Cinsel İftira Mağdurlarının Hakları ve Yasal Başvuru Yolları

by Avukat Erdal Ersoy
Cinsel İftira Mağdurlarının Hakları ve Yasal Başvuru Yolları

Cinsel iftira mağdurları, haklarında haksız isnatta bulunan fail aleyhine cumhuriyet savcılığına başvurma, uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi için asliye hukuk mahkemesinde tazminat davası açma ve isnadın basın-yayın organlarıyla yapılmış olması halinde mahkûmiyet kararının gideri hükümlüden tahsil edilerek aynı veya eşdeğer basın ve yayın organıyla ilan edilmesini isteme haklarına sahiptir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması

Cinsel İftira Suçunun Tanımı ve Unsurları

Cinsel iftira fiili; hakkında adli soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla, bir kimseye işlemediği bilinerek haksız biçimde cinsel taciz veya cinsel saldırı isnat edilmesiyle gerçekleşir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 1. fıkrasına göre yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak ya da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde soruşturma ve kovuşturma başlatılması veya idari yaptırım uygulanması için bir kimseye hukuka aykırı fiil isnat eden kişi bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Suçun tamamlanması için iftira sebebiyle mağdur aleyhine somut bir neticenin veya zararın ortaya çıkması zorunlu tutulmamıştır. Gerçeğe aykırı isnadın ihbar veya şikâyet yoluyla adli mercilere sunulması ya da basın-yayın yoluyla duyurulması biçimindeki icra hareketlerinin tamamlanmasıyla suç oluşur.

Soruşturma Usulü, Görevli Mahkeme ve Zamanaşımı

Cinsel iftira suçunun soruşturulması şikâyete bağlı olmayıp cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur. Failin adli makamlara yaptığı haksız şikâyetten daha sonra vazgeçmesi, yürütülen soruşturmanın ve kamu davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. İftira suçuna ilişkin ceza davalarını incelemek ve karara bağlamakla görevli yargı mercii asliye ceza mahkemesidir.

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 3. fıkrası gereğince, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 253Kaynağı aç
Madde 253 – (Değişik: 6/12/2006-5560/24 md.)
(1) Aşağıdaki suçlarda, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek
veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişiminde bulunulur:
a) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı suçlar.
b) Şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın, Türk Ceza Kanununda yer
alan;[102]
1. Kasten yaralama (üçüncü fıkra hariç, madde 86; madde 88),
2. Taksirle yaralama (madde 89),
3. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Tehdit
(madde 106, birinci fıkra),
4. Konut dokunulmazlığının ihlali (madde 116),
5. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) İş ve çalışma hürriyetinin ihlali
(madde 117, birinci fıkra; madde 119, birinci fıkra (c) bendi),
6. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Hırsızlık
(madde 141),
7. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Güveni kötüye kullanma (üçüncü fıkra hariç, madde 155),[103]
8. (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Dolandırıcılık
(madde 157),
9. (Ek:17/10/2019-7188/26 md.) Suç eşyasının satın
alınması veya kabul edilmesi (madde 165),
10. Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması (madde 234),
11. Ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi
veya belgelerin açıklanması (dördüncü fıkra hariç, madde 239),
suçları.
c) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.) Mağdurun
veya suçtan zarar görenin gerçek veya özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla,
suça sürüklenen çocuklar bakımından ayrıca, üst sınırı üç yılı geçmeyen hapis
veya adli para cezasını gerektiren suçlar.
(2) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olanlar hariç olmak
üzere; diğer kanunlarda yer alan suçlarla ilgili olarak uzlaştırma yoluna
gidilebilmesi için, kanunda açık hüküm bulunması gerekir.
(3) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, cinsel
dokunulmazlığa karşı suçlarda, ısrarlı takip suçunda (madde 123/A) ve hakaret
suçunda (madde 125) uzlaştırma yoluna gidilemez. (Ek
cümle: 26/6/2009 – 5918/8 md.) Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu
kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması
hâlinde de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. (Ek cümle:24/12/2025-7571/24 md.)
Ancak önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına
giren bir suçun birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde uzlaştırma
kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri uygulanır.[104][105][106][107]
(4) Soruşturma konusu suçun uzlaşmaya
tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli
şüphenin bulunması hâlinde, dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir. Büro
tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdur veya suçtan
zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Şüphelinin, mağdurun veya suçtan zarar
görenin reşit olmaması halinde, uzlaşma teklifi kanunî temsilcilerine yapılır. Uzlaştırmacı, uzlaşma teklifini açıklamalı tebligat
veya istinabe yoluyla da yapabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar gören,
kendisine uzlaşma teklifinde bulunulduktan itibaren yedi gün içinde kararını
bildirmediği takdirde, teklifi reddetmiş sayılır. 106[108]
(5) Uzlaşma teklifinde bulunulması halinde, kişiye uzlaşmanın mahiyeti ve
uzlaşmayı kabul veya reddetmesinin hukukî sonuçları anlatılır.
(6) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle mağdura,
suçtan zarar görene, şüpheliye veya bunların kanunî temsilcisine ulaşılamaması
halinde, uzlaştırma yoluna gidilmeksizin soruşturma sonuçlandırılır.
(7) Birden fazla kişinin mağduriyetine veya zarar görmesine sebebiyet
veren bir suçtan dolayı uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için, mağdur veya
suçtan zarar görenlerin hepsinin uzlaşmayı kabul etmesi gerekir.
(8) Uzlaşma teklifinde bulunulması veya teklifin kabul edilmesi,
soruşturma konusu suça ilişkin delillerin toplanmasına ve koruma tedbirlerinin
uygulanmasına engel değildir.
(9) (Mülga: 24/11/2016-6763/34 md.)
(10) Bu Kanunda belirlenen hâkimin davaya bakamayacağı haller ile reddi
sebepleri, uzlaştırmacı görevlendirilmesi ile ilgili olarak göz önünde
bulundurulur.
(11) Görevlendirilen uzlaştırmacıya soruşturma dosyasında yer alan ve
Cumhuriyet savcısınca uygun görülen belgelerin birer örneği verilir. Uzlaştırma bürosu uzlaştırmacıya, soruşturmanın
gizliliği ilkesine uygun davranmakla yükümlü olduğunu hatırlatır.[109]
(12) Uzlaştırmacı, dosya içindeki belgelerin birer örneği kendisine
verildikten itibaren en geç otuz gün içinde uzlaştırma işlemlerini sonuçlandırır.
Uzlaştırma bürosu bu süreyi her defasında
yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez daha uzatabilir.
(13) Uzlaştırma müzakereleri gizli olarak yürütülür. Uzlaştırma
müzakerelerine şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanunî temsilci, müdafi ve
vekil katılabilir. Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar görenin kendisi veya
kanunî temsilcisi ya da vekilinin müzakerelere katılmaktan imtina etmesi
halinde, uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır.
(14) Uzlaştırmacı, müzakereler sırasında izlenmesi gereken yöntemle
ilgili olarak Cumhuriyet savcısıyla görüşebilir; Cumhuriyet savcısı,
uzlaştırmacıya talimat verebilir.
(15) Uzlaşma müzakereleri sonunda uzlaştırmacı, bir rapor hazırlayarak
kendisine verilen belge örnekleriyle birlikte uzlaştırma
bürosuna verir. Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde, tarafların imzalarını
da içeren raporda, ne suretle uzlaşıldığı ayrıntılı olarak açıklanır. (Ek
cümle: 24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırma bürosu
soruşturma dosyasını, raporu ve varsa yazılı anlaşmayı Cumhuriyet savcısına
gönderir.
(16) Uzlaşma teklifinin reddedilmesine rağmen, şüpheli ile mağdur veya
suçtan zarar gören uzlaştıklarını gösteren belge ile en geç iddianamenin
düzenlendiği tarihe kadar Cumhuriyet savcısına başvurarak uzlaştıklarını beyan
edebilirler.
(17) Cumhuriyet savcısı, uzlaşmanın, tarafların özgür iradelerine
dayandığını ve edimin hukuka uygun olduğunu belirlerse raporu veya belgeyi
mühür ve imza altına alarak soruşturma dosyasında muhafaza eder.
(18) Uzlaştırmanın sonuçsuz kalması halinde tekrar uzlaştırma yoluna
gidilemez.
(19) Uzlaşma sonucunda şüphelinin
edimini def’aten yerine getirmesi halinde, hakkında kovuşturmaya yer olmadığı
kararı verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside
bağlanması veya süreklilik arzetmesi halinde, 171 inci maddedeki şartlar
aranmaksızın, şüpheli hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı
verilir. Erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davasının açılmasının
ertelenmesi kararından sonra, uzlaşmanın gereklerinin yerine getirilmemesi halinde,
171 inci maddenin dördüncü fıkrasındaki şart aranmaksızın, kamu davası açılır. (…)[110] Uzlaşmanın sağlanması
halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan
zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış
olan davadan feragat edilmiş sayılır. Şüphelinin, edimini yerine getirmemesi
halinde uzlaşma raporu veya belgesi, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve
İflas Kanununun 38 inci maddesinde yazılı ilam mahiyetini haiz belgelerden
sayılır.[111]
(20) Uzlaştırma müzakereleri sırasında yapılan açıklamalar, herhangi bir
soruşturma ve kovuşturmada ya da davada delil olarak kullanılamaz.
(21) Şüpheli, mağdur veya suçtan zarar
görenden birine ilk uzlaşma teklifinde bulunulduğu tarihten itibaren,
uzlaştırma girişiminin sonuçsuz kaldığı ve en geç, uzlaştırmacının raporunu
düzenleyerek uzlaştırma bürosuna verdiği
tarihe kadar dava zamanaşımı ile kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemez.
(22) (Değişik birinci cümle:
24/11/2016-6763/34 md.) Uzlaştırmacıya Adalet
Bakanlığı tarafından belirlenen tarifeye göre ücret ödenir. Uzlaştırmacı
ücreti ve diğer uzlaştırma giderleri, yargılama giderlerinden sayılır.
Uzlaşmanın gerçekleşmesi halinde bu giderler Devlet Hazinesi tarafından
karşılanır.
(23) Uzlaşma sonucunda verilecek kararlarla ilgili olarak bu Kanunda
öngörülen kanun yollarına başvurulabilir.
(24) (Değişik: 24/11/2016-6763/34 md.) Her Cumhuriyet başsavcılığı
bünyesinde uzlaştırma bürosu kurulur ve yeteri kadar Cumhuriyet savcısı ile
personel görevlendirilir. Uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer
aldığı, Adalet Bakanlığı tarafından belirlenen uzlaştırmacı listelerinden
görevlendirilir. Uzlaştırmacı, hazırladığı raporu, tutanakları ve varsa yazılı
anlaşmayı büroya gönderir. Uzlaştırma süreci sonunda soruşturma dosyaları,
uzlaştırma bürosunda görevli Cumhuriyet savcıları tarafından sonuçlandırılır.[112]
(25) (Ek: 24/11/2016-6763/34 md.)Uzlaştırmacıların nitelikleri,
eğitimi, sınavı, görev ve sorumlulukları, denetimi, eğitim verecek kişi, kurum
ve kuruluşların nitelikleri ve denetimleri ile uzlaştırmacı sicili,
uzlaştırmacılar ve eğitim kurumlarının listelerinin düzenlenmesi, Cumhuriyet
başsavcılığı bünyesinde kurulan uzlaştırma bürolarının çalışma usul ve
esasları, uzlaştırma teklifi ile müzakere usulü, uzlaştırma anlaşması ve
raporda yer alacak konular ile uygulamaya dair diğer hususlara ilişkin usul ve
esaslar, Adalet Bakanlığınca çıkarılan yönetmelikle düzenlenir.
Mahkeme tarafından uzlaştırma

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 8. fıkrası hükmü uyarınca iftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun kendisine isnat edilen fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

Cezayı Artıran Nitelikli Haller ve Dolaylı Faillik

5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, fiilin maddi eser ve delilleri uydurularak iftirada bulunulması halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Aynı maddenin 3. fıkrasına göre, yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat veya kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş mağdur aleyhine bu fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Yüklenen fiili işlemediği gerekçesiyle hakkında beraat ya da kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilen mağdurun bu fiil sebebiyle gözaltına alınması veya tutuklanması durumunda fail, 5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinin 4. fıkrası gereğince ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

5237 sayılı Kanun'un 267. maddesinin 5. fıkrasına göre mağdurun iftira sonucu ağırlaştırılmış müebbet veya müebbet hapis cezasına mahkûm edilmesi halinde faile yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezası verilir; 6. fıkra uyarınca mağdurun mahkûm olduğu cezanın infazına başlanmışsa bu ceza yarısı kadar artırılır. Maddenin 7. fıkrası ise Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiştir.

Etkin Pişmanlık ve İftiradan Dönme

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 269. maddesi iftirada etkin pişmanlık hallerini kademeli olarak düzenler. İftira edenin, mağdur hakkında adli veya idari soruşturma başlamadan önce iftirasından dönmesi halinde cezanın beşte dördü; kovuşturma başlamadan önce dönmesi halinde dörtte üçü indirilir. Etkin pişmanlığın mağdur hakkında hüküm verilmeden önce gerçekleşmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisi, mahkûmiyetten sonra gerçekleşmesi halinde yarısı ve hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde üçte biri indirilebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 269Kaynağı aç
Madde 269- (1) İftira edenin, mağdur hakkında adlî veya idari
soruşturma başlamadan önce, iftirasından dönmesi halinde, hakkında iftira suçundan
dolayı verilecek cezanın beşte dördü indirilir.
(2) Mağdur hakkında kovuşturma başlamadan önce iftiradan dönme halinde, iftira
suçundan dolayı verilecek cezanın dörtte üçü indirilir.
(3) Etkin pişmanlığın;
a) Mağdur hakkında hükümden önce
gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi,
b) Mağdurun mahkûmiyetinden sonra gerçekleşmesi halinde, verilecek
cezanın yarısı,
c) Hükmolunan cezanın infazına başlanması halinde, verilecek cezanın üçte
biri,
İndirilebilir.
(4) İftiranın konusunu oluşturan münhasıran idari yaptırım uygulanmasını
gerektiren fiil dolayısıyla;
a) İdari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın yarısı,
b) İdari yaptırım uygulandıktan sonra etkin pişmanlıkta bulunulması
halinde, verilecek cezanın üçte biri,
indirilebilir.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/31
md.) Basın ve yayın yoluyla yapılan iftiradan dolayı etkin pişmanlık
hükümlerinden yararlanılabilmesi için, bunun aynı yöntemle yayınlanması
gerekir.
Suç üstlenme

İftiranın münhasıran idari yaptırım gerektiren bir fiile ilişkin olması durumunda, idari yaptırıma karar verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilirse verilecek cezanın yarısı, idari yaptırım uygulandıktan sonra gösterilirse üçte biri indirilebilir. Basın ve yayın yoluyla yapılan iftirada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanabilmek için dönmenin aynı yöntemle yayınlanması zorunludur. Ancak mağdur hakkında kurulan mahkûmiyet kararının infazının bitmesinden veya beraat kararının kesinleşmesinden sonraki iftiradan dönmeler etkin pişmanlık kapsamında kabul edilmez.

Cinsel İftira Mağdurunun Tazminat Hakları ve Mahkûmiyetin İlanı

Cinsel taciz veya cinsel saldırı isnadına maruz bırakılan mağdurlar, iftira fiilini gerçekleştiren kişiye karşı maddi ve manevi tazminat davası açma hakkına sahiptir. İftira suçu sebebiyle açılacak maddi ve manevi tazminat davalarında görevli yargı mercii asliye hukuk mahkemesidir.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 9. fıkrası gereğince, basın ve yayın yoluyla işlenen iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı masrafı hükümlüden tahsil edilmek şartıyla aynı veya eşdeğerde basın ve yayın organıyla ilan olunur.

Cinsel iftira mağdurları tazminat davasını hangi mahkemede açar?

Cinsel iftira fiilinden doğan maddi ve manevi tazminat taleplerinde görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesidir.

Cinsel iftira suçu şikâyete bağlı mıdır?

Cinsel iftira suçu şikâyete bağlı değildir; cumhuriyet başsavcılığınca resen soruşturulur ve failin sonradan şikâyetinden vazgeçmesi yürütülen soruşturmayı veya kamu davasını sonlandırmaz.

Cinsel iftira suçu uzlaştırma usulüne tabi midir?

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 3. fıkrası gereğince, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa dahi cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda uzlaştırma yoluna gidilemez.

İftira suçunda zamanaşımı başlangıcı nedir?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 267/8 uyarınca iftira suçunda dava zamanaşımı mağdurun yüklenen fiili işlemediğinin sabit olduğu tarihten itibaren işlemeye başlar.

İftira nedeniyle gözaltına alınan mağdur için fail ayrıca cezalandırılır mı?

Evet, yüklenen fiili işlemediğinden beraat eden veya takipsizlik alan mağdur gözaltına alınmış veya tutuklanmışsa, fail TCK m. 267/4 uyarınca ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan dolaylı fail olarak sorumlu tutulur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu