İfade Alma ve Sorgu İşlemlerinin Hukuki Niteliği
Ceza muhakemesinde şüphelinin veya sanığın isnat edilen fiil hakkında dinlenmesi işlemi, yetkili makama göre ifade alma veya sorgu olarak adlandırılır. İfade alma işlemi kolluk kuvvetleri veya Cumhuriyet savcısı tarafından yürütülür. Sorgu işlemi ise soruşturma evresinde sulh ceza hâkimi, kovuşturma evresinde ise davaya bakan mahkeme tarafından gerçekleştirilir.
İfadeye Çağrı, Zorla Getirme Usulü ve Kararın Kapsamı
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 145 uyarınca, ifadesi alınacak veya sorgusu yapılacak kişi kural olarak davetiye ile çağrılır. Bu çağrı kâğıdında çağrılma sebebi açıkça gösterilir ve kişinin mazeretsiz gelmemesi halinde zorla getirileceği ihtar olunur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
davetiye ile çağrılır; çağrılma nedeni açıkça belirtilir; gelmezse zorla
getirileceği yazılır.
Zorla getirme[53]
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 146/1 uyarınca hakkında tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli neden bulunan yahut kanuna uygun çağrıya rağmen mazeretsiz gelmeyen şüpheli veya sanık hakkında zorla getirme kararı verilebilir. Bu karar şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu, isnat edilen suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilme nedenlerini içerir; kararın bir örneği de şüpheli veya sanığa verilir. Ayrıca Kanun'un 146/7 maddesi uyarınca çağrıya uymayan tanık, bilirkişi, mağdur ve şikâyetçiler hakkında da zorla getirme kararı çıkarılabilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
tutuklama kararı verilmesi veya yakalama emri düzenlenmesi için yeterli
nedenler bulunan veya 145 inci maddeye göre çağrıldığı halde gelmeyen şüpheli
veya sanığın zorla getirilmesine karar verilebilir.
(2) Zorla getirme kararı, şüpheli veya sanığın açıkça kim olduğunu,
kendisiyle ilgili suçu, gerektiğinde eşkâlini ve zorla getirilmesi nedenlerini
içerir.
(3) Zorla getirme kararının bir örneği şüpheli veya sanığa verilir.
(4) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme kararı ile
çağrılan şüpheli veya sanık derhal, olanak bulunmadığında yol süresi hariç en
geç yirmidört saat içinde çağıran hâkimin, mahkemenin veya Cumhuriyet
savcısının önüne götürülür ve sorguya çekilir veya ifadesi alınır.
(5) (Değişik: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Zorla getirme, bunun için haklı
görülecek bir zamanda başlar ve hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısı
tarafından, sorguya çekilmenin veya ifade almanın sonuna kadar devam eder.
(6) Zorla getirme kararının yerine getirilememesinin nedenleri, köy veya
mahalle muhtarı ile kolluk görevlisinin birlikte imzalayacakları bir tutanakla
saptanır.
(7) (Ek: 6/12/2006 – 5560/20 md.) Çağrıya rağmen gelmeyen tanık,
bilirkişi, mağdur ve şikâyetçi ile ilgili olarak da zorla getirme kararı
verilebilir.
İKİNCİ
BÖLÜM
İfade
ve Sorgu Usulü
İfade ve sorgunun
tarzı
Zorla getirme kararı ile çağrılan kişi derhâl, olanak bulunmadığında ise yol süresi hariç en geç yirmi dört saat içinde çağıran hâkim, mahkeme veya Cumhuriyet savcısının önüne götürülerek ifadesi alınır veya sorgulanır.
Kimlik Tespiti ve Yüklenen Suçun Anlatılması
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-a uyarınca ifade alma veya sorgu işlemine başlanırken öncelikle şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık ad, soyad ve adres gibi kimliğine ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla kanunen yükümlüdür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
veya sorguya çekilmesinde aşağıdaki hususlara uyulur:
a) Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Şüpheli veya sanık, kimliğine
ilişkin soruları doğru olarak cevaplandırmakla yükümlüdür.
b) Kendisine yüklenen suç anlatılır.
c) Müdafi seçme hakkının bulunduğu ve onun hukukî yardımından
yararlanabileceği, müdafiin ifade veya sorgusunda hazır bulunabileceği,
kendisine bildirilir. Müdafi seçecek durumda olmadığı ve bir müdafi yardımından
faydalanmak istediği takdirde, kendisine baro tarafından bir müdafi
görevlendirilir.
d) 95 inci madde hükmü saklı kalmak
üzere, yakalanan kişinin yakınlarından istediğine yakalandığı derhâl
bildirilir.
e) Yüklenen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanunî hakkı olduğu
söylenir.
f) Şüpheden kurtulması için somut delillerin toplanmasını isteyebileceği
hatırlatılır ve kendisi aleyhine var olan şüphe nedenlerini ortadan kaldırmak
ve lehine olan hususları ileri sürmek olanağı tanınır.
g) İfade verenin veya sorguya
çekilenin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
h) İfade ve sorgu işlemlerinin kaydında, teknik imkânlardan yararlanılır.
i) İfade veya sorgu bir tutanağa
bağlanır. Bu tutanakta aşağıda belirtilen hususlar yer alır:
1. İfade alma veya sorguya çekme işleminin yapıldığı yer ve tarih.
2. İfade alma veya sorguya çekme sırasında hazır bulunan kişilerin isim
ve sıfatları ile ifade veren veya sorguya çekilen kişinin açık kimliği.
3. İfade almanın veya sorgunun yapılmasında yukarıdaki işlemlerin yerine
getirilip getirilmediği, bu işlemler yerine getirilmemiş ise nedenleri.
4. Tutanak içeriğinin ifade veren veya sorguya çekilen ile hazır olan
müdafi tarafından okunduğu ve imzalarının alındığı.
5. İmzadan çekinme hâlinde bunun nedenleri.
İfade alma ve sorguda yasak usuller
Kimlik tespitinin tamamlanmasının ardından Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-b gereğince şüpheliye isnat edilen suç açıkça anlatılır. Şüphelinin isnat edilen eylemi ve hukuki niteliğini tam olarak öğrenmesi, savunma hakkının etkin şekilde kullanılmasının ön şartıdır.
Müdafi Yardımından Yararlanma ve Zorunlu Müdafilik Şartları
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-c ve m. 150/1 uyarınca ifade veren veya sorgulanan kişiye müdafi seçme hakkının bulunduğu, avukatının ifade ve sorguda hazır bulunabileceği ve onun hukuki yardımından yararlanabileceği bildirilir. Şüpheli veya sanık müdafi seçecek durumda olmadığını beyan ederse, talebi halinde kendisine baro tarafından bir müdafi görevlendirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine
bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda
olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir.
(2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak
derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi
görevlendirilir.
(3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan
dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır.
(4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin
görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi görevini yerine getirmediğinde yapılacak işlem ve müdafilik
görevinden yasaklanma[54]
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 150/2-3 hükümleri gereğince müdafisi bulunmayan şüphelinin çocuk olması, kendisini savunamayacak derecede malul bulunması veya sağır ve dilsiz olması halinde istemi aranmaksızın müdafi görevlendirilir. Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ilişkin soruşturma ve kovuşturmalarda da şüphelinin talebi olmasa dahi barodan zorunlu müdafi atanır. Zorunlu müdafilikle ilgili diğer usul ve esaslar Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak yönetmelikle düzenlenir.
Müdafi refakati olmaksızın alınan kolluk ifadelerine ilişkin olarak Ceza Muhakemesi Kanunu m. 148/4 hükmü bağlayıcı bir kural getirmiştir. Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadığı sürece hükme esas alınamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Susma Hakkı ve Lehe Delillerin Toplanması Talebi
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-e uyarınca ifade veren kişiye isnat edilen suç hakkında açıklamada bulunmamasının kanuni bir hak olduğu hatırlatılır. Şüphelinin susma hakkını kullanması suç ikrarı sayılmaz ve aleyhte delil veya olumsuz bir durum olarak değerlendirilemez.
Kanun'un 147/1-f maddesi uyarınca şüpheliye aleyhindeki şüpheyi giderecek delillerin toplanmasını talep etme ve lehine olan hususları ileri sürme imkânı tanınır. Bu hak ifade alma aşamasında hatırlatılmalı ve savunmanın lehe delil toplama talepleri tutanağa geçirilmelidir.
Yakınlara Bildirim ve İfade İşleminin Kaydı
Yakalanan veya gözaltına alınan kişinin durumu, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 95'teki saklı hüküm saklı kalmak üzere, istediği bir yakınına derhâl bildirilir. Bu bildirim yükümlülüğü Kanun'un 147/1-d maddesinde teminat altına alınmıştır.
İfade ve sorgu işlemleri, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 147/1-h hükmü doğrultusunda teknik imkânların elvermesi halinde sesli ve görüntülü kayıt altına alınabilir.
Yasak İfade Yöntemleri ve Tutanağın İmzalanması
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 148/1 uyarınca ifade verenin özgür iradesini sakatlayıcı kötü muamele, işkence, zorla ilaç verme, yorma, aldatma, cebir, tehdit ve kanuna aykırı vaatlerde bulunma gibi yasak yöntemler uygulanamaz. Aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca yasak usullerle elde edilmiş ifadeler, ifade veren kişi rıza gösterse dahi delil olarak değerlendirilemez ve hukuken geçersizdir.
İfade tutanağı düzenlendikten sonra imzalanmadan önce şüpheli tarafından dikkatlice okunmalıdır. Tutanak içeriği verilen beyanları yansıtmıyorsa kişi tutanağı imzalamaktan çekinebilir; bu durumda imzadan çekinildiği ve gerekçesi tutanağa açıkça yazılır.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 148/5 uyarınca şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması ihtiyacı doğduğunda bu işlem kolluk tarafından yapılamaz; işlem yalnızca Cumhuriyet savcısı tarafından gerçekleştirilebilir.
İfade vermek sabıka kaydına işler mi?
Karakolda veya savcılıkta ifade verilmiş olması tek başına adli sicil kaydına işlemez. Adli sicil kaydına yalnızca mahkemeler tarafından verilen kesinleşmiş mahkûmiyet kararları ile kanunda öngörülen belirli güvenlik tedbirleri kaydedilir.
İfade çağrısına gidilmezse ne olur?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 145 uyarınca usulüne uygun davetiye çıkarılmasına rağmen mazeretsiz gitmeyen şüpheli hakkında Kanun'un 146. maddesi gereğince zorla getirme kararı verilebilir ve kişi kolluk marifetiyle yetkili merci huzuruna çıkarılır.
Avukatsız kolluk ifadesi mahkemede delil sayılır mı?
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 148/4 gereğince müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça mahkûmiyete veya hükme esas alınamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

