Boşanmanın Mali Sonuçları: Tazminat, Nafaka ve Mal Rejimi

by Avukat Erdal Ersoy
Boşanmanın Mali Sonuçları: Tazminat, Nafaka ve Mal Rejimi

Boşanmanın Mali Sonuçlarının Kapsamı ve Genel Esasları

Evlilik birliğinin boşanma ile sona ermesi durumunda ortaya çıkan mali sonuçlar; maddi ve manevi tazminat, nafaka yükümlülüğü ile mal rejiminin tasfiyesi olmak üzere üç temel başlık altında toplanır.

Anlaşmalı boşanmada tazminat, nafaka ve mal paylaşımı eşlerin serbest iradeleriyle vardıkları uzlaşmaya dayanır. Çekişmeli boşanma davasında ise bu mali sonuçlar; kusur tespiti, tarafların ekonomik durumu ve çocukların üstün yararı hâkim tarafından değerlendirilerek takdir edilir.

Maddi ve Manevi Tazminat Talepleri

Türk Medeni Kanunu m. 174/1 gereğince, boşanma yüzünden mevcut veya beklenen menfaatleri zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu olan diğer taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir. Kusuru daha ağır olan eş ise maddi tazminat talep edemez. Maddi tazminat bedeli belirlenirken eşlerin kusur dereceleri, ekonomik durumları ve hayat standartları dikkate alınır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 174Kaynağı aç
Madde 174- Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir. 2. Yoksulluk nafakası

Boşanmaya yol açan olaylar sebebiyle kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, Türk Medeni Kanunu m. 174/2 uyarınca kusurlu olan diğer eşten manevi tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini talep edebilir. Maddi ve manevi tazminat talepleri boşanma davası içinde ileri sürülebileceği gibi, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra açılacak bir dava ile de istenebilir.

Yoksulluk ve İştirak Nafakası Yükümlülüğü

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek olan taraf, kusuru diğerinden daha ağır olmamak şartıyla, geçimi için kusurlu veya kusursuz diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebilir. Yoksulluk nafakası bir zararın giderilmesi amacını taşımadığından, nafakayı ödeyecek eşin kusursuz bulunması bu yükümlülüğü kaldırmaz; buna karşılık talepte bulunan eş daha ağır kusurluysa nafaka istemi reddedilir.

Velayet hakkı kendisine bırakılmayan eş, müşterek çocukların bakım ve eğitim giderlerine mali gücü oranında katılmakla yükümlüdür ve bu kapsamda iştirak nafakası öder. Hâkim, iştirak nafakasını eşlerin ekonomik durumlarını gözeterek belirler. Eşlerin anlaşmalı boşanma sürecinde iştirak nafakasını kendi aralarında kararlaştırmaları mümkün olsa da çocuğun üstün yararı gereğince bu anlaşmanın geçerliliği hâkimin onayına bağlıdır.

Mal Rejiminin Tasfiyesi, Edinilmiş ve Kişisel Mallar

Eşler arasında sözleşmeyle başka bir rejim belirlenmemişse, Türk Medeni Kanunu gereğince yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır. Mal rejimi eşlerden birinin ölümü veya boşanma sebebiyle sona erer ve bu sistemde mallar edinilmiş mallar ile kişisel mallar şeklinde ikiye ayrılır.

Edinilmiş mallar; evlilik birliği süresince karşılığı verilerek kazanılan çalışma karşılığı edinimler, sosyal güvenlik veya sosyal yardım kurum ve sandıklarınca yapılan ödemeler, çalışma gücü kaybı nedeniyle ödenen tazminatlar ve kişisel malların gelirlerinden meydana gelir. Kişisel mallar ise eşlerden birinin yalnız kişisel kullanımına yarayan eşyadan, mal rejiminin başlangıcında mevcut olan veya sonradan miras yahut karşılıksız kazanma yoluyla geçen malvarlığı değerlerinden ve manevi tazminat alacaklarından oluşur.

Tasfiyeye tabi tutulacak edinilmiş malların tespitinde boşanma davasının açıldığı tarih esas alınır; dava açıldıktan sonra karşılığı verilerek iktisap edilen malvarlığı değerleri tasfiyeye dahil edilmez. Dava tarihinde var olan edinilmiş malların tasfiye tarihindeki sürüm değerlerinden bu mallara ait borçlar indirilerek artık değer belirlenir ve bu artık değerin yarısı katılma alacağı sıfatıyla diğer eşe ait olabilir. Katılma alacağı hesaplanırken yalnız artık değer değil, değer artış payları ve denkleştirmeler de dikkate alınır; bu çerçevede bir eşin kişisel malvarlığından edinilmiş mala yaptığı katkı artık değer hesabından düşülür.

Kusursuz olan eş aleyhine yoksulluk nafakasına hükmedilebilir mi?

Evet, boşanmada kusursuz olan eş aleyhine de mali gücü oranında yoksulluk nafakasına karar verilebilir. Yoksulluk nafakası tazminat niteliğinde olmadığından ödeyecek eşin kusursuzluğu yükümlülüğü engellemez; ancak talep eden eş daha ağır kusurlu olmamalıdır.

Anlaşmalı boşanmada belirlenen iştirak nafakası doğrudan geçerli olur mu?

Hayır, eşlerin serbest iradeleriyle iştirak nafakası miktarını belirlemeleri mümkün olmakla birlikte, çocuğun üstün yararı ilkesi doğrultusunda bu mutabakatın geçerlilik kazanması hâkimin onay şartına bağlıdır.

Boşanma davası açıldıktan sonra edinilen mallar tasfiyeye girer mi?

Hayır, mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin dava açıldığı tarihteki mevcut edinilmiş malları esas alınır; dava tarihinden sonra karşılığı verilerek edinilen malvarlığı değerleri tasfiye hesabına katılmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu