Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının İtiraz Yetkisi ve Niteliği
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 308. maddesinde düzenlenen Ceza Genel Kuruluna itiraz yolu, istinaf veya temyiz gibi olağan kanun yollarından farklı olarak olağanüstü nitelik taşır. Sanık veya katılan bu yolla Ceza Genel Kuruluna itiraz edemez; kanunun tanıdığı itiraz yetkisinin sahibi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısıdır.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı bu yetkiyi kendiliğinden re'sen kullanabileceği gibi ilgililerin istemi üzerine de harekete geçirebilir. Bu çerçevede sanığın, müdafisinin veya diğer yetkili kişilerin yaptığı başvuru, teknik olarak Ceza Genel Kuruluna itiraz niteliğinde olmayıp, Başsavcılıktan 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz yetkisinin kullanılmasının talep edilmesi mahiyetindedir.
İtiraz Süreleri ve Süre Başlangıcı
Sanık lehine yapılacak başvurularda 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin birinci fıkrası uyarınca herhangi bir süre aranmaz. Sanığın lehine olan itirazlarda kanunda öngörülen süre sınırlamaları uygulanmaz.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 308Kaynağı aç
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine
verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir.
Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.[141]
(2) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) İtiraz üzerine dosya, kararına
itiraz edilen daireye gönderilir.
(3) (Ek: 2/7/2012-6352/99 md.) Daire, mümkün olan en kısa sürede
itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay
Ceza Genel Kuruluna gönderir.
Bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi
Sanık aleyhine sonuç doğurabilecek itirazlarda ise lehe itirazlar için tanınan süresizlik istisnası geçerli olmayıp kanuni süre kuralına uyulması zorunludur. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin birinci fıkrasındaki kanuni esasa göre Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren bir ay içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Bununla birlikte 7589 sayılı Kanun düzenlemesi kapsamında, Yargıtay ceza dairelerinin yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları haricindeki kararlarına karşı dosyanın Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren üç aylık itiraz süresi öngörülmekte; bu süre hesabında kararın tebliği veya öğrenilmesi değil, dosyanın Başsavcılığa teslim tarihi esas alınmaktadır.
İtiraz Yetkisinin Kullanılmasını İsteyebilecek Kişiler
7589 sayılı Kanun ile 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesine eklenen hüküm uyarınca Başsavcılık makamından itiraz yetkisini kullanmasını talep edebilecek süjeler belirlenmiştir. Bu kapsamda sanık ve onun adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişilerin yanı sıra; davaya katılan sıfatını haiz olanlar, katılma istemi henüz karara bağlanmamış kimseler ve katılan sıfatını alabilecek nitelikte suçtan zarar görmüş kişiler Başsavcılıktan itiraz isteminde bulunabilir.
Sanık adına kanun yoluna başvurma hakkı bulunan kişilerin kapsamı 5271 sayılı Kanun'un 262. maddesiyle belirlenmiştir. Anılan hüküm uyarınca, şüpheli veya sanığın yasal temsilcisi ve eşi, şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden başvurabilir; bu başvuruya ilişkin işlemler şüphelinin veya sanığın başvurusu hakkındaki hükümlere tabi tutulur.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 262Kaynağı aç
şüpheli veya sanığa açık olan kanun yollarına süresi içinde kendiliklerinden
başvurabilirler. Şüphelinin veya sanığın başvurusuna ilişkin hükümler, bunlar
tarafından yapılacak başvuru ve onu izleyen işlemler için de geçerlidir.
Tutuklunun kanun yollarına başvurması
İtirazın İncelenme Usulü ve İnfaza Etkisi
Başsavcının itiraz yetkisini kullanması üzerine dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca ilgili daire, itirazı mümkün olan en kısa sürede inceler; itirazı yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi kapsamındaki itiraz olağanüstü bir kanun yolu olduğundan, bu yola başvurulmuş olması kesinleşmiş mahkûmiyet kararının infazını kendiliğinden durdurmaz.
Kanun Yararına Bozmadan Farkı ve Zaman Bakımından Uygulama
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesindeki itiraz yetkisi, aynı Kanun'un 309. maddesinde yer alan kanun yararına bozma yolundan farklıdır. 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma, hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklara karşı Adalet Bakanlığının istemi üzerine işletilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 309Kaynağı aç
veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka
aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca
bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığına yazılı olarak bildirir.[144]
(2) Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya
hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine
verir.
(3) Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse,
karar veya hükmü kanun yararına bozar.
(4) Bozma nedenleri:
a) 223 üncü maddede tanımlanan ve
davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hâkim veya
mahkeme, gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verir.
b) Mahkûmiyete ilişkin hükmün, davanın esasını çözmeyen yönüne veya
savunma hakkını kaldırma veya kısıtlama sonucunu doğuran usul işlemlerine
ilişkin ise, kararı veren hâkim veya mahkemece yeniden yapılacak yargılama
sonucuna göre gereken hüküm verilir. Bu hüküm, önceki hükümle belirlenmiş olan
cezadan daha ağır olamaz.
c) Davanın esasını çözüp de mahkûmiyet dışındaki hükümlere ilişkin ise,
aleyhte sonuç doğurmaz ve yeniden yargılamayı gerektirmez.
d) Hükümlünün cezasının kaldırılmasını
gerektiriyorsa cezanın kaldırılmasına, daha hafif bir cezanın verilmesini
gerektiriyorsa bu hafif cezaya Yargıtay ceza dairesi doğrudan hükmeder.
(5) Bu madde uyarınca verilen bozma kararına karşı direnilemez.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının kanun yararına başvurması
7589 sayılı Kanun ile getirilen düzenlemelerin intikaline ilişkin kural uyarınca, yeni hükümlerin kanunun yürürlüğe girmesinden sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına intikal eden dosyalara tatbik edilmesi, anılan tarihten önce teslim edilmiş bulunan dosyalarda ise önceki usul kurallarının geçerliliğini koruması öngörülmüştür.
Sanık veya katılan Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir mi?
Sanık veya katılan Ceza Genel Kuruluna itiraz edemez. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesi uyarınca itiraz yetkisi Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısına ait olup, ilgililer Başsavcılıktan bu yetkinin kullanılmasını talep edebilir.
Sanık lehine yapılacak itirazda kanuni bir süre var mıdır?
Sanık lehine yapılacak itirazda herhangi bir kanuni süre aranmaz. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık lehine yapılan itiraz başvuruları süre sınırlamasına tabi tutulmamıştır.
Başsavcılığa itiraz başvurusunda bulunulması infazı durdurur mu?
Başsavcılığa itiraz yoluna başvurulmuş olması kararın infazını kendiliğinden durdurmaz. 5271 sayılı Kanun'un 308. maddesinde düzenlenen kurum olağanüstü bir kanun yoludur.
İtiraz edilen daire dosyayı ne şekilde inceler?
İtiraz üzerine dosya kararına itiraz edilen daireye gönderilir. Daire itirazı mümkün olan en kısa sürede inceler; yerinde görürse kararını düzeltir, görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

