Konusu para olan borç, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 99. maddesine göre ülke parasıyla ödenir. Ülke parası dışında başka bir para birimiyle ödeme kararlaştırılmışsa ve sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifade yoksa borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Bu olanak, ülke parasıyla ödemeyi zorunlu kılmaz. Borç yabancı para birimiyle belirlenmiş, sözleşmede aynen ödeme kaydı bulunmuyor ve borç ödeme gününde ödenmemişse alacaklı, alacağın aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir. Seçim alacaklının istemesine bağlıdır. Aynen ödeme kaydı varsa bu istem aynı fıkraya göre doğmaz.
6098 sayılı TÜRK BORÇLAR KANUNU m. 99Kaynağı aç
Ödeme günü rayici ile temerrütteki seçim
Ülke parasıyla ödeme olanağı ile borcun ödeme gününde ödenmemesinden sonraki seçim, aynı maddenin ayrı sonuçlarıdır. İlkinde, yabancı para birimiyle ödeme kararlaştırılmış ve aynen ödeme kaydı yoksa borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. İkincisinde alacaklının aynen ödeme, vade günündeki rayiç veya fiilî ödeme günündeki rayiç arasında istemde bulunabilmesi; borcun yabancı para birimiyle belirlenmesine, sözleşmede aynen ödeme ya da bu anlama gelen bir ifadenin bulunmamasına ve borcun ödeme gününde ödenmemesine bağlıdır. Bu şartlardan biri yoksa üç yoldan biri kendiliğinden uygulanacak sonuç haline gelmez.
Takip talebinde tutar, kur tarihi ve faiz
Takip talebi icra dairesine yazılı veya sözlü olarak ya da elektronik ortamda yapılır. Bu yollar 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin birinci fıkrasında yer alır. Yabancı para alacağı için ayrı bir başvuru yolu öngörülmez. Talepte alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı gösterilir. Alacak faizliyse faizin miktarı ile işlemeye başladığı gün de yazılır. Alacak veya teminat yabancı para ise, alacağın hangi tarihteki kur üzerinden talep edildiği ve faizi belirtilir. Hüküm belirli bir kur gününü kendisi seçmez ve tahsilin yalnız Türk parasıyla yapılacağını da düzenlemez.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 58Kaynağı aç
Alacak bir belgeye dayanıyorsa belgenin aslı veya alacaklı ya da temsilcisi tarafından onaylanmış örneği, borçlu sayısından bir fazla olmak üzere takip talebi anında icra dairesine verilir. Yükümlülük, alacağın belgeye dayanması hâline bağlıdır. Yabancı paraya özgü ayrı bir belge şartı bu hükümde yoktur.
Bonoya dayalı kambiyo takibinde kur seçimi
Koşullar oluşursa yabancı para üzerinden düzenlenen bono, kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takibe konu edilebilir. İki bonoya dayanan bir kambiyo takibinde asıl alacağın ve işlemiş faizin ABD doları olarak istenmesi, ayrıca yabancı para üzerinden istenen toplam alacağın Türk lirası karşılığının gösterilmesi, fiilî ödeme günündeki kur yönündeki seçim olarak değerlendirilmiştir. Türk lirası karşılığının gösterilmesi, İcra ve İflas Kanunu'nun 58. maddesinin üçüncü fıkrasındaki emredici hükme bağlanmıştır. Değerlendirme bu takip talebine ilişkindir. Çek, poliçe veya Türk lirası karşılığı yazılan her takip aynı sonuca bağlanamaz.
Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4180, K. 2016/21044Kaynağı aç
Fiilî ödeme günü kuru ve faiz başlangıcı
Fiilî ödeme tarihindeki kur üzerinden ödeme istenmesi hâlinde takip konusu alacak, tahsil tarihine kadar yabancı para alacağı sayılmıştır. Bu alacak için 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi uyarınca, devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek orana göre faiz istenebileceği açıklanmıştır. Aynı kararda faiz, bir anlatımda vade tarihinden fiilî ödeme tarihine kadar, diğer anlatımda yabancı para asıl alacağı için takip tarihinden fiilî ödeme tarihine kadar istenebilir. İki anlatım da isteme hakkına ilişkindir; belirli bir oran veya hesap sonucu göstermez. Başlangıç günü bu nedenle yalnız vadeye ya da yalnız takip gününe bağlanamaz.
Dosya hesabına yönelik şikâyetin bu ilke ve kurallar çerçevesinde sonuçlandırılması gerekirken, hükme elverişli olmayan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi isabetsiz görülmüştür. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, E. 2016/4180, K. 2016/21044 sayılı kararında 10/10/2016 tarihinde borçlunun temyiz itirazlarını reddetmiş, alacaklının temyiz itirazlarını kabul etmiştir. Mahkeme kararı, kararın ikinci bendindeki nedenlerle oybirliğiyle bozulmuştur. İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açıktır. Ret, usul veya esas yönünden ayrıca ayrılmamıştır.
Sözleşmede kararlaştırılan kur ve kur farkı
Kanundaki seçim, aynen ödeme kaydı bulunmayan ve ödeme gününde ifa edilmeyen borçta alacaklının isteme hakkıdır. Taraflar kur gününü sözleşmede ayrıca kararlaştırmışsa o kayıt ilgili uyuşmazlıkta uygulanır. Çek günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru ile fatura ve ödeme günlerinin kuru, kur kaydı bulunmayan bütün borçlar için ortak ve zorunlu bir hesap günü haline getirilemez.
Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/16115, K. 2018/1030Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2990, K. 2022/274Kaynağı aç
Sipariş formlarında satış bedelinin ABD doları olduğu ve vadeli Türk lirası çekle ödemede çek tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurunun kararlaştırıldığı saptanmıştır. Türk lirasıyla yapılan ödeme günündeki Merkez Bankası döviz satış kuru belirlenmeden ve kur farkının oluşup oluşmadığı araştırılmadan hüküm kurulması isabetsiz görülmüştür. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi, E. 2016/16115, K. 2018/1030 sayılı kararında hükmü 28/02/2018 tarihinde oybirliğiyle bozmuştur. Bozma, kur farkı alacağının bulunduğu veya belirli bir tutarda kabul edildiği anlamına gelmez.
Başka bir uyuşmazlıkta temel ilişki yabancı para üzerinden kurulmuş ve vadeli ödemelerin Türk lirasıyla yapılması hâlinde kur riskinin müşteriye ait olduğu sözleşmede açıkça kararlaştırılmıştır. Bu kayıt varken fatura tarihindeki kur ile ödeme tarihindeki kur arasındaki farkın istenmesi için uygulama veya teamül aranmaz. Ödeme aracı olan çekin Türk lirası düzenlenmesi, mevcut sözleşme hükmünden vazgeçildiği anlamına gelmez. Türk lirasıyla yapılan ödemelerin uzman bilirkişiye incelettirilmesi, denetime elverişli ayrıntıda rapor alınması ve bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Taraflar arasında bu konuda sözleşme bulunduğu için olaya uygulanamayacak başka bir kararın esas alınması isabetsiz görülmüştür. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2021/2990, K. 2022/274 sayılı kararında 26.01.2022 tarihinde davalının tüm temyiz itirazları ile davacının diğer temyiz itirazlarını reddetmiş, davacının ilgili temyizini kabul ederek hükmü davacı yararına oybirliğiyle bozmuştur. Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteminde bulunulabileceği belirtilmiştir. Sonuç, kur riskini müşteriye yükleyen sözleşme kaydına bağlıdır.
Yabancı mahkeme kararının tenfizi ve icrası
Türkiye'de verilen bir mahkeme kararı, Türkiye'de tanınmış veya tenfiz edilmiş bir yabancı mahkeme kararı ya da icra edilebilir nitelikteki bir hakem kararı, yabancı para alacağının ilamlı takibine imkân sağlayabilir. Yabancı mahkeme kararının Türkiye'de uygulanabilmesi için önce tanıma veya tenfiz sürecinin tamamlanması gerekebilir. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 57. maddesine göre tenfizine karar verilen yabancı ilamlar, Türk mahkemelerinden verilmiş ilamlar gibi icra olunur. Hüküm, yabancı para alacağının kurunu değil, tenfizine karar verilmiş yabancı ilamın icrasını düzenler ve tenfiz şartlarını saymaz.
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 57Kaynağı aç
Tenfiz isteminin kabulü veya reddi hakkındaki kararların temyizi genel hükümlere tabidir. Temyiz, yerine getirmeyi durdurur. Karar düzeltme yoluna başvurulması ise tenfizine karar verilen yabancı ilamın icrasını durdurmaz. Bu ayrım, temyiz sürerken icranın devam ettiği sonucu doğurmaz. Şikâyetin bu nedenle reddedilip diğer itirazların incelenmesi gerekirken kabul edilmesi isabetsiz görülmüştür. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/5316, K. 2017/6396 sayılı kararında 27.04.2017 tarihinde alacaklının temyiz itirazlarını kabul etmiş ve icra mahkemesi kararını oybirliğiyle bozmuştur. İlamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme istenebileceği belirtilmiştir.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2015/5316, K. 2017/6396Kaynağı aç
Tanıma ve tenfiz uyuşmazlığında bölge adliye mahkemesi kararı onanmıştır. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin E. 2023/3815, K. 2024/1640 sayılı ve 13.05.2024 tarihli kararında özellikle davanın Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmediği, gıyabî kararın ilgili ülke kanunlarına uygun olduğu, kamu düzenine aykırılık bulunmadığı ve tanıma ile tenfizin yasal koşullarının taşındığı anlaşılmıştır. Bu tespitler o davaya ilişkindir ve tenfiz şartlarının eksiksiz listesi değildir. Onanan kararda, kesinleşmiş yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizinde isabetsizlik görülmediği için davalının istinaf başvurusu esastan reddedilmiştir. Sonuç onamadır ve sonraki ilamlı icranın nasıl yapılacağına hükmedilmemiştir.
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2023/3815, K. 2024/1640Kaynağı aç
Karar düzeltme süresi ilamlarda aynı değildir. Kambiyo takibine ilişkin 10/10/2016 tarihli ilam ile tenfiz şikâyetine ilişkin 27.04.2017 tarihli ilam tebliğden itibaren 10 gün, kur farkına ilişkin 26.01.2022 tarihli ilam ise tebliğden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu belirtir. Süreler ait oldukları ilamlarla sınırlıdır. Bunlardan biri, bütün icra işleri için geçerli tek süre yapılamaz.
Milletlerarası hakem kararında iptal ve icra
4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanunu'nun 15. maddesine göre hakem kararına karşı açılabilecek yol yalnızca iptal davasıdır. Dava, üçüncü maddenin gösterdiği asliye hukuk mahkemesi hangi yerdeyse, o yer bakımından yetkili bölge adliye mahkemesinde açılır. Yargılama öncelikli ve ivedi görülür. Açma süresi otuz gündür. Süre, taraflara bildirimin yapıldığı günden işlemeye başlar. Bildirim hakem kararına, düzeltme kararına, yorum kararına veya tamamlama kararına ilişkin olabilir. Davanın açılması, hakem kararının icrasını ayrıca bir karar aranmaksızın durdurur. Bu durdurma, yabancı para alacağı için ayrı bir kural olarak değil, bu kapsamdaki hakem kararının icrası için öngörülmüştür.
4686 sayılı MİLLETLERARASI TAHKİM KANUNU m. 15Kaynağı aç
Taraflar iptal davası açma hakkından kısmen veya tamamen feragat edebilir. Yerleşim yerleri veya olağan oturma yerleri Türkiye dışında bulunan taraflar, tahkim anlaşmasına koyacakları açık beyanla veya sonradan yazılı anlaşmayla bu haktan tamamen feragat edebilecekleri gibi, aynı maddede sayılan bir veya birkaç sebepten dolayı da feragat edebilir. İptal istemi, davaya bakan bölge adliye mahkemesi aksine karar vermedikçe dosya üzerinden incelenerek karara bağlanır. İptal davası hakkında verilen kararlara karşı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümlerine göre temyiz yoluna başvurulabilir. Temyiz incelemesi, bu maddedeki iptal sebepleriyle sınırlı olarak öncelikle ve ivedilikle karara bağlanır.
İptal davasının reddine ilişkin karar kesinleştikten sonra asliye hukuk mahkemesi, isteyen tarafa hakem kararının icra edilebilir olduğuna ilişkin belge verir. İptal davası için öngörülen süre geçmişse veya taraflar iptal davası açmaktan feragat etmişse, belge verilirken mahkeme (A) fıkrasının ikinci bendinin (a) ve (b) alt bentlerini re'sen dikkate alır. Mahkeme aksine karar vermedikçe inceleme dosya üzerinden yapılır. Belgenin verilmesi, iptal davasının reddinin kesinleşmesine, sürenin geçmesine veya feragate bağlanmıştır.
Somut olayda tenfiz kararı 29.12.2006 tarihinde verilmiş, 07.06.2007 tarihinde kesinleşmiştir. İcra emri 11.03.2007 tarihlidir ve tenfiz kesinleşmeden gönderilmiştir. Bu tarihler o dosyaya aittir. Tenfiz kararı kesinleşmeden icra emri gönderilmesi milletlerarası tahkim hükümlerine aykırı görülmüş ve davanın bu gerekçeyle reddi gerekmiştir. Bozmaya uyulduktan sonra asıl dava, milletlerarası hakem kararının kesinleşmeden ilamlı icraya konu olamayacağı ve tenfiz kararı kesinleşmeden icraya konulduğu gerekçesiyle reddedilmiştir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4156, K. 2023/246 sayılı kararında ilk derece kararını bozmaya uygun bulmuş, hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında isabetsizlik görmemiş ve usul ile yasaya uygun hükmü onamıştır. Ret, usul veya esas olarak ayrıca nitelenmemiştir. Sonuç, milletlerarası hakem kararının tenfizine ilişkindir; yabancı mahkeme ilamının icra rejimine veya bütün yabancı para alacaklarına genellenemez.
