6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 396. maddesinin birinci fıkrasına göre işçi, üstlendiği işi gereken özenle yerine getirmek ve işverenin haklı menfaatlerini gözeterek sadakatle davranmakla yükümlüdür.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 396Kaynağı aç
Hizmet İlişkisi Devam Ederken Sadakat ve Rekabet Etmeme Borcu
İşçi; işverene ait makineleri, araç ve gereçleri, teknik sistemleri, tesisleri ve taşıtları usulüne uygun kullanmak ve bunlarla birlikte işin görülmesi için kendisine teslim edilmiş olan malzemeye özen göstermekle yükümlüdür.
İş sözleşmesi sürerken çalışan, sadakat yükümlülüğünü ihlal edecek biçimde bir menfaat karşılığında başka bir kişiye hizmet sunamaz ve bilhassa kendi işvereniyle ticari veya mesleki rekabete girişemez.
Çalışan, görevi esnasında edindiği üretim ve iş sırları niteliğindeki bilgileri sözleşme devam ederken kendi menfaatine tahsis edemez ve üçüncü kişilere aktaramaz. İşverenin korunmaya değer menfaatinin gerektirmesi ölçüsünde bu sır saklama mecburiyeti iş ilişkisi bittikten sonra da varlığını sürdürür.
Sözleşmenin Sona Ermesinden Sonra Rekabet Yasağının Geçerlilik Şartları
Ayırt etme gücünü haiz ve ergin olan işçi, iş akdinin bitiminden sonra işverenle herhangi bir yolla rekabet etmekten; özellikle kendi adına rakip faaliyet yürütmekten, rakip bir kuruluşta çalışmaktan veya bu tür işletmelerle menfaat birliği oluşturmaktan kaçınacağını yazılı bir taahhüt altına alabilir.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 444Kaynağı aç
Rekabet yasağına ilişkin anlaşmalar, yalnızca yürütülen işin niteliğinin çalışana müşteri portföyü, üretim sırları veya işletmenin işleyişine dair bilgi edinme olanağı tanıması ve bu verilerin kötüye kullanımının işverene esaslı bir zarar doğurma tehlikesi taşıması koşuluyla hukuki geçerlilik kazanır.
6098 sayılı Kanun'un 445. maddesinin birinci fıkrası uyarınca rekabet yasağı, çalışanın iktisadi varlığını hakkaniyete sığmayacak derecede riske atacak şekilde yer, zaman ve faaliyet türü yönünden ölçüsüz kısıtlamalar taşıyamaz; yasağın geçerlilik süresi ise olağanüstü durumlar saklı kalmak üzere iki seneyi geçemez.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 445Kaynağı aç
Yargıç, ölçüsüz görülen rekabet yasağını somut uyuşmazlığın tüm şartlarını serbestçe takdir ederek ve işverenin üstlenmiş olabileceği karşı edimi de hakkaniyet çerçevesinde gözeterek alan veya süre yönünden sınırlandırma yetkisine sahiptir.
Rekabet yasağına aykırı davranan işçi, bunun sonucu olarak işverenin uğradığı bütün zararları gidermekle yükümlüdür. İşverenin bu yasağın sürdürülmesinde gerçek bir yararının kalmadığı tespit edilirse rekabet yasağı kendiliğinden sona erer.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 446Kaynağı aç
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 447Kaynağı aç
Ticari Hayatta Dürüstlük Kuralına Aykırı Rekabet Hâlleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 54. maddesi çerçevesinde haksız rekabet düzenlemelerinin temel gayesi, piyasanın tüm paydaşları bakımından dürüst ve bozulmamış bir rekabet ortamının teminidir. Rakiplerin yahut tedarikçiler ile müşterilerin karşılıklı ilişkilerini yönlendiren yanıltıcı ve dürüstlük kuralını zedeleyen her neviden tutum ile ticari uygulama haksız ve hukuka aykırı kabul edilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 54Kaynağı aç
Kişinin bizzat sözleşme tarafı olabilmek amacıyla müşterileri başkalarıyla kurdukları sözleşme bağlarına aykırı davranmaya kışkırtması dürüstlük kuralına aykırıdır. Bununla birlikte üçüncü kişilerin emrindeki işçilere, vekillere ve yardımcı kişilere meşru olmayan menfaatler temin ederek ya da vadederek onları görevlerini savsaklamaya sevk etmek suretiyle menfaat sağlama çabası da haksız rekabet oluşturur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 55Kaynağı aç
Yardımcı şahısları veya çalışanları, istihdam edenlerin ticari ve üretim sırlarını açıklamaya veya ele geçirmeye yönlendirmek kanuna aykırıdır. Kendisine tevdi edilen teklif, hesaplama veya planlama gibi iş ürünlerinden izin almaksızın yararlanmak ya da üçüncü kişilere ait benzer iş ürünlerinden bunların usulsüz sunulduğunu bilmesi gerektiği hâlde faydalanmak haksız rekabet sayılır.
Gizli yöntemlerle, izin alınmaksızın veya hukuka aykırı sair yollarla edinilen iş ve üretim sırlarının kullanılması ya da başkalarına aktarılması dürüstlük kuralını ihlal eder. Ayrıca seçilmiş belirli malların birden fazla kez tedarik fiyatının altında satışa çıkarılması, bu durumun reklamlarda öne çıkarılması ve alıcıların işletmenin yahut rakiplerin yeteneği konusunda yanıltılması da haksız rekabet teşkil eder.
Haksız Rekabete Karşı Açılabilecek Davalar ve Talepler
Haksız rekabet eylemi neticesinde müşterileri, itibarı, ticari işleri veya malvarlığı menfaatleri zarar gören ya da böyle bir tehditle karşılaşan kimse; eylemin haksızlığının tespitini, rekabetin men'ini, doğan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, yanıltıcı beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün engellenmesi adına zorunluysa ilgili araç ve malların imhasını dava yoluyla isteyebilir. Kusurun varlığı hâlinde maddi tazminat istenebileceği gibi, 6098 sayılı Kanun'un 58. maddesindeki koşulların gerçekleşmesi durumunda manevi tazminat da talep edilebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 56Kaynağı aç
Maddi tazminat istemlerinde hâkim, davacı lehine tazminat olarak haksız rekabet sonucunda davalının elde etmesi mümkün görülen menfaatin karşılığına da karar verebilir.
Ekonomik menfaatleri zedelenen müşteriler haksız rekabet davalarını açma hakkına sahip olmakla birlikte malların ve araçların imhası talebinde bulunamazlar. Ticaret ve sanayi odaları, esnaf teşekkülleri, borsalar, üyelerinin menfaatini korumaya yetkili mesleki kuruluşlar, tüketici dernekleri ile kamu kurumları ise tespit, men ve maddi durumun ref'i davalarını ikame edebilirler.
Haksız rekabetin önlenmesi ve aykırı durumun ortadan kaldırılmasına dair aleyhe kurulan hükümler, bu ürünleri ticari maksatla doğrudan veya dolaylı olarak iktisap eden kimseler yönünden de infaz edilebilir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 118. maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava dilekçesinin kaydedilmesiyle dava açılmış sayılır ve dilekçeye davalı sayısı kadar nüsha eklenir.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 118Kaynağı aç
Aynı eylem birden çok mevzuat normuyla korunan hakları ihlal ettiğinde kural olarak hakların yığılması geçerlidir ve hak sahibi koruma yöntemleri arasında seçim hakkına sahiptir. İhtilaf konusu ibarenin tescilli marka olduğu belirtilse dahi davacı marka mevzuatındaki haklara dayanmayıp taleplerini 6102 sayılı Kanun'un haksız rekabet maddelerine dayandırdığında davayı inceleme görevi ticaret mahkemesine aittir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2014/19065, K. 2015/13291Kaynağı aç
Dava Zamanaşımı Süreleri
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 60. maddesinin birinci fıkrası uyarınca haksız rekabet davalarında zamanaşımı, davacının dava hakkının doğduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlükârda hakkın doğum anından itibaren üç yıl geçmesiyle tamamlanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 60Kaynağı aç
Haksız rekabet teşkil eden fiil aynı zamanda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu kapsamında daha uzun bir dava zamanaşımına tabi bir suç oluşturmaktaysa, bu ceza zamanaşımı süresi hukuk mahkemesinde açılan davalar bakımından da uygulanır.
Çalışan iş sözleşmesi devam ederken başka bir işverene hizmet verebilir mi?
Hayır; çalışan iş sözleşmesi devam ettiği sürece sadakat borcuna aykırı düşecek biçimde ücret karşılığı üçüncü kişilere hizmet sunamaz ve işvereniyle rekabet edemez.
Sözleşme sonrası rekabet yasağı süresi en çok ne kadar olabilir?
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 445. maddesi uyarınca rekabet yasağı sözleşmesinin süresi, özel durum ve koşullar hariç olmak üzere en fazla iki yıl olabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

