Ceza muhakemesinde isnat edilen fiilin gerçekleşip gerçekleşmediği, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir. Delil serbestisi ilkesi gereğince maddi gerçeğe ulaşılması hedeflenirken, bu arayış mutlak bir serbesti anlamına gelmemekte; yalnızca hukukun meşru kabul ettiği vasıtalar üzerinden yürütülmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 217Kaynağı aç
huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî
kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
(2) Yüklenen suç, hukuka uygun bir
şekilde elde edilmiş her türlü delille ispat edilebilir.
Ceza mahkemelerinin ek yetkisi
Ceza Yargılamasında Delil Türleri
Ceza muhakemesinde deliller genel olarak beyan delili, belge delili ve belirti delili olmak üzere üç ana başlık altında sınıflandırılmaktadır. Sanık, mağdur veya tanıkların anlatımlarını kapsayan beyanların yanında; yazılı evrak, tutanak veya dijital kayıt gibi belgeler ile olayın gerçekleştiğine işaret eden maddi iz ve emareleri kapsayan belirtiler ispat faaliyetinde değerlendirmeye alınır.
Delillerin Takdiri ve Hâkimin Vicdani Kanaati
Hâkim, vereceği kararı ancak duruşmaya getirilmiş ve duruşma huzurunda taraflarca tartışılmış delillere dayandırabilir. Mahkeme huzuruna usulüne uygun şekilde getirilip tartışılmayan deliller hükme temel teşkil edemez. Bu deliller, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edilir.
Delillerin Reddi ve Ortaya Konulmasından Vazgeçilmesi
Duruşmada ortaya konulması talep edilen bir delilin mahkemece kabul edilmesi zorunlu değildir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca delil; kanuna aykırı olarak elde edilmişse, ispat edilmek istenen olayın karara hiçbir etkisi bulunmuyorsa veya talep yalnızca davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa reddolunur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 206Kaynağı aç
delillerin ortaya konulmasına başlanır. (Ek cümleler: 25/5/2005 – 5353/29
md.) Ancak, sanığın tebligata rağmen mazeretsiz olarak gelmemesi sebebiyle
sorgusunun yapılamamış olması, delillerin ortaya konulmasına engel olmaz.
Ortaya konulan deliller, sonradan gelen sanığa bildirilir.
(2) Ortaya konulması istenilen bir delil aşağıda yazılı hâllerde
reddolunur:
a) Delil, kanuna aykırı olarak elde edilmişse.
b) Delil ile ispat edilmek istenilen olayın karara etkisi yoksa.
c) İstem, sadece davayı uzatmak maksadıyla yapılmışsa.
(3) Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafii birlikte rıza
gösterirlerse, tanığın dinlenmesinden veya başka herhangi bir delilin ortaya
konulmasından vazgeçilebilir.
(4) (Mülga: 25/5/2005 – 5353/29 md.)
Delil ve olayın geç bildirilmesi
Tarafların sürece ilişkin tasarrufları bakımından kanun koyucu belirli bir rıza mekanizması öngörmüştür. Cumhuriyet savcısı ile sanık veya müdafiinin birlikte rıza göstermesi hâlinde, tanığın dinlenmesinden yahut başka herhangi bir delilin duruşmada ortaya konulmasından vazgeçilmesi mümkündür.
İfade Alma ve Tutanak Delili Bakımından Özel Şartlar
Şüpheli veya sanığın beyanının delil değeri taşıması kanunda belirli güvencelere bağlanmıştır. Müdafi hazır bulunmaksızın kolluk tarafından alınan ifade, hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli veya sanık tarafından bizzat doğrulanmadığı müddetçe hükme esas alınamaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
dayanmalıdır. Bunu engelleyici nitelikte kötü davranma, işkence, ilâç verme,
yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma, bazı araçları kullanma gibi
bedensel veya ruhsal müdahaleler yapılamaz.
(2) Kanuna aykırı bir yarar vaat edilemez.
(3) Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil
olarak değerlendirilemez.
(4) Müdafi hazır bulunmaksızın kollukça alınan ifade, hâkim veya mahkeme
huzurunda şüpheli veya sanık tarafından doğrulanmadıkça hükme esas alınamaz.
(5) Şüphelinin aynı olayla ilgili olarak yeniden ifadesinin alınması
ihtiyacı ortaya çıktığında, bu işlem ancak Cumhuriyet savcısı tarafından
yapılabilir.
ALTINCI
KISIM
Savunma
BİRİNCİ
BÖLÜM
Müdafi
Seçimi, Görevlendirilmesi, Görev ve Yetkileri
Şüphelinin veya sanığın müdafi seçimi
Yargılama işlemlerinin ispatı açısından duruşma tutanakları kesin bir ispat gücüne sahiptir. Duruşmanın nasıl icra edildiği, kanunun öngördüğü usul ve esaslara uygun yürütülüp yürütülmediği yalnızca tutanakla ispatlanabilir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 222/1 hükmü uyarınca bu tutanaklara karşı sadece sahtecilik iddiası ileri sürülebilmektedir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 222Kaynağı aç
usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat
olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.
İKİNCİ
KISIM
Kamu
Davasının Sona Ermesi
BİRİNCİ
BÖLÜM
Duruşmanın
Sona Ermesi ve Hüküm
Duruşmanın sona ermesi ve hüküm
Hukuka aykırı yollarla elde edilen deliller ceza davasında kullanılabilir mi?
Hayır, kanuna aykırı olarak elde edilen deliller 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 206. ve 217. maddeleri uyarınca mahkemece reddedilir ve hükme esas alınamaz.
Avukatsız kolluk ifadesi tek başına hükme esas alınabilir mi?
Müdafi bulunmadan kollukça alınan ifade, sonradan hâkim veya mahkeme huzurunda şüpheli ya da sanık tarafından doğrulanmadığı sürece mahkûmiyete veya hükme esas oluşturamaz.
Duruşma tutanağının aksini başka delillerle ispat etmek mümkün müdür?
Duruşmanın usulüne uygun yapıldığı ancak tutanakla ispatlanabilir ve bu tutanağa karşı yalnızca sahtecilik iddiası ileri sürülebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

