Ceza yargılamasında esas hakkındaki mütalaanın sunulduğu oturumda sanık müdafiinin bildirdiği sağlık mazeretinin derhal belgelendirilmediği gerekçesiyle reddedilerek savunma alınmaksızın hüküm kurulması, adil yargılanma hakkı kapsamındaki müdafi yardımından yararlanma ve savunma için gerekli zaman ve kolaylıklara sahip olma hakkını ihlal eder. Ceza davasının savunma hakkını zedeleyecek biçimde aceleye getirilmemesi ve mahkeme kararını esaslı surette değiştirebilecek işlemlere karşı savunma makamına gerekli sürenin tanınması zorunludur.
Savunma İçin Gerekli Zaman ve Duruşmanın Ertelenmesi Esası
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 190/1 uyarınca duruşmaya ara verilmeksizin devam edilerek hüküm verilmesi kural olmakla birlikte, zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını temin edecek surette duruşmaya ara verilmesi mümkündür. Yargılama sürecindeki esaslı işlemlere karşı savunma makamına yeterli zaman tanınmaması, sanığın savunmasını hazırlayıp mahkeme huzurunda dile getirebilmesi ve hükmü etkileyebilmesi bakımından iddia makamı karşısında dezavantajlı konuma düşmesine yol açar.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 190Kaynağı aç
hüküm verilir. Ancak, zorunlu hâllerde davanın makul sürede sonuçlandırılmasını
olanaklı kılacak surette duruşmaya ara verilebilir.
(2) 176 ncı maddede belirlenen süreye uyulmamış ise duruşmaya ara
verilmesini istemeye hakkı olduğu sanığa hatırlatılır.
Duruşmanın başlaması
Ani Gelişen Hastalık Durumlarında Sağlık Mazeretinin İncelenmesi
Salgın hastalık şüphesi gibi ani durumlarda mazeret dilekçesi sunulduğu anda hastalığın tıbbi raporla belgelendirilmesi fiilen hemen mümkün olmayabilir. Yapılan tıbbi test ve tetkiklerin belirli bir sürecin ardından sonuçlandığı gözetilerek, mahkemelerin sunulan mazereti peşinen reddetmek yerine sağlık durumunun koşullarını titizlikle incelemesi gerekir.
Müdafinin Oturumlara Katılma Yetkisi ve Mütalaaya Karşı Savunma
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 197/1 hükmü gereğince, sanık duruşmada hazır bulunmasa dahi müdafii bütün oturumlarda hazır bulunmak yetkisine sahiptir. Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını sunduğu celse için mazeret bildiren sanık müdafiinin talebi reddedilerek yokluğunda hüküm kurulması, delillere erişme ve savunma hazırlama imkânı bakımından çekişmeli yargılamanın gereği olan silahların eşitliği ilkesini zedeler. Yargıtay 11. Ceza Dairesi E. 2018/6712, K. 2021/3540 sayılı kararında, müdafiin mazeretinin kabulü ile sözlü savunma yapma imkânı tanınmadan yokluğunda yargılamaya devam edilip hüküm tesis edilmesini savunma hakkının kısıtlanması olarak kabul etmiştir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 197Kaynağı aç
hazır bulunmak yetkisine sahiptir.
Sanık hazır bulunmaksızın yapılan duruşmada eski hâle getirme koşulu
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2018/6712, K. 2021/3540Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet
1- Sanıklar hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan açılan kamu davasına ilişkin yargılamanın toplam 3 oturumda tamamlandığı, ilk iki oturumda hazır bulunan sanıklar müdafinin, iddia makamı tarafından esas hakkında mütalaanın sunulup, bu mütalaa doğrultusunda mahkumiyet hükmünün kurulduğu 18.12.2014 tarihli 3. oturum için “Yayladağı Adliyesi ve İcra Dairesindeki işleri nedeniyle duruşmaya katılamayacağından” bahisle mazeret dilekçesi vermiş olması karşısında, 5271 sayılı CMK’nin 197. maddesi, delillere erişme ve savunma hazırlama imkanları itibariyle çekişmeli yargılamanın gereği olan “silahların eşitliği” ilkesi ve Anayasanın 36, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddeleri ile teminat altına alınan adil yargılanma ilkesi dikkate alınarak; sanıklar müdafiinin mazeretinin kabulü ile sözlü savunma yapma imkanı tanındıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının tayini gerekirken, mazeret dilekçesi sunup duruşmanın ertelenmesini isteyen sanıklar müdafiinin talebi reddedilerek yargılamaya yokluğunda devam edilip hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
2- Sanık … müdafiinin hazır bulunduğu 04.11.2014 tarihli 2. oturumda Cumhuriyet savcısı esas hakkındaki mütalaasında, sanık …’nin 14.03.2013 tarihli sahte raporu kullanmak suretiyle işlediği kabul edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin herhangi bir beyanda bulunmadığı, sanık müdafinin de bu mütalaaya göre esasa ilişkin savunmasını hazırladığının anlaşılması karşısında; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.05.2017 tarihli ve 746-286 sayılı kararında da açıklandığı üzere; kamusal iddia makamını temsil eden Cumhuriyet savcısının esas hakkındaki mütalaasını yargılama konusu olan tüm suçlar yönünden açıklaması ve bu mütalaanın mahkûmiyet yönünde olması hâlinde uygulanması talep edilen kanun ve maddelerini de kapsaması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiine 14.03.2013 tarihli sahte raporu kullanmak suretiyle işlendiği iddia edilen kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçuna ilişkin esas hakkında savunma yapma olanağı sağlanmadan yargılamaya yokluğunda devam edilip hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3- Belgelerde sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin hâkime ait olduğu dikkate alınarak, suça konu belgeler duruşmaya getirtilip incelenerek aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge asıllarının dosya içinde bulundurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
4- Suça konu ek ders ücret çizelgesinin düzenlendiği tarihte, ilköğretim okulu müdürü olan sanık …’nin ek ders ücretinin tamamına hak kazanabilmesi için derslerin tamamına girmesinin gerekip gerekmediği, girmediği ders için de kendisine ek ders ücreti ödenip ödenmediğinin araştırılması, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile hüküm kurulması,
5- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 08.04.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Mazeretin Gerekçesiz Reddi ve Hükmün Bozulması
Sanık müdafiinin sunduğu sağlık mazeretinin hangi gerekçeyle kabul edilmediğinin duruşma tutanağında ve karar yerinde tartışılmaması kanuna aykırıdır. Yargıtay 16. Ceza Dairesi E. 2018/7035, K. 2019/3071 sayılı kararında; sanık müdafiinin sağlık mazeretinin gerekçesiz biçimde reddedilerek esas hakkındaki mütalaaya karşı savunma imkânı sağlanmamasının Ceza Muhakemesi Kanunu m. 176/4, 190/2 ve 216 hükümlerine aykırılık oluşturduğu ve savunma hakkının kısıtlanması sebebiyle kararın bozulması gerektiği hükme bağlanmıştır.
Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/7035, K. 2019/3071Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesi : … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.12.2017 tarih ve 2017/69 – 2017/67 sayılı kararı
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : TCK’nın 314/2, 53, 58/9, 63, 3713 sayılı Kanunun 5. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin yasal şartları oluşmadığından CMK'nın 299. maddesi gereğince REDDİNE,
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
20.11.2017 tarihli 2. celsede Cumhuriyet savcısı tarafından esas hakkında mütalaanın sunulması üzerine sanık ve müdafince mütalaya karşı süre istendiği, sanık müdafinin 12.12.2017 tarihli dilekçesi ile sağlık sorunlarını gerekçe göstererek 13.12.2017 tarihli oturuma katılamayacağını bildirmesi ve sanığın da 13.12.2017 tarihli duruşmada müdafisinin olmaması nedeniyle savunmasını hazırlayamadığını, ek süre talep ettiğini beyan ettiği nazara alındığında, mahkemece sanık müdafinin sağlık mazeretinin neden kabul edilmediği karar yerinde tartışılmadan gerekçesiz olarak reddedilmek suretiyle savunma hakkının kısıtlanmasına yol açacak ve bu hakkın kullanılmasını etkisiz kılacak şekilde CMK’nın 176/4, 190/2. ve 216. maddelerine aykırı olarak hüküm kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükmün CMK'nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, verilen ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre, mevcut delil durumu dikkate alındığında tahliye talebinin reddine, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin …Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.04.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sanık duruşmaya gelmediğinde avukatı oturuma katılabilir mi?
Evet, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu m. 197/1 uyarınca sanık duruşmada hazır bulunmasa dahi müdafii yargılamanın bütün oturumlarında hazır bulunma ve duruşmayı takip etme yetkisine sahiptir.
Ani sağlık mazeretinde raporun hemen sunulamaması ret sebebi midir?
Belgeye dayanmayan mazeretlerin mahkemelerce kabul edilmemesi kural olarak adil yargılanma güvencelerini ihlal etmeyebilse de, salgın hastalık şüphesi gibi ani durumlarda yapılan testlerin belirli bir sürecin ardından sonuçlandığı gözetilerek mazeret dilekçesi sunulduğu anda belgelendirilemeyen sağlık mazeretlerinin kategorik olarak reddedilmemesi ve durumun titizlikle incelenmesi gerekir.
Mütalaa oturumunda avukatın mazereti reddedilerek hüküm verilebilir mi?
Hayır, esas hakkındaki mütalaanın açıklandığı celsede avukatın mazeretinin reddedilerek savunma alınmaksızın yoklukta hüküm kurulması, silahların eşitliği ve adil yargılanma ilkeleri uyarınca savunma hakkının kısıtlanması sonucunu doğurur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

