Çalışan Ayartmama Anlaşmaları ve Rekabet Hukuku

by Avukat Erdal Ersoy
Çalışan Ayartmama Anlaşmaları ve Rekabet Hukuku

Çalışan Ayartmama Anlaşması Nedir?

Çalışan ayartmama anlaşmaları, iki veya daha fazla teşebbüsün birbirlerinin çalışanlarını işe almayacakları ya da onlara iş teklifinde bulunmayacakları yönünde yaptıkları doğrudan veya dolaylı mutabakatları ifade eder. Rekabet Kurumu'nun 3 Aralık 2024 tarihinde yayımladığı İşgücü Piyasalarında Rekabet İhlalleri Kılavuzu bu anlaşmaları bu biçimde tanımlamıştır. Söz konusu kılavuz bağlayıcı mevzuat niteliği taşımayıp idari düzenleyici belge niteliğindedir.

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun'un 4. maddesi; belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan ya da dolaylı biçimde rekabeti engelleme, bozma veya kısıtlama amacını taşıyan ya da bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası anlaşmaları, uyumlu eylemleri ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemlerini hukuka aykırı ve yasak saymaktadır. Kılavuz, çalışan ayartmama anlaşmalarını pazar paylaşımı niteliğinde değerlendirmekte ve bu madde kapsamında kartel olarak kabul etmektedir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet

Kılavuzun Kapsam Genişliği: Eski Çalışanlar ve Aracı Koordinasyon

Kılavuz, ayartmama yasağının yalnızca hâlihazırda çalışan personelle sınırlı olmadığını vurgular; eski çalışanlar bakımından da bu tür anlaşmalar geçerli olabilir. Çalışan geçişlerinin karşılıklı onaya bağlanması gibi uygulamalar da kılavuz kapsamında değerlendirilebilir. Kılavuzun kullandığı "geçerli olabilir" ifadesi, koşullara göre farklı sonuçlara ulaşılabileceğine işaret etmektedir.

Kılavuz ayrıca anlaşmaların taraflar arasında doğrudan kurulması şartını aramamaktadır. Üçüncü taraflar aracılığıyla gerçekleştirilen koordinasyon da ihlal oluşturabilir; belirli durumlarda bu aracılara da sorumluluk yüklenebileceği kılavuzda ifade edilmektedir. Söz konusu koşulların tam kapsamı kılavuzun mevcut aktarımında ayrıntılandırılmamıştır.

Avrupa Komisyonu'nun Delivery Hero / Glovo Kararı

Avrupa Komisyonu, 2 Haziran 2025 tarihinde Delivery Hero SE ve Glovoapp23 SA hakkında Avrupa Ekonomik Alanı genelindeki çevrim içi yemek teslimatı pazarında rekabetin bozulmasına yol açan bir kartel oluşumuna katıldıkları gerekçesiyle toplam 329 milyon Euro idari para cezası uygulanmasına karar vermiştir. Kararda tespit edilen ihlal, Temmuz 2018 ile Temmuz 2022 arasındaki dönemi kapsamaktadır.

İhlal kapsamındaki davranışlar üç başlık altında ele alınmıştır: tarafların birbirlerinin çalışanlarını işe almama yönünde karşılıklı mutabakata varması, ticari açıdan hassas bilgi değişimi ve coğrafi pazarların paylaşımı. Soruşturma, pazar gözlem faaliyetleri, ihbarlar ve 2022 ile 2023 yıllarında gerçekleştirilen yerinde incelemeler sonucunda başlatılmıştır.

Komisyon, söz konusu uygulamaları TFEU'nun 101. maddesi ile AEA Anlaşması'nın 53. maddesi kapsamında tek ve sürekli bir rekabet ihlali niteliğinde değerlendirmiştir. Bu karar; Komisyon'un işgücü piyasasına ilişkin ilk kartel tespiti olması ve azınlık paylar aracılığıyla gerçekleştirilen rekabete aykırı davranışlara ilişkin ilk yaptırımı teşkil etmesi bakımından dikkat çekici bulunmaktadır. Her iki teşebbüsün ihlale katıldıklarını ve sorumluluklarını kabul etmeleri üzerine 2008 tarihli Uzlaşma Bildirimi kapsamında yüzde on oranında ceza indirimi uygulanmıştır.

Türkiye'deki Uygulama: Kocaeli Özel Okulları Örneği

Türkiye Rekabet Kurulu da benzer davranışları 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi çerçevesinde incelemiştir. Kurul'un 03.10.2024 tarihli ve 24-40/948-407 sayılı kararında, Kocaeli'ndeki bazı özel okulların eğitim ve yemek ücretlerini birlikte belirledikleri ve çalışan ayartmama yönünde anlaşmalar yaparak personel transferini engelledikleri tespit edilmiştir.

Söz konusu soruşturmada bazı teşebbüsler iddiaları kabul ederek uzlaşma yoluna gitmiş ve ceza indirimi elde etmiş; uzlaşmaya katılmayan teşebbüslere ise tam idari para cezası uygulanmıştır. Uzlaşmaya giden teşebbüslerin sayısı ve uygulanan indirim oranı bu kararda belirtilmemiştir.

4054 Sayılı Kanun'un 4. Maddesi: Uyumlu Eylem Karinesi ve İspat

Rekabet ihlallerinde anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin, arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine oluşturur.

Bu karine çürütülebilir niteliktedir. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir.

Sık Sorulan Sorular

Çalışan ayartmama anlaşması kartel sayılır mı?

Rekabet Kurumu'nun İşgücü Piyasalarında Rekabet İhlalleri Kılavuzu bu anlaşmaları pazar paylaşımı niteliğinde değerlendirmekte ve 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi kapsamında kartel olarak kabul etmektedir. Kılavuz bağlayıcı mevzuat niteliği taşımamakla birlikte, idari düzenleyici belge olarak Kurum'un bu konudaki yaklaşımını ortaya koymaktadır.

Yazılı anlaşma yoksa ihlal yine de tespit edilebilir mi?

Evet. Anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmeleri, arz-talep dengesi veya faaliyet bölgelerinin rekabetin kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi 4054 sayılı Kanun'un 4. maddesi uyarınca uyumlu eylem karinesi doğurur. Bu karinenin aksini ispat etmek, ekonomik ve rasyonel gerekçelere dayanmak koşuluyla taraflara düşmektedir.

Ayrılmış bir çalışan için yapılan anlaşma kapsam dışı kalır mı?

Kılavuza göre ayartmama anlaşmaları yalnızca hâlihazırda çalışanlarla sınırlı değildir; eski çalışanlar bakımından da bu tür anlaşmalar geçerli olabilir.

Uzlaşma yolu rekabet ihlallerinde ceza indirimini nasıl etkiler?

Hem Avrupa Komisyonu hem de Türkiye Rekabet Kurulu uygulamalarında, ihlale katıldığını ve sorumluluğunu kabul eden teşebbüslere uzlaşma yoluyla ceza indirimi tanınabilmektedir. Delivery Hero/Glovo kararında bu indirim yüzde on olarak uygulanmıştır. Kocaeli özel okulları kararında da uzlaşmaya giden teşebbüslerin ceza indirimi elde ettiği görülmüştür; ancak indirim oranı bu kararda belirtilmemiştir.

Avrupa Komisyonu kararları Türkiye'de bağlayıcı mıdır?

Avrupa Komisyonu, Delivery Hero/Glovo kararında ihlali TFEU m.101 ve AEA Anlaşması m.53 kapsamında değerlendirmiştir. Bu düzenlemeler Türk iç hukukunun parçası değildir; söz konusu kararın Türk rekabet hukuku uygulamasına etkisi somut bir uyuşmazlıkta ayrıca değerlendirilmesi gereken bir konudur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu