İş sözleşmesiyle veya işyerindeki uygulamalarla kurulan çalışma şartlarında işçi aleyhine esaslı bir değişiklik yapılması halinde işçi bu değişikliğe zorlanamaz. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işveren, esaslı değişiklik teklifini işçiye yazılı olarak bildirmek zorundadır. Altı iş günü içinde işçi tarafından yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz. İşverenin kabul edilmeyen bu aleyhe şartları fiilen dayatması ya da mevcut çalışma şartlarını uygulamaması durumunda işçi, 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesinin II. fıkrasının (f) bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatını talep edebilir; bu haklı fesih yolunda işçi ihbar tazminatı ve iş güvencesi talep edemez. İşverenin sözleşmeyi geçerli nedene dayanarak kendisinin feshetmesi durumunda ise işçiye hem kıdem hem de ihbar tazminatı ödenmesi gerekir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 22Kaynağı aç
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/40871, K. 2012/2811Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2020/12, K. 2022/71Kaynağı aç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2015/1770, K. 2018/505Kaynağı aç
Çalışma Koşullarında Esaslı Değişiklik Kavramı ve Kapsamı
Bir değişikliğin esaslı nitelikte olup olmadığının tespiti, yapılan uygulamanın işçi bakımından çalışma koşullarını ağırlaştırıp ağırlaştırmadığı ölçütüne dayanır. İşçinin değişiklikten önceki ve sonraki hukuki ve fiili durumu karşılaştırılarak menfaati aleyhine ağırlaşan bir tablo saptandığında esaslı değişiklik gerçekleşmiş sayılır. Ücretin düşürülmesi, ikramiye veya sosyal hakların kesilmesi, işçinin mevcut pozisyonundan daha alt seviyedeki bir göreve verilmesi veya çalışma şartlarının ağırlaştırılması işçi aleyhine esaslı değişiklik oluşturur ve işçinin rızası olmaksızın tek taraflı olarak uygulanamaz.
Buna karşılık, işçinin ücretinde artış yapılması gibi salt lehine olan değişiklikler kural olarak esaslı değişiklik sayılmaz ve işçinin onayına gerek duyulmaksızın hayata geçirilebilir. Ancak ücret artışı getiren bir düzenleme, beraberinde işçinin genel durumunu ağırlaştıran ve menfaatine zarar veren şartlar barındırıyorsa esaslı değişiklik niteliği taşır. Öte yandan çalışma koşullarını belirleyen kaynaklarda emredici kurallara yer verilmişse, işçinin rızası bulunsa dahi bu kuralların aleyhine düzenleme yapılması hukuken geçerlilik kazanmaz.
Yazılı Bildirim ve Altı İş Günü Kuralı
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi uyarınca işveren; iş sözleşmesi, personel yönetmeliği, benzeri kaynaklar veya işyeri uygulamasıyla oluşan çalışma koşullarında esaslı bir değişikliği ancak durumu işçiye yazılı olarak bildirmek suretiyle yapabilir. Bu kanuni şekil şartına uyulmaksızın yapılan ve işçi tarafından altı iş günü içinde yazılı olarak kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
İşçinin kendisine sunulan değişiklik teklifini yazılı olarak kabul etmesi halinde iş sözleşmesi yeni şartlarla sürdürülür. Ancak işçinin bu kabulü yalnızca teklif konusu somut işlem yönünden bağlayıcıdır; işveren verilen onayı daha sonraki dönemlerde yapılacak diğer değişiklikler için dayanak gösteremez. İşçi, değişiklik kabul beyanının işverene ulaşma anına kadar bu kabulünden vazgeçebilir. Taraflar anlaşarak çalışma koşullarını her zaman değiştirebilir; ancak varılan mutabakat geçmişe etkili olarak yürürlüğe konulamaz.
İşverenin Yönetim Hakkı ve Esaslı Sayılmayan Haller
İşverenin yönetim hakkı; iş görme ediminin yerine getirilme şeklini, zamanını ve niteliğini belirleme yetkisi sağlar. Bu yetki özellikle taraflar arasındaki iş sözleşmesinde veya toplu iş sözleşmesinde açık kural bulunmayan hallerde devreye girer. Yönetim hakkı sınırları içinde kalan veya işçinin verimi, davranışları ya da işyeri gereklerinden kaynaklanan geçerli sebeplere dayanan düzenlemeler esaslı değişiklik olarak kabul edilmez. İş sözleşmesinde işverene koşulları değiştirme yetkisi tanıyan hükümler bulunsa dahi, işveren bu genişletilmiş yönetim hakkını objektif olarak ve hakkın kötüye kullanılması yasağına uygun şekilde kullanmak zorundadır.
Yemek ve servis yardımlarının aynî sağlanması yerine nakdi ödemeye dönüştürülmesi ya da nakdi yardım yerine işyerinde yemek verilmesi ve ulaşım bileti sağlanması dürüstlük kuralına aykırı olmamak koşuluyla yönetim hakkı kapsamında değerlendirilebilirken; servis hizmetinin tamamen kaldırılması işçi bakımından esaslı değişiklik sayılabilir. Fazla mesai bakımından ise 4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi gereğince haftalık kırk beş saati aşan çalışmalar için işçinin onayının alınması gerekir; ancak aynı Kanun'un 42. maddesinde düzenlenen zorunlu nedenlerle fazla çalışmada bu onay aranmaz. Fazla çalışma süresi yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamayacağı gibi, sağlık nedenlerine dayanan kısa süreli işlerde ve gece çalışmasında fazla mesai yaptırılamaz. İşçi arzu ederse fazla mesai ücreti yerine serbest zaman kullanma hakkına sahiptir.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 41Kaynağı aç
Çalışma koşullarındaki değişikliğe dair yazılı bir kabul bulunmasa dahi işçinin yeni koşulları benimsediğini gösteren ve kuşkuya yer vermeyecek biçimde kabul anlamına gelen fiili davranışlar içine girmesi halinde, 4857 sayılı Kanun'un 22. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında tarafların anlaşma yoluyla değişikliğe gittiği kabul edilir.
İşçinin Teklifi Kabul Etmemesi Halinde Tarafların Hakları
İşçi esaslı değişiklik teklifini altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmez ve işyerinde çalışmaya devam ederse değişiklik gerçekleşmemiş sayılır ve iş sözleşmesi eski şartlarla sürer. Bu durumda işverenin önünde iki seçenek yer alır: İş sözleşmesini eski koşullarla devam ettirmek ya da feshin son çare olması ilkesi gözetilerek geçerli nedene dayalı değişiklik feshine başvurmak.
İşveren, değişikliğin geçerli bir sebebe dayandığını yahut fesih için başka bir haklı gerekçenin bulunduğunu yazılı şekilde açıklamak ve bildirim önellerine riayet etmek suretiyle sözleşmeyi sonlandırabilir. İşverenin bu yolla fesih yapması halinde işçinin kıdem ve ihbar tazminatı talep hakkı doğar. Ayrıca işçi, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ila 21. maddeleri kapsamında feshin geçersizliği talebiyle dava açabilir; bu süreçte feshin gerekliliğini ve geçerli nedene dayandığını ispat yükü işverene aittir.
İşveren sözleşmeyi feshetmeksizin aleyhe değişen şartları fiilen dayatır veya çalışma şartlarını uygulamazsa işçi haklı fesih hakkını kullanabilir. 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(f) bendi uyarınca çalışma şartlarının uygulanmaması işçiye haklı nedenle derhal fesih yetkisi verir. Aynı şekilde 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(e) bendi kapsamında işçinin maaşının sözleşmeye ve kanuna uygun ödenmemesi veya sürekli gecikmesi de haklı fesih imkânı doğurur. Sözleşmeyi bu hükümlere dayanarak bizzat fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır; ancak feshi kendisi gerçekleştirdiği için ihbar tazminatı talep edemez.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 24Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 24. ve 25. maddelerinde düzenlenen ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan hallere dayalı fesih yetkisi, taraflardan birinin bu tür davranışları öğrendiği günden başlayarak altı iş günü ve her halde fiilin gerçekleşmesinden itibaren bir yıl geçtikten sonra kullanılamaz. Ancak işçinin maddi çıkar sağladığı durumlarda bir yıllık süre uygulanmaz. Yasal hak düşürücü süre içinde sözleşmeyi fesheden tarafın diğer taraftan tazminat hakları saklıdır.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 26Kaynağı aç
İspat Yükü ve Yargılama Esasları
Çalışma koşullarında işçi aleyhine esaslı bir değişiklik yapıldığını ispat yükü işçiye aittir. Davacı işçi, mevcut çalışma koşullarının kapsamını belirttikten sonra yapılan uygulamanın bir değişiklik teşkil ettiğini ve bu değişikliğin aleyhine sonuçlar yarattığını kanıtlamakla yükümlüdür.
Görev yeri veya bölüm değişikliği gibi uyuşmazlıklarda, değişikliğin çalışma koşullarında aleyhe ağırlaşma oluşturup oluşturmadığı ve işverence makul bir sebebin bulunup bulunmadığı hususlarında mahkemece araştırma yapılır. Bu tespitin sağlıklı yapılabilmesi için gerekirse mahallinde uzman bilirkişiyle inceleme ve keşif yapılarak eski ve yeni iş karşılaştırılmak suretiyle uyuşmazlık çözümlenir.
Çalışma koşulları aleyhe değiştirilen işçi kıdem tazminatını alarak ayrılabilir mi?
İşverenin esaslı aleyhe değişikliği fiilen uygulaması veya çalışma şartlarını uygulamaması halinde işçi 4857 sayılı Kanun'un 24/II-(f) bendi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle feshederek kıdem tazminatını talep edebilir; ancak ihbar tazminatı alamaz.
İşverenin değişiklik teklifine kaç gün içinde cevap verilmelidir?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 22. maddesi gereğince işçinin yazılı değişiklik önerisini altı iş günü içinde yazılı olarak kabul etmesi gerekir; bu süre içinde yazılı kabul edilmeyen değişiklikler işçiyi bağlamaz.
İşçi değişikliği reddettiğinde işveren fesih yaparsa hangi haklar doğar?
Değişikliği kabul etmeyen işçinin iş sözleşmesi işveren tarafından feshedilirse işçiye kıdem ve ihbar tazminatının ödenmesi gerekir; ayrıca işçi 4857 sayılı İş Kanunu'nun 17 ila 21. maddeleri kapsamında feshin geçersizliği davası açabilir.
Çalışma şartları uygulanmadığı için ayrılan işçi ihbar tazminatı alabilir mi?
Hayır, 4857 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca iş sözleşmesini haklı nedenle bizzat fesheden işçi kıdem tazminatına hak kazanır ancak ihbar tazminatı ve iş güvencesi talep edemez.
Fazla mesai yapılması işçinin onayına bağlı mıdır?
4857 sayılı İş Kanunu'nun 41. maddesi gereğince fazla çalışma için kural olarak işçinin onayının alınması gerekir; ancak 42. maddedeki zorunlu nedenlerle fazla çalışmada onay aranmaz. Yıllık fazla çalışma süresi iki yüz yetmiş saati aşamaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

