Temel Cezanın Belirlenmesi ve Kanuni Ölçütler
Cezanın belirlenmesi, kanunda suç olarak tanımlanan eylemin yaptırımı için öngörülen asgari ve azami sınırlar arasında mahkemece somut olaya özgü temel cezanın saptanmasıdır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 61/1 uyarınca hâkim; suçun işleniş biçimini, işlenmesinde kullanılan araçları, fiilin işlendiği zaman ve yeri, konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ile saiki dikkate alarak kanuni sınırlar dahilinde temel cezayı belirler. Türk Ceza Kanunu m. 61/10 hükmü gereğince, kanunda açıkça yazılı olmadıkça cezaların artırılması, eksiltilmesi veya değiştirilmesi mümkün değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 61Kaynağı aç
a) Suçun işleniş biçimini,
b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları,
c) Suçun işlendiği zaman ve yeri,
d) Suçun konusunun önem ve değerini,
e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını,
f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını,
g) Failin güttüğü amaç ve saiki,
Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın
alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler.
(2) Suçun olası kastla ya da bilinçli taksirle işlenmesi nedeniyle
indirim veya artırım, birinci fıkra hükmüne göre belirlenen ceza üzerinden yapılır.
(3) Birinci fıkrada belirtilen hususların suçun unsurunu oluşturduğu
hallerde, bunlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca göz önünde bulundurulmaz.
(4) Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı
gerektiren birden fazla nitelikli hallerin gerçekleşmesi durumunda; temel
cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
(5) Yukarıdaki fıkralara göre belirlenen ceza üzerinden sırasıyla
teşebbüs, iştirak, zincirleme suç, haksız tahrik, yaş küçüklüğü, akıl hastalığı
ve cezada indirim yapılmasını gerektiren şahsi sebeplere ilişkin hükümler ile
takdiri indirim nedenleri uygulanarak sonuç ceza belirlenir.
(6) Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabıyla belirlenir. Bir gün,
yirmidört saat; bir ay, otuz gündür. Yıl, resmi takvime göre hesap edilir.
Hapis cezası için bir günün, adlî para cezası için bir Türk Lirasının
artakalanı hesaba katılmaz ve bu cezalar infaz edilmez.
(7) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)Süreli hapis cezasını gerektiren
bir suçtan dolayı bu madde hükümlerine göre belirlenen sonuç ceza, otuz yıldan
fazla olamaz.
(8) (Ek: 29/6/2005 – 5377/7 md.)
Adlî para cezası hesaplanırken, bu madde hükmüne göre cezanın belirlenmesi ve
bireyselleştirilmesine yönelik artırma ve indirimler, gün üzerinden yapılır.
Adlî para cezası, belirlenen sonuç gün ile kişinin bir gün karşılığı
ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle bulunur.
(9) (Ek: 6/12/2006 – 5560/1 md.) Adlî para cezasının seçimlik ceza
olarak öngörüldüğü suçlarda bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı, o suç
tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az; üst sınırı da, hapis cezasının
üst sınırından fazla olamaz.
(10) Kanunda açıkça yazılmış olmadıkça cezalar ne artırılabilir, ne
eksiltilebilir, ne de değiştirilebilir.[18][19]
Takdiri indirim nedenleri
Temel cezanın tayininde çifte değerlendirme yasağı gözetilir. Türk Ceza Kanunu m. 61/3 gereğince, birinci fıkrada sayılan ölçütlerin suçun kanuni tanımındaki unsurlarını oluşturduğu hâllerde, bu hususlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca değerlendirmeye alınamaz.
Olası Kast, Bilinçli Taksir ve Nitelikli Hâllerin Uygulanması
Manevi unsura ilişkin özel durumlar temel ceza üzerinden değerlendirilir. Türk Ceza Kanunu m. 61/2 uyarınca suçun olası kastla veya bilinçli taksirle işlenmesi sebebiyle yapılacak ceza indirimi yahut artırımı, Türk Ceza Kanunu m. 61/1 hükmüne göre saptanan ceza üzerinden tatbik edilir.
Bir suçun temel şekline nazaran daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâlin somut olayda gerçekleşmesi durumunda, Türk Ceza Kanunu m. 61/4 gereğince temel ceza üzerinden önce artırma, ardından indirme işlemleri yapılır.
Sonuç Cezanın Hesaplanmasında Kanuni Sıralama
Temel ceza ve nitelikli hâller değerlendirildikten sonra sonuç cezanın bulunmasında kanundaki sıralı basamaklar izlenir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 61/5 gereğince, tespit edilen yaptırım üzerinden sırasıyla suça kalkışma, suça katılma, zincirleme suç kuralları, haksız tahrik indirimi, failin yaş küçüklüğü veya akıl durumu ile şahsi indirim sebepleri tatbik edilir; en son aşamada takdiri indirim hükümleri işletilerek nihai ceza ortaya çıkarılır.
Süreli hapis cezasını gerektiren bir suç sebebiyle Türk Ceza Kanunu m. 61 hükümlerine göre belirlenecek sonuç ceza bakımından kesin bir azami sınır getirilmiştir. Türk Ceza Kanunu m. 61/7 uyarınca, bu kapsamda belirlenen sonuç ceza otuz yıldan fazla olamaz.
Hapis ve Adlî Para Cezasının Hesaplanma Esasları
Hapis cezasının süresi gün, ay ve yıl hesabı esas alınarak saptanır. Türk Ceza Kanunu m. 61/6 gereğince bir gün yirmi dört saat, bir ay otuz gündür; yıl hesabı ise resmi takvime göre yürütülür. Hapis cezalarında bir günün, adlî para cezalarında ise bir Türk Lirasının artakalanı hesaba dahil edilmez ve infaz edilmez.
Adlî para cezalarında artırma ve eksiltmeler gün üzerinden yürütülür. Türk Ceza Kanunu m. 61/8 uyarınca adlî para cezası, belirlenen sonuç gün sayısı ile kişinin bir gün karşılığı ödeyebileceği miktarın çarpılması suretiyle hesaplanır. Türk Ceza Kanunu m. 61/9 gereğince, adlî para cezasının seçimlik olarak düzenlendiği suç tiplerinde bu cezaya ilişkin gün biriminin alt sınırı suç tanımındaki hapis cezasının alt sınırından az, üst sınırı ise hapis cezasının üst sınırından fazla olamaz.
Ceza Hukukunun Genel İlkeleri ve Suçların İçtimaı
Cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi adımları, ceza hukukunun temel ilkelerine uygun olarak gerçekleştirilir. Türk Ceza Kanunu m. 2/1 uyarınca kanunun açıkça suç saymadığı bir fiil için kimseye ceza verilemez, güvenlik tedbiri uygulanamaz ve kanunda yazılı olanlardan başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz. Aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca suç ve ceza içeren kanun hükümlerinin uygulanmasında kıyas yapılamaz ve bu hükümler kıyasa yol açacak biçimde geniş yorumlanamaz. Ayrıca Türk Ceza Kanunu m. 20/1 gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve hiç kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 2Kaynağı aç
ceza verilemez ve güvenlik tedbiri uygulanamaz. Kanunda yazılı cezalardan ve
güvenlik tedbirlerinden başka bir ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunamaz.
(2) İdarenin düzenleyici işlemleriyle suç ve ceza konulamaz.
(3) Kanunların suç ve ceza içeren hükümlerinin uygulanmasında kıyas
yapılamaz. Suç ve ceza içeren hükümler, kıyasa yol açacak biçimde geniş
yorumlanamaz.
Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi
Failin gerçekleştirdiği eylemlerin suç sayısına etkisi içtima kuralları çerçevesinde ele alınır. Türk Ceza Kanunu m. 42/1 uyarınca, biri diğerinin unsurunu veya ağırlaştırıcı nedenini oluşturduğu için tek fiil sayılan bileşik suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz. İşlediği bir fiil ile birden fazla farklı suçun oluşmasına sebebiyet veren fail ise Türk Ceza Kanunu m. 44/1 uyarınca bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan dolayı cezalandırılır. Bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi veya tek fiille birden fazla kişiye karşı aynı suçun işlenmesi durumunda Türk Ceza Kanunu m. 43/1 gereğince bir cezaya hükmedilir ve bu ceza dörtte birinden dörtte üçüne kadar artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 42Kaynağı aç
nedenini oluşturması dolayısıyla tek fiil sayılan suça bileşik suç denir. Bu
tür suçlarda içtima hükümleri uygulanmaz.
Zincirleme suç
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 44Kaynağı aç
oluşmasına sebebiyet veren kişi, bunlardan en ağır cezayı gerektiren suçtan
dolayı cezalandırılır.
ÜÇÜNCÜ
KISIM
Yaptırımlar
BİRİNCİ
BÖLÜM
Cezalar
Cezalar
Takdiri İndirim Nedenleri ve Cezadan Mahsup
Sanık lehine cezayı hafifletici takdiri gerekçelerin mevcudiyeti durumunda kanunun öngördüğü indirim oranları uygulanır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62/1 uyarınca, takdiri sebepler kabul edildiğinde en ağır yaptırım olan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası müebbet hapse, müebbet hapis yaptırımı ise yirmi beş yıllık süreli hapse dönüştürülür; bunların dışındaki tüm cezalarda ise en fazla altıda bir oranında indirime gidilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 62Kaynağı aç
varlığı halinde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine, müebbet hapis;
müebbet hapis cezası yerine, yirmibeş yıl hapis cezası verilir. Diğer cezaların
altıda birine kadarı indirilir.[20]
(2) Takdiri indirim nedeni olarak,
failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki
pişmanlığını gösteren davranışları veya cezanın failin geleceği üzerindeki
olası etkileri (…)[21] göz önünde bulundurulabilir. (Ek
cümle:12/5/2022-7406/1 md.) Ancak failin duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye
yönelik şeklî tutum ve davranışları, takdiri indirim nedeni olarak dikkate
alınmaz. Takdiri indirim nedenleri kararda gerekçeleriyle gösterilir.21
Mahsup
Takdiri indirimin tatbikinde hâkimin gözeteceği unsurlar 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62/2 ile çerçevelenmiştir. Bu değerlendirmede sanığın geçmiş yaşamı, sosyal çevresiyle ilişkileri, suç sonrasında ve yargılama evresinde sergilediği pişmanlık emareleri ile mahkûmiyetin geleceğine yansımaları tartılabilir. Buna karşılık, yargılama esnasında heyeti etkilemek amacıyla sergilenen biçimsel tutum ve tavırlar indirim gerekçesi yapılamaz; hükümde uygulanan gerekçelerin de açıkça belirtilmesi kanunen mecburidir.
Yargılama tamamlanıp karar kesinleşinceye kadar geçen süreçte kişinin serbestisini kısıtlayan tüm durumlar cezadan mahsup edilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 63/1 uyarınca, özgürlüğün kısıtlandığı dönemler verilen hapis cezasından bütünüyle eksiltilir. Eğer hüküm adlî para cezası olarak tesis edilmişse, hürriyetten yoksun kalınan her bir gün beş yüz Türk lirası kabul edilerek para cezasından düşülür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 63Kaynağı aç
hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran bütün haller nedeniyle geçirilmiş süreler,
hükmolunan hapis cezasından indirilir. Adlî para cezasına hükmedilmesi durumunda,
bir gün beşyüz Türk Lirası sayılmak üzere, bu cezadan indirim yapılır.[22]
DÖRDÜNCÜ
BÖLÜM
Dava
ve Cezanın Düşürülmesi
Sanığın veya hükümlünün ölümü
Kısa Süreli Hapis Cezalarının Seçenek Yaptırımlara Çevrilmesi
Mahkûm edilen hapis cezasının miktarı ve niteliği yaptırımın dönüştürülmesinde önem taşır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50/1-a gereğince kısa süreli hapis, failin karakteri, mali ve toplumsal konumu, süreçte gösterdiği pişmanlık ile eylemin özellikleri tartılarak adlî para cezasına çevrilebilir. Bununla birlikte, kanun maddesinde hapis ve adlî para yaptırımlarının alternatif olarak sunulduğu durumlarda tercihin hapisten yana kullanılması hâlinde, aynı kanunun m. 50/2 hükmü uyarınca cezanın para cezasına çevrilmesi mümkün değildir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi
Belli sürelerdeki mahkûmiyetler ile belirli yaştaki failler bakımından hapis cezasının dönüştürülmesi kanuni zorunluluktur. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50/3 uyarınca, geçmişinde hapis mahkûmiyeti bulunmayan kişilerin otuz gün ve altındaki hapis cezaları ile suç tarihinde on sekizini doldurmamış veya altmış beş yaşını tamamlamış faillerin bir yıl ya da daha az süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlara dönüştürülmek zorundadır.
Taksirli eylemlerden kaynaklanan mahkûmiyetlerde adlî para cezasına dönüştürme bakımından süreli hapis sınırına istisna tanınmıştır. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 50/4 uyarınca, taksirli suçtan verilen ceza uzun süreli hapis niteliğinde olsa bile diğer kanuni koşulların mevcudiyeti durumunda adlî para cezasına çevrilebilir; ancak bu imkân suçun bilinçli taksirle gerçekleştirildiği durumlarda tatbik edilmez.
Temel ceza alt ve üst sınır arasında nasıl takdir edilir?
Hâkim; suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, yer ve zaman, konunun önem ve değeri, oluşan zarar veya tehlikenin ağırlığı ile failin kusur, amaç ve saikini gözeterek kanuni sınırlar arasında temel cezayı belirler.
Suçun kurucu unsuru olan bir husus temel cezada artırım sebebi yapılabilir mi?
Hayır, Türk Ceza Kanunu m. 61/3 gereğince suçun yasal tanımında unsur oluşturan hususlar temel cezanın belirlenmesinde ayrıca dikkate alınamaz.
Birden fazla nitelikli hâl bir arada gerçekleşirse ceza nasıl hesaplanır?
Türk Ceza Kanunu m. 61/4 uyarınca, temel şekle göre daha ağır veya daha az cezayı gerektiren birden fazla nitelikli hâl gerçekleştiğinde temel cezada önce artırma sonra indirme yapılır.
Süreli hapis cezasında kanuni sonuç ceza üst sınırı nedir?
Türk Ceza Kanunu m. 61/7 uyarınca, süreli hapis cezasını gerektiren bir suç dolayısıyla cezanın belirlenmesi ve bireyselleştirilmesi hükümlerine göre saptanan sonuç ceza otuz yıldan fazla olamaz.
Duruşmadaki mahkemeyi etkilemeye yönelik şeklî tutumlar takdiri indirim sebebi sayılır mı?
Hayır, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 62/2 uyarınca failin duruşmada mahkemeyi etkilemeye yönelik biçimsel tutum ve davranışları takdiri indirim gerekçesi olarak dikkate alınmaz; uygulanan takdiri nedenlerin kararda gerekçeleriyle gösterilmesi zorunludur.
Taksirli suçlarda uzun süreli hapis adli para cezasına çevrilebilir mi?
Evet, Türk Ceza Kanunu m. 50/4 gereğince taksirli suçlarda hapis cezası uzun süreli olsa da adlî para cezasına çevrilebilir; ancak bu imkân suçun bilinçli taksirle işlenmesi hâlinde geçerli değildir.
Hapis cezasının seçenek yaptırıma çevrilmesinin zorunlu olduğu hâller nelerdir?
Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak kaydıyla, otuz gün ve daha az süreli hapis cezaları ile fiili işlediği tarihte on sekiz yaşını doldurmamış veya altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl veya daha az süreli hapis cezaları seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

