma görevini kapsar. Düzenleme hazırlık soruşturmasının yürütülmesine ilişkin hususları içermediğinden, 5271 sayılı Kanun'un arama ve elkoymaya ilişkin hükümleri uyarınca yapılacak savcılık taleplerine ait kararlar 162. madde çerçevesinde sulh ceza mercii tarafından verilir.
Karşılıksız Yararlanma Suçunda Keşif, İddianamenin İadesi ve Düşme
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinin beşinci fıkrası kapsamında karşılıksız yararlanma suçunu işleyen, azmettiren veya bu fiile yardım eden kişinin etkin pişmanlık sergileyerek meydana gelen maddi zararı soruşturma evresi bitmeden eksiksiz biçimde gidermesi durumunda takibat kamu davası açılmaksızın sonuçlanır. Zararın hükme kadar karşılanması cezada üçte bire kadar indirim sağlarken, mevzuat bu fıkradaki düzenlemeden ikiden fazla istifade edilmesine izin vermez.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Karşılıksız yararlanma suçunda uğranılan vergisiz ve cezasız zarar miktarının tespiti amacıyla keşif yapılması için Cumhuriyet Başsavcılığınca 5271 sayılı Kanun'un 83 ve 162. maddelerine istinaden sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunulması gerekir. Dosya kapsamına göre suçun oluştuğu kanaatine varılırsa şüphelinin zararı giderme imkânından yararlanabilmesi dava şartı niteliğindedir.
5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca suçun sübûtuna etki edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen iddianamenin iadesine karar verilir. Karşılıksız yararlanma suçunda normal tarifeye göre vergisiz ve cezasız gerçek zarar miktarı tespit edilmeden ve şüphelinin bu miktarı ödemesi halinde kamu davası açılmayacağına dair bildirim yapılmadan düzenlenen iddianame iadeye tabidir. İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı 5271 sayılı Kanun'un 174. maddesinin beşinci fıkrası uyarınca itiraz edebilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
(1) Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten
itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler
incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle;
a) 170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen,
b) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Suçun sübûtuna doğrudan etki
edecek mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen,
c) (Değişik:17/10/2019-7188/20 md.) Önödemeye veya uzlaştırmaya ya
da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan
işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın
düzenlenen,
d) (Ek:17/10/2019-7188/20 md.) Soruşturma veya kovuşturma
yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep
olmaksızın düzenlenen,
İddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir.
(2) Suçun hukukî nitelendirilmesi sebebiyle iddianame iade edilemez.
(3) En geç birinci fıkrada belirtilen süre sonunda iade edilmeyen
iddianame kabul edilmiş sayılır.
(4) Cumhuriyet savcısı, iddianamenin iadesi üzerine, kararda gösterilen
eksiklikleri tamamladıktan ve hatalı noktaları düzelttikten sonra, kovuşturmaya
yer olmadığı kararı verilmesini gerektiren bir durumun bulunmaması halinde,
yeniden iddianame düzenleyerek dosyayı mahkemeye gönderir. İlk kararda
belirtilmeyen sebeplere dayanılarak yeniden iddianamenin iadesi yoluna
gidilemez.
(5) İade kararına karşı Cumhuriyet savcısı itiraz edebilir.
ÜÇÜNCÜ
KİTAP
Kovuşturma
Evresi
BİRİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Yürütülmesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşma
Hazırlığı
İddianamenin kabulü ve duruşma hazırlığı
Cumhuriyet savcısının gerçek zarar miktarını tespit ettirerek belirlenen zararın giderilmesi halinde kamu davası açılmayacağı yönünde ihtar yapmaması karşısında, kovuşturma aşamasında kurumun uğradığı tüm zararı gideren sanık hakkındaki kamu davası 5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin beşinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223. maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle düşürülür.
Sulh ceza hâkimi savcının soruşturma işlemi talebini nasıl değerlendirir?
Sulh ceza hâkimi, savcılıkça talep edilen işlemin hukuka ve mevzuata uygunluğunu denetleyerek talebi karara bağlar ve sürecin icrasını sağlar.
Kan örneği alma ve genetik inceleme isteminde hangi yer hâkimliği yetkilidir?
5271 sayılı Kanun'un 75. maddesinde düzenlenen iç beden muayenesi ve biyolojik örnek alma tedbirinde, işlemin fiziki olarak belirli bir yerle sınırlı olmaması sebebiyle soruşturmanın yürütüldüğü yer sulh ceza hâkimliğinden talepte bulunulabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 75Kaynağı aç
(1) Bir suça ilişkin delil elde etmek için şüpheli veya sanık üzerinde iç
beden muayenesi yapılabilmesine ya da vücuttan kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınabilmesine; Cumhuriyet
savcısı veya mağdurun istemiyle ya da re'sen hâkim veya mahkeme, gecikmesinde
sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından karar verilebilir.
Cumhuriyet savcısının kararı, yirmidört saat içinde hâkim veya mahkemenin
onayına sunulur. Hâkim veya mahkeme, yirmidört saat içinde kararını verir.
Onaylanmayan kararlar hükümsüz kalır ve elde edilen deliller kullanılamaz.
(2) İç beden muayenesi yapılabilmesi
veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler alınabilmesi için
müdahalenin, kişinin sağlığına zarar verme tehlikesinin bulunmaması gerekir.
(3) İç beden muayenesi veya vücuttan kan veya benzeri biyolojik örnekler
alınması, ancak tabip veya sağlık mesleği mensubu diğer bir kişi tarafından
yapılabilir.
(4) Cinsel organlar veya anüs
bölgesinde yapılan muayene de iç beden muayenesi sayılır.
(5) Üst sınırı iki yıldan daha az hapis cezasını gerektiren suçlarda,
kişi üzerinde iç beden muayenesi yapılamaz; kişiden kan veya benzeri biyolojik
örneklerle saç, tükürük, tırnak gibi örnekler alınamaz.
(6) Bu madde gereğince alınacak hâkim veya mahkeme kararlarına itiraz
edilebilir.
(7) Özel kanunlardaki alkol muayenesine ve kan örneği alınmasına ilişkin
hükümler saklıdır.
Diğer kişilerin beden muayenesi ve vücuttan örnek alınması[8]
Karşılıksız yararlanma suçunda zarar soruşturmada ödenirse dava açılır mı?
5237 sayılı Kanun'un 168. maddesinin beşinci fıkrasına göre şüphelinin soruşturma tamamlanmadan önce uğranılan zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; ancak bu imkândan iki defadan fazla yararlanılamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

