Ceza zamanaşımı, kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyetinin kanunda öngörülen sürelerin geçmesi nedeniyle infaz kabiliyetini yitirmesini ifade eder. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 68/5 uyarınca ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve infaz edilmemiş kalan ceza miktarı esas alınarak hesaplanır. Kanunda öngörülen kesilme sebeplerinin gerçekleşmesi durumunda ise işlemekte olan zamanaşımı süresi sıfırlanır, önceki dönemde geçen süre hesaba katılmaz ve zamanaşımı süresi baştan itibaren yeniden işlemeye başlar.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 68Kaynağı aç
geçmesiyle infaz edilmez:
a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezalarında kırk yıl.
b) Müebbet hapis cezalarında otuz yıl.
c) Yirmi yıl ve daha fazla süreli hapis cezalarında yirmidört yıl.
d) Beş yıldan fazla hapis cezalarında yirmi yıl.
e) Beş yıla kadar hapis ve adlî para cezalarında on yıl.
(2) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını
doldurmamış olanlar hakkında, bu sürelerin yarısının; onbeş yaşını doldurmuş
olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında ise, üçte ikisinin
geçmesiyle ceza infaz edilmez.
(3) Bu Kanunun İkinci Kitabının Dördüncü Kısmında yazılı yurt dışında
işlenmiş suçlar dolayısıyla verilmiş ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet
hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında zamanaşımı uygulanmaz.
(4) Türleri başka başka cezaları içeren hükümler, en ağır ceza için
konulan sürenin geçmesiyle infaz edilmez.
(5) Ceza zamanaşımı, hükmün kesinleştiği veya infazın herhangi bir
suretle kesintiye uğradığı günden itibaren işlemeye başlar ve kalan ceza
miktarı esas alınarak süre hesaplanır.
Ceza zamanaşımı ve hak yoksunlukları
Ceza Zamanaşımının Kesilmesinin Hukuki Niteliği ve Şahsiliği
Ceza zamanaşımının kesilmesi durumunda, o ana kadar geçmiş bulunan süre sıfırlanır; önceki dönemde geçen süre zamanaşımı hesabına dahil edilmez ve zamanaşımı süresi kanunda sayılan kesici hallerle birlikte baştan itibaren yeniden işlemeye başlar.
Ceza zamanaşımını kesen sebepler şahsi niteliktedir. Birden fazla kişinin birlikte mahkûm olduğu hallerde, hükümlülerden biri bakımından kesilme sebebinin gerçekleşmesi diğer hükümlüler yönünden kendiliğinden kesilme sonucunu doğurmaz; her hükümlünün infaz ve zamanaşımı durumu bağımsız olarak değerlendirilir.
İnfaz İşlemleri Nedeniyle Zamanaşımının Kesilmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 71/1 hükmüne göre mahkûmiyet hükmünün infazı amacıyla yetkili merci tarafından hükümlüye kanuna uygun şekilde tebligat yapılması ceza zamanaşımını keser. Aynı fıkra uyarınca infaz maksadıyla hükümlünün yakalanması da ceza zamanaşımını kesen bağımsız bir infaz işlemidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 71Kaynağı aç
tarafından hükümlüye kanuna göre yapılan tebligat veya bu maksatla hükümlünün
yakalanması ceza zamanaşımını keser.
(2) Bir suçtan dolayı mahkûm olan kimse üst sınırı iki yıldan fazla hapis
cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlediği takdirde, ceza zamanaşımı kesilir.
Zamanaşımının hesabı ve uygulanması
Yalnızca yakalama müzekkeresi düzenlenmiş olması, infaz amacıyla fiilen yakalama gerçekleşmediği sürece ceza zamanaşımını kesen bir neden sayılmaz.
Aynı suç dolayısıyla hem hapis hem de adli para cezasına hükmedilmiş bulunması halinde, bu cezalardan herhangi biri için yetkili mercice infaz amacıyla tebligat yapılması durumunda bu işlemin her iki ceza türü bakımından da kesilme etkisi meydana getirebileceği kabul edilmektedir.
Yeni Suç İşlenmesi Sebebiyle Zamanaşımının Kesilmesi
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 71/2 uyarınca, bir suçtan dolayı mahkûm olan kimsenin üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi halinde ceza zamanaşımı kesilir. Taksirli suçlar veya kanuni üst sınırı iki yılı aşmayan kasıtlı suçlar bu kapsamda kesilme sonucu doğurmaz.
Yeni bir kasıtlı suç işlenmesi halinde zamanaşımının kesilme anı, yeni suçtan dolayı kurulacak mahkûmiyet hükmünün kesinleştiği tarih değil, suçun fiilen işlendiği tarihtir. Kanunun aradığı üst sınır ölçüsü bu tarihteki eylem üzerinden belirlenir.
Ceza Zamanaşımını Kesmeyen Haller ve Tazyik Hapsi Ayrımı
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yürütülen ifade alma, sorgu veya iddianame düzenlenmesi gibi usul işlemleri kamu davasına ilişkindir. Kesinleşmiş mahkûmiyetin infazına yönelik bulunmayan bu tür yargılama işlemleri kural olarak infaz aşamasındaki ceza zamanaşımını kesmez.
Disiplin hapsi ve hapsen tazyik yaptırımları, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 223 anlamında klasik bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmayıp bir yükümlülüğün yerine getirilmesini temin etmeye yönelik zorlama hapsi mahiyetindedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 2013/16101 Esas ve 2014/6992 Karar sayılı ilamında da vurgulandığı üzere, ceza zamanaşımını kesen hallerin yer aldığı 5237 sayılı Kanun m. 71 hükümleri tazyik hapsi kararlarında uygulanmaz.
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2013/16101, K. 2014/6992Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : KYB – 2013/199221
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27/05/2013 gün ve 2013/8402/33914 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 12/06/2013 gün ve KYB.2013/199221 sayılı ihbarnamesi ile;
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık M.. O..'nun, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair İzmir 3. İcra Ceza Mahkemesinin 10/03/2010 tarihli ve 2009/1109 Esas, 2010/310 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 04/11/2010 tarihli ve 2010/1526 Değişik İş sayılı kararı ile kesinleşmesini müteakip, hükümlü müdafiinin ceza zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle hükmün infaz edilemeyeceğinden bahisle tazyik hapsine ilişkin kararın kaldırılmasına dair talebinin reddine ilişkin İzmir 3. İcra Ceza Mahkemesinin 06/03/2013 tarihli ve 2009/1109 Esas, 2010/310 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair mercii İzmir 4. icra Ceza Mahkemesinin 26/03/2013 tarihli ve 2013/26 Değişik İş sayılı kararını kapsayan dosyanın incelenmesinde;
Dosya kapsamına göre, Yargıtay 16. Hukuk Dairesinin benzer bir konuda vermiş olduğu 08/03/2010 tarihli ve 2010/1588 Esas, 2010/1779 sayılı kararında belirtildiği üzere, gerek disiplin hapsi ve gerekse hapsen tazyik yaptırımı içeren kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi anlamında hüküm niteliğinde olmadığı, bir yükümlülüğün yerine getirilmesi için zorlama hapsi niteliğinde olduğu nazara alındığında, ceza zamanaşımını kesen hallerin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu 71. maddesi hükümlerinin tazyik hapsi kararlarında uygulanma imkânı bulunmadığı gibi, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun "Davanın ve cezanın düşmesi ile ceza verilemeyecek haller" kenar başlıklı 354. maddesinin 2. fıkrasında; " İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez" şeklindeki düzenleme karşısında, kesinleşmesinden itibaren 2 yıldan fazla süre geçtiği anlaşılan tazyik hapsi kararının infaz edilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması istenilmiş olmakla, Dairemize gönderilen dosya incelenerek gereği görüşüldü:
İncelenen dosya içeriğine göre, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce bu sebeple yerinde görüldüğünden, İzmir 4. İcra Ceza Mahkemesinin 26.03.2013 gün ve 2013/26 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu konuda CMK'nun 309/4-d maddesi gereğince karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında hükmolunan tazyik hapsi cezasının çektirilmemesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.04.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu m. 354/2 uyarınca icra mahkemesinin verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin kararlar kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilemez. Yargıtay 19. Ceza Dairesinin 2015/25206 Esas ve 2016/17557 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, tazyik hapsi niteliğindeki yaptırımlarda Türk Ceza Kanunu m. 71 uygulanamayacağı gibi, ilgilinin yakalanarak infaza başlanması da anılan iki yıllık süreyi kesmez ve bu sürenin kesilmesine dair başkaca bir yasal düzenleme bulunmamaktadır.
Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/25206, K. 2016/17557Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Tebliğname No : …
Ödeme şartını ihlal suçundan sanık ….2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi uyarınca 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair … İcra Ceza Mahkemesinin 05/07/2011 tarihli ve … sayılı kararını müteakip, sanığın 17/05/2014 tarihinde yakalandığı ve tazyik hapsinin infazına başlandığından zamanaşımının kesilmesi nedeniyle infazın devamına ilişkin aynı mahkemenin 10/06/2014 tarihli ve … sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine dair…. İcra Ceza Mahkemesinin 01/07/2014 tarihli ve … değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 13/01/2015 gün ve … sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 29/01/2015 gün ve …. sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 45. maddesinde, suç karşılığı uygulanacak yaptırımların, hapis ve adlî para cezası olarak belirlendiği, diğer taraftan 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 1. maddesinde bu Kanunun amacının, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin usûl ve esasları düzenlemek olduğunun belirtildiği, bu haliyle 5275 sayılı Kanun'un ceza ve güvenlik tedbirlerine dair hususları kapsamakta olup tazyik hapislerine ilişkin bir hususa yer vermediği, keza Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Tüzük'ün 193/4. maddesinde yer alan “Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları, tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adlî sicil kayıtlarına işlenmez.” hükmü ile Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 14/11/2006 tarihli ve 2006/16-220-231 sayılı ilâmı birlikte değerlendirildiğinde, disiplin ve tazyik hapsinin bir "hapis" cezası olmadığı, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 2. maddesinde tanımlanan "disiplin hapsi" kavramı içinde kaldığının anlaşılmasına göre, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 71. maddesinde düzenlenen ceza zamanaşımının kesilmesine ilişkin hususların disiplin hapsi mahiyetinde olan tazyik hapsi için geçerli olmadığı, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 354/2. maddesinde yer alan ceza zamanaşımı süresinin kesilmesine ilişkin başkaca bir yasal düzenlemenin de bulunmadığı, bu nedenle 2004 sayılı icra ve İflas Kanununun 354/2. maddesi gereğince bahse konu tazyik hapsinin kesinleşmesinden itibaren 2 yıllık sürenin geçmesi ile zamanaşımı süresinin 29/05/2014 tarihinde dolduğu gözetilerek itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, …. İcra Ceza Mahkemesinin 01/07/2014 tarihli ve … Değişik İş sayılı kararının CMK'nın 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, tazyik hapsinin infaz edilmemesine, 05.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 2021/12060 Esas ve 2021/11696 Karar sayılı ilamında, ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı verilen tazyik hapsi kararının kesinleşmesini takiben iki yıllık sürenin dolması halinde kararın infaz edilemeyeceği, zamanaşımı nedeniyle cezanın ortadan kaldırılmasına ve infaz edilmekte ise salıverilmeye karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2021/12060, K. 2021/11696Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Borçlunun ödeme şartını ihlal suçundan sanıklar… ve …'un, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmalarına ilişkin İstanbul Anadolu 6. İcra Ceza Mahkemesinin 16/05/2017 tarihli ve 2017/163 esas, 2017/193 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 02/03/2018 tarihli ve 2018/23 değişik iş sayılı kararının kesinleşmesini müteakip, müşteki vekilinin şikayetten vazgeçmesi nedeniyle 2004 sayılı Kanun'un 354/1. maddesi gereğince davanın tüm sanıklar yönünden düşürülmesine ilişkin İstanbul Anadolu 6. İcra Ceza Mahkemesinin 20/11/2018 tarihli ve 2017/163 esas, 2017/193 sayılı ek kararına karşı müşteki vekili tarafından şikayetten vazgeçme dilekçesinin müştekiye ait olmadığından bahisle yapılan itirazın kabulüne, 20/11/2018 tarihli ek kararın kaldırılmasına dair İstanbul Anadolu 7. İcra Ceza Mahkemesinin 14/12/2020 tarihli ve 2020/53 değişik iş sayılı kararını takiben, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca zamanaşımı hususunda tereddüt olduğundan bahisle ilamın infazı konusunda ek karar verilmesine yönelik talebi üzerine, ilamın infazının devamına ilişkin İstanbul Anadolu 6. İcra Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2017/163 esas, 2017/193 sayılı ek kararı aleyhine … Bakanlığı'nın 05/10/2021 gün ve 94660652-105-34-8472-2021-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/10/2021 gün ve KYB-2021/123968 sayılı ihbarnamesi ile Dairemize gönderilmekle okundu.
Anılan ihbarnamede;
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 11. Ceza Dairesinin 10/04/2014 tarihli ve 2013/16101 esas, 2014/6992 karar sayılı ilamında yer alan "…gerek disiplin hapsi ve gerekse hapsen tazyik yaptırımı içeren kararların, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesi anlamında hüküm niteliğinde olmadığı, bir yükümlülüğün yerine getirilmesi için zorlama hapsi niteliğinde olduğu nazara alındığında, ceza zamanaşımını kesen hallerin düzenlendiği 5237 sayılı Türk Ceza Kanun'un 71. maddesi hükümlerinin tazyik hapsi kararlarında uygulanma imkânı bulunmadığı gibi, 2004 sayılı Kanun'un…354. maddesinin 2. fıkrasında…şeklindeki düzenleme karşısında, kesinleşmesinden itibaren 2 yıldan fazla süre geçtiği anlaşılan tazyik hapsi kararının infaz edilemeyeceği gözetilmeden itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle…kararın bozulması istenilmiş olmakla…BOZULMASINA" biçimindeki açıklamalar ile 2004 sayılı Kanun'un 354/2. maddesinde yer alan "İcra mahkemesinin bu Bap hükümlerine göre verdiği tazyik veya disiplin hapsine ilişkin karar, kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, tazyik hapsine ilişkin kararın 02/03/2018 tarihinde kesinleşmesini takiben, 2 yıllık sürenin 02/03/2020 tarihinde dolduğu cihetle, tazyik hapsi kararının infaz edilemeyeceği, zamanaşımı nedeniyle cezanın ortadan kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 6. İcra Ceza Mahkemesinin 15/01/2021 tarihli ve 2017/163 esas, 2017/193 sayılı ek kararının CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sanıklar hakkında ödeme şartını ihlal eyleminden dolayı hükmolunan tazyik hapsinin kaldırılmasına, bu eylemle ilgili olarak sanıklar hakkında tazyik hapsi infaz edilmekte ise salıverilmesine; 21/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Disiplin hapsi ve tazyik hapsi kararları tekerrüre esas olmaz, koşullu salıverilme hükümleri uygulanmaz ve adli sicil kayıtlarına işlenmez.
Farklı Cezalarda Zamanaşımı Hesabı ve İstisnalar
Birden fazla ve farklı türde cezaları içeren mahkûmiyet hükümlerinde zamanaşımı süresi, 5237 sayılı Kanun m. 68/4 gereğince en ağır ceza için öngörülen sürenin geçmesiyle tamamlanır. Buna karşılık, aynı Kanunun İkinci Kitap Dördüncü Kısmında yer alan yurt dışında işlenmiş suçlar nedeniyle hükmedilen ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis veya on yıldan fazla hapis cezalarında m. 68/3 uyarınca zamanaşımı uygulanmaz.
Ceza zamanaşımı kesildiğinde önceki süreler geçerliliğini korur mu?
Hayır, ceza zamanaşımını kesen bir sebep gerçekleştiğinde o ana kadar işlemiş bulunan süreler tamamen sıfırlanır, hesaba katılmaz ve zamanaşımı süresi baştan itibaren yeniden işlemeye başlar.
Yalnızca yakalama kararı çıkarılması ceza zamanaşımını keser mi?
Hayır, infaz maksadıyla yalnızca yakalama emri veya müzekkeresi düzenlenmesi yetmez; ceza zamanaşımının kesilebilmesi için hükümlünün fiilen yakalanması şarttır.
Hangi tür yeni suçlar ceza zamanaşımını keser?
Bir suçtan mahkûm olan kimsenin üst sınırı iki yıldan fazla hapis cezasını gerektiren kasıtlı bir suç işlemesi ve bu fiilden ötürü mahkûmiyet kararı verilmesi halinde ceza zamanaşımı kesilir; taksirli suçlar ve üst sınırı iki yılı aşmayan kasıtlı suçlar bu sonucu doğurmaz.
Tazyik ve disiplin hapislerinde Türk Ceza Kanunu'ndaki kesilme nedenleri uygulanır mı?
Hayır, tazyik ve disiplin hapsi kararları CMK m. 223 kapsamında bir mahkûmiyet hükmü niteliğinde olmayıp zorlama hapsi mahiyetinde olduğundan TCK m. 71'deki kesilme nedenleri uygulanmaz; İcra ve İflas Kanunu'nun ilgili babına göre verilen bu kararlar kesinleştiği tarihten itibaren iki yıl geçtikten sonra yerine getirilmez.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

