Çekiliş dolandırıcılığına uğrayan kişi hem cezai şikayette bulunabilir hem de uğradığı maddi zararın tazmini için hukuki yollara başvurabilir. Cezai şikayet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa yapılır; tazminat talebi ise Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve kişilik hakkı hükümlerine dayanır.
Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/2469, K. 2014/18411Kaynağı aç
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu, TCK’nın 158/1-f maddesinde düzenlenmiştir. Maddenin gerekçesinde de; “Dolandırıcılık suçunun, bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle işlenmesi de, birinci fıkranın (f) bendinde bu suçun bir nitelikli unsuru olarak kabul edilmiştir. Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının, özellikle bu kurum ve kuruluşları temsil edenlerin, kurum ve kuruluşları adına hareket eden kişilerin, başkalarını kolaylıkla aldatabilmeleri bir güven kurumu olan bu kuruma güvenin sarsılması bu kurumların araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu, nitelikli hâl saymıştır.
Bilişim sisteminin aldatılmasından söz edilemeyeceği için, ancak bu sistemin araç olarak kullanılarak bir insanın aldatılması yani dolandırılması halinde bu bendin uygulanması mümkündür. Aksi halde yani sisteme girilerek bir kişi aldatılmayıp sistemden yararlanılarak çıkar sağlanmışsa bilişim suçu veya bilişim sistemi kullanılmak suretiyle hırsızlık suçunun oluşması söz konusu olacaktır.
Bilişim sisteminden maksat, verileri toplayıp, yerleştirdikten sonra bunları otomatik işlemlere tâbi tutma olanağını veren manyetik sistemlerdir. Günümüzde bilişim sistemleri ile sesli-görüntülü haberleşme, elektronik imzanın kabulü, yeni ticari ilişkiler, internet bankacılığı hizmeti ile para transferleri ve bunlar gibi pek çok yenilik toplumsal hayata girmiş, bilişim gerek iş gerekse günlük hayatta vazgeçilemeyecek kadar önemli bir noktaya ulaşmış, bilişim teknolojileri daha hızlı ve ucuz bir nitelik arz etmesi nedeniyle, klasik yöntemlere nazaran daha fazla tercih edilir duruma gelmiştir. Bu sistemlerin güvenle kullanılması, aynı anda hızlı ve kolayca birçok kişi tarafından ulaşılması ve diğer taraftaki failin kontrol imkanını azaltması nedeniyle nitelikli hal sayılmıştır.
Banka ya da kredi kurumlarının araç olarak kullanıldığından söz edilebilmesi için, dolandırıcılık fiili gerçekleştirilirken bankaların olağan faaliyetlerinden ya da bu faaliyeti yürüten süjelerden hileli araçlar kullanılarak yararlanılması veya banka ve kredi kurumlarının olağan faaliyetleri nedeniyle üretmiş oldukları maddi varlıkların suçta araç olarak kullanılarak haksız çıkarın elde edilmesi gerekir. Bankaların, ödeme aracı olarak kullanılması halinde bu fıkra uygulanamayacaktır.
Katılan …'in 07/01/2007 günü İzmir ili Karşıyaka ilçesi Anadolu Caddesi önünde park ettiği araç içerisinde evrak çantasının çalındığı, bu çantanın içerisinde … İnşaat Turizm Tem. Hiz. San ve Tic. Ltd. Şirketi’nin …bank İzmir Şubesi'ne ait çek koçanının da bulunduğu,
Sanık …’ın çalınan çeklerden suça konu … numaralı çeki bir yıllık ödenmeyen kira borçları için hakkında icra takibi başlatan katılan …’ın avukatına borçlarına karşılık verdiği, katılan …’ın 26/09/2007 tarihinde Manisa…bank Şubesi'ne ibrazı sırasında çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, sanığın çeki lokanta ve restaurant malzemelerini sattığı ikinci el eşya alan … ismindeki şahıstan sattığı malzemelere karşılık aldığını beyan ettiği, ancak … hakkında yapılan araştırmada böyle bir şahsa rastlanmadığı, 22/07/2008 tarihinde alınan raporda 1812276 numaralı çekin ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazılarının şüpheli …'ın el yazıları ile uyarlılık gösterdiği, el mahsulü oldukları ve keşideci imzası ile şüpheli …'a ait mukayese imzaları arasında yatay çizgilerin çekilişleri, bukle örgü ve istifleniş tarzı yönünden kısmi benzerlikler gözlendiği, ancak keşideci imzasının şüpheli …'ın elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulguların tespit olunamadığı yönünde rapor verildiği,
Sanık …’in katılan …’den satın aldığı sandalye ve masalar karşılığında çalıntı olan suça konu 1812275 numaralı çeki ciro ederek verdiği, katılan …’nin de önceki borcundan mahsup edilip üzerine de nakit para vermesi hususunda anlaştıkları katılan …’e ciro ettiği, katılan …’in bankaya ibraz etmesi üzerine çekin çalıntı olduğunun anlaşıldığı, aynı gün suça konu diğer çek olan 1812273 numaralı çekin katılan … tarafından bankaya ibraz edildiği ve anılan çek hakkında da işlem çalıntı işlemi yapıldığı, sanık …’in çeki …’dan aldığını beyan ettiği,
Sanık …’in suça konu 1812273 numaralı çeki aldığı iki klima karşılığında katılan …’a ciro ederek verdiği, çeki araç sattığı Hayrettin Bilgiç isimli şahıstan aldığını beyan ettiği,
22/07/2008 tarihinde verilen ekspertiz raporu gereğince 3200 TL bedelli müştekisi … olan ve şüpheli …'den aldığını beyan ettiği, 1812273 numaralı çekin ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazıları ve arka yüzündeki …, İzmir,…" ibareli yazıların bu çekte hiçbir cirosu bulunmayan ancak diğer çek olan 1812275 numaralı çekin cirantası gözüken sanık …'in eli mahsulü olduğu, keşideci imzası ile şüpheli …'in mukayese imzaları arasında bukle örgüsü ve yatay çizgileri çelişkileri yönünden kısmi benzerlikler görüldüğü, ancak keşideci imzasının şüpheli …'in elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulguların tespit edilemediği, 1600 TL bedelli ve müştekisi … ve … olan 1812275 numaralı çekin ön yüzündeki tanzim ile ilgili el yazıları ve arka yüzündeki " …, İzmir" ibareli yazının yine bu çekte hiç cirosu bulunmayan sanık … eli mahsulü olduğu, keşideci imzası ile şüpheli …'in mukayese imzaları arasında bukle örgüsü ve yatay çizgilerin çelişkileri yönünden kısmı benzerlikler görüldüğü, ancak keşideci imzasının şüpheli …'in elinden çıktığını gösterir nitelik ve yeterlilikte bulguların tespit edilemediği, sanık …'in sanık …'in arkadaşı olduğunu sanayi sitesinde marangozluk yaptığını beyan etmesine karşılık, sanık …'in sanık …'i tanımadığını beyan ettiği, sanıkların birlikte suça konu çekleri düzenledikleri ve birbirlerine verip kullandıkları iddia edilen olayda, sanık …’ın resmi belgede sahtecilik ile sanıklar … ve …’in nitelikli dolandırıcılık ve iki kez resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 49Kaynağı aç
veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar
verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir
fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
II. Zararın ve kusurun
ispatı
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
bu Kısım hükümlerinin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış
rekabetin sağlanmasıdır.
(2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler
arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki
aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır.
II – Dürüstlük kuralına aykırı davranışlar,
ticari uygulamalar
Şikayet Nereye ve Nasıl Yapılır
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 158. maddesi uyarınca suça ilişkin ihbar veya şikayet doğrudan Cumhuriyet Başsavcılığına ya da kolluğa yapılabilir. Valilik, kaymakamlık veya mahkemeye yapılan başvurular ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iletilir. Şikayet yazılı olabileceği gibi sözlü olarak yapılıp tutanağa da geçirilebilir.
Suçun Cezai Niteliği ve Ağırlaştırıcı Haller
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına yarar sağlamayı dolandırıcılık suçu olarak tanımlamakta ve bir yıldan beş yıla kadar hapis ile beş bin güne kadar adli para cezası öngörmektedir. Bu genel çerçeve çekiliş dolandırıcılığının da temel cezai dayanağını oluşturmaktadır.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 160Kaynağı aç
bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını
açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya
başlar.
(2) Cumhuriyet savcısı, maddî gerçeğin
araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî
kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri
toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.
Cumhuriyet savcısının görev ve yetkileri
TCK'nın 158. maddesi nitelikli dolandırıcılık hallerini düzenlemekte ve genel olarak üç yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bilişim sistemleri, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması yoluyla işlenen dolandırıcılık bu kapsamdadır (TCK m. 158/1-f). Kanunun açıkça saydığı bentler bakımından ise hapis cezasının alt sınırı dört yıl olup adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle,
b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak
suretiyle,
c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle,
d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi
parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması
suretiyle,
e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak,
f) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle,
g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak
suretiyle,
h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden
kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin
kooperatifin faaliyeti kapsamında,
i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı
kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle,
j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir
kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla,
k) Sigorta bedelini almak maksadıyla,
l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin,
kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı
olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi
suretiyle,
İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar
adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik:
3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan
hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan
elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71]
(2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı
sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak,
başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre
cezalandırılır.
(3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.)
Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından
birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için
teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek
ceza bir kat artırılır.
Daha az cezayı gerektiren hal
Kendisini kamu görevlisi ya da banka, sigorta veya kredi kurumu çalışanı olarak tanıtan ya da bu kurumlarla ilişkili olduğunu söyleyen kişinin işlediği dolandırıcılık da TCK m. 158/1-l kapsamında nitelikli hal sayılır ve aynı dört yıl alt sınırı ile iki kat para cezası kuralına tabidir.
Suçun üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise bir kat artırılır (TCK m. 158/3).
Paranın Geri Alınması İçin Yapılabilecekler
Dolandırıldığını fark eden kişi zaman kaybetmeden bankasını arayarak işlemi veya kartı durdurmayı ve alıcı hesabın bloke edilmesini talep etmeyi değerlendirebilir. Erken müdahale paranın hesaptan çekilmeden tutulmasına olanak tanıyabilir; ancak bu sonuç güvence altında değildir ve bankanın uyguladığı prosedürlere bağlıdır.
Soruşturma aşamasında IBAN, failin kimliğine ulaşmada temel delillerden biridir. Cumhuriyet Savcılığı, hesabın ait olduğu bankadan hesap sahibinin kimlik ve adres bilgilerini resmi yazıyla isteyebilir.
Maddi zararın tazmini için 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi kapsamında haksız fiil hükümlerine dayalı tazminat davası açılabilir. Bu hükme göre kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ayrıca kişilik hakkı zedelenen kişi TBK m. 58 uyarınca manevi zarara karşılık olarak manevi tazminat da talep edebilir. Her iki talep birlikte ileri sürülebilir.
Etkin Pişmanlık ve Ceza İndirimi
Dolandırıcılık suçunun tamamlanmasından sonra, kovuşturma başlamadan önce, fail, azmettiren veya yardım eden bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme ya da tazmin yoluyla tamamen giderirse TCK m. 168/1 gereğince verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir. Kovuşturma başladıktan ancak hüküm verilmeden önce aynı koşulun yerine getirilmesi halinde ise indirim oranı cezanın yarısına kadar uygulanır (TCK m. 168/2). Bu hükümler bir ceza indirimi mekanizmasıdır; mağdura ödeme yapılmasını doğrudan zorunlu kılan bir iade güvencesi niteliği taşımamaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık,
hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72]
suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan
önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek
mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen
gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir.
(2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm
verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı
indirilir.
(3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek
cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde
üçte birine kadarı indirilir.
(4) Kısmen geri verme veya tazmin
halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun
rızası aranır.
(5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin
pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı
zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası
açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise,
verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki
defadan fazla yararlanamaz.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
Bu indirimden yararlanabilmek için tam giderim zorunludur. Kısmi geri verme veya kısmi tazmin durumunda etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi TCK m. 168/4 uyarınca mağdurun rızasına bağlıdır.
Sık Sorulan Sorular
Çekiliş dolandırıcılığı şikayeti nereye yapılır?
Şikayet Cumhuriyet Başsavcılığına veya kolluğa yapılabilir. Valilik, kaymakamlık ya da mahkemeye yapılan başvurular da ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına iletilmektedir. Başvuru yazılı olabileceği gibi sözlü tutanak şeklinde de gerçekleştirilebilir.
Ödediğim parayı geri alabilir miyim?
TBK m. 49 kapsamında haksız fiil hükümlerine dayalı tazminat davası açmak mümkündür. Kişilik hakkına yapılan saldırı gerekçesiyle TBK m. 58 uyarınca manevi tazminat da talep edilebilir. Bunların yanı sıra banka aracılığıyla erken blokaj talebinde bulunulabilir; ancak bu yolun sonucu bankanın prosedürlerine ve paranın hesapta bulunup bulunmadığına bağlıdır.
Çekiliş dolandırıcılığının cezası ne kadar?
Nitelikli dolandırıcılık (TCK m. 158) genel olarak üç yıldan on yıla kadar hapis cezası öngörmektedir. Bilişim yoluyla gerçekleştirilen nitelikli dolandırıcılıkta (TCK m. 158/1-f) olduğu gibi kanunun sayılı bentleri bakımından ise hapis cezasının alt sınırı dört yıldır ve adli para cezası suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. Suçun üç veya daha fazla kişiyle birlikte işlenmesi halinde ceza yarı oranında, suç örgütü kapsamında işlenmesi halinde ise bir kat artırılır. Genel dolandırıcılık hükmünde (TCK m. 157) öngörülen ceza bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıdır.
Fail pişman olup zararı geri öderse ne olur?
TCK m. 168 kapsamındaki etkin pişmanlık hükümleri failin, azmettirenin veya yardım edenin alacağı cezayı etkiler. Kovuşturma başlamadan önce tam giderim sağlanırsa verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir; kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce tam giderim gerçekleşirse indirim oranı yarıya kadar uygulanabilir. Kısmi giderimde ise etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanılabilmesi için mağdurun rızası aranır.
Tanınmış bir markanın adını kullanan sahte çekilişe maruz kaldıysam kime karşı dava açabilirim?
Haksız fiil sorumluluğu genel olarak kusurlu ve hukuka aykırı eylemle zarar veren kişiye aittir; somut olayda bu, parayı talep eden ve ödemeyi alan kişidir. Adı izinsiz kullanılan markanın hukuki durumu ve bu bağlamda açılabilecek taleplerin kapsamı ise somut olayın koşullarına göre değişir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

