Boykot Suç Mu? Hukuki Çerçeve ve Cezai Sınırlar

by Avukat Erdal Ersoy
Boykot Suç Mu? Hukuki Çerçeve ve Cezai Sınırlar

Belirli bir ürün veya hizmetin satın alınmaması yönündeki boykot çağrıları, şiddet, nefret ya da ırkçı söylem içermediği müddetçe demokratik bir toplumda ifade özgürlüğü kapsamında korunan bir siyasi protesto biçimi olarak değerlendirilebilir. Bu tür barışçıl çağrılar kanunlarda suç olarak tanımlanmadığı durumlarda ceza normları kapsamına girmez. Bununla birlikte eylemin yürütülüş biçimi, kullanılan dil ve çağrının niteliği farklı ceza hukuku normlarının ihlaline sebebiyet verebilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 214Kaynağı aç
Madde 214- (1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı
aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kısmını diğer bir kısmına karşı silahlandırarak, birbirini
öldürmeye tahrik eden kişi, onbeş yıldan yirmidört yıla kadar hapis cezası ile
cezalandırılır.
(3) Tahrik konusu suçların işlenmesi halinde, tahrik eden kişi, bu
suçlara azmettiren sıfatıyla cezalandırılır.
Suçu ve suçluyu övme[88]

İfade Özgürlüğü ve Barışçıl Protesto Sınırları

Şiddet, nefret ya da ırkçı bir söylem barındırmayan boykot çağrıları ifade özgürlüğü çerçevesinde siyasi bir protesto biçimi olarak değerlendirilebilmektedir. Eylemin bu korumadan yararlanabilmesinde şiddet ve nefret unsuru taşımaması belirleyici kabul edilmektedir.

Buna karşılık resmi bir kamu görev ve yetkisi bulunan makamların resmi sıfatla boykot çağrısında bulunması, tarafsızlık yükümlülüğü ve ayrımcılığa tahrik kapsamında değerlendirilerek sivil bireylerin sahip olduğu koruma kapsamının dışında tutulabilmektedir.

Çalışma İlişkilerinde Boykot ve Sadakat Borcu

İş hukuku ve sendikal haklar kapsamında barışçıl boykot çağrıları demokratik bir hak arama yöntemi olarak değerlendirilebilmekte ve bu nitelikteki eylemlere katılım sendikal faaliyet kapsamında görülebilmektedir. Ancak işçinin kendi işverenine ait ürün veya hizmetlerin boykot edilmesini desteklemesi ya da sosyal medyada paylaşması halinde farklı değerlendirmeler ortaya çıkmaktadır. Kimi yaklaşımlar bu durumu ifade özgürlüğü ve sendikal haklar kapsamında değerlendirirken, kimi yaklaşımlar işçinin sadakat borcunu ihlal ettiği gerekçesiyle işten çıkarmayı haklı bulabilmektedir.

Suç İşlemeye ve Kanunlara Uymamaya Tahrik Düzenlemeleri

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 214. maddesinin 1. fıkrasına göre suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Barışçıl nitelikteki boykot çağrıları kanunda suç olarak düzenlenmiş bir fiili teşvik etmediğinden, genellikle bu madde kapsamında değerlendirilmez.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 217. maddesinin 1. fıkrası uyarınca halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kimse, tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Boykot eyleminin kanuna aykırı bir fiil niteliği taşımadığı hallerde bu suçun unsurları oluşmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 217Kaynağı aç
Madde 217- (1) Halkı kanunlara uymamaya alenen tahrik eden kişi,
tahrikin kamu barışını bozmaya elverişli olması halinde, altı aydan iki yıla
kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma

Halkı Kin ve Düşmanlığa Alenen Tahrik Suçu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrası; sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip halk kesimlerinden birini diğeri aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kişiyi, kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlike ortaya çıkması şartıyla bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile yaptırıma bağlamaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 216Kaynağı aç
Madde 216- (1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge
bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin
ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık
ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.
(2) Halkın bir kesimini, sosyal sınıf, ırk, din, mezhep, cinsiyet veya
bölge farklılığına dayanarak alenen aşağılayan kişi, altı aydan bir yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(3) Halkın bir kesiminin benimsediği
dini değerleri alenen aşağılayan kişi, fiilin kamu barışını bozmaya elverişli
olması halinde, altı aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Kanunlara uymamaya tahrik

Bu suçun oluşması için belirli kesimler aleyhine kamu güvenliği bakımından açık ve yakın tehlike oluşturan bir tahrik düzeyine ulaşılması aranır. Etnik veya dini gruplara yönelik ayrımcı boykot çağrıları bu niteliği taşıdığında suça vücut verebilir.

Tüzel Kişilere Yönelik Boykot Beyanları ve İftira Sorumluluğu

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi bağlamında şirketler hakaret suçunun mağduru olamayacağından, bu kapsamdaki iddialar karşısında genellikle cezai süreç yerine tazminat davası gibi hukuki yollara başvurulmaktadır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 1. fıkrasına göre, bir kimseye işlemediği bilinmesine karşın hakkında adli soruşturma ve kovuşturma başlatılması veya idari yaptırım uygulanması amacıyla ihbar, şikayet ya da basın ve yayın araçlarıyla hukuka aykırı fiil isnat edilmesi iftira suçunu meydana getirir ve bir yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 267Kaynağı aç
Madde 267- (1) Yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak ya
da basın ve yayın yoluyla, işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve
kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için
bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar
hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Fiilin maddî eser ve delillerini uydurarak iftirada bulunulması
halinde, ceza yarı oranında artırılır.
(3) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş mağdurun aleyhine olarak bu
fiil nedeniyle gözaltına alma ve tutuklama dışında başka bir koruma tedbiri uygulanmışsa,
yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(4) Yüklenen fiili işlemediğinden dolayı hakkında beraat kararı veya
kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş olan mağdurun bu fiil nedeniyle
gözaltına alınması veya tutuklanması halinde; iftira eden, ayrıca kişiyi
hürriyetinden yoksun kılma suçuna ilişkin hükümlere göre dolaylı fail olarak
sorumlu tutulur.
(5) Mağdurun ağırlaştırılmış müebbet hapis veya müebbet hapis cezasına
mahkûmiyeti halinde, yirmi yıldan otuz yıla kadar hapis cezasına; (…)[103]
hükmolunur.
(6) Mağdurun mahkûm olduğu hapis cezasının infazına başlanmış ise,
beşinci fıkraya göre verilecek ceza yarısı kadar artırılır.
(7) (İptal: Anayasa Mahkemesi’nin
17/11/2011 tarihli ve E.: 2010/115, K.: 2011/154 sayılı Kararı ile.)
(8) İftira suçundan dolayı dava zamanaşımı, mağdurun fiili işlemediğinin
sabit olduğu tarihten başlar.
(9) Basın ve yayın yoluyla işlenen
iftira suçundan dolayı verilen mahkûmiyet kararı, aynı veya eşdeğerde basın ve
yayın organıyla ilan olunur. İlan masrafı, hükümlüden tahsil edilir.
Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
Barışçıl bir boykot çağrısı suç işlemeye tahrik sayılır mı?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 214. maddesinin 1. fıkrası suç işlemek için alenen tahrikte bulunulmasını cezalandırmaktadır; boykot eyleminin suç niteliği taşımadığı hallerde boykota yönelik çağrılar da suç işlemeye tahrik kapsamında değerlendirilmez.

Halkı kin ve düşmanlığa tahrik suçunun oluşması için hangi şartlar aranır?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 216. maddesinin 1. fıkrası uyarınca halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı bir kesiminin diğer kesim aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik edilmesi ve bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması gerekir.

Şirketlere yönelik boykot çağrılarında hakaret davası açılabilir mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 125. maddesi kapsamında şirketlerin mağdur sıfatı bulunmadığı kabul edildiğinden, bu nitelikteki boykot paylaşımları karşısında cezai takibat yerine genellikle tazminat davaları gibi hukuki yollar işletilmektedir.

Boykot eyleminde iftira suçu nasıl oluşur?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 267. maddesinin 1. fıkrasına göre bir kimsenin işlemediği bilinmesine rağmen hakkında soruşturma, kovuşturma veya idari yaptırım uygulanması amacıyla yetkili makamlara ihbarla veya basın-yayın yoluyla hukuka aykırı fiil isnat edilmesi halinde iftira suçu oluşur.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu