Görevli ve Yetkili Mahkemenin Belirlenmesi
Türkiye'de boşanma davalarına bakmakla görevli mahkeme kural olarak Aile Mahkemesidir. Aile Mahkemesinin bulunmadığı yargı çevrelerinde bu görev, aile mahkemesi sıfatıyla Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından yerine getirilir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 168 uyarınca dava, eşlerden birinin yerleşim yeri mahkemesinde ya da davadan önce en son altı aydır birlikte ikamet ettikleri yer mahkemesinde görülür. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun m. 40 uyarınca Türk mahkemelerinin milletlerarası yetkisi iç hukukun yer itibarıyla yetki kurallarına göre belirlenir. Eşlerin Türkiye'de yerleşim yeri bulunmaması halinde ise uygulamada çoğunlukla eşlerin Türkiye'deki nüfus kütüğünün bulunduğu yer, geçmişteki yerleşim yeri veya Türkiye ile fiilî bağlantı kurulabilen bir yerleşim esas alınmaktadır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 168Kaynağı aç
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 40Kaynağı aç
Boşanma Davasında Uygulanacak Hukuk
5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 14. maddesinin birinci fıkrası uyarınca boşanma ve ayrılık sebepleri ile hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Eşlerin ayrı vatandaşlıkta bulunmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bunun da bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Boşanmış eşler arasındaki nafaka talepleri ile boşanmada velâyet ve velâyete ilişkin konular da eşlerin müşterek millî hukukuna, ayrı vatandaşlık hâlinde müşterek mutad mesken hukukuna, bu da yoksa Türk hukukuna tâbidir. Nafakaya ilişkin bu bağlama kuralı ayrılık ve evlenmenin butlanı hâllerinde de geçerlidir. Boşanma sürecindeki geçici tedbir taleplerinde ise Türk hukuku tatbik edilir.
Yabancı hukukun uygulanması gereken durumlarda mahkeme, bu hukukun içeriğini tespit edebilmek amacıyla gerektiğinde Adalet Bakanlığı veya uzman görüşünden yararlanabilir.
Yurt Dışından Vekâletname Çıkarma ve Duruşmaya Katılım
Yurt dışında ikamet eden eşin Türkiye'de boşanma davası açabilmesi için bizzat Türkiye'de bulunması zorunlu değildir; konsolosluk veya yetkili noter aracılığıyla düzenlenen vekâletnameyle avukata yetki verilerek dava açtırılabilir. Bununla birlikte yargılamanın belirli aşamalarında tarafların duruşmaya katılması gerekebilmektedir.
Boşanma, velayet ve mal rejimi gibi aile hukuku işlemleri için vekâletnamede özel yetkilerin açıkça yazılması aranır. Özel yetkilerin bulunmaması durumunda mahkeme vekâletin kapsamı konusunda tereddüt yaşayabilir.
Yurt dışından vekâletname iki yolla temin edilebilir. Birinci usulde, Türk konsolosluklarında doğrudan Türkçe dilinde ve boşanma davasına ilişkin özel yetkiler içeren vekâletname düzenlenir; bu belge Türkiye'de doğrudan kullanılır. İkinci usulde ise bulunulan ülkedeki noter huzurunda vekâletname çıkarılarak Apostil şerhi alınır, ardından Türkiye'de yeminli tercüme yaptırılıp notere onaylatılır.
Yurt Dışına Tebligat ve İstinabe Usulü
Türkiye'de açılan boşanma davasında diğer eşin yurt dışındaki adresine yapılacak tebligatlar; Tebligat Kanunu, Tebligat Yönetmeliği, ilgili devletle mevcut ikili tebligat anlaşması veya Türkiye'nin taraf olduğu Lahey Tebligat Sözleşmesi hükümlerine göre yerine getirilir.
Yurt dışında yaşayan eşin adresi tespit edilemediğinde adres araştırması, MERNİS kayıtları ve konsolosluk kanallarına başvurulur; bu yollardan sonuç alınamaması halinde son aşamada ilanen tebligat yoluna gidilebilir.
Çekişmeli boşanma davalarında yurt dışında ikamet eden tanıkların dinlenmesi icap ettiğinde, ifadelerin bulundukları ülke üzerinden istinabe yoluyla alınması mümkündür.
Boşanma Davasında Yan Talepler ve Mal Paylaşımı
Boşanma davası ile birlikte çocukların velayeti, kişisel ilişki düzeni, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat ile gerekli hallerde tedbir nafakası talepleri aynı dava içinde ileri sürülebilir.
Nafaka miktarı tayin edilirken tarafların gelir durumları, yaşam standartları, çocukların ihtiyaçları ve yurt dışında yaşayan eşin elde ettiği gelir ile döviz cinsinden hayat pahalılığı ve kira giderleri gibi kalemler somut delillerle değerlendirilir. Velayet düzenlemesinde ise çocuğun üstün yararı ilkesi öne çıkar.
Nafaka ve tazminat talepleri boşanma davası içinde ileri sürülebilirken, edinilmiş mallara katılma rejimine ilişkin mal rejimi tasfiyesi davası somut dosyadaki tercihe göre boşanmayla birlikte açılabileceği gibi çoğunlukla boşanma gerçekleştikten sonra ayrı bir dava olarak da açılabilmektedir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Esasları
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu m. 166/3 gereğince, evlilik süresi en az bir yılı doldurmuş tarafların ortak müracaatı ya da eşlerden birinin diğerinin açtığı davayı kabulü durumunda ortak hayatın temelinden sarsıldığı kabul edilir. Anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için tarafların özgür iradeleriyle boşanmayı istemeleri; velayet, nafaka, tazminat ve mal paylaşımında mutabık kalmaları ve hâkimin tarafları bizzat dinleyip bu düzenlemeyi uygun bulması şarttır.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 166Kaynağı aç
4721 sayılı Kanun m. 166/3 uyarınca hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini gözeterek anlaşma koşullarında gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir; boşanmaya hükmedilebilmesi bu değişikliklerin taraflarca kabul edilmesine bağlıdır ve bu durumda ikrarların hâkimi bağlamayacağı kuralı uygulanmaz. Kanun hâkimin tarafları bizzat dinlemesini öngörmekle birlikte, uygulamada somut davanın özelliklerine ve mahkemenin takdirine bağlı olarak video-konferans (SEGBİS vb.) kanalıyla dinleme veya bir tarafın mahkemede hazır bulunup diğer tarafın vekille temsil edilmesi gibi yöntemlere başvurulduğu durumlar görülebilmektedir.
4721 sayılı Kanun m. 166/1 çerçevesinde eşler, ortak yaşamın sürdürülmesinin kendilerinden beklenemeyeceği derecede evlilik birliğinin sarsılması sebebiyle çekişmeli boşanma davası açabilir. Davacının kusuru daha ağır olduğu takdirde davalının itiraz etme hakkı mevcuttur; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıyorsa ve birliğin sürdürülmesinde davalı ile çocuklar yönünden korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya hükmedilebilir. Herhangi bir sebeple açılan davanın reddedilmesinin ardından ret hükmünün kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçmesi ve ortak hayatın yeniden kurulamamış bulunması halinde de eşlerden birinin istemiyle boşanma kararı verilir.
Boşanma Kararlarının Nüfus Tescili ve Ülkeler Arası Geçerliliği
Yabancı ülke adlî veya idarî makamlarınca verilen boşanma kararları Türkiye'de otomatik olarak geçerlilik kazanmaz. Bu kararların nüfus kütüğüne tescili için tanıma-tenfiz davası açılabileceği gibi, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu'nun 27/A maddesi uyarınca yurt dışında kararın verildiği ülkedeki dış temsilcilikler veya yurt içinde yetkilendirilen nüfus müdürlükleri üzerinden idari tescil yoluna da başvurulabilir. İdari tescil için yetkili makamca verilmiş ve kesinleşmiş bir ilamın bulunması, kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olmaması ve tarafların birlikte ya da kanunda belirtilen istisnalar kapsamında Türk vatandaşı eş tarafından başvurulması aranır. Şartları taşımadığı gerekçesiyle idari tescili reddedilen kararların tanınması ise 5718 sayılı Kanun hükümlerine göre gerçekleştirilir.
5490 sayılı NÜFUS HİZMETLERİ KANUNU m. 27/AKaynağı aç
Boşanma davası doğrudan Türkiye'deki mahkemelerde açılıp hükme bağlandığında ilave bir tanıma-tenfiz sürecine ihtiyaç kalmaz; karar doğrudan nüfus kayıtlarına tescil edilmek üzere bildirilir. Türkiye'de verilen boşanma kararının tarafların ikamet ettiği yabancı ülkede hukuki sonuç doğurabilmesi için ise ilgili yabancı devletin kendi mevzuatındaki kurallara göre tanınması ve tenfizi yoluna gidilmesi gerekebilmektedir.
Yurt dışında yaşayan eşin boşanma davası için Türkiye'ye gelmesi zorunlu mudur?
Dava açılışı için bizzat Türkiye'de bulunmak zorunlu değildir; konsolosluk veya Apostil şerhli noter vekâletnamesiyle vekil tayin edilerek dava açılabilir, ancak dosyanın durumuna göre bazı duruşmalara bizzat katılım gerekebilir.
Yabancı ülkede alınan boşanma kararı Türkiye'de otomatik olarak geçerli sayılır mı?
Yabancı makamlarca verilen boşanma kararları Türkiye'de otomatik olarak geçerlilik kazanmaz. Kararın nüfus kütüğüne işlenebilmesi için tanıma-tenfiz davası açılması veya tarafların birlikte müracaatı ve Türk kamu düzenine açıkça aykırılık bulunmaması gibi şartların varlığı halinde dış temsilcilikler veya yetkili nüfus müdürlükleri nezdinde idari tescil yoluna gidilmesi gerekir.
Yurt dışından avukata verilecek boşanma vekâletnamesinde hangi şartlar aranır?
Boşanma, velayet ve mal rejimi işlemlerine ilişkin vekâletnamelerde özel yetkilerin açıkça yazılması şarttır; bu vekâletname Türk konsolosluğunda doğrudan düzenlenebileceği gibi yabancı noterde düzenlenip Apostil şerhi alındıktan sonra Türkiye'de yeminli tercümesi yapılıp notere onaylatılarak da hazırlanabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

