CMK 290 Uyarınca Sanık Yararına Kurallara Aykırılık

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 290 Uyarınca Sanık Yararına Kurallara Aykırılık

CMK Madde 290 Çerçevesinde Temyiz Başvuru Yasağı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 290. maddesi, sanığın menfaatini koruma amacıyla ihdas edilmiş kurallara aykırılığın aleyhe temyiz konusu yapılmasını engeller. Bu düzenleme uyarınca, sanık lehine öngörülen bir usul veya hukuk kuralının tatbik edilmemesi, eksik tatbik edilmesi veya yanlış uygulanması, hükmün sanık aleyhine bozulması amacıyla Cumhuriyet savcısına temyiz yoluna müracaat hakkı tanımaz. Gerçeğin araştırılması amacına yönelik veya kamu yararına ilişkin olmayan, yalnızca sanığın hak ve menfaatlerini korumak üzere kabul edilmiş kuralların ihlal edilmesi halinde, bu eksiklikler öne sürülerek aleyhe kanun yoluna başvurulamaz.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 290Kaynağı aç
Madde 290 – (1) Sanığın yararına olan hukuk kurallarına aykırılık,
sanık aleyhine hükmün bozdurulması için Cumhuriyet savcısına bir hak vermez.
Temyiz istemi ve süresi

Kamu Düzeni Kuralları ile Sanık Yararına Kuralların Sınırları

Ceza yargılamasında maddi hakikatin açığa çıkarılmasını hedefleyen, muhakemenin diğer taraflarının haklarını ilgilendiren veya kamu düzeni ile yargılama işleyişinin temel ilkelerine dayanan usul kuralları, yalnızca sanık lehine ihdas edilmiş düzenlemeler arasında sayılmaz. Yalnızca sanığı koruma gayesi taşımayıp kamu düzenine bağlanan usul normlarının ihlali durumunda mezkur temyiz engeli işletilmez. Buna karşılık, salt sanık yararına getirilen kuralların ihlal edilmesi sanık aleyhine bir hukuki neticeye yol açmışsa, Cumhuriyet savcısının hükmü sanık lehine temyiz etmesinin önünde kanuni bir engel bulunmamaktadır.

Temyiz İsteminin Suç Vasfı ve Sübut Yönünden Değerlendirilmesi

Cumhuriyet savcısının temyiz talebinin suç vasfına ve sübuta ilişkin olmaması halinde, sanık yararına olan hukuk kurallarına aykırılık hükmün sanık aleyhine temyizi için savcılığa yetki vermez ve temyiz istemi reddedilir. Buna karşılık, temyiz başvurusunun suç vasfına yönelik olması durumunda inceleme yapılır. Suç vasfına veya sübuta ilişkin bir temyiz bulunmadıkça, yalnızca sanık lehine olan kuralların ihlali gerekçe gösterilerek hükmün aleyhe bozulması talep edilemez.

Düşme Kararları ve Şikayetten Vazgeçme Hallerinde Uygulama

Şikayetten vazgeçme gerekçesiyle açılan kamu davasının düşürülmesine hükmedilen hallerde, sanıklara ait nüfus ve adli sicil kayıtlarının duruşmada okunmaması veya vazgeçme iradesinin zapta geçirildiği duruşma tutanağının ilk sayfasında zabıt katibi imzasının bulunmaması gibi usul eksiklikleri savcıya aleyhe temyiz imkanı vermez. Takibi şikayete bağlı suçlarda sanığın savunması tespit edilmeden düşme kararı verilmiş olması durumunda da bu usuli tasarruf sanık menfaatine sonuç doğurduğundan, savunma alınmaması sebebiyle aleyhe temyiz incelemesi yapılamaz.

Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesinin altıncı fıkrası uyarınca, kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde şikayetten vazgeçme, bunu kabul etmeyen sanığı etkilemez. Sanığın beyanı alınmadan ve vazgeçmeyi benimseyip benimsemediği sorulmadan kamu davasının düşürülmesi yoluna gidilmiş olsa dahi, sanık lehine olan bu usul noksanlığı Cumhuriyet savcısına sanık aleyhine hükmü bozdurma hakkı sağlamaz. Benzer şekilde, tayin edilen duruşma gününden evvel ve adli tatil devresinde kendiliğinden duruşma açılarak düşme kararı tesis edilmiş olması halinde de temyiz talebi suç vasfına yahut sübuta dayanmıyorsa sanık aleyhine inceleme konusu yapılamaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 73Kaynağı aç
Madde 73- (1) Soruşturulması ve kovuşturulması şikayete
bağlı olan suç hakkında yetkili kimse altı ay içinde şikayette bulunmadığı
takdirde soruşturma ve kovuşturma yapılamaz.
(2) Zamanaşımı süresini geçmemek koşuluyla bu süre, şikayet hakkı olan
kişinin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği günden başlar. (Ek
cümle:7/11/2024-7531/14 md.) Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete
bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun
fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.
(3) Şikayet hakkı olan birkaç kişiden birisi altı aylık süreyi geçirirse
bundan dolayı diğerlerinin hakları düşmez.
(4) Kovuşturma yapılabilmesi şikayete bağlı suçlarda kanunda aksi yazılı
olmadıkça suçtan zarar gören kişinin vazgeçmesi davayı düşürür ve hükmün
kesinleşmesinden sonraki vazgeçme cezanın infazına engel olmaz.
(5) İştirak halinde suç işlemiş
sanıklardan biri hakkındaki şikayetten vazgeçme, diğerlerini de kapsar.
(6) Kanunda aksi yazılı olmadıkça, vazgeçme onu kabul etmeyen sanığı
etkilemez.
(7) Kamu davasının düşmesi, suçtan zarar gören kişinin şikayetten
vazgeçmiş olmasından ileri gelmiş ve
vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamış ise artık
hukuk mahkemesinde de dava açamaz.
(8) (Mülga: 6/12/2006 – 5560/45 md.)
Dava veya cezanın düşmesinin etkisi
Sanık lehine kural ihlali aleyhe netice verirse savcı temyize başvurabilir mi?

Evet, yalnızca sanık yararına kabul edilmiş usul kurallarına aykırılık sanık aleyhine bir sonuç doğurmuşsa, Cumhuriyet savcısının hükmü sanık lehine temyiz etmesinin önünde kanuni bir engel yoktur.

Savunma alınmadan verilen düşme kararı aleyhe temyiz edilebilir mi?

Hayır, takibi şikayete bağlı suçta sanık savunması alınmaksızın verilen düşme kararı sanık lehine olduğundan, Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz talebi reddedilir.

Vazgeçmenin sanığa sorulmaması savcıya temyiz hakkı tanır mı?

Hayır, vazgeçmeyi kabul edip etmediği sorulmadan sanık hakkında düşme kararı verilmiş olması sanık yararına kabul edildiğinden, savcı bu eksikliği sanık aleyhine temyiz gerekçesi yapamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu