Türk Ticaret Kanununda Çekte Vade ve İbraz Süreleri

by Avukat Erdal Ersoy
Türk Ticaret Kanununda Çekte Vade ve İbraz Süreleri

Çekte Vade Yasağı ve İleri Tarihli Çek İstisnası

Türk Ticaret Kanunu m. 795 uyarınca çek niteliği itibarıyla bir ödeme aracıdır; bu nedenle çekte vade bulunmaz ve senet görüldüğünde ödenir. Çek metnine herhangi bir vade kaydı konulsa dahi bu kayıt kanunen yazılmamış sayılır ve çek muhataba ibraz edildiği anda ödenmesi gerekir.

Temel kural çekin ibrazında ödenmesi olmakla beraber, 7491 sayılı Kanunun 65. maddesi ve 7566 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme gereğince ileri tarihli çeklerin senette yazılı düzenlenme gününden önce muhatap bankaya ibrazının geçersiz sayılması kuralı 31.12.2028 tarihine kadar uzatılmıştır. Belirtilen yasal istisna yürürlükte kaldığı müddetçe ileri tarihli çekler fiilen bir kredi aracı işlevi görmektedir.

Yasal İbraz Süreleri ve Sürelerin Hesaplanması

Türk Ticaret Kanunu m. 796/1 hükmüne göre çek, düzenlendiği yerde ödenecekse 10 gün, düzenlendiği yerden başka bir yerde ödenecekse bir ay içinde muhatap bankaya ibraz edilmelidir. Yargıtay uygulaması doğrultusunda büyükşehir statüsündeki illerde il mülki sınırları dahilinde düzenlenen ve ödeme yeri bu sınırlar içinde bulunan çekler aynı yerde düzenlenmiş ve ödenecek sayılır; bu hallerde ibraz süresi 10 gündür.

Düzenlendiği ülkeden farklı bir ülkede ödenecek çeklerde Türk Ticaret Kanunu m. 796/2 gereği düzenleme ve ödeme yerleri aynı kıtada bulunuyorsa ibraz süresi bir ay, ayrı kıtalarda bulunuyorsa üç aydır. Bir Avrupa ülkesinde düzenlenip Akdeniz sahilindeki bir ülkede ödenecek ya da tersi şekilde Akdeniz ülkesinde düzenlenip Avrupa ülkesinde ödenecek çekler aynı kıtada sayılır. Türkiye'nin tamamı coğrafi hesaplamalarda bütünüyle Avrupa kıtasında kabul edilir.

Türk Ticaret Kanunu m. 796 kapsamındaki ibraz süreleri hak düşürücü nitelikte olup taraflarca uzatılamaz veya kısaltılamaz. İbraz süreleri düzenlenme günü hesaba katılmaksızın izleyen günden itibaren başlar. On günlük süre iş günü olarak değil takvim günü esasına göre hesaplandığından aradaki tatil günleri hesaba dahil edilir; ancak sürenin son gününün resmî tatile rastlaması halinde süre kendiliğinden ilk iş gününe uzar.

Düzenlenme Tarihine İlişkin Takvim Sorunları

Çek üzerine düzenlenme tarihi olarak 30 Şubat, 31 Nisan veya 31 Haziran gibi takvimde yer almayan günlerin yazılması halinde, o ayın son gününün kastedildiği kabul edilir; aynı esas otuz çeken aylarda 31 tarihinin yazılması halinde de geçerlidir. Buna karşılık çek metnine 33 Şubat gibi takvim düzeninde varlığı imkânsız bir günün yazılması durumunda düzenlenme tarihi geçersiz kabul edilir.

İbraz Süresinin Kaçırılmasının Hukuki Sonuçları

Çekin yasal süresi içinde muhatap bankaya ibraz edilmemesi halinde hamil, Türk Ticaret Kanunu m. 796 çerçevesinde kambiyo hukukuna dayalı başvuru haklarını kaybeder. Hamil, düzenleyene ve kendisinden önceki cirantalara karşı kambiyo hukukundan kaynaklanan çek bedeli ile ferilerini ileri süremez ve kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluna başvuramaz. İbraz süresi bittikten sonra yapılan ciro işlemleri de kambiyo cirosu değil, yalnızca alacağın temliki hükmündedir.

Yasal ibraz süresinde muhataba sunulmayan çek kambiyo senedi vasfını yitirse de keşideci ile hamil arasındaki temel ilişki bakımından delil değerini tamamen kaybetmez. Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 28.11.2016 tarihli ve E. 2016/4188, K. 2016/15235 sayılı kararında belirtildiği üzere, süresinde ibraz edilmeyen çek keşideci ile hamil arasındaki temel ilişki yönünden yazılı delil başlangıcı teşkil eder ve taraflar arasındaki alacak iddiası tanık beyanlarıyla kanıtlanabilir.

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/4188, K. 2016/15235Kaynağı aç
19. Hukuk Dairesi         2016/4188 E.  ,  2016/15235 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. – K A R A R – Davacı vekili, davalı tarafın müvekkiline olan borcuna karşılık çek verdiğini, Bingöl İcra Müdürlüğünün 2014/333 E. Sayılı takip dosyası ile borç ödenmediğinden takip başlatıldığını, davalı tarafın borca itiraz ettiğini, takibin durduğunu, müvekkilden alınan borç paraya karşılık bu çekin verildiğini ileri sürerek haksız itirazın iptali ile davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu çekin hukuki geçerliliği olmadığını, 1999 tarihli bir çek defterine ait olduğunu, bankaya yazılacak bir müzekkere ile durumun ortaya çıkacağını, müvekkili ile davacı arasında ticari bir ilişki olmadığını, çek defterine ait 25 adet çekin iptali edildiğini, iptal edilen çeklerden birininde bu çek olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, senede yönelik sahtelik iddiasında bulunulmadığı, senedin kesin delil niteliğinde olduğu, bu nedenlerle bilirkişi raporuna itibar edilmediği, TMK md. 2 uyarınca davalının borçlu olmadığını iddiasının hakkın kötüye kullanımı oluşturduğu gerekçesiyle takibin iptali ve davanın kabulü yönünde karar verilmiş, hüküm davalı vekilince süresinde temyiz edilmiştir. Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle süresinde ibraz edilmeyen çekin yazılı delil başlangıcı sayılacağı, keşideci ve hamil konumunda olan taraflar arasındaki temel ilişkinin tanık beyanlarından anlaşılmış olmakla davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 28/11/2016 gününde oyçokluğuyla karar verildi. TL 10.929,60 -O.H. 2.732,40 -P.H. 8.197,20 -Kalan Aslı gibidir. KARŞI OY YAZISI Davacının takip ve dava dayanağı yaptığı belge Türkiye Halk Bankası A.Ş. tarafından 1999 yılında bastırılmış çek yaprağına 15.01.2014 keşide tarihi yazılmış muhatap bankaya ibraz edilmemiş ve ibraz süresi içinde 17.01.2014 tarihinde ilamsız takip başlatılmış bir belgedir. Bu belgenin keşide tarihinde yürürlükte olan mevzuata uygun bir çek yaprağı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu belge, ispat gücü mevzuata uygun ancak muhatap bankaya süresinde ibraz edilmemiş bir çeke göre daha zayıf olan bir yazılı delil başlangıcıdır. Mahkemece dinlenen davacı tanıkları Ali Yağbasa, Veysel Boğaç ve Osman Baraç davacının çalışanları olup borcun sebebi hakkında çelişkili beyanlarda bulunmuşlar, bunlardan Osman Baraç ikinci defa dinlendiği 12.11.2015 tarihli celsede görgüye dayalı bilgisinin olmadığını ve davacının kendisine anlattıklarına göre tanıklık yaptığını bildirmiştir. Davalı tarafça tanık anlatımlarına itiraz edilmiştir. HMK'nun 202. maddesi gereğince elinde yazılı belge delil başlangıcı olan bir kimse tanık dinletebilir ise de; dinlenen tanıkların olayı aydınlatıcı, kesin ve inandırıcı beyanda bulunmamaları halinde alacak sabit sayılmaz. Somut olayda davacının çalışanları olan tanıklar davalının davacıya keşide tarihinde geçerliliği olmayan çek yaprağını niye verdiğini ve davacının böyle bir belgeyi neden kabul ettiğini, davacının çek olarak kabul ettiği bu belgeyi niçin muhatap bankaya ibraz yoluna gitmediğini açıklamadıkları gibi borcun sebebi konusunda da çelişkili beyanda bulunmuşlardır. Bu durumda mahkemece, yazılı delil başlangıcı oluşturan çekle ilgili davalının takip dosyasındaki itirazının ekindeki bilgilerin çek yaprağını bastıran muhatap bankadan sorularak, bu belgenin mahiyeti iyice araştırıldıktan sonra delillerin tamamı değerlendirilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik tahkikatla karar verilmesi doğru olmamıştır. Bu itibarla açıkladığım nedenlerle yerel mahkeme kararının bozulması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun onama kararına muhalifim. 28.11.2016

Çekten Cayma Hakkı ve Sınırları

Türk Ticaret Kanunu m. 799 uyarınca düzenleyen çekten kural olarak ancak yasal ibraz süresi geçtikten sonra cayabilir. İbraz süresi dolmadan önce yapılan cayma beyanı, ancak ibraz süresi sona erdikten sonra hukuki sonuç doğurur. İbraz süresi bittikten sonra usulünce cayılmışsa muhatap banka çeki ödeyemez; çekten cayılmamışsa sürenin bitiminden sonraki ibrazlarda banka hesabında bakiye olsa dahi ödeme yapıp yapmamakta serbesttir.

Düzenleyenin çekten cayma yetkisi sınırsız değildir. Türk Ticaret Kanunu m. 799 hükmü gereğince, çekin yasal süresinde ibraz edilmesinin mücbir sebeplerle imkânsızlaşması veya çek düzenlenmesi yoluyla bankadaki karşılığın devredilmiş olması durumlarında düzenleyenin çekten cayması hukuken mümkün değildir.

Protesto, Mücbir Sebep ve Zamanaşımı

Ödememe protestosu veya buna denk belirlemenin kural olarak ibraz süresi içinde yapılması gerekir. İbraz işlemi kanuni ibraz süresinin son gününde gerçekleştirilmişse, protesto veya eşdeğer belirleme süreyi takip eden ilk iş gününde de yapılabilir.

Türk Ticaret Kanunu m. 811 uyarınca bir devlet mevzuatı veya herhangi bir mücbir sebep gibi aşılması imkânsız engeller sebebiyle ibraz veya protesto süresinde gerçekleştirilemezse bu işlemler için öngörülen süreler uzar. Hamil, mücbir sebebi gecikmeksizin cirantasına ihbar ederek bu kaydı çeke veya alonja yazıp yer ve tarih belirterek imzalamakla yükümlüdür. Engelin ibraz süresinin bitiminden önce ortaya çıkmış olması şartıyla, mücbir sebebin ihbar edildiği tarihten itibaren 15 günden fazla devam etmesi durumunda, çekin ibraz edilmesine ve protesto çekilmesine veya buna eş değer bir belirlemeye gerek kalmaksızın başvuru hakkı kullanılabilir.

Hamilin ya da çeki ibraz etmek veya protesto düzenletmekle görevlendirdiği kişinin yalnızca kendisiyle ilgili kişisel olgular, Türk Ticaret Kanunu m. 811 çerçevesinde mücbir sebep olarak değerlendirilmez.

Çekten kaynaklanan taleplerde zamanaşımı Türk Ticaret Kanunu m. 814 maddesinde düzenlenmiştir. Hamilin cirantalara, düzenleyene ve diğer çek borçlularına yöneltebileceği başvuru hakları, yasal ibraz süresinin bitiminden itibaren 3 yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Çek borçlularının birbirlerine karşı rücu hakları ise çek bedelinin ödendiği veya çekin dava yoluyla ilgili borçluya yöneltildiği tarihten itibaren 3 yıl içinde zamanaşımına tabidir.

Çek üzerine ileri bir tarih konulduğunda erken ibraz edilebilir mi?

Normal şartlarda çek görüldüğünde ödenir; ancak 7491 ve 7566 sayılı Kanunlar uyarınca 31.12.2028 tarihine kadar ileri tarihli çeklerin düzenlenme gününden önce bankaya ibrazı geçersiz sayılmaktadır.

Süresinde ibraz edilmeyen çek tamamen hükümsüz kalır mı?

Çek kambiyo senedi vasfını ve kambiyo takibi yapma imkânını yitirir; ancak keşideci ile hamil arasındaki temel ilişki bakımından yazılı delil başlangıcı sayılır ve alacak tanıkla ispatlanabilir.

Düzenleyen ibraz süresi bitmeden önce çekten cayabilir mi?

Türk Ticaret Kanunu m. 799 gereğince ibraz süresi dolmadan önce yapılan cayma bildirimi ibraz süresi geçene kadar sonuç doğurmaz; düzenleyen çekten kural olarak ancak yasal ibraz süresi geçtikten sonra cayabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu