Uyuşturucu Suçlarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

by Avukat Erdal Ersoy
Uyuşturucu Suçlarında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

Ceza Muhakemesinde HAGB ve Genel Koşulları

Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca, sanığa yüklenen fiilden ötürü yargılama sonucunda belirlenen cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. 7499 sayılı Kanun ile yapılan yasal değişiklik sonrasında, maddede öngörülen kanuni koşulların bulunması durumunda mahkemece bu kararın verilebilmesi için sanığın ayrıca kabul beyanı aranmamaktadır.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

CMK m. 231/8 uyarınca bu kararın verilmesiyle birlikte sanık hakkında beş yıllık denetim süresi başlar ve mahkemece bir yılı aşmayacak biçimde denetimli serbestlik tedbiri öngörülebilir; bu zaman diliminde fail hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle yeniden erteleme kararı tesis edilemez. CMK m. 231/10 gereğince denetim sürecinin kasıtlı bir suç işlenmeksizin ve yüklenen tedbirlere uygun şekilde tamamlanması durumunda geri bırakılan mahkûmiyet kaldırılarak davanın düşürülmesine hükmolunur. Buna karşın kasıtlı yeni bir suç işlenmesi yahut yükümlülüklere aykırı davranılması durumunda CMK m. 231/11 uyarınca mahkemece hüküm açıklanır. Söz konusu kararlar CMK m. 231/13 kapsamında genel adli sicilden ayrı özel bir sisteme işlenir ve sadece soruşturma veya kovuşturma evresinde savcılık ya da mahkemelerce talep edildiğinde maddede gösterilen amaçla sınırlı olarak değerlendirilir.

Kullanmak İçin Uyuşturucu Madde Bulundurma ve Erteleme Süreci

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 191/1 uyarınca, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da kullanan kişi hakkında iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülmektedir. Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında, Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar aranmaksızın TCK m. 191/2 gereğince beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 191Kaynağı aç
Madde 191- (Değişik: 18/6/2014 – 6545/68 md.)
(1) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden
veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
(2) Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında 4/12/2004
tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 171 inci maddesindeki şartlar
aranmaksızın, beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar
verilir. Cumhuriyet savcısı, bu durumda şüpheliyi, erteleme süresi zarfında
kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmadığı veya yasakları ihlal
ettiği takdirde kendisi bakımından ortaya çıkabilecek sonuçlar konusunda uyarır.
(Ek cümle:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme kararı kolluk birimlerine de
bildirilir.
(3) (Değişik:28/3/2023-7445/18 md.) Erteleme süresi zarfında
şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır.
Bu süre denetimli serbestlik müdürlüğünün teklifi üzerine veya resen Cumhuriyet
savcısının kararı ile altışar aylık sürelerle en fazla iki yıl daha
uzatılabilir. Hakkında denetimli serbestlik tedbiri verilen kişi, gerek görülmesi
hâlinde denetimli serbestlik süresi içinde tedaviye tabi tutulabilir.
Cumhuriyet savcısı, erteleme süresi zarfında uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanıp
kullanmadığını tespit etmek için yılda en az iki defa şüphelinin ilgili kuruma
sevkine karar verir.
(4) Kişinin, erteleme süresi zarfında;
a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine
uygun davranmamakta ısrar etmesi,
b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul
etmesi veya bulundurması,
c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması,
hâlinde, hakkında kamu davası açılır.
(5) Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya
uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu
veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve
ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.
(6) Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci
fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci
fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.
(7) Şüpheli erteleme süresi zarfında dördüncü fıkrada belirtilen
yükümlülüklere aykırı davranmadığı ve yasakları ihlal etmediği takdirde,
hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir.
(8) Bu Kanunun;
a) 188 inci maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve
ticareti,
b) 190 ıncı maddesinde tanımlanan uyuşturucu veya uyarıcı madde
kullanılmasını kolaylaştırma,
suçundan dolayı yapılan kovuşturma evresinde, suçun münhasıran bu madde
kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde, sanık hakkında bu madde hükümleri
çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.
(9) Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi
Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171 inci maddesi
veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi
hükümleri uygulanır.
(10) (Ek: 27/3/2015-6638/12 md.) Birinci fıkradaki fiillerin;
okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane gibi tedavi, eğitim, askerî ve
sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler ile bunların varsa çevre duvarı,
tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle belirlenen sınırlarına iki yüz
metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma açık yerlerde işlenmesi hâlinde
verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Etkin pişmanlık

TCK m. 191/3 kapsamında erteleme boyunca şüpheliye en az bir yıllık denetimli serbestlik tedbiri uygulanmakta olup söz konusu müddet savcılık tarafından doğrudan veya denetimli serbestlik müdürlüğü teklifiyle altışar aylık dilimlerle azami iki yıl daha artırılabilir. Tedbire tabi tutulan birey lüzum görülürse bu evrede tedavi sürecine sevk edilebilir. Ayrıca Cumhuriyet savcısı madde kullanımının varlığını kontrol amacıyla şüphelinin yılda asgari iki defa ilgili kuruma sevk edilmesini kararlaştırır. Şüphelinin erteleme devresini belirlenen kurallara ve yasaklara riayet ederek tamamlaması hâlinde ise TCK m. 191/7 gereğince takipsizlik kararı verilir.

TCK m. 191/4 uyarınca kişinin erteleme süresinde yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde hakkında kamu davası açılır. TCK m. 191/5 gereğince erteleme süresi zarfında tekrar kullanmak için uyuşturucu madde satın alma, kabul etme, bulundurma veya kullanma eylemleri ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz. TCK m. 191/6 uyarınca kamu davasının açılmasından sonra aynı suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.

Kişisel kullanım kapsamında uyuşturucu temin etme, bulundurma ya da tüketme eylemlerinin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane türü toplu kullanım alanlarının sınır hatlarına iki yüz metreden daha yakın umuma açık yerlerde gerçekleştirilmesi durumunda TCK m. 191/10 uyarınca tayin olunacak yaptırım yarı nispetinde artırılarak tatbik edilir.

Uyuşturucu Ticareti ve Suç Niteliğinin Değişmesi Durumu

TCK m. 188/3 gereğince uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız biçimde yurt içinde satan, satışa sunan, başkalarına veren, nakleden, depolayan ya da bulunduran failler hakkında on yıldan az olmamak üzere hapis cezasının yanı sıra bin günden yirmi bin güne kadar adli para cezası tatbik edilir. TCK m. 190/1 çerçevesinde uyuşturucu kullanımının kolaylaştırılması suçunda ise beş yıldan on yıla kadar hapis ile bin günden on bin güne kadar adli para cezası öngörülmektedir. Kanunda uyuşturucu ticareti suçu için belirlenen temel hapis cezasının alt sınırı on yıl olduğundan, bu suç tipi bakımından kanuni ceza kural olarak CMK m. 231/5 kapsamındaki iki yıllık sınırın üzerinde kalmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 188Kaynağı aç
Madde 188- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya
ruhsata aykırı olarak imal, ithal veya ihraç eden kişi, yirmi yıldan otuz yıla
kadar hapis ve ikibin günden yirmibin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde ihracı fiilinin diğer ülke açısından
ithal olarak nitelendirilmesi dolayısıyla bu ülkede yapılan yargılama sonucunda
hükmolunan cezanın infaz edilen kısmı, Türkiye'de uyuşturucu veya uyarıcı madde
ihracı dolayısıyla yapılacak yargılama sonucunda hükmolunan cezadan mahsup edilir.
(3) Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri
ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden,
başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden,
bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne
kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (Ek cümle: 18/6/2014 – 6545/66
md.) Ancak, uyuşturucu veya uyarıcı madde verilen veya satılan kişinin
çocuk olması hâlinde, veren veya satan kişiye verilecek hapis cezası on beş
yıldan az olamaz.[79]
(4) (Değişik: 27/3/2015-6638/11
md.) a) Yukarıdaki fıkralarda belirtilen uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin
eroin, kokain, morfin, bazmorfin, sentetik kannabinoid ve
türevleri, sentetik katinon ve türevleri,
sentetik opioid ve türevleri veya amfetamin
ve türevleri olması,[80]
b) Üçüncü fıkradaki fiillerin; okul, yurt, hastane, kışla veya ibadethane
gibi tedavi, eğitim, askerî ve sosyal amaçla toplu bulunulan bina ve tesisler
ile bunların varsa çevre duvarı, tel örgü veya benzeri engel veya işaretlerle
belirlenen sınırlarına iki yüz metreden yakın mesafe içindeki umumi veya umuma
açık yerlerde işlenmesi,
hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır.
(5) (Değişik: 18/6/2014 – 6545/66 md.) Yukarıdaki fıkralarda
gösterilen suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi
hâlinde verilecek ceza yarı oranında, suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün
faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde, verilecek ceza bir kat artırılır.
(6) Üretimi resmi makamların iznine veya satışı yetkili tabip tarafından düzenlenen
reçeteye bağlı olan ve uyuşturucu veya uyarıcı madde etkisi doğuran her türlü
madde açısından da yukarıdaki fıkralar hükümleri uygulanır. (Ek cümle: 29/6/2005
– 5377/22 md.) Ancak, verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir.
(7) Uyuşturucu veya uyarıcı etki
doğurmamakla birlikte, uyuşturucu veya uyarıcı madde üretiminde kullanılan ve
ithal veya imali resmi makamların iznine bağlı olan maddeyi ülkeye ithal eden,
imal eden, satan, satın alan, sevk eden, nakleden, depolayan veya ihraç eden
kişi, sekiz yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmibin güne kadar
adlî para cezası ile cezalandırılır.[81][82]
(8) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager, veteriner,
sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı, sağlık
hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi tarafından
işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.
Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 190Kaynağı aç
Madde 190- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını
kolaylaştırmak için;
a) Özel yer, donanım veya malzeme sağlayan,
b) Kullananların yakalanmalarını zorlaştıracak önlemler alan,
c) Kullanma yöntemleri konusunda başkalarına bilgi veren,
Kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden onbin güne kadar adlî
para cezası ile cezalandırılır.[84]
(2) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanılmasını alenen özendiren veya bu
nitelikte yayın yapan kişi, beş yıldan on yıla kadar hapis ve bin günden
onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.84 [85]
(3) Bu maddede tanımlanan suçların tabip, diş tabibi, eczacı, kimyager,
veteriner, sağlık memuru, laborant, ebe, hemşire, diş teknisyeni, hastabakıcı,
sağlık hizmeti veren, kimyacılıkla veya ecza ticareti ile iştigal eden kişi
tarafından işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.85
Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek
veya bulundurmak ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanmak[86]

TCK m. 188 kapsamındaki imal ve ticaret yahut TCK m. 190 kapsamındaki kolaylaştırma fiillerinden dolayı açılan kovuşturma sırasında yapılan değerlendirmede eylemin sadece kişisel kullanım sınırları dahilinde kaldığı anlaşılırsa, mahkemece TCK m. 191/8 uyarınca anılan madde mekanizması çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması tesis edilir. TCK m. 191/9 gereğince bu maddede aksine hüküm bulunmayan hâllerde kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair CMK m. 171 veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin genel düzenleme olan CMK m. 231 tatbik olunur.

Uyuşturucu Suçlarında Etkin Pişmanlık ve Hukuki Sonuçları

Kişisel gereksinimi için madde temin eden, kabul eden ya da tasarrufunda bulunduran kimse, yetkili merciler durumu öğrenmeden evvel söz konusu uyuşturucuyu nereden, ne zaman ve kim vasıtasıyla temin ettiğini adli makamlara bildirip sorumluların yakalanmasına veya maddenin ele geçirilmesine zemin hazırlarsa TCK m. 192/2 uyarınca fail hakkında cezaya hükmolunmaz.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 192Kaynağı aç
Madde 192- (1) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti
suçlarına iştirak etmiş olan kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan
önce, diğer suç ortaklarını ve uyuşturucu veya uyarıcı maddelerin saklandığı
veya imal edildiği yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç
ortaklarının yakalanmasını veya uyuşturucu veya uyarıcı maddenin ele
geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(2) Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı
madde satın alan, kabul eden veya bulunduran kişi, resmi makamlar tarafından
haber alınmadan önce, bu maddeyi kimden, nerede ve ne zaman temin ettiğini
merciine haber vererek suçluların yakalanmalarını veya uyuşturucu veya uyarıcı
maddenin ele geçirilmesini kolaylaştırırsa, hakkında cezaya hükmolunmaz.
(3) Bu suçlar haber alındıktan sonra gönüllü olarak, suçun meydana
çıkmasına ve fail veya diğer suç ortaklarının yakalanmasına hizmet ve yardım
eden kişi hakkında verilecek ceza, yardımın niteliğine göre dörtte birden
yarısına kadarı indirilir.
(4) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, hakkında kullanmak için
uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmaktan
dolayı soruşturma başlatılmadan önce resmi makamlara veya sağlık kuruluşlarına
başvurarak tedavi ettirilmesini isterse, cezaya hükmolunmaz. (Ek cümle:
24/11/2016-6763/16 md.) Bu durumda kamu
görevlileri ile sağlık mesleği mensuplarının 279 uncu ve 280 inci maddeler
uyarınca suçu bildirme yükümlülüğü doğmaz.[87]
Zehirli madde imal ve ticareti

Uyuşturucuya ilişkin suçların adli mercilere intikal etmesinin ardından şahsın kendi iradesiyle olayın aydınlanmasına ve suç ortaklarının veya diğer faillerin yakalanmasına katkıda bulunması durumunda TCK m. 192/3 kapsamında yaptırımda dörtte bir oranından yarıya kadar indirime gidilir. Söz konusu yasal indirim mekanizması neticesinde tayin olunan net cezanın iki yıl veya daha aşağı süreli hapis yahut adli para cezası şeklinde belirlenmesi hâlinde mahkemece CMK m. 231/5 çerçevesinde geri bırakma kararı değerlendirilebilir.

Kullanmak için uyuşturucu bulundurma suçunda kamu davası ertelenir mi?

Evet, TCK m. 191/2 uyarınca bu suçtan başlatılan soruşturmada CMK m. 171'deki şartlar aranmaksızın şüpheli hakkında beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir.

Uyuşturucu ticareti davasında fiilin kullanma suçuna girdiği anlaşılırsa HAGB uygulanır mı?

Evet, TCK m. 191/8 uyarınca uyuşturucu imal ve ticareti veya kolaylaştırma suçundan yapılan kovuşturmada fiilin münhasıran TCK m. 191 kapsamına girdiğinin anlaşılması hâlinde sanık hakkında bu madde hükümleri çerçevesinde HAGB kararı verilir.

Uyuşturucu suçlarından verilen HAGB kararları nereye kaydedilir?

CMK m. 231/13 uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları bunlara mahsus ayrı bir sisteme kaydedilir ve yalnızca bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak mahkeme, hâkim veya savcılıkça istenmesi durumunda kanuni amaç için kullanılabilir.

HAGB denetim süresinde kasıtlı yeni bir suç işlenirse ne olur?

CMK m. 231/11 uyarınca denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde mahkeme hükmü açıklar.

HAGB kararı verilebilmesi için hükmolunan ceza miktarı ne olmalıdır?

CMK m. 231/5 uyarınca yargılama sonucunda sanık hakkında hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası olması gerekmektedir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu