Yapay Zekâ ile Performans Değerlendirmesinin Hukuki Sınırları

by Avukat Erdal Ersoy
Yapay Zekâ ile Performans Değerlendirmesinin Hukuki Sınırları

İşyerinde Algoritmik Değerlendirmenin Hukuki Temeli

Yapay zekâ ile personel performans değerlendirmesi yapılması tek başına hukuka aykırı değildir. Usulüne uygun tasarlanan bir sistem, yöneticilerin kişisel yakınlık, önyargı veya keyfî kanaatlerinden kaynaklanabilecek değerlendirme farklılıklarını azaltabilir.

Hakkaniyete uygun bir değerlendirmeden söz edilebilmesi için sistemin çalışan tarafından yürütülen işle doğrudan bağlantılı verileri kullanması, önceden belirlenmiş ve personele bildirilmiş ölçütlere dayanması ve aynı veya benzer görevlerde çalışan personele eşit şekilde uygulanması gerekir. Bunun yanında teknik arızaların, kanuni izinlerin ve çalışanın kontrolü dışındaki haricî etkenlerin dikkate alınması, sistemin ayrımcı sonuçlar üretip üretmediğinin düzenli olarak denetlenmesi, çalışana sonuca itiraz etme imkânı tanınması ve nihai kararın yetkili bir kişi tarafından yeniden değerlendirilmesi zorunludur.

Karar Destek Aracı Olarak Algoritma ve Ölçülülük İlkesi

Yapay zekâ sistemleri işyerinde yöneticinin kararını destekleyen bir araç olarak değerlendirilebilir. Bununla birlikte çalışanın terfisi, ücretinin düşürülmesi veya iş sözleşmesinin feshedilmesi gibi çalışma hayatını esaslı şekilde etkileyen sonuçların münhasıran algoritmanın ürettiği puana bağlanması hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmayabilir.

Kişisel Verilerin Korunması ve Sürekli Gözetim Yasağı

İşyerinde algoritmik sistemler vasıtasıyla toplanan mesai süreleri, satış verileri, müşteri temasları, bilgisayar ve cihaz logları, kamera yahut ses kayıtları, lokasyon bilgileri, puanlamalar ve davranışsal analizler kişisel veri kapsamındadır. Anayasa’nın 20. maddesi uyarınca çalışanlar, kendilerine ait bu nitelikteki bilgilerin işlenmesine ilişkin bilgilendirilmeyi talep etme, söz konusu verilere erişme, hatalı kayıtların düzeltilmesini yahut silinmesini isteme ve kullanımın meşru amaca uygunluğunu öğrenme anayasal hakkına sahiptir.

6698 sayılı Kanun kapsamında yürütülen veri işleme faaliyetlerinin meşru, belirli ve açık gayelerle uyumlu, işleme amacıyla bağlantılı ve ölçülü olması yasal zorunluluktur. Örneğin satış departmanındaki bir personelin işlem hacmi, iade istatistikleri veya müşteri memnuniyet seviyeleri üzerinden değerlendirilmesi görevle ilintili sayılabilir. Buna karşın personelin tuş vuruşlarının, şahsi telefon görüşmelerinin, anlık ekran görüntülerinin, ses tonunun ya da mimiklerinin kesintisiz şekilde takibe alınması çoğu durumda ölçülülük sınırını aşan bir müdahale teşkil edebilir.

Otomatik Analize İtiraz ve İlgili Kişi Hakları

6698 sayılı Kanun’un 11. maddesi kapsamında çalışanlar veri sorumlusuna başvurarak kişisel verilerinin işlenip işlenmediğini öğrenme, bilgi talep etme, işlenme amacını ve bu amaca uygun kullanılıp kullanılmadığını denetleme, yurt içinde veya yurt dışında verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme ile eksik veya yanlış işlenmiş verilerin düzeltilmesini isteme haklarına sahiptir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 11Kaynağı aç
MADDE 11- (1) Herkes, veri sorumlusuna başvurarak kendisiyle ilgili; a) Kişisel veri işlenip işlenmediğini öğrenme, b) Kişisel verileri işlenmişse buna ilişkin bilgi talep etme, c) Kişisel verilerin işlenme amacını ve bunların amacına uygun kullanılıp kullanılmadığını öğrenme, ç) Yurt içinde veya yurt dışında kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişileri bilme, d) Kişisel verilerin eksik veya yanlış işlenmiş olması hâlinde bunların düzeltilmesini isteme, e) 7 nci maddede öngörülen şartlar çerçevesinde kişisel verilerin silinmesini veya yok edilmesini isteme, f) (d) ve (e) bentleri uyarınca yapılan işlemlerin, kişisel verilerin aktarıldığı üçüncü kişilere bildirilmesini isteme, g) İşlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi suretiyle kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkmasına itiraz etme, ğ) Kişisel verilerin kanuna aykırı olarak işlenmesi sebebiyle zarara uğraması hâlinde zararın giderilmesini talep etme, haklarına sahiptir. Veri güvenliğine ilişkin yükümlülükler

Aynı maddenin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca işlenen verilerin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi neticesinde kişinin kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkması durumunda, çalışanın bu sonuca itiraz etme hakkı bulunmaktadır.

Biyometrik ve Sağlık Verilerinin İşlenmesindeki Riskler

Algoritmik takipte başvurulan yüz ve ses analizleri biyometrik veri işlenmesine yol açarken stres, ruhsal durum veya genel sağlık durumu hakkındaki algoritmik çıkarımlar sağlık verisi niteliği taşır. Biyometrik ve sağlık verileri 6698 sayılı Kanun kapsamında özel nitelikli kişisel veri sayıldığından bunların performans değerlendirmesinde kullanılması yüksek hukuki risk barındırır. Ayrıca yüz ifadesi veya ses tonundan çalışanın dürüst, motive, çalışkan ya da güvenilir olduğuna dair kesin sonuçlara varılması bilimsel ve hukuki açıdan tartışmalıdır.

Bulut Tabanlı Sistemlerde Yurt Dışına Veri Aktarımı

Yurt dışı merkezli ve bulut altyapısıyla çalışan yapay zekâ uygulamalarının kullanılması çalışan verilerinin sınır ötesine aktarılması sonucunu doğurur. 6698 sayılı Kanun’un 9. maddesi uyarınca kişisel veriler, kanuni işleme şartlarından birinin varlığı ve aktarım yapılacak ülke, sektör veya uluslararası kuruluş hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilmiş bir yeterlilik kararının bulunması hâlinde yurt dışına aktarılabilir.

6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 9Kaynağı aç
MADDE 9- (Değişik:2/3/2024-7499/34 md.) (1) Kişisel veriler, 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartlardan birinin varlığı ve aktarımın yapılacağı ülke, ülke içerisindeki sektörler veya uluslararası kuruluşlar hakkında yeterlilik kararı bulunması halinde, veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilir. (2) Yeterlilik kararı, Kurul tarafından verilir ve Resmî Gazete’de yayımlanır. Kurul, ihtiyaç duyması halinde ilgili kurum ve kuruluşların görüşünü alır. Yeterlilik kararı, en geç dört yılda bir değerlendirilir. Kurul, değerlendirme sonucunda veya gerekli gördüğü diğer hallerde, yeterlilik kararını ileriye etkili olmak üzere değiştirebilir, askıya alabilir veya kaldırabilir. (3) Yeterlilik kararı verilirken öncelikle aşağıdaki hususlar dikkate alınır: a) Kişisel verilerin aktarılacağı ülke, ülke içerisindeki sektörler veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye arasında kişisel veri aktarımına ilişkin karşılıklılık durumu. b) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin ilgili mevzuatı ve uygulaması ile kişisel verilerin aktarılacağı uluslararası kuruluşun tâbi olduğu kurallar. c) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkede veya uluslararası kuruluşun tâbi olduğu bağımsız ve etkin bir veri koruma kurumunun varlığı ile idari ve adli başvuru yollarının bulunması. ç) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, kişisel verilerin korunmasıyla ilgili uluslararası sözleşmelere taraf veya uluslararası kuruluşlara üye olma durumu. d) Kişisel verilerin aktarılacağı ülkenin veya uluslararası kuruluşun, Türkiye’nin üye olduğu küresel veya bölgesel kuruluşlara üye olma durumu. e) Türkiye’nin taraf olduğu uluslararası sözleşmeler. (4) Kişisel veriler, yeterlilik kararının bulunmaması durumunda, 5 inci ve 6 ncı maddelerde belirtilen şartlardan birinin varlığı, ilgili kişinin aktarımın yapılacağı ülkede de haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânının bulunması kaydıyla, aşağıda belirtilen uygun güvencelerden birinin taraflarca sağlanması halinde veri sorumluları ve veri işleyenler tarafından yurt dışına aktarılabilir: a) Yurt dışındaki kamu kurum ve kuruluşları veya uluslararası kuruluşlar ile Türkiye’deki kamu kurum ve kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları arasında yapılan uluslararası sözleşme niteliğinde olmayan anlaşmanın varlığı ve Kurul tarafından aktarıma izin verilmesi. b) Ortak ekonomik faaliyette bulunan teşebbüs grubu bünyesindeki şirketlerin uymakla yükümlü oldukları, kişisel verilerin korunmasına ilişkin hükümler ihtiva eden ve Kurul tarafından onaylanan bağlayıcı şirket kurallarının varlığı. c) Kurul tarafından ilan edilen, veri kategorileri, veri aktarımının amaçları, alıcı ve alıcı grupları, veri alıcısı tarafından alınacak teknik ve idari tedbirler, özel nitelikli kişisel veriler için alınan ek önlemler gibi hususları ihtiva eden standart sözleşmenin varlığı. ç) Yeterli korumayı sağlayacak hükümlerin yer aldığı yazılı bir taahhütnamenin varlığı ve Kurul tarafından aktarıma izin verilmesi. (5) Standart sözleşme, imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde veri sorumlusu veya veri işleyen tarafından Kuruma bildirilir. (6) Veri sorumluları ve veri işleyenler, yeterlilik kararının bulunmaması ve dördüncü fıkrada öngörülen uygun güvencelerden herhangi birinin sağlanamaması durumunda, arızi olmak kaydıyla sadece aşağıdaki hallerden birinin varlığı halinde yurt dışına kişisel veri aktarabilir: a) İlgili kişinin, muhtemel riskler hakkında bilgilendirilmesi kaydıyla, aktarıma açık rıza vermesi. b) Aktarımın, ilgili kişi ile veri sorumlusu arasındaki bir sözleşmenin ifası veya ilgili kişinin talebi üzerine alınan sözleşme öncesi tedbirlerin uygulanması için zorunlu olması. c) Aktarımın, ilgili kişi yararına veri sorumlusu ve diğer bir gerçek veya tüzel kişi arasında yapılacak bir sözleşmenin kurulması veya ifası için zorunlu olması. ç) Aktarımın üstün bir kamu yararı için zorunlu olması. d) Bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için kişisel verilerin aktarılmasının zorunlu olması. e) Fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için kişisel verilerin aktarılmasının zorunlu olması. f) Kamuya veya meşru menfaati bulunan kişilere açık olan bir sicilden, ilgili mevzuatta sicile erişmek için gereken şartların sağlanması ve meşru menfaati olan kişinin talep etmesi kaydıyla aktarım yapılması. (7) Altıncı fıkranın (a), (b) ve (c) bentleri, kamu kurum ve kuruluşlarının kamu hukukuna tâbi faaliyetlerine uygulanmaz. (8) Veri sorumlusu ve veri işleyenler tarafından, yurt dışına aktarılan kişisel verilerin sonraki aktarımları ve uluslararası kuruluşlara aktarımlar bakımından da bu Kanunda yer alan güvenceler sağlanır ve bu madde hükümleri uygulanır. (9) Kişisel veriler, uluslararası sözleşme hükümleri saklı kalmak üzere, Türkiye’nin veya ilgili kişinin menfaatinin ciddi bir şekilde zarar göreceği durumlarda, ancak ilgili kamu kurum veya kuruluşunun görüşü alınarak Kurulun izniyle yurt dışına aktarılabilir. (10) Kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler saklıdır. (11) Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle düzenlenir. ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Haklar ve Yükümlülükler Veri sorumlusunun aydınlatma yükümlülüğü

Yeterlilik kararının bulunmaması durumunda veriler, ilgili kişinin haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânının bulunması şartıyla standart sözleşme veya bağlayıcı şirket kuralları gibi uygun güvenceler tesis edilerek aktarılabilir. İmzalanan standart sözleşmenin beş iş günü içinde Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirilmesi zorunludur. Yeterlilik kararı ve uygun güvencelerin sağlanamadığı hallerde ise yalnızca arızi olmak kaydıyla muhtemel riskler açıklanarak açık rıza alınması gibi sınırlı kanuni istisnalar çerçevesinde aktarım yapılabilir.

Algoritmik Puanlama ve İş Sözleşmesinin Feshi

4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi bulunan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren; feshi işçinin yeterliliğinden, davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayandırmak zorundadır. Yer altı işlerinde çalışan işçilerde ise kıdem şartı aranmaz. Aynı maddenin beşinci fıkrası gereğince, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare edip işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri bu güvenceden yararlanamaz. Sendikal faaliyetler, sendika temsilciliği, adli ve idari mercilere başvuru ile ırk, renk, cinsiyet, medeni hal, din ve aile yükümlülükleri gibi ayrımcılık temelleri ise geçerli sebep teşkil etmez.

4857 sayılı İŞ KANUNU m. 18Kaynağı aç
Madde 18 – Otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. (Ek cümle: 10/9/2014-6552/2 md.) Yer altı işlerinde çalışan işçilerde kıdem şartı aranmaz. Altı aylık kıdem hesabında bu Kanunun 66 ncı maddesindeki süreler dikkate alınır. Özellikle aşağıdaki hususlar fesih için geçerli bir sebep oluşturmaz: a) Sendika üyeliği veya çalışma saatleri dışında veya işverenin rızası ile çalışma saatleri içinde sendikal faaliyetlere katılmak. b) İşyeri sendika temsilciliği yapmak. c) Mevzuattan veya sözleşmeden doğan haklarını takip veya yükümlülüklerini yerine getirmek için işveren aleyhine idari veya adli makamlara başvurmak veya bu hususta başlatılmış sürece katılmak.[6] d) Irk, renk, cinsiyet, medeni hal, aile yükümlülükleri, hamilelik, doğum, din, siyasi görüş ve benzeri nedenler. e) 74 üncü maddede öngörülen ve kadın işçilerin çalıştırılmasının yasak olduğu sürelerde işe gelmemek. f) Hastalık veya kaza nedeniyle 25 inci maddenin (I) numaralı bendinin (b) alt bendinde öngörülen bekleme süresinde işe geçici devamsızlık. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. İşletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında bu madde, 19 ve 21 inci maddeler ile 25 inci maddenin son fıkrası uygulanmaz. Sözleşmenin feshinde usul

Performans düşüklüğünün geçerli sebep oluşturabilmesi için hedeflerin makul ve ulaşılabilir olması, performans kriterlerinin önceden belirlenerek işçiye tebliğ edilmesi, yürütülen işin niteliğiyle örtüşmesi ve ölçülebilir olması şarttır. İşverenin ayrıca düşük performansın süreklilik gösterdiğini, aynı görevdeki çalışanlara eşit uygulandığını, sistemsel arızaların ve dış faktörlerin elendiğini, çalışana performansını geliştirmesi için makul süre tanındığını, gerekli eğitim ve yönlendirmelerin sağlandığını, savunmasının alındığını ve feshin son çare olduğunu ortaya koyması gerekir. Bu güvenceler sağlanmadan yalnızca yapay zekânın oluşturduğu bir puana dayanılarak fesih yoluna gidilmesi önemli ölçüde hukuki risk barındırır.

Yalnızca yapay zekâ puanına dayanılarak işten çıkarma yapılabilir mi?

Çalışanın iş sözleşmesinin feshi gibi önemli sonuçların yalnızca algoritmanın verdiği puana bağlanması hakkaniyet ve ölçülülük ilkeleriyle bağdaşmayabilir. 4857 sayılı İş Kanunu m. 18 uyarınca performans düşüklüğünün geçerli fesih sayılabilmesi için kriterlerin önceden tebliği, hedeflerin ulaşılabilir olması, düşüklüğün süreklilik göstermesi, işçinin savunmasının alınması ve feshin son çare olması gerekir.

İşverenin çalışanın klavye hareketlerini veya ekranını sürekli izlemesi hukuki midir?

Çalışanın klavye tuş hareketlerinin, şahsi telefon kullanımının, yüz mimiklerinin, ses tonunun veya her dakikadaki ekran faaliyetinin sürekli biçimde izlenmesi çoğu durumda ölçüsüz bir müdahale oluşturabilir. 6698 sayılı Kanun gereğince kişisel verilerin belirli, açık ve meşru amaçlarla bağlantılı, sınırlı ve ölçülü olarak işlenmesi zorunludur.

Çalışan otomatik sistemlerle yapılan performans puanlamasına itiraz edebilir mi?

Evet, 6698 sayılı Kanun m. 11/1-g uyarınca ilgili kişi, işlenen kişisel verilerinin münhasıran otomatik sistemler vasıtasıyla analiz edilmesi neticesinde kendisi aleyhine bir sonucun ortaya çıkması hâlinde bu sonuca itiraz etme hakkına sahiptir.

Bulut tabanlı yabancı yapay zekâ sistemlerinde standart sözleşme bildirimi ne zaman yapılır?

Yeterlilik kararının bulunmadığı hallerde yabancı sistemler üzerinden yurt dışına veri aktarımı uygun güvence kapsamında standart sözleşmeyle yapılıyorsa, bu sözleşmenin imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde Kişisel Verileri Koruma Kurumuna bildirilmesi zorunludur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu