CMK 135 İletişimin Denetlenmesi Şartları ve Süresi

by Avukat Erdal Ersoy
CMK 135 İletişimin Denetlenmesi Şartları ve Süresi

Ceza muhakemesinde telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi, temel hak ve özgürlükleri sınırlandıran istisnai bir koruma tedbiridir. Anayasa'nın 22. maddesi uyarınca herkes haberleşme hürriyetine sahip olup haberleşmenin gizliliği esastır; kanunda belirtilen nedenlerle usulüne uygun hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde yetkili merciin yazılı emri bulunmadıkça haberleşmenin gizliliğine dokunulamaz ve Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası gereğince kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular delil olarak kabul edilemez. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesi doğrultusunda haberleşmeye müdahale ancak demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülen meşru amaçlarla gerçekleştirilebilir; bu güvencelere aykırı müdahaleler Sözleşme'nin 6. maddesinde korunan adil yargılanma hakkını ihlal edebilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 1. fıkrası uyarınca şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin denetlenebilmesi için suç işlendiğine ilişkin somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve soruşturma ya da kovuşturmada başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması zorunludur.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 135Kaynağı aç
Madde 135 – (1) (Değişik: 21/2/2014–6526/12 md.) Bir suç
dolayısıyla yapılan soruşturma ve kovuşturmada, suç işlendiğine ilişkin somut
delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil
elde edilmesi imkânının bulunmaması durumunda, hâkim
veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısının kararıyla
şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi dinlenebilir, kayda
alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Cumhuriyet savcısı kararını
derhâl hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç yirmi dört saat içinde verir.
Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde tedbir Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl kaldırılır.[38]
(Mülga son iki cümle: 24/11/2016-6763/26 md.)
(2) (Ek: 21/2/2014–6526/12 md.) Talepte bulunulurken hakkında bu
madde uyarınca tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini
ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.
(3) Şüpheli veya sanığın tanıklıktan çekinebilecek kişilerle arasındaki
iletişimi kayda alınamaz. Kayda alma gerçekleştikten sonra bu durumun
anlaşılması hâlinde, alınan kayıtlar derhâl yok edilir.[39]
(4) Birinci fıkra hükmüne göre verilen kararda, yüklenen suçun türü,
hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği, iletişim aracının türü, telefon
numarası veya iletişim bağlantısını tespite imkân veren kodu, tedbirin türü,
kapsamı ve süresi belirtilir. Tedbir kararı en çok iki ay için verilebilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir. (Ek cümle: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Ancak,
örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak gerekli görülmesi
halinde, hâkim yukarıdaki sürelere ek olarak
her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere
uzatılmasına karar verebilir.
(5) Şüpheli veya sanığın
yakalanabilmesi için, mobil telefonun yeri, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Bu
hususa ilişkin olarak verilen kararda, mobil telefon numarası ve tespit
işleminin süresi belirtilir. Tespit işlemi en çok iki ay için yapılabilir; bu
süre, bir ay daha uzatılabilir.[40]
(6) (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Şüpheli ve sanığın
telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespiti, soruşturma aşamasında hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde Cumhuriyet
savcısı, kovuşturma aşamasında mahkeme kararına istinaden yapılır.
Kararda, yüklenen suçun türü, hakkında tedbir uygulanacak kişinin kimliği,
iletişim aracının türü, telefon numarası veya iletişim bağlantısını tespite
imkân veren kodu ve tedbirin süresi belirtilir. (Ek cümleler:
24/11/2016-6763/26 md.) Cumhuriyet savcısı
kararını yirmi dört saat içinde hâkimin onayına sunar ve hâkim, kararını en geç
yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması veya hâkim tarafından aksine
karar verilmesi hâlinde kayıtlar derhâl imha edilir.
(7) Bu madde hükümlerine göre alınan karar ve yapılan işlemler, tedbir
süresince gizli tutulur.
(8) Bu madde kapsamında dinleme, kayda
alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak aşağıda
sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabilir:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (madde 79, 80) ile organ veya doku ticareti (madde 91),
2. Kasten öldürme (madde 81, 82, 83),
3. İşkence (madde 94, 95),
4. Cinsel saldırı (birinci fıkra hariç, madde 102),
5. Çocukların cinsel istismarı (madde 103),
6. (Ek: 21/2/2014 – 6526/12 md.) Nitelikli hırsızlık (madde 142)
ve yağma (madde 148, 149) ile nitelikli
dolandırıcılık (madde 158),
7. Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (madde 188),
8. Parada sahtecilik (madde 197),
9. (Mülga: 21/2/2014 – 6526/12 md.; Yeniden düzenleme:
24/11/2016-6763/26 md.) Suç işlemek amacıyla
örgüt kurma (madde 220, fıkra üç),
10. (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Fuhuş (madde 227),
11. İhaleye fesat karıştırma (madde 235),
12. (Ek: 24/11/2016-6763/26 md.) Tefecilik
(madde 241),
13. Rüşvet (madde 252),
14. Suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama (madde 282),
15. (Değişik: 2/12/2014-6572/42 md.) Devletin
birliğini ve ülke bütünlüğünü bozmak (madde 302) ,
16. (Ek: 2/12/2014-6572/42 md.) Anayasal Düzene ve Bu Düzenin
İşleyişine Karşı Suçlar (madde 309, 311, 312, 313, 314, 315, 316),
17. Devlet Sırlarına Karşı Suçlar ve Casusluk (madde 328, 329, 330, 331,
333, 334, 335, 336, 337) suçları.
b) Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanunda
tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları.
c) (Ek: 25/5/2005 – 5353/17 md.) Bankalar Kanununun 22 nci
maddesinin (3) ve (4) numaralı fıkralarında tanımlanan zimmet suçu,[41]
d) Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda
tanımlanan ve hapis cezasını gerektiren suçlar.
e) Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanununun 68 ve 74 üncü
maddelerinde tanımlanan suçlar.
(9) Bu maddede belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse, bir
başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.
Müdafiin bürosu ve yerleşim yeri
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2021/1321, K. 2021/15325Kaynağı aç
6. Ceza Dairesi         2021/1321 E.  ,  2021/15325 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN;
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Anayasanın 22. maddesi uyarınca; herkes, haberleşme hürriyetine sahiptir ve haberleşmenin gizliliği esastır. Kanunda belirtilen nedenlerle ve usulüne göre verilmiş hâkim kararı olmadıkça; yine bu sebeplere bağlı olarak gecikmesinde sakınca bulunan hallerde de kanunla yetkili kılınmış merciin yazılı emri bulunmadıkça; haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz. Anayasanın 38/6. maddesinde de “Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez.” denilmektedir.
Anayasanın 90/son maddesi uyarınca iç hukuk mevzuatımızdan sayılan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 8. maddesi uyarınca, herkes özel hayatına, aile hayatına, konutuna ve haberleşmesine saygı gösterilmesi hakkına sahiptir. Bu hakkın kullanılmasına bir kamu otoritesinin müdahalesi ancak ulusal güvenlik, kamu emniyeti, ülkenin ekonomik refahı, dirlik ve düzeninin korunması, suç işlenmesinin önlenmesi, sağlığın veya ahlakın veya başkalarının hak ve özgürlüklerinin korunması için, demokratik bir toplumda zorunlu olan ölçüde ve yasayla öngörülmüş olmak koşuluyla söz konusu olabilir. Diğer taraftan, Sözleşme'nin 8. maddesinde güvenceye alınan özel hayat ve haberleşme hürriyetine ilişkin kişi haklarına aykırı şekilde elde edilen delilin soruşturma veya kovuşturmada kullanılması, sözleşmenin 6. maddesinde düzenlenen adil yargılanma hakkını ihlal edebilecektir.
Yürütülen bir suç soruşturması veya kovuşturması dolayısıyla telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi tedbiri CMK'nın 135. maddesinde düzenlenmiştir. Anılan madde uyarınca; suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka suretle delil elde edilmesi imkanının bulunmaması durumunda, suç tarihi itibariyle hakim veya gecikmesinde sakınca olan halde Cumhuriyet savcısının kararıyla şüpheli veya sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişimi tespit edilebilir, dinlenebilir, kayda alınabilir ve sinyal bilgileri değerlendirilebilir. Aynı maddenin 8. fıkrasında, dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümlerin ancak, bu fıkrada katalog şeklinde sayılan suçlarla ilgili olarak uygulanabileceği belirtilmiş, 9. fıkrada ise, maddede belirtilen usuller dışında hiç kimsenin, bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemeyeceği ve kayda alamayacağı hükme bağlanmıştır.
Telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi sırasında, yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan, ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek şekildeki “tesadüfen elde edilen deliller” CMK'nın 135/8. maddesinde düzenlenen katalog kapsamındaki suçlara ilişkin ise, soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilmektedir. Buna karşın CMK’nın 138/2. maddesinin açıklığı karşısında katalog kapsamında yer almayan suçlara ilişkin kayıtların delil olarak kullanılması mümkün değildir. Kanunda, kişiler arasında telekomünikasyon yoluyla yapılan iletişimin denetlenmesi yalnızca belirli ağırlıktaki suç tipleri bakımından meşru kabul edilmiş, bunlar dışındaki suçlar yönünden ise özel hayatın ve haberleşmenin gizliliğinin korunmasına ilişkin yarar üstün tutulmuştur.
İncelenen dosyada sanığın, katalog kapsamındaki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan haklarında iletişimin denetlenmesi kararı uygulanması sırasında hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarını işledikleri kabul edilerek mahkumiyetlerine hükmolunmuş ise de, yukarıda yapılan açıklamalar karşısında, suç tarihi itibariyle hırsızlık ve konut dokunulmazlığını bozma suçlarının CMK'nın 135/8. maddesi kapsamında bulunmaması nedeniyle anılan dinleme kayıtlarının aynı Kanun'un 138/2. maddesi gereğince bu suçun delili olarak kullanılamayacağı, sanığın atılı suçları işlemediği yönündeki savunmasının aksine başkaca delil de bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde mahkumiyetine hükmolunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz itirazı bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 11.10.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Verme Yetkisi ve Savcılık Kararının Onay Usulü

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine soruşturma ve kovuşturma aşamalarında hâkim tarafından; gecikmesinde sakınca görülen durumlarda ise Cumhuriyet savcısının kararıyla başvurulabilir. Savcılıkça verilen tedbir kararı vakit geçirilmeksizin hâkim onayına taşınır; hâkim en geç yirmi dört saatlik süre zarfında incelemesini tamamlar. Belirtilen bu sürenin karara bağlanmaksızın sona ermesi yahut hâkimin onay vermemesi durumunda, uygulanan tedbire Cumhuriyet savcılığı marifetiyle derhâl son verilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 2. fıkrası gereğince tedbir talebinde bulunulurken hakkında tedbir kararı verilecek hattın veya iletişim aracının sahibini ve biliniyorsa kullanıcısını gösterir belge veya rapor eklenir.

İletişimin Denetlenmesinde Tedbir Süreleri ve Kararın Zorunlu Unsurları

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 4. fıkrası uyarınca dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararlarında; isnat edilen suçun niteliği, tedbirin muhatabı olan kişinin kimlik bilgileri, kullanılan vasıtanın cinsi, telefon numarası yahut bağlantıyı belirlemeye yarayan kod ile işlemin türü, çerçevesi ve süresi gösterilir. Bu nitelikteki denetleme kararları azami iki aylık zaman dilimi için tesis edilebilir ve koşulların gerektirmesi halinde söz konusu süreye bir ay ilave edilebilir.

Örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarla ilgili olarak kanun koyucu süre bakımından ayrı bir düzenleme öngörmüştür. Gerekli görülmesi halinde hâkim, genel sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere ilave uzatma kararı verebilir.

Şüpheli veya sanığın yakalanabilmesi amacıyla mobil telefonun yeri de hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının kararına istinaden tespit edilebilir. Mobil telefon numarası ve tespit işleminin süresinin açıkça belirtildiği bu tedbir işlemi en çok iki ay için yapılabilir ve ihtiyaç halinde bu süre bir ay daha uzatılabilir.

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesi hükümlerine göre alınan kararlar ve icra edilen tüm işlemler tedbir süresince gizli tutulur.

Katalog Suç Sınırlaması ve İletişimin Tespiti Tedbirinden Farkı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 8. fıkrası uyarınca dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesine ilişkin hükümler ancak kanunda sayılan katalog suçlar bakımından uygulanabilir. Kanunda belirlenen esas ve usuller dışında hiç kimse bir başkasının telekomünikasyon yoluyla iletişimini dinleyemez ve kayda alamaz.

Geçmişe yönelik iletişim trafiğini kapsayan iletişimin tespiti tedbiri yönünden ise dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesinde aranan katalog suç sınırlaması bulunmamaktadır. Yargıtay 15. Ceza Dairesinin 2014/22549 Esas ve 2015/582 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere, tüm suçlar bakımından iletişimin tespiti tedbirine başvurulması hukuken mümkündür ve katalogda yer almayan hırsızlık gibi suçlar yönünden de iletişimin tespiti kararı verilebilir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/22549, K. 2015/582Kaynağı aç
15. Ceza Dairesi         2014/22549 E.  ,  2015/582 K.
"İçtihat Metni"
Dolandırıcılık suçundan şüpheli … hakkında yapılan soruşturma sırasında şüpheliye ait olduğu iddia olunan telefon ile ilgili olarak imei ve baz istasyonu bilgilerinin tespiti talebinin kabulüne dair …. Sulh Ceza Mahkemesinin 03/04/2014 tarihliye 2014/228 değişik iş sayılı kararını müteakip, söz konusu karara Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Telekomünikasyon İletişim Başkanlığının itirazı üzerine Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135. maddesinde 6526 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik yapılarak iletişim tespiti karan konusunda Ağır Ceza Mahkemelerinin yetkili kılındığından bahisle, Cumhuriyet Başsavcılığının talebinin değerlendirilmesi için dosyanın Kahramanmaraş Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine ilişkin anılan Mahkemenin 30/04/2014 tarihli ve 2014/285 değişik iş sayılı kararını müteakip, Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığının imei ve baz istasyonu bilgilerinin tespiti talebinin reddine dair, ….. Ağır Ceza Mahkemesinin 12/05/2014 tarihli ve 2014/1080 değişik iş sayılı kararına itirazın reddine ilişkin …. Ağır Ceza Mahkemesinin 29/05/2014 tarihli ve 2014/1199 değişik iş sayılı karar aleyhine Yüksek .. Bakanlığınca verilen 27/10/2014 gün ve 2014/18369/63489 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2014 gün ve 2014/364243 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Dosya kapsamına göre; HTS kayıtlarıyla ilgili benzer bir olaya ilişkin Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15/11/2011 tarihli ve 2011/6-140 esas, 2011/222 sayılı ilamında da, “…5271 sayılı CYY'nın 135. maddesinin birinci fıkrası uyarınca iletişimin tespiti, dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilebilmesi koruma tedbirine başvurulabilmesi için gerekli olan ortak koşullar, suç işlendiğine ilişkin kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması, başka suretle delil elde etmenin mümkün olmaması ve bu tedbirlerin ancak hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılan şüpheli ve sanık hakkında uygulanabilmesidir. Ayrıca,
iletişim tespitinden ayrı olarak dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirleri ancak, anılan maddenin 6. fıkrasında sayılan katalog suçlarla ilgili olarak uygulanabilir. Altıncı fıkrada iletişimin tespiti kavramına yer verilmediği için bu tedbir yönünden herhangi bir suç sınırlaması yoktur, bir başka anlatımla iletişimin tespitine her suç yönünden başvurma olanağı vardır…İletişimin tespiti tedbirinin uygulanabilmesi yönünden dinleme, kayda alma ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi tedbirlerinde olduğu gibi katalog suç sınırlaması bulunmayıp, tüm suçlar yönünden bu tedbire başvurma olanağı bulunduğundan, somut olayda olduğu gibi işlendiği iddia olunan hırsızlık suçu yönünden iletişimin tespiti kararı verilmesi olanaklı ise de; hakkında,'tedbir kararı verilen kişiler yönünden tedbir kararının isabetli olup olmadığının belirlenmesi gerekmektedir.” şeklinde belirtildiği üzere, iletişim tespiti uygulaması açısından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 135/7. maddesinde düzenlenen katalog suçlarla bir sınırlamanın bulunmadığı gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden; …. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29/05/2014 tarih ve 2014/1199 D. İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince, BOZULMASINA, bozma nedenine göre müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yerine getirilmesine 19/01/2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Denetleme Yasakları ve Hukuka Aykırı Kayıtların Yaptırımı

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, şüpheli yahut sanık sıfatını haiz kişilerin tanıklıktan çekinme hakkı bulunan kimselerle yaptıkları görüşmelerin kayda geçirilmesi yasaktır. Dinleme veya kayda alma esnasında bu nitelikte bir ilişkinin varlığı sonradan fark edilirse elde edilmiş veriler gecikmeksizin imha edilir. Bunun yanı sıra aynı Kanun'un 136. maddesi doğrultusunda, yüklenen suç isnadı dayanak gösterilerek savunma makamını temsil eden müdafiin işyeri, ikameti ve yerleşim yerindeki haberleşme vasıtaları denetleme tedbirine konu edilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136 – (1) Şüpheli veya sanığa yüklenen suç dolayısıyla
müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları
hakkında, 135 inci madde hükmü uygulanamaz.
Kararların yerine getirilmesi, iletişim içeriklerinin yok edilmesi

Yakalanması sonrasında polis merkezine getirilen şüphelinin çalmakta olan telefonunun görevlilerce rızasına aykırı biçimde açtırılması ve görüşme sesinin hoparlöre verilerek kayıt altına alınması; Anayasa'nın 20 ve 22. maddeleri ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 8. maddesinde korunan özel hayatın gizliliği ve haberleşme hürriyetini ihlal eder. Kanuna aykırı olarak gerçekleştirilen bu işlem neticesinde elde edilen kayıtlar Anayasa'nın 38. maddesinin 6. fıkrası ile Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin 2. fıkrasının (a) bendi ve 217. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hükme esas alınamaz.

Tesadüfen Elde Edilen Delillerin Hukuki Niteliği

Telekomünikasyon yoluyla yapılan denetleme sırasında yürütülmekte olan soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak başka bir suçun işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edildiğinde, bu delil muhafaza altına alınarak durum derhâl Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilir. Bu şekilde tesadüfen elde edilen kayıtlar ancak Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135. maddesinin 8. fıkrasında yer alan katalog suçlara ilişkin olması halinde soruşturma ve kovuşturmada delil olarak kullanılabilir.

Katalog kapsamı dışında kalan suçlara ilişkin tesadüfi kayıtların delil olarak kullanılması Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 138. maddesinin 2. fıkrası uyarınca mümkün değildir. Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 2021/1321 Esas ve 2021/15325 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, katalog suç niteliğindeki suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçu sebebiyle uygulanan iletişimin denetlenmesi sırasında elde edilen kayıtlar, suç tarihinde katalogda yer almayan hırsızlık ile konut dokunulmazlığının ihlali suçları yönünden delil kabul edilemez ve dosyada başkaca delil bulunmaması halinde mahkûmiyete dayanak yapılamaz.

Tedbirin Uygulanması, Kayıtların Çözümü ve Yok Edilmesi

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 137. maddesinin 1. fıkrası uyarınca Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği adlî kolluk görevlisinin telekomünikasyon hizmeti veren kurumlardan iletişimin tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması işlemlerinin yapılmasına ilişkin yazılı istemi derhâl yerine getirilir; yerine getirilmemesi hâlinde zor kullanılabilir. İşlemin başladığı ve bitirildiği tarih ile saat ve işlemi yapanın kimliği resmî bir tutanakla tespit edilir. Tutulan kayıtlar Cumhuriyet Savcılığınca görevlendirilen kişilerce çözülerek metin hâline getirilir; yabancı dildeki kayıtlar tercüman aracılığıyla Türkçeye çevrilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 137Kaynağı aç
Madde 137 – (1) 135 inci maddeye göre verilecek karar gereğince
Cumhuriyet savcısı veya görevlendireceği adlî kolluk görevlisi,
telekomünikasyon hizmeti veren kurum ve kuruluşların yetkililerinden iletişimin
tespiti, dinlenmesi veya kayda alınması işlemlerinin yapılmasını ve bu amaçla
cihazların yerleştirilmesini yazılı olarak istediğinde, bu istem derhâl yerine
getirilir; yerine getirilmemesi hâlinde zor kullanılabilir. İşlemin başladığı
ve bitirildiği tarih ve saat ile işlemi yapanın kimliği bir tutanakla saptanır.
(2) 135 inci maddeye göre verilen karar gereğince tutulan kayıtlar,
Cumhuriyet Savcılığınca görevlendirilen kişiler tarafından çözülerek metin
hâline getirilir. Yabancı dildeki kayıtlar, tercüman aracılığı ile Türkçe'ye
çevrilir.
(3) 135 inci maddeye göre verilen kararın uygulanması sırasında şüpheli
hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da aynı maddenin
birinci fıkrasına göre hâkim onayının alınamaması halinde, bunun uygulanmasına
Cumhuriyet savcısı tarafından derhâl son verilir. Bu durumda, yapılan tespit
veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç
on gün içinde yok edilerek, durum bir tutanakla tespit edilir. (Ek
cümle:8/7/2021-7331/18 md.) Beraat kararı verilmesi durumunda da tespit
veya dinlemeye ilişkin kayıtlar, hâkim denetimi altında aynı usulle yok edilir.
(4) Tespit ve dinlemeye ilişkin kayıtların yok edilmesi halinde
soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren, en geç onbeş gün
içinde, Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme,
tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu hakkında ilgilisine yazılı olarak
bilgi verir.[42][43]
Tesadüfen elde edilen deliller

Tedbirin uygulanması esnasında şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesi ya da savcı kararına ilişkin hâkim onayının alınamaması halinde tedbirin uygulanmasına derhâl son verilir. Yapılan tespit veya dinlemeye ilişkin kayıtlar Cumhuriyet savcısının denetimi altında en geç on gün içinde yok edilerek tutanak düzenlenir. Beraat kararı verilmesi halinde de kayıtlar hâkim denetimi altında aynı usulle yok edilir. Kayıtların yok edilmesi durumunda soruşturma veya kovuşturma evresinin bitiminden itibaren en geç on beş gün içinde Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkeme tarafından ilgilisine tedbirin nedeni, kapsamı, süresi ve sonucu yazılı olarak bildirilir.

İletişimin dinlenmesi ve kayda alınması kararı en fazla hangi süreyle verilebilir?

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi kararı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135/4 gereğince en çok iki ay için verilebilir ve zorunlu hallerde bir ay daha uzatılabilir. Ancak örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda hâkim, bu sürelere ek olarak her defasında bir aydan fazla olmamak ve toplam üç ayı geçmemek üzere ilave uzatma kararı verebilir.

Cumhuriyet savcısının verdiği dinleme kararı hâkimce onaylanmazsa ne olur?

Savcılık kararı derhâl hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde kararını verir; hâkimin aksine karar vermesi veya yirmi dört saatlik sürenin dolması halinde tedbir Cumhuriyet savcısınca derhâl kaldırılır ve tutulan kayıtlar en geç on gün içinde savcı denetiminde yok edilir.

İletişimin tespiti ile dinleme tedbirleri arasında katalog suç yönünden fark var mıdır?

İletişimin dinlenmesi, kayda alınması ve sinyal bilgilerinin değerlendirilmesi yalnızca Ceza Muhakemesi Kanunu m. 135/8'de düzenlenen katalog suçlar için uygulanabilirken, geçmişe dönük arama ve sinyal trafiğini içeren iletişimin tespiti tedbiri katalog suç sınırlamasına tabi değildir ve tüm suçlar yönünden uygulanabilir.

Şüpheli veya sanığın müdafii ile yaptığı görüşmeler denetlenebilir mi?

Ceza Muhakemesi Kanunu m. 136/1 uyarınca şüpheli veya sanığa yüklenen suç sebebiyle müdafiin bürosu, konutu ve yerleşim yerindeki telekomünikasyon araçları hakkında iletişimin denetlenmesi tedbiri uygulanamaz.

İletişim denetlemesi kayıtları hangi sürelerde yok edilir ve ilgilisine nasıl bildirilir?

Kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmesi veya hâkim onayının alınamaması halinde kayıtlar en geç on gün içinde savcı denetiminde, beraat kararı halinde ise hâkim denetiminde yok edilir; soruşturma veya kovuşturmanın sona ermesinden itibaren en geç on beş gün içinde ilgilisine yazılı bilgi verilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu