CHP'nin 38. Kurultayı'nın mutlak butlanla sakat olduğu ileri sürülerek bir bölge adliye mahkemesine taşınmıştır. Bu davada, söz konusu kurultaydan çıkan organların çağırdığı sonraki olağanüstü kurultayların da aynı sakatlığı taşıdığı yönünde bir değerlendirme yapılmıştır; ancak bu karar henüz kesinleşmemiş olup Yargıtay incelemesi sürmektedir. Davanın hukuki temelini, 2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'ndaki düzenlemeler ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda yer alan mutlak butlan kurumu arasındaki bağlantı oluşturmaktadır.
2820 sayılı SİYASİ PARTİLER KANUNU m. 4Kaynağı aç
2820 sayılı SİYASİ PARTİLER KANUNU m. 93Kaynağı aç
Mutlak Butlan Nedir ve Hangi Koşullarda Doğar?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 27. maddesinin birinci fıkrası, kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine, kişilik haklarına aykırı olan ya da konusu imkânsız bulunan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz olduğunu hükme bağlamaktadır. Öğretide mutlak butlan olarak adlandırılan bu hükümsüzlük hâli, askıda geçersizlik veya iptal edilebilirlikten farklı biçimde işlemi başından itibaren geçersiz kılar.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 27Kaynağı aç
TBK m. 27'nin ikinci fıkrası kısmi butlan ilkesini düzenlemektedir. Buna göre bir hukuki işlemin yalnızca bir kısmı hükümsüz olduğunda, o kısım olmaksızın işlemin gerçekleştirilmeyeceği açıkça anlaşılmıyorsa kalan hükümler geçerliliğini korur. Batıl olan kısmın işlemin özünü oluşturduğunun anlaşıldığı hâllerde ise tüm işlem birlikte hükümsüz olur.
Siyasi Partiler Kanunu'ndaki Parti İçi Düzenlemeler
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 4. maddesi, siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu ve Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı olarak çalışacaklarını belirtmekte; ayrıca organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararlarının Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını açıkça düzenlemektedir. Aynı Kanunun 93. maddesi bu yükümlülüğü daha ayrıntılı biçimde ele almakta; parti içi çalışmaları, yönetimi, denetimi, organ seçimleri ile genel başkanlıkça, genel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları, yapılan eylem ve işlemleri kapsayacak şekilde bunların parti tüzüğüne, parti üyeleri arasındaki eşitlik ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını hükme bağlamaktadır.
Her iki maddenin kendi metni, aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımı doğrudan düzenlememektedir. Davada ileri sürülen ve bölge adliye mahkemesince benimsenen değerlendirmeye göre delege iradesinin para, ev, araba ya da iş vaadi gibi maddi menfaatlerle satın alınması bu hükümleri ihlal etmekte ve bu ihlal nedeniyle TBK m. 27 kapsamında mutlak butlan doğmaktadır. Bu normatif bağlantının — SPK m. 4 ve m. 93 ihlalini TBK m. 27'deki emredici hüküm aykırılığı yoluyla mutlak butlana bağlayan zincirin — birincil karar metnine dayalı bağımsız doğrulaması yapılamamıştır; karar kesinleşmemiş olup Yargıtay incelemesi sürmektedir.
Siyasi Partilere Medeni Hukukun Uygulanması
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 121. maddesi, Türk Medeni Kanunu ile Dernekler Kanununun ve dernekler hakkında uygulanan diğer kanunların SPK'ya aykırı olmayan hükümlerinin siyasi partiler hakkında da uygulanacağını öngörmektedir. Bu genel atıf normu, SPK'nın boşluk bıraktığı alanlarda Medeni Kanun'un dernekler hukukuna ilişkin hükümlerine başvurulmasına zemin hazırlamaktadır; ancak hangi maddelerin kurultay kararlarına uygulanacağı madde metninde tek tek sayılmamış olup bu kapsam yargı yorumuna bırakılmıştır.
2820 sayılı SİYASİ PARTİLER KANUNU m. 121Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 5. maddesi, TMK ve Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağını belirtmektedir. Bu hüküm, özel hukukun genel ilkelerinin farklı alanlara yansıtılmasında kullanılan genel bir bağlantı kuralıdır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 5Kaynağı aç
İptal ile Butlan Arasındaki Fark: Dava Açma Süreleri
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 83. maddesi, dernek genel kurul kararlarına karşı iptal davası açmak için hak düşürücü süreler öngörmektedir. Toplantıda hazır bulunan ve karara katılmayan üye karar tarihinden itibaren bir ay, toplantıya katılmamış olan üye ise kararı öğrenmesinden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren üç ay içinde mahkemeye başvurmak zorundadır. Diğer organların kararlarına karşı ise dernek içi denetim yolları tüketilmeden iptal davası açılamamaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 83Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/2046, K. 2020/527Kaynağı aç
TMK m. 83, aynı zamanda genel kurul kararlarının yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı durumları bu süre sınırının dışında tutmaktadır. İptal ile mutlak butlan birbirinden farklı hukuki kategorilerdir: iptal edilebilir bir karar, süre içinde dava açılmazsa geçerli olmaya devam eder; mutlak butlanla hükümsüz sayılan bir karar ise süre geçmesiyle geçerlilik kazanmaz.
Yokluk ve geçersizlik hâlleri dışında kalan sakatlıklarda genel kurul kararları iptal edilebilirlik yaptırımına tabidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, toplantıya çağrının yapılmaması veya usulsüz yapılması hâlinde alınan kararların müeyyidesinin mutlak butlan mı yoksa iptal edilebilirlik mi olduğu konusunun doktrinde tartışmalı olduğunu saptamış; çoğunluk görüşü, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da gözetilerek, bu tür sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönünde şekillenmiştir. Kurulun karşı oy yazısında ise Anayasa m. 33 ve AİHS m. 11'e dayanan mutlak butlan görüşü savunulmuştur.
Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre, TMK m. 83'ün çağrıdaki usulsüzlük nedeniyle toplantıya katılamamış üyelere iptal davası açma hakkı tanıması, kanun koyucunun bu sakatlığın müeyyidesini mutlak butlan olarak öngörmediğine işaret etmektedir. Çoğunluğun benimsediği bu yaklaşıma göre çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da mutlak butlan sonucunu doğurmaz; bu iddiayı ileri süren tarafın genel kurul kararlarının yasaya, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılığını ayrıca ispat etmesi gerekmektedir.
Öte yandan toplantıya çağrılması gereken üyelerin çağrılmamaları nedeniyle gelemedikleri ve bunun toplantı ile karar nisabını etkilediği hâllerde, bu durum kararın yok sayılmasını gerektirmektedir. Bu nitelikteki kararların yokluğunun tespiti için açılacak dava herhangi bir süreye tabi değildir.
Batıl Kurultaydan Çıkan Organların Yetkisi
Bir kurultayın mutlak butlanla sakat sayılması, o kurultaydan seçilen organların yetkilerini de doğrudan etkiler. Davada ileri sürülen ve bölge adliye mahkemesince benimsenen değerlendirmeye göre mutlak butlanla sakat bir işlem hiçbir hukuki sonuç doğurmaz ve bu sakatlık, üzerine inşa edilen sonraki işlemlere de sirayet eder. Bu gerekçeyle 38. Kurultay'dan seçilen organların olağanüstü kurultay çağırma yetkisinin bulunmadığı ve bu organların çağrısıyla toplanan sonraki kurultayların da batıl olduğu değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmenin dayandığı karar henüz kesinleşmemiştir; Yargıtay incelemesi devam etmektedir.
İhtiyati Tedbir ve Kanun Yolları
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 394. maddesi, karşı taraf dinlenmeden verilmiş ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceğini; aksine karar verilmedikçe bu itirazın icrayı durdurmayacağını düzenlemektedir. Söz konusu maddenin ikinci fıkrası uyarınca itiraz, tedbirin uygulanması sırasında karşı tarafın hazır bulunması hâlinde uygulamadan, bulunmaması hâlinde ise tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak yapılabilmektedir. Üçüncü kişiler de menfaatleri açıkça ihlal edilmişse tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde aynı yola başvurabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabilir; bu başvuru öncelikli olarak incelenir ve kesin olarak karara bağlanır; kanun yoluna başvurulmuş olması tedbirin uygulanmasını durdurmaz.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 394Kaynağı aç
Genel Kurul Çağrısındaki Usulsüzlüğün Hukuki Sonuçları
5253 sayılı Dernekler Kanunu'nun 32. maddesinin (b) bendi, genel kurulu süresinde toplantıya çağırmayan ya da toplantıyı kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapan dernek yöneticilerine idari para cezası verileceğini; ayrıca mahkemece, kanun ve tüzük hükümlerine aykırı olarak yapılan genel kurul toplantılarının iptaline de karar verilebileceğini düzenlemektedir. Bu hüküm, usulsüzlüğün yaptırımının salt idari değil yargısal da olabileceğini göstermektedir.
Dernekler Yönetmeliği'nin 14. maddesi ise genel kurula katılma hakkı bulunan üyelerin toplantıdan en az on beş gün önce belirli yollarla çağrılmasını zorunlu kılmaktadır. Çağrıda, ilk toplantıda yeterli çoğunluk sağlanamazsa yapılacak ikinci toplantının gün, saat ve yeri de belirtilmek zorundadır. İlk toplantı ile ikinci toplantı arasındaki süre yedi günden az, altmış günden fazla olamaz.
Sık Sorulan Sorular
Mutlak butlan ile iptal edilebilirlik arasındaki temel fark nedir?
İptal edilebilir bir karar, yetkili kişilerin belirli süre içinde dava açması hâlinde geçersiz kılınabilir; bu süre geçirilirse karar geçerli olmaya devam eder. Mutlak butlanda ise işlem kesin olarak hükümsüzdür; süre geçmesiyle geçerlilik kazanmaz. TMK m. 83, dernek genel kurul kararlarına ilişkin iptal sürelerini belirlerken kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı hâlleri bu süre sınırının dışında tutmaktadır.
Siyasi partilere Medeni Kanun ve Borçlar Kanunu hükümleri nasıl uygulanır?
2820 sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun 121. maddesi, TMK ile derneklere uygulanan diğer kanunların SPK'ya aykırı olmayan hükümlerinin siyasi partiler hakkında da uygulanacağını öngörmektedir. TMK m. 5 ise Borçlar Kanununun genel nitelikli hükümlerinin uygun düştüğü ölçüde tüm özel hukuk ilişkilerine uygulanacağını belirtmektedir. Hangi TMK ya da TBK maddelerinin kurultay kararlarına tatbik edileceği yargı yorumuna bırakılmıştır.
SPK m. 4 ve m. 93 hangi yükümlülükleri öngörmektedir?
SPK m. 4, siyasi partilerin demokratik siyasi hayatın vazgeçilmez unsurları olduğunu belirtmekte; organlarının seçimi, işleyişi, faaliyetleri ve kararlarının Anayasada nitelikleri belirtilen demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını düzenlemektedir. SPK m. 93 ise parti içi çalışmaları, yönetimi, denetimi, organ seçimleri ile genel başkanlıkça, genel merkez organlarınca ve parti gruplarınca alınan kararları ve yapılan eylem ve işlemleri kapsayacak biçimde bunların parti tüzüğüne, üye eşitliği ilkesine ve demokrasi esaslarına aykırı olamayacağını hükme bağlamaktadır. Her iki madde de aykırılık hâlinde uygulanacak yaptırımı doğrudan düzenlememektedir.
Çağrıdaki usulsüzlük kurultay kararını otomatik olarak geçersiz kılar mı?
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu çoğunluğuna göre çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da mutlak butlan sonucunu doğurmamaktadır. Bu iddiayı ileri süren tarafın genel kurul kararlarının yasaya, ana sözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılığını ayrıca ispat etmesi gerekmektedir. Bununla birlikte, toplantıya çağrılması gereken üyelerin çağrılmamaları nedeniyle gelemedikleri ve bunun toplantı ile karar nisabını etkilediği hâllerde kararın yok sayılması gerektiği kabul edilmektedir.
Kurultay kararlarına itiraz için süre var mı?
TMK m. 83 uyarınca kanuna veya tüzüğe aykırı genel kurul kararlarının iptali için toplantıya katılan üyeye karar tarihinden itibaren bir ay, katılmayan üyeye kararı öğrenmesinden itibaren bir ay ve her hâlde karar tarihinden itibaren üç aylık hak düşürücü süre tanınmaktadır. Bu süre sınırı yalnızca iptal edilebilir kararlar için geçerlidir; kararın yok veya mutlak butlanla hükümsüz sayıldığı hâllerde bu süreler işlemez. Söz konusu istisnanın siyasi parti kurultay kararlarına uygulanabilirliği SPK m. 121 aracılığıyla gündeme gelmekle birlikte kapsamı yargı yorumuna bağlıdır.
Batıl sayılan bir kurultaydan çıkan organların yetkileri geçerli midir?
Davada ileri sürülen ve bölge adliye mahkemesince benimsenen değerlendirmeye göre mutlak butlanla sakat bir işlem hiçbir hukuki sonuç doğurmaz; bu sakatlık sonraki işlemlere de sirayet eder. Bu yaklaşıma göre batıl kurultaydan seçilen organların çağrısıyla toplanan yeni kurultaylar da yetkili bir organa dayanmadığından batıl sayılabilir. Ancak bu değerlendirmenin hukuki kesinlik kazanması için Yargıtay denetiminin tamamlanması gerekmektedir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

