Seri Muhakeme Usulünün Hukuki Niteliği ve Kapsamı
Seri muhakeme usulü, Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250 kapsamında soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği hallerde kanunda sayılan katalog suçlar bakımından işletilen özel bir ceza muhakemesi türüdür. Belirli uyuşmazlıklarda uygulanması yönünde girişimde bulunulması zorunlu kabul edilen bu usul, aynı zamanda bir muhakeme şartı niteliği taşır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 250Kaynağı aç
Birlikte Yeniden Düzenleme:17/10/2019-7188/23 md.)
(1) Soruşturma evresi sonunda aşağıdaki suçlarla ilgili olarak kamu
davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme
usulü uygulanır:
a) Türk Ceza Kanununda yer alan;
1. Hakkı olmayan yere tecavüz (madde 154, ikinci ve üçüncü fıkra),
2. Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (madde
170, birinci ve üçüncü fıkra),[91]
3. Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (madde 179, ikinci ve üçüncü
fıkra),
4. Gürültüye neden olma (madde 183),
5. Parada sahtecilik (madde 197, ikinci ve üçüncü fıkra),
6. Mühür bozma (madde 203),
7. Resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (madde 206),
8. Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama (madde 228, birinci fıkra),
9. Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (madde
268),
suçları.
b) 10/7/1953 tarihli ve 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer
Aletler Hakkında Kanunun 13 üncü maddesinin üçüncü fıkrası ile 15 inci
maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında belirtilen suçlar.[92]
c) 31/8/1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanununun 93 üncü maddesinin
birinci fıkrasında belirtilen suç.
d) 13/12/1968 tarihli ve 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun
Alet ve Makinaları Hakkında Kanunun 2 nci maddesinde belirtilen suç.
e) 24/4/1969 tarihli ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun ek 2 nci
maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde belirtilen suç.
(2) Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme
usulü hakkında bilgilendirir.
(3) Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması
şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi
hâlinde bu usul uygulanır.
(4) Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanununun 61 inci maddesinin birinci
fıkrasında belirtilen hususları göz önünde bulundurarak, suçun kanuni tanımında
öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında tespit edeceği temel cezadan ve
koşulları bulunduğu takdirde zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan
sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulamak suretiyle yaptırımı
belirler.[93]
(5) Dördüncü fıkra uyarınca sonuç olarak belirlenen hapis cezası
Cumhuriyet savcısı tarafından, koşulları bulunması hâlinde Türk Ceza Kanununun
50 nci maddesine göre seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya 51 inci maddesine
göre ertelenebilir.
(6) Bu maddeye göre belirlenen yaptırımlar hakkında, Cumhuriyet savcısı
tarafından, koşulları bulunması hâlinde 231 inci madde kıyasen uygulanabilir.
(7) Bu madde kapsamında yaptırım
uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel
teşkil etmez.
(8) Cumhuriyet savcısı, şüpheli hakkında seri muhakeme usulünün
uygulanmasını yazılı olarak görevli mahkemeden talep eder. Talep yazısında;
a) Şüphelinin kimliği ve müdafii,
b) Mağdur veya suçtan zarar görenlerin kimliği ile varsa vekili veya
kanuni temsilcisi,
c) İsnat olunan suç ve ilgili kanun maddeleri,
d) İsnat olunan suçun işlendiği yer, tarih ve zaman dilimi,
e) Şüphelinin tutuklu olup olmadığı; tutuklanmış ise, gözaltına alma ve
tutuklama tarihleri ile bunların süreleri,
f) İsnat olunan suçu oluşturan olayların özeti,
g) Üçüncü fıkrada belirtilen şartların gerçekleştiği,
h) Belirlenen yaptırım ile beşinci ve altıncı fıkra uygulanmış ise
bunlara ilişkin hususlar ve güvenlik tedbirleri,
gösterilir. (Ek cümle:8/7/2021-7331/22
md.) Bu fıkraya aykırı olarak
düzenlendiği, belirlenen yaptırımda maddi hata yapıldığı, yaptırım hakkında 231
inci veya Türk Ceza Kanununun 50 nci
ve 51 inci maddelerinin uygulanmasında objektif koşulların gerçekleşmediği ya
da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbiri belirtilmediği
anlaşılan talep yazısı, eksikliklerin tamamlanması amacıyla mahkemece
Cumhuriyet başsavcılığına iade edilir. Cumhuriyet
savcısı tarafından eksiklikler tamamlandıktan ve hatalı noktalar düzeltildikten
sonra talep yazısı yeniden düzenlenerek mahkemeye gönderilir.
(9) Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü
fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri
muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet
kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen
yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri
doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve
soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı
Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen
şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.[94]
(10) Seri muhakeme usulünün herhangi bir sebeple tamamlanamaması veya
soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet
başsavcılığına gönderilmesi hâllerinde, şüphelinin seri muhakeme usulünü kabul
ettiğine ilişkin beyanları ile bu usulün uygulanmasına dair diğer belgeler,
takip eden soruşturma ve kovuşturma işlemlerinde delil olarak kullanılamaz.
(11) Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin bu
usulün uygulanmasını kabul etmemesi hâlinde seri muhakeme usulü uygulanmaz.
(Ek cümle: 8/7/2021-7331/22 md.) Seri muhakeme usulü, bu kapsama giren bir
suçun, kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması hâlinde
uygulanmaz.
(12) Seri muhakeme usulü, yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı (…)[95]
hâllerinde uygulanmaz.
(13) Resmî mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan
adreste bulunmama veya yurt dışında olma ya da başka bir nedenle şüpheliye
ulaşılamaması hâlinde, seri muhakeme usulü uygulanmaz. [96]
(14) (Değişik:8/7/2021-7331/22 md.) Dokuzuncu fıkra kapsamında
mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve
dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler.
(15) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar Adalet Bakanlığı
tarafından çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
Basit yargılama usulü
Soruşturma evrakından seri muhakeme usulü kapsamında kaldığı açıkça görülen suç tiplerinde bu yola başvurulmadan düzenlenen iddianameler mahkemece Cumhuriyet başsavcılığına iadeye konu edilir. Öte yandan önödeme ve uzlaştırma kurumları kapsamına giren fiiller bakımından bu usulün tatbiki kanunen mümkün değildir.
Seri Muhakeme Usulüne Tabi Başlıca Suçlar
Kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği durumlarda katalogda sayılan suçlar bu usule tabi tutulur. Türk Ceza Kanunu m. 154/2-3 kapsamında düzenlenen; köye ait veya köylülerin ortak kullanımındaki mera, harman yeri, sulak alan ya da yol gibi taşınmazların haksız biçimde işgali, tasarruf altına alınması veya su yatağının değiştirilmesi eylemleri bu usulün tatbik edilebileceği suçlar arasında yer alır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 154Kaynağı aç
md.) Bir hakka dayanmaksızın başkasına ait taşınmaz mal veya eklentilerini
malikmiş gibi tamamen veya kısmen işgal eden veya sınırlarını değiştiren veya
bozan veya hak sahibinin bunlardan kısmen de olsa yararlanmasına engel olan
kimseye, suçtan zarar görenin şikâyeti üzerine altı aydan üç yıla kadar hapis
ve bin güne kadar adlî para cezası verilir.
(2) Köy tüzel kişiliğine ait olduğunu veya öteden beri köylünün ortak
yararlanmasına terk edilmiş bulunduğunu bilerek mera, harman yeri, yol ve sulak
gibi taşınmaz malları kısmen veya tamamen zapt eden, bunlar üzerinde tasarrufta
bulunan veya sürüp eken kimse hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar
uygulanır.
(3) Kamuya veya özel kişilere ait suların mecrasını değiştiren kimse
hakkında birinci fıkrada yazılı cezalar uygulanır.
Güveni kötüye kullanma
Kamusal düzeni ve güvenliği ilgilendiren bazı tehlike suçları da bu kapsamdadır. Türk Ceza Kanunu m. 179/2 uyarınca kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarının kişilerin hayatı, sağlığı veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare edilmesi, m. 183/1 uyarınca mevzuata aykırı olarak başkasının sağlığının zarar görmesine elverişli şekilde gürültüye neden olunması ve m. 197/2 gereğince sahte paranın bilerek kabul edilmesi seri muhakeme usulüne tabidir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 179Kaynağı aç
güven içinde akışını sağlamak için konulmuş her türlü işareti değiştirerek,
kullanılamaz hale getirerek, konuldukları yerden kaldırarak, yanlış işaretler
vererek, geçiş, varış, kalkış veya iniş yolları üzerine bir şey koyarak ya da
teknik işletim sistemine müdahale ederek, başkalarının hayatı, sağlığı veya
malvarlığı bakımından bir tehlikeye neden olan kişiye bir yıldan altı yıla
kadar hapis cezası verilir.
(2) Kara, deniz, hava veya demiryolu ulaşım araçlarını kişilerin hayat,
sağlık veya malvarlığı açısından tehlikeli olabilecek şekilde sevk ve idare
eden kişi, dört aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.[76]
(3) Alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle ya da başka bir nedenle
emniyetli bir şekilde araç sevk ve idare edemeyecek halde olmasına rağmen araç
kullanan kişi altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
Trafik güvenliğini taksirle tehlikeye sokma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 183Kaynağı aç
olarak, başka bir kimsenin sağlığının zarar görmesine elverişli bir şekilde
gürültüye neden olan kişi, iki aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası
ile cezalandırılır.
İmar kirliliğine neden olma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 197Kaynağı aç
bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya
tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.
(2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis
ve adlî para cezası ile cezalandırılır.
(3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek
tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Paraya eşit sayılan değerler
Kamu idaresinin işleyişini koruyan mühür bozma suçu (TCK m. 203/1), resmi belge düzenleme yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunma suçu (TCK m. 206/1), kumar oynanması için yer ve imkan sağlama suçu (TCK m. 228/1) ile başkasına ait kimliği veya kimlik bilgilerini kullanma suçu (TCK m. 268/1) da şartların varlığı halinde seri muhakeme usulü çerçevesinde değerlendirilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 203Kaynağı aç
şeyin saklanmasını veya varlığının aynen korunmasını sağlamak için konulan
mührü kaldıran veya konuluş amacına aykırı hareket eden kişi, altı aydan üç
yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Resmi belgede sahtecilik
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 206Kaynağı aç
olan kamu görevlisine yalan beyanda bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis
veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Özel belgede sahtecilik
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 228Kaynağı aç
bir yıldan üç yıla kadar hapis ve iki yüz günden aşağı olmamak üzere adlî para
cezası ile cezalandırılır.[96]
(2) Çocukların kumar oynaması için yer ve imkan sağlanması halinde,
verilecek ceza bir katı oranında artırılır.
(3) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.; Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134
md.) Suçun bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle işlenmesi halinde
üç yıldan beş yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî para
cezasına hükmolunur.
(4) (Ek: 15/8/2017-KHK-694/139 md.;
Aynen kabul: 1/2/2018-7078/134 md.) Suçun bir örgütün faaliyeti
çerçevesinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) Bu suçtan dolayı, tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik
tedbirlerine hükmolunur.
(6) Ceza Kanununun uygulanmasında kumar, kazanç amacıyla icra edilen ve
kar ve zararın talihe bağlı olduğu oyunlardır.
Dilencilik
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 268Kaynağı aç
ve kovuşturma yapılmasını engellemek amacıyla, başkasına ait kimliği veya
kimlik bilgilerini kullanan kimse, iftira suçuna ilişkin hükümlere göre
cezalandırılır.[104]
Etkin pişmanlık
Teklif Süreci ve Müdafi Güvencesi
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250/2 uyarınca Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri şüpheliyi seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir. Seri muhakeme usulü, Cumhuriyet savcısının teklifi ve şüphelinin müdafi huzurunda teklifi kabul etmesi şartıyla uygulanabilir. Şüphelinin seçtiği bir avukatı bulunmadığında barodan avukat görevlendirilmesi istenir ve talebi halinde teklifi değerlendirmesi için şüpheliye bir ayı aşmamak üzere makul bir süre tanınır.
Seri muhakeme usulünün uygulanmasını teklif etmek amacıyla şüpheli hakkında zorla getirme kararı verilemez veya yakalama emri düzenlenemez. Şüpheli, mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakeme usulünün uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir.
Yaptırımın Belirlenmesi ve Bireyselleştirilmesi
Cumhuriyet savcısı, Türk Ceza Kanunu m. 61/1 hükmündeki hususları göz önünde bulundurarak suçun kanuni tanımındaki alt ve üst sınırlar arasında temel cezayı tespit eder. Koşulları varsa zincirleme suça ilişkin hükümler uygulandıktan sonra belirlenen cezadan yarı oranında indirim uygulanmak suretiyle yaptırım belirlenir. Yaptırım belirlenirken Türk Ceza Kanunu m. 62'de düzenlenen takdiri indirim nedenleri uygulanamaz.
