Yabancı Ülkede İşlenen Suç Kavramı ve Kademeli Yetki Kuralları
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesi kapsamında yabancı ülkede işlenen suç; icra hareketi veya doğrudan neticesi Türkiye'de meydana gelmeyen fiilleri kapsar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 8 inci maddesi uyarınca fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi yahut neticenin Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç Türkiye'de işlenmiş sayılır. Bir fiilin yabancı ülkede işlenen suç vasfıyla Türk yargı mercilerinin önüne gelebilmesi için öncelikle kanun hükümleri uyarınca Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir uyuşmazlığın bulunması gerekir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 8Kaynağı aç
uygulanır. Fiilin kısmen veya tamamen Türkiye'de işlenmesi veya neticenin
Türkiye'de gerçekleşmesi halinde suç, Türkiye'de işlenmiş sayılır.
(2) Suç;
a) Türk kara ve hava sahaları ile Türk karasularında,
b) Açık denizde ve bunun üzerindeki hava sahasında, Türk deniz ve hava
araçlarında veya bu araçlarla,
c) Türk deniz ve hava savaş araçlarında veya bu araçlarla,
d) Türkiye'nin kıt'a sahanlığında veya münhasır ekonomik bölgesinde tesis
edilmiş sabit platformlarda veya bunlara karşı,
işlendiğinde Türkiye'de işlenmiş sayılır.
Yabancı ülkede hüküm verilmesi
Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken yabancı ülkede işlenmiş suçlarda yetki, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla aynı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir. Bu kapsamda öncelikle şüpheli veya sanığın Türkiye'de yakalandığı yer mahkemesi yetkilidir. Şüpheli veya sanık yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi, Türkiye'de yerleşim yeri bulunmadığı takdirde ise Türkiye'deki en son adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılınır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 14Kaynağı aç
Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken suçlarda yetki, 13 üncü
maddenin birinci ve ikinci fıkralarına göre belirlenir.
(2) Bununla birlikte Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın
istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yere daha yakın olan yer mahkemesine
yetki verebilir.
(3) Bu gibi suçlarda şüpheli veya
sanık Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi yoksa; yetkili mahkeme,
Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine
Yargıtay tarafından belirlenir.
(4) Yabancı ülkelerde bulunup da diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk
kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme Ankara
mahkemesidir.
Deniz, hava ve demiryolu taşıtlarında veya bu taşıtlarla işlenen
suçlarda yetki
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 13Kaynağı aç
sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir.
(2) Şüpheli veya sanığın Türkiye'de yerleşim yeri yoksa Türkiye'de en son
adresinin bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir.
(3) Mahkemenin bu suretle de belirlenmesi olanağı yoksa, ilk usul
işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir.
Yabancı ülkede işlenen suçlarda yetki
Suç Yerinin Belirlenmesi ve Neticenin Gerçekleştiği Yer
Suçun Türkiye'de mi yoksa yabancı ülkede mi işlendiğinin tespiti, neticenin doğduğu ana ve yere göre belirlenir. Örneğin dolandırıcılık suçunda netice paranın hesaba intikal ettiği anda gerçekleşir. Paranın mağdur tarafından Türkiye sınırları içerisinden yatırılması veya havale edilmesi durumunda suç Türkiye'de işlenmiş kabul edilir. Fiilin Türkiye'de işlenmiş sayıldığı bu gibi hallerde yabancı ülkede işlenen bir suç bulunmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yargı yerinin belirlenmesi yoluna başvurulamaz.
Buna karşılık, icrai hareketlerin yabancı ülke sınırları içerisinde tamamlandığı ve nedensellik bağını kesen harici bir etkenin bulunmadığı durumlarda, yaralanan kişinin getirilmesi neticesinde ölüm olayının Türkiye'de gerçekleşmiş olması suçun Türkiye'de işlendiği anlamına gelmez. Nedensellik bağının kesilmediği bu uyuşmazlıklarda suç yeri Türkiye sayılmaz ve fiil yabancı ülkede işlenmiş suç olarak kabul edilir.
Yetkili Mahkemenin Yargıtay Tarafından Belirlenmesi Usulü
Yabancı ülkede işlenen suçlarda şüpheli veya sanık Türkiye'de yakalanmamışsa, yerleşmemişse veya Türkiye'de adresi bulunmuyorsa yetki kademeli kurallarla çözülemez. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince bu durumda yetkili mahkeme, Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir. Bu madde kapsamında yetkili mahkemenin belirlenebilmesi için kovuşturma aşamasına gelmiş bir işlemin bulunması ve fiilin kanun hükümleri uyarınca Türkiye'de soruşturulması ve kovuşturulması gereken bir suç olması ön koşuldur.
