Kamuoyunda 8. Yargı Paketi olarak adlandırılan 7499 sayılı Kanun, 12 Mart 2024 tarihli ve 32487 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanmasıyla birlikte hukuk sisteminde yürürlüğe girmiştir. Düzenleme; kanun yolu başvuru sürelerinin iki haftalık standart bir takvime bağlanması, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı denetim usulü, mükerrirlere ilişkin infaz rejimi, adli kontrol sonrası tazminat hakları, vesayet kuralları ve idari yaptırımlara karşı başvuru mercii gibi ceza ve medeni usul hukukunun çeşitli alanlarında kapsamlı yenilikler getirmektedir.
Ceza Muhakemesinde İstinaf Başvurusu ve Sürelerin Hesabı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında yapılan düzenlemeyle istinaf ve temyiz başvuru süreleri yeknesaklaştırılmıştır. Bu doğrultuda kanun yoluna başvuru süresi, gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta olarak belirlenmiştir.
5271 sayılı Kanun'un 273. maddesinin birinci fıkrası uyarınca istinaf istemi, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir dilekçe sunulması veya zabıt kâtibine beyanda bulunulması suretiyle gerçekleştirilir. Kâtibe yapılan sözlü beyan tutanağa bağlanır ve mahkeme hâkimi tarafından onaylanır; tutuklu bulunan sanıklar bakımından ise Kanun'un 263. maddesindeki özel usul saklı tutulmuştur. İlgili maddenin ikinci fıkrası ise 7499 sayılı Kanun ile yürürlükten kaldırılmıştır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 273Kaynağı aç
tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde hükmü veren mahkemeye bir
dilekçe verilmesi veya zabıt kâtibine bir beyanda bulunulması suretiyle
yapılır; beyan tutanağa geçirilir ve tutanak hâkime onaylattırılır. Tutuklu
sanık hakkında 263 üncü madde hükmü saklıdır. [116]
(2) (Mülga:2/3/2024-7499/18 md.)
(3) (Değişik: 18/6/2014-6545/75
md.) Ağır ceza mahkemelerinde bulunan Cumhuriyet savcıları, mahkemelerinin
yargı çevresi içerisindeki asliye mahkemelerinin hükümlerine karşı, kararın o
yer Cumhuriyet başsavcılığına geliş tarihinden itibaren iki hafta içinde
istinaf yoluna başvurabilirler.116
(4) Sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma
isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette
suçtan zarar görmüş bulunanların dilekçe veya beyanında, başvuruya ilişkin
nedenlerin gösterilmemesi inceleme yapılmasına engel olmaz.
(5) Cumhuriyet savcısı, istinaf yoluna başvurma nedenlerini
gerekçeleriyle birlikte yazılı isteminde açıkça gösterir. Bu istem ilgililere
tebliğ edilir. İlgililer, tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde bu
husustaki cevaplarını bildirebilirler.116
Eski hâle getirme süresi içinde istinaf süresinin işlemesi
Ağır ceza mahkemelerinde görevli Cumhuriyet savcıları, kendi mahkemelerinin yargı çevresinde bulunan asliye mahkemelerinin kararlarına karşı, söz konusu kararın o yer Cumhuriyet başsavcılığına intikal ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde istinaf yoluna gidebilirler. Cumhuriyet savcısı, istinaf kanun yoluna başvurma gerekçelerini yazılı talebinde açık bir biçimde belirtmekle yükümlüdür. Bu gerekçeli istem ilgililere tebliğ edilir ve ilgililer tebliğden itibaren iki hafta içinde cevaplarını bildirebilirler.
Yargılamanın diğer tarafları açısından kanun yolu gerekçesi bildirme zorunluluğu esnetilmiştir. Sanık, katılan sıfatını almış olanlar ve katılma talebi karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatı alabilecek derecede suçtan zarar görmüş kişilerin başvuru dilekçelerinde ya da beyanlarında gerekçe göstermemiş olmaları, istinaf incelemesinin yapılmasına engel oluşturmaz.
Eski Hâle Getirme Kurumu ve Başvuru Usulü
Usul işlemlerine ilişkin yasal sürelerin kusur bulunmaksızın kaçırılması halinde işletilen eski hâle getirme kurumu da iki haftalık genel süre kuralına tabi tutulmuştur. 5271 sayılı Kanun'un 41. maddesinin birinci fıkrası uyarınca eski hâle getirme dilekçesi, sürenin kaçırılmasına yol açan engelin ortadan kalkmasından itibaren iki hafta içinde, süreye uyulmuş olsaydı işlemi kabul edecek olan mahkemeye sunulmalıdır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 41Kaynağı aç
itibaren iki hafta içinde, süreye uyulduğunda usule ilişkin işlemleri yapacak
olan mahkemeye verilir.[3]
(2) Dilekçe sahibi, sürenin geçmesinde kusuru olmadığına ilişkin
olguları, varsa belgelerini de ekleyerek açıklar. Dilekçe verildiği anda usule
ilişkin yapılamayan işlemler de yerine getirilir.
Eski hâle getirme dilekçesi üzerine verilecek karar
Kanun'un 41. maddesinin ikinci fıkrasına göre dilekçeyi veren taraf, sürenin geçmesinde kendi kusurunun bulunmadığını dayandıran olguları ve bulunması halinde bunlara dair belgeleri açıklamak zorundadır. Eski hâle getirme dilekçesinin verildiği anda, süresinde yapılamamış olan usuli işlem de eksiksiz şekilde yerine getirilmelidir.
Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Düzenlemesi
7499 sayılı Kanun ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kurumunun uygulanma şartları ve kanun yolu denetimi yeniden yapılandırılmıştır. Sanığın kabul etmemesi halinde HAGB kararı verilemeyeceğini düzenleyen yasal şart mevzuattan çıkarılmıştır.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı denetim yolu olarak istinaf kanun yolu öngörülmüştür. Kararın bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilmesi durumunda ise kanun yolu denetimi temyiz incelemesi yoluyla gerçekleştirilir.
Ceza İnfaz Hukukundaki Düzenlemeler ve Süreler
5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun kapsamında infaz hâkimliklerinin kararlarına yönelik itiraz süresi iki hafta olarak belirlenmiştir. İkinci defa tekerrür hükümleri uygulanan hükümlülerin infaz kurallarında değişikliğe gidilerek, bu kişilerin kanunda belirtilen şartlar dahilinde koşullu salıverilmeden yararlanabilmelerine yasal zemin hazırlanmıştır.
İkinci kez mükerrir olan hükümlülerin koşullu salıverilmeden faydalanabilmesi için ceza infaz kurumunda geçirmeleri gereken asgari süreler belirlenmiştir. Bu kapsamda, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar 39 yıl, müebbet hapis cezası alanlar 33 yıl, süreli hapis cezasına mahkûm olanlar ise en fazla 32 yıl cezaevinde kaldıktan sonra koşullu salıverilmeden yararlanabilecektir.
Maddi Ceza Hukuku ve Adli Para Cezası Sistemi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında örgüt adına suç işleme fiili bağımsız bir suç olarak düzenlenmiş ve bu fiili işleyen failler hakkında 5 yıldan 10 yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür.
5237 sayılı Kanun'un 52. maddesinin birinci fıkrası uyarınca adli para cezası, aksine kanuni düzenleme bulunmadığı sürece en az beş ve en fazla yediyüzotuz gün olarak belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı takdir edilen tutarla çarpılması neticesinde hesaplanır ve hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre bir gün karşılığı adli para cezası tutarı, failin ekonomik ve kişisel koşulları dikkate alınarak en az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olarak belirlenir. Mahkeme kararında, esas alınan tam gün sayısı ile bir güne karşılık takdir edilen tutar ayrı ayrı gösterilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 52Kaynağı aç
hüküm bulunmayan hallerde yediyüzotuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam
gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması
suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesinden
ibarettir.
(2) En az yüz ve en fazla beşyüz Türk Lirası olan bir gün
karşılığı adlî para cezasının miktarı, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri
göz önünde bulundurularak takdir edilir.[11]
(3) Kararda, adlî para cezasının belirlenmesinde esas alınan tam gün
sayısı ile bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ayrı ayrı gösterilir.
(4) Hakim, ekonomik ve şahsi hallerini göz önünde bulundurarak, kişiye
adlî para cezasını ödemesi için hükmün kesinleşme tarihinden itibaren bir
yıldan fazla olmamak üzere mehil verebileceği gibi, bu cezanın belirli taksitler
halinde ödenmesine de karar verebilir. Taksit süresi iki yılı geçemez ve taksit
miktarı dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi
halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adlî para
cezasının hapse çevrileceği belirtilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
Güvenlik
Tedbirleri
Belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma[12]
Hâkim, hükümlünün kişisel ve ekonomik vaziyetini gözeterek adli para cezasının ödenmesi amacıyla hükmün kesinleşmesinden itibaren bir yılı aşmamak üzere mehil tanıyabilir veya cezanın taksitler halinde ödenmesine hükmedebilir. Taksit süresi iki yılı aşamaz ve taksit adedi dörtten az olamaz. Kararda, taksitlerden herhangi birinin vaktinde ödenmemesi durumunda bakiye tutarın tamamının tahsil edileceği ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceği açıkça ihtar edilir.
Adli Kontrol Tazminatı ve Kaçak Sanık Usulü
Ceza Muhakemesi Kanunu çerçevesinde konutunu terk etmeme tedbirine ya da alkol, uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu maddelerden arınmak maksadıyla hastaneye yatırılma dahil tedavi ve muayene tedbirlerine tabi tutulan kişilere ilişkin koruma mekanizması tesis edilmiştir. Haklarında bu yükümlülükler tatbik edildikten sonra kovuşturmaya yer olmadığına ya da beraatlerine hükmedilen kişilerin tazminat istemleri Tazminat Komisyonu tarafından karara bağlanır. Bu kapsamda karar veren merciler, ilgili kişilere tazminat haklarının var olduğunu bildirmekle yükümlüdür.
Hakkında henüz sorgusu yapılmamış olan kaçak sanıkların yargılama güvencelerine ilişkin düzenleme getirilmiştir. Bu konumdaki kaçak sanıklar hakkında mahkûmiyet kararı tesis edilemeyeceği gibi, ceza verilmesine yer olmadığı kararı da verilemez.
Medeni Hukuk, İcra ve Kişisel Veri Güvenceleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nda yer alan vesayet ve kısıtlanma düzenlemeleri, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı doğrultusunda yeniden düzenlenerek 23 Mart 2024 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yeni esaslar uyarınca ceza infaz kurumunda bulunan ergin kişiler kendi talepleri doğrultusunda kısıtlanabilir; kesinleşmiş beş yıl ve üzeri hapis cezasına mahkûm olanlar hakkında ise rızaları bulunmasa dahi kısıtlama kararı verilebilir. Vesayet makamının kısıtlama kararı vermeden önce hükümlüyü dinlemesi zorunludur.
6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda yapılan değişiklikle özel nitelikli kişisel verilerin işlenmesi ve bu verilerin yurt dışına aktarılması usullerine ilişkin istisnalar genişletilmiştir. Kanun uyarınca Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilen idari para cezalarına karşı idare mahkemelerinde dava açılabilmesi usulü getirilmiştir.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nda sürelerin hafta ve ay esasına göre hesaplanması kuralı getirilmiştir. Öte yandan 7499 sayılı Kanun kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu hükümlerinde ve Türk Ceza Kanunu'nda yer alan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile bunların kullanılmasını kolaylaştırma suçlarının temel cezalarında herhangi bir yasal değişikliğe gidilmemiştir.
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?
Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabilir; ilk derece sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilen kararlara karşı ise temyiz kanun yolu açıktır.
Ceza mahkemelerinde istinaf ve temyiz başvuru süresi ne kadardır?
İstinaf ve temyiz kanun yoluna başvuru süresi, gerekçeli kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten itibaren iki haftadır.
İkinci kez mükerrir olan hükümlüler koşullu salıverilmeden yararlanabilir mi?
5275 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle ikinci kez tekerrür hükümleri uygulanan hükümlülerin belirli yasal şartları sağlamaları kaydıyla koşullu salıverilmeden yararlanmalarına imkân tanınmıştır.
8. Yargı Paketi ile uyuşturucu suçları veya arabuluculuk hükümlerinde değişiklik oldu mu?
7499 sayılı Kanun ile uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti ile kullanılmasını kolaylaştırma suçlarının temel düzenlemelerinde ve Arabuluculuk Kanunu hükümlerinde herhangi bir değişiklik yapılmamıştır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