Belirlenen hapis cezası, koşullarının bulunması halinde Cumhuriyet savcısı tarafından Türk Ceza Kanunu m. 50 uyarınca seçenek yaptırımlara çevrilebilir veya m. 51 uyarınca ertelenebilir. Belirlenen yaptırımlar hakkında koşulları varsa Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 kıyasen uygulanabilir. Bu usul kapsamında yaptırım uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel oluşturmaz.
Mahkeme İncelemesi, Hüküm ve Vazgeçme Hali
Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünün uygulanmasını yazılı talep yazısıyla mahkemeden ister. Talep yazısında eksiklik veya belirlenen yaptırımda maddi hata bulunması, Türk Ceza Kanunu m. 50 ve 51 ile Ceza Muhakemesi Kanunu m. 231 uygulamasındaki objektif koşulların gerçekleşmediğinin anlaşılması ya da teklif edilen cezanın mahiyetine uygun bir güvenlik tedbirinin belirtilmemesi halinde talep yazısı mahkemece eksikliklerin tamamlanması amacıyla başsavcılığa iade edilir.
Mahkeme, şüpheliyi avukatı refakatinde dinleyerek iradesini bizzat inceler. Şüphelinin usulü serbest iradesiyle kabul ettiği, isnat edilen eylemin yasal kapsama girdiği ve toplanan delillere dayanarak suçun mahkûmiyeti gerektirdiği tespit edilirse savcılığın talep yazısında gösterilen yaptırımı aşmayacak biçimde hüküm tesis edilir. Mahkeme şartları oluştuğunda talepnamede önerilenden daha hafif bir cezaya da karar verebilir.
Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli usulden vazgeçmiş sayılır. Duruşmada talepnameyi kabul etmediğini beyan eden şüpheli hakkında talep reddedilir ve dosya soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Sürecin herhangi bir gerekçeyle neticelendirilememesi ya da evrakın genel usullere göre karara bağlanması için savcılığa iade edilmesi durumunda, şüphelinin usulü kabul ettiğine yönelik açıklamaları ve sürece ilişkin tutulan evraklar sonraki soruşturma veya yargılama evrelerinde delil vasfı taşımaz.
Seri Muhakeme Usulünün Uygulanamayacağı Hâller
Suçun iştirak halinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin seri muhakeme usulünün uygulanmasını kabul etmemesi halinde bu usul uygulanamaz ve işlemler genel hükümlere göre yürütülür. Ayrıca kapsama giren bir suçun kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte işlenmiş olması halinde de bu usule başvurulamaz.
Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250/12 uyarınca yaş küçüklüğü ve akıl hastalığı hallerinde seri muhakeme usulü uygulanmaz. Bunun yanında resmi mercilere beyan edilmiş olup da soruşturma dosyasında yer alan adreste bulunmama, yurt dışında olma veya başka bir sebeple şüpheliye ulaşılamaması hallerinde de bu usulün tatbiki mümkün değildir.
Kanun Yolu ve Denetim Sürecinde İndirim Sınırı
Mahkemece kurulan hükme karşı itiraz yoluna başvurulması mümkündür. İtiraz başvurusu, kararın öğrenilmesinden itibaren iki haftalık yasal sürede hükmü veren mahkemeye verilecek bir dilekçe yahut zabıt kâtibine tutanağa geçirilmek üzere sözlü beyanda bulunulmasıyla yapılır. Yetkili itiraz mercii, incelemesini Ceza Muhakemesi Kanunu m. 250'nin üçüncü ve dokuzuncu fıkralarında düzenlenen yasal koşulların varlığıyla sınırlı olarak yürütür.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 268Kaynağı aç
ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35 inci maddeye göre ilgililerin kararı
öğrendiği günden itibaren iki hafta içinde kararı veren mercie verilecek bir
dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak
suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı
veya hâkim onaylar. 263 üncü madde hükmü saklıdır.[114]
(2) Kararına itiraz edilen hâkim veya
mahkeme, itirazı yerinde görürse kararını düzeltir; yerinde görmezse en çok üç
gün içinde, itirazı incelemeye yetkili olan mercie gönderir.
