Süresi içinde cevap dilekçesi verilmemesi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamının davalı tarafından inkâr edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Bu sonuç, davanın zımnen kabul edilmesi veya vakıaların ikrar edilmesi anlamına gelmez; ispat yükü davacıda kalır. Hukuk Genel Kurulunun 2017/144 esas ve 2021/834 karar sayılı kararında aynı sonuç, cevap vermeyen davalının savunmasını ve delilini hangi çerçevede kullanabileceği ile iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi bakımından ayrıca ele alınmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 128Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/144, K. 2021/834Kaynağı aç
Cevap verilmemesinin sonucu
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 128. maddesine göre süresi içinde cevap dilekçesi vermeyen davalı, dava dilekçesindeki vakıaların tamamını inkâr etmiş sayılır. Hukuk Genel Kurulu da kararında bu hükmü esas almıştır. İnkâr edilmiş sayılma, davalının cevap dilekçesi vermemekle davayı zımnen kabul ettiği veya bildirilen vakıaları ikrar ettiği biçiminde değerlendirilemez. Davacının, dava dilekçesinde bildirdiği vakıaları ispat etmesi gerekir.
Cevap dilekçesi vermeyen davalının yalnız inkârla yetindiği varsayılır. İkinci cevap dilekçesi cevaba cevap dilekçesine karşı verildiğinden bu davalı daha sonra ikinci cevap dilekçesi veremez. Ön inceleme ve tahkikatta savunmasını yapması ve delil göstermesi, inkâr çerçevesinde kalır. Karar bu açıklamayı, kanundan doğan istisnai hâlleri saklı tutarak yapmıştır.
İki haftalık süre ve ek süre
6100 sayılı Kanun’un 127. maddesine göre cevap dilekçesini verme süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Hukuk Genel Kurulu da uyuşmazlıkta süreyi bu şekilde ele almıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 127Kaynağı aç
Cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanması durum ve koşullara göre çok zor veya imkânsızsa, yine süre içinde mahkemeye başvuran davalıya ek süre verilebilir. Ek süre cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlar, bir defaya özgüdür ve bir ayı geçemez. Hüküm ek süreyi zorunlu kılmaz; verilebileceğini düzenler. Ek süre talebi hakkında verilen karar taraflara derhâl bildirilir. Bildirimin şekline ve sonucuna ilişkin başka bir kural bu düzenlemede yer almaz.
Karşılıklı dilekçeler
6100 sayılı Kanun’un 136. maddesine göre davacı, cevap dilekçesinin kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde cevaba cevap dilekçesi verebilir. Davalı da davacının cevabının kendisine tebliğinden itibaren iki hafta içinde ikinci cevap dilekçesi verebilir. Hüküm bu dilekçelerin verilebileceğini düzenler; verilmesini zorunlu tutmaz. İkinci cevap süresinin başlaması, davacının cevabının tebliğine bağlanmıştır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 136Kaynağı aç
Cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri hakkında, dava ve cevap dilekçelerine ilişkin hükümler niteliğine aykırı düşmediği sürece kıyasen uygulanır. Hangi hükmün niteliğe aykırı düşeceği bu maddede ayrıca belirlenmemiştir.
Hukuk Genel Kurulu, davalının süresinde cevap vermemesi karşısında davacının da cevaba cevap dilekçesi veremeyeceğini kabul etmiştir. Bu nedenle 136. madde çerçevesinde dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşamasının tamamlanacağını, ön inceleme aşamasına geçileceğini ve kanundan kaynaklanan istisnai hâller dışında taraflar bakımından iddia ve savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağının başlayacağını belirtmiştir.
Genişletme ve değiştirme düzeni
Hukuk Genel Kurulu, uyuşmazlığında 6100 sayılı Kanun’un 141. maddesinin birinci fıkrasını, 7251 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle yapılan değişiklikten önceki hâliyle uygulamıştır. Kararın aktardığı bu metne göre taraflar iddia veya savunmalarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletebilir ya da değiştirebilir. Ön inceleme aşamasında ise bunu ancak karşı tarafın açık muvafakatiyle yapabilirler. Kararın somut değerlendirmesi bu önceki metne göredir.
Kararın uyguladığı önceki metne göre ön inceleme duruşmasına taraflardan biri mazeretsiz gelmezse, gelen taraf onun muvafakati aranmaksızın iddia veya savunmasını genişletebilir ya da değiştirebilir. Ön inceleme aşamasının tamamlanmasından sonra iddia veya savunma genişletilemez ya da değiştirilemez. Bu düzenleme, kararın uyguladığı önceki metne aittir.
Maddenin değişiklikten sonraki birinci fıkrasında tarafların iddia veya savunmalarını cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle serbestçe genişletebileceği ya da değiştirebileceği, dilekçelerin karşılıklı verilmesinden sonra ise genişletme ya da değiştirme yapılamayacağı düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrası, genişletme ve değiştirme konusunda ıslah ile karşı tarafın açık muvafakati hükümlerini saklı tutar. Önceki metindeki ön inceleme düzeni ile sonraki birinci fıkradaki dilekçelerden sonraki yasak, aynı olay için tek bir uygulama kuralına indirgenemez.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 141Kaynağı aç
İnkâr, açıklama ve yeni vakıa
Süresinde cevap vermediği için davayı inkâr etmiş sayılan davalının, mevcut vakıanın içeriğine dâhil bir hususu ileri sürmesi veya açıklaması yeni bir vakıa ileri sürmek değildir. Davalı, dava dilekçesinde bildirilen vakıaların doğru olmadığını ispat etmek için karşı delil gösterebilir.
Buna karşılık davalı, inkârının karşı delilini göstermek bahanesiyle yeni vakıalar ileri sürerse savunmasını genişletmiş olur. Hukuk Genel Kurulu, bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde ileri sürülen ve ürünün bozuk olduğuna dayanan vakıayı bu kapsamda değerlendirmiştir. Bu vakıa savunmanın genişletilmesi niteliğinde görüldüğünden, kararın uyguladığı 141. maddenin birinci fıkrası uyarınca bu savunma üzerinde durulamayacağı sonucuna varılmıştır. Sonuç, bozukluk iddiasına ilişkindir.
Def’i ve itiraz
Savunmayı genişletme ve değiştirme yasağına öncelikle def’iler ile bunlara ilişkin vakıalar girer. Def’i, taraflarca ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınamaz. İtirazlarda ayrım yapılır. Hâkim, dosya kapsamına dâhil olan ve dosyadan anlaşılan itirazları dikkate almak zorundadır; bunların sonradan ileri sürülmesi genişletme sayılmaz. Dosyadan anlaşılamayan itirazlar ise genişletme kapsamında değerlendirilir.
Karara konu uyuşmazlık
Karara konu rücuen tazminat uyuşmazlığında cevap verilmemesi, dava dilekçesinde ileri sürülen tam kusur vakıası ile ürünün dava dilekçesinde bildirilen fiyat üzerinden kabul edilmesi gerektiği vakıasının birlikte inkâr edilmiş sayılması sonucunu doğurmuştur. Bu inkâr zımni kabul veya ikrar değildir. Fiyat ve kusura ilişkin tespit, bu olayın vakıalarına özgüdür ve her tazminat kalemi için ayrıca genel bir kural kurmaz.
Hukuk Genel Kurulu, ürünün dava dilekçesinde bildirilen fiyatının da inkâr edildiği gözetilmeden yalnız kusur tespiti yönünden makine mühendislerinden oluşan üç kişilik bilirkişi heyetinden rapor alınarak karar verilmesini hatalı bulmuştur. Fiyat yönünden dosyadaki delillerle inceleme ve araştırma yapılması gerekir.
Bozma gerekçesinde yapılması gereken işlem, bozukluk savunması dikkate alınmaksızın fiyatın da inkâr edilmiş sayıldığı kabul edilerek içinde ziraat mühendisinin de bulunduğu bilirkişi heyetinden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesidir. Bu işlem yeni bir nihai kabul veya ret hükmü değildir.
Direnme kararının bozulması
Hukuk Genel Kurulu, davalı vekilinin temyiz itirazlarını kabul ederek direnme kararını açıklanan değişik gerekçe ve nedenlerle, uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429. maddesi gereğince bozmuştur. Karar 24.06.2021 tarihinde oy birliğiyle ve kesin olarak verilmiştir. Bozma, ilk derece mahkemesinin veya Özel Dairenin gerekçesinin benimsendiği anlamına gelmez.
Aynı Kanun’un 440. maddesinin III numaralı fıkrasının 1. bendi uyarınca, bu karar bakımından miktar itibarıyla karar düzeltme yolu kapalıdır. Kapalılık, bu kararın miktarı bakımındandır.
Sık sorulan sorular
Cevap dilekçesi verilmezse vakıalar kabul edilmiş olur mu?
Hayır. Süresi içinde cevap verilmemesi, dava dilekçesindeki vakıaların tamamının inkâr edilmiş sayılması sonucunu doğurur. Bu sonuç zımni kabul veya ikrar değildir ve ispat yükü davacıda kalır.
Cevap vermeyen davalı ikinci cevap dilekçesi verebilir mi?
Hayır. İkinci cevap dilekçesi cevaba cevap dilekçesine karşı verilir. Cevap vermeyen davalının yalnız inkârla yetindiği varsayılır; ön inceleme ve tahkikattaki savunması bu çerçevede kalır. Kanundan doğan istisnai hâller saklıdır.
İnkâr edilmiş sayılan davalı delil gösterebilir mi?
Evet, dava dilekçesindeki vakıaların doğru olmadığını ispat için karşı delil gösterebilir. Mevcut vakıanın içeriğindeki bir hususu açıklaması yeni vakıa sayılmaz. Karşı delil bahanesiyle yeni vakıa ileri sürmesi ise savunmanın genişletilmesidir.
Def’i veya itiraz sonradan ileri sürülebilir mi?
Def’iler ve bunlara ilişkin vakıalar genişletme ve değiştirme yasağına girer. Dosyadan anlaşılan itirazların sonradan ileri sürülmesi genişletme sayılmaz; dosyadan anlaşılamayan itirazlar genişletme kapsamında kalır.
Cevap süresi ne kadardır?
Cevap süresi, dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır. Çok zor veya imkânsız hâllerde süre içinde başvurulursa, bir kez ve bir ayı geçmemek üzere ek süre verilebilir; bu süre zorunlu değildir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