Kanuni yetki kurallarının işletilmesinde coğrafi yakınlık da gözetilebilir. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısının, şüphelinin veya sanığın istemi üzerine Yargıtay, suçun işlendiği yabancı yere daha yakın olan yer mahkemesine yetki verebilir.
Yetkili mahkemenin yakalanma yeri, yerleşim yeri veya son adres ölçütleriyle belirlenemediği durumlarda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gereğince ilk usul işleminin yapıldığı yer mahkemesi yetkilidir. Nitekim uluslararası sularda işlenen ve şüphelileri Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş veya adresi bulunmayan suçlarda, aynı Kanun'un 14 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası gözetilerek ilk usul işleminin yapıldığı yer ağır ceza mahkemesi 14 üncü maddenin üçüncü fıkrası uyarınca yetkili kılınabilmektedir.
Yabancı Ülkede İşlenen Suçlarda Yargılama Şartları ve İhbar İşlemleri
Yabancı bir kimsenin yabancı ülkede Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis cezasını gerektiren bir suçu Türkiye'nin zararına işlemesi halinde, failin Türkiye'de bulunması koşuluyla Türk kanunları uygulanır ve yargılama yapılması 5237 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adalet Bakanının istemine bağlıdır. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre suçun bir Türk vatandaşının veya Türk kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi durumunda ise failin Türkiye'de bulunması, yabancı ülkede hüküm verilmemiş olması ve suçtan zarar görenin şikayette bulunması şartıyla Türk kanunları tatbik edilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 12Kaynağı aç
yazılı suçlar dışında, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı en az bir yıl hapis
cezasını gerektiren bir suçu yabancı ülkede Türkiye'nin zararına işlediği ve
kendisi Türkiye'de bulunduğu takdirde, Türk kanunlarına göre cezalandırılır.
Yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine bağlıdır.
(2) Yukarıdaki fıkrada belirtilen suçun bir Türk vatandaşının veya Türk
kanunlarına göre kurulmuş özel hukuk tüzel kişisinin zararına işlenmesi ve
failin Türkiye'de bulunması halinde, bu suçtan dolayı yabancı ülkede hüküm
verilmemiş olması koşulu ile suçtan zarar görenin şikayeti üzerine fail, Türk
kanunlarına göre cezalandırılır.
(3) Mağdur yabancı ise, aşağıdaki koşulların varlığı halinde fail, Adalet
Bakanının istemi ile yargılanır:
a) Suçun, Türk kanunlarına göre aşağı sınırı üç yıldan az olmayan hapis
cezasını gerektirmesi.
b) Suçluların geri verilmesi
anlaşmasının bulunmaması veya geri verilme isteminin suçun işlendiği ülkenin
veya failin uyruğunda bulunduğu devletin hükûmeti tarafından kabul edilmemiş
olması.
(4) Birinci fıkra kapsamına giren
suçtan dolayı yabancı mahkemece mahkûm edilen veya herhangi bir nedenle davası
veya cezası düşen veya beraat eden yahut suçu kovuşturulabilir olmaktan çıkan
yabancı hakkında Adalet Bakanının istemi üzerine Türkiye'de yeniden yargılama
yapılır.
(5) (Ek:
18/6/2014-6545/56 md.) Birinci fıkra kapsamına giren hâllerde rüşvet ve
nüfuz ticareti suçlarından dolayı yargılama yapılması Adalet Bakanının istemine
bağlı değildir.
Diğer suçlar
Türk Ceza Kanunu'nun 13 üncü maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen katalog suçların vatandaş veya yabancı tarafından yabancı ülkede işlenmesi halinde Türk kanunları uygulanır. Ancak İkinci Kitap Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alan suçlar hariç olmak üzere, bu kapsamdaki fiillerden dolayı Türkiye'de yargılama yapılması Adalet Bakanının talebine bağlıdır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 13Kaynağı aç
yabancı tarafından, yabancı ülkede işlenmesi halinde, Türk kanunları uygulanır:
a) İkinci Kitap, Birinci Kısım
altında yer alan suçlar.
b) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım
altındaki Üçüncü, Dördüncü, Beşinci, Altıncı, Yedinci ve Sekizinci Bölümlerde
yer alan suçlar.
c) İşkence (madde 94, 95).
d) Çevrenin kasten kirletilmesi
(madde 181).
e) Uyuşturucu veya uyarıcı madde
imal ve ticareti (madde 188), uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırma (madde 190).
f) Parada sahtecilik (madde 197),
para ve kıymetli damgaları imale yarayan araçların üretimi ve ticareti (madde
200), mühürde sahtecilik (madde 202).
g) Fuhuş (madde 227).
h) (Mülga : 26/6/2009 – 5918/1
md.)
i) Deniz, demiryolu veya havayolu
ulaşım araçlarının kaçırılması veya alıkonulması (madde 223, fıkra 2, 3) ya da
bu araçlara karşı işlenen zarar verme (madde 152) suçları.
(2) (Ek ikinci fıkra: 29/6/2005
– 5377/3 md.) İkinci Kitap, Dördüncü Kısım altındaki Üçüncü, Dördüncü,
Beşinci, Altıncı ve Yedinci Bölümlerde yer alanlar hariç; birinci fıkra
kapsamına giren suçlardan dolayı Türkiye'de yargılama yapılması, Adalet
Bakanının talebine bağlıdır
(3) Birinci fıkranın (a) ve (b)
bentlerinde yazılı suçlar dolayısıyla yabancı bir ülkede mahkûmiyet veya beraat
kararı verilmiş olsa bile, Adalet Bakanının talebi üzerine Türkiye'de yargılama
yapılır.[3]
Seçimlik cezalarda soruşturma
Buna karşılık, bir yabancının yabancı bir kişiye karşı yurt dışında işlediği ve Türk Ceza Kanunu'nun 13 üncü maddesinde sayılan katalog suçlar dışında kalan fiillerde Türk mahkemelerinin görev ve yetkisi bulunmaz. Bu hallerde kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi gerekir. İlgili evrakın suç ihbarı amacıyla yetkili yabancı devlete ulaştırılması sürecinde gerekli adli işlemlerin yürütülmesi için yetkili Cumhuriyet başsavcılığı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12 ve 13 üncü maddeleri gözetilerek aynı Kanun'un 161 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca ağır ceza mahkemesince belirlenir.
Diplomatik Bağışıklıktan Yararlanan Türk Kamu Görevlileri
Yabancı ülkelerde görevli olup diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri fiiller için özel bir yetki kuralı öngörülmüştür. Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bu kişilerin yabancı ülkelerde işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir. Diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk memurlarının bu fiilleri görevleri sebebiyle işlemeleri durumunda ise soruşturma ve kovuşturma işlemleri 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümlerine tabidir.
Yabancı ülkede işlenen suçlarda Türkiye'de hangi yer mahkemesi yetkilidir?
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesi uyarınca yetki; öncelikle şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri, yerleşim yeri yoksa Türkiye'deki son adres mahkemesine aittir.
Yurt dışında suç işleyen sanığın Türkiye'de adresi veya yerleşimi yoksa yetki nasıl belirlenir?
Sanık Türkiye'de yakalanmamış, yerleşmemiş ve adresi de bulunmuyorsa yetkili mahkeme Adalet Bakanının istemi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının başvurusu üzerine Yargıtay tarafından belirlenir.
Diplomatik bağışıklığa sahip Türk kamu görevlilerinin yabancı ülkede işlediği suçlara hangi mahkeme bakar?
Yabancı ülkelerde bulunup diplomatik bağışıklıktan yararlanan Türk kamu görevlilerinin işledikleri suçlardan dolayı yetkili mahkeme Ankara mahkemesidir.
Suçun icrası yurt dışında tamamlanıp ölüm Türkiye'de gerçekleşirse suç yeri nasıl tespit edilir?
İcrai hareketler yabancı ülkede tamamlanmış ve nedensellik bağını kesen harici bir etken bulunmuyorsa, ölümün Türkiye'de gerçekleşmesi suç yerinin Türkiye olduğu anlamına gelmez ve fiil yabancı ülkede işlenmiş sayılır.
Uluslararası sularda işlenen suçlarda yetkili mahkeme nasıl belirlenir?
Şüphelilerin Türkiye'de yakalanmadığı, yerleşim yeri veya adresinin bulunmadığı durumlarda, ilk usul işleminin yapıldığı yer ağır ceza mahkemesi Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 14 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca yetkili kılınabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