(3) İtirazı incelemeye yetkili merciler aşağıda gösterilmiştir:
a) (Değişik: 18/6/2014-6545/74 md.) Sulh ceza hâkimliği
kararlarına yapılan itirazların incelenmesi, o yerde birden fazla sulh ceza
hâkimliğinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen hâkimliğe; son
numaralı hâkimlik için bir numaralı hâkimliğe; ağır ceza mahkemesinin
bulunmadığı yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, yargı çevresinde görev
yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine; ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerlerde tek sulh ceza hâkimliği varsa, en yakın ağır
ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine aittir.
b) (Değişik:8/7/2021-7331/24 md.) Sulh ceza hâkimliğinin tutuklama
ve adli kontrole ilişkin verdiği kararlara karşı yapılan itirazların
incelenmesi, yargı çevresinde bulunduğu asliye ceza mahkemesi hâkimine aittir.
İtirazı incelemeye yetkili mercilerin farklı olduğu hâllerde, itirazların
gecikmeksizin incelenmesi amacıyla, kararına itiraz edilen sulh ceza hâkimliği
tarafından gerekli tedbirler alınır. Sulh ceza hâkimliği işleri, asliye ceza
hâkimi tarafından görülüyorsa itirazı inceleme yetkisi ağır ceza mahkemesi
başkanına aittir.
c) Asliye ceza mahkemesi hâkimi tarafından verilen kararlara yapılacak
itirazların incelenmesi, yargı çevresinde bulundukları ağır ceza mahkemesine ve
bu mahkeme ile başkanı tarafından verilen kararlar hakkındaki itirazların
incelenmesi, o yerde ağır ceza mahkemesinin birden çok dairesinin bulunması
hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye; son numaralı daire için
birinci daireye; o yerde ağır ceza mahkemesinin tek dairesi varsa, en yakın
ağır ceza mahkemesine aittir.
d) Naip hâkim kararlarına yapılacak itirazların incelenmesi, mensup
oldukları ağır ceza mahkemesi başkanına, istinabe olunan mahkeme kararlarına
karşı yukarıdaki bentlerde belirtilen esaslara göre bulundukları yerdeki
mahkeme başkanı veya mahkemeye aittir.
e) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları ile Yargıtay ceza
dairelerinin esas mahkeme olarak baktıkları davalarda verdikleri kararlara
yapılan itirazlarda; üyenin kararını görevli olduğu dairenin başkanı, daire
başkanı ile ceza dairesinin kararını numara itibarıyla izleyen ceza dairesi;
son numaralı daire söz konusu ise birinci ceza dairesi inceler.
İtirazın kararın yerine getirilmesinde etkisi
Soruşturma evresinde seri muhakeme usulünden faydalanarak cezasında yarı oranında indirim uygulanan ve hükmün açıklanması geri bırakılan fail hakkında denetim süresinde hüküm açıklanırken, yasal koşulları bulunmayan basit yargılama usulü tatbik edilerek ilave ceza indirimi yoluna gidilmesi bozma sebebi teşkil eder.
Seri muhakeme usulünde avukat bulunması zorunlu mudur?
Evet, Cumhuriyet savcısının yaptığı teklifin şüpheli tarafından müdafi huzurunda kabul edilmesi zorunludur; şüphelinin seçtiği bir avukatı bulunmaması halinde barodan avukat görevlendirilmesi istenir.
Şüpheli seri muhakeme teklifini kabul ettikten sonra vazgeçebilir mi?
Evet, şüpheli mahkeme tarafından hüküm kuruluncaya kadar seri muhakeme usulünün uygulanmasına yönelik iradesinden vazgeçebilir; ayrıca duruşmaya mazeretsiz gelmemesi halinde de bu usulden vazgeçmiş sayılır.
Usul tamamlanamazsa şüphelinin kabul beyanları delil sayılır mı?
Hayır, seri muhakeme usulünün herhangi bir nedenle tamamlanamaması veya dosyanın genel hükümlere göre sonuçlandırılmak üzere Cumhuriyet başsavcılığına gönderilmesi halinde, kabul beyanları ile bu usule dair belgeler sonraki aşamalarda delil olarak kullanılamaz.
Mahkeme savcının talep yazısındaki yaptırımdan fazlasına hükmedebilir mi?
Hayır, mahkeme şartların gerçekleşmesi halinde talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere hüküm kurar; şartları varsa talepnameden daha hafif bir yaptırıma da hükmedebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