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/4156, K. 2023/246Kaynağı aç
İtiraz, takibin etki alanı ve zamanaşımı
İlamsız takipte borçlu, ödeme emrine süresi içinde itiraz ederse takip durur. Alacaklının tahsile devam edebilmesi için itirazın kaldırılması veya itirazın iptali yoluna başvurması gerekebilir. İtirazın hangi gün içinde yapılacağı ve hangi belgede hangi yolun kullanılacağı, belirli bir süreye veya belge türüne bağlanmaz.
Türkiye'de başlatılan bir icra takibi yalnızca Türkiye sınırları içindeki malvarlığı üzerinde etkili olabilir. Borçlunun Türkiye'de yerleşim yerinin, şubesinin, ticari faaliyetinin veya haczedilebilir malvarlığının bulunması, Türkiye'de icra takibini gündeme getirebilir.
Zamanaşımı süresinin geçmesi alacak hakkını tamamen ortadan kaldırmaz. Borçlu zamanaşımını ileri sürerse alacağın tahsili zorlaşabilir. Bu açıklama belirli bir alacak türü için gün sayısı vermez ve her yabancı para alacağına ortak bir zamanaşımı süresi kurmaz.
Sık sorulan sorular
Yabancı para borcu Türk lirasıyla ödenebilir mi?
Aynen ödeme veya bu anlama gelen bir kayıt yoksa borç, ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla da ödenebilir. Borç ödeme gününde ödenmezse alacaklı, alacağın aynen veya vade ya da fiilî ödeme günündeki rayiç üzerinden ülke parasıyla ödenmesini isteyebilir. Bu imkân zorunlu bir ödeme yolu değildir. Aynen ödeme kaydı bulunan borçta aynı fıkraya göre doğmaz.
Takip talebinde kur tarihi yazılmalı mı?
Alacak veya teminat yabancı para ise, hangi tarihteki kurun esas alındığı ve faiz takip talebinde gösterilir. Alacağın veya istenen teminatın Türk parasıyla tutarı da yazılır. Faizli alacakta faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün belirtilir. Kanun belirli bir kur gününü kendisi seçmez.
Yabancı mahkeme kararı Türkiye'de doğrudan icra edilir mi?
Tenfizine karar verilen yabancı ilam, Türk mahkemesinden verilmiş ilam gibi icra olunur. Kararın Türkiye'de uygulanabilmesi için önce tanıma veya tenfiz sürecinin tamamlanması gerekebilir. Tenfiz isteminin kabulüne veya reddine ilişkin kararın temyizi, yerine getirmeyi durdurur.
Karar düzeltme tenfizin icrasını durdurur mu?
Karar düzeltme yoluna başvurmak, tenfizine karar verilen yabancı ilamın icrasını durdurmaz. Temyiz ise tenfiz istemi hakkındaki kararın yerine getirilmesini durdurur. Temyiz sürerken icranın devam ettiği sonucu bu ayrımdan çıkmaz.
İptal davası hakem kararının icrasını durdurur mu?
Durdurur. İptal davasının açılması, hakem kararının icrasını kendiliğinden durdurur. Dava, hakem kararının veya düzeltme, yorum ya da tamamlama kararının bildirildiği tarihten itibaren otuz gün içinde açılabilir.
İcra edilebilirlik belgesi ne zaman verilir?
İptal davasının reddi kararı kesinleştikten sonra asliye hukuk mahkemesi, isteyen tarafa hakem kararının icra edilebilirliğine ilişkin belge verir. Öngörülen süre geçmişse veya taraflar iptal davasından feragat etmişse de belge verilir; mahkeme bu sırada (A) fıkrasının ikinci bendinin (a) ve (b) alt bentlerini re'sen dikkate alır.
Türk lirası çek kur farkı istemini düşürür mü?
Kur riskinin vadeli Türk lirası ödemelerde müşteriye ait olduğu sözleşmede, çekin Türk lirası düzenlenmesi bu kayıttan vazgeçildiği anlamına gelmez. Fatura tarihi ile ödeme tarihi arasındaki fark için uygulama veya teamül aranmaz. Çek tarihindeki Merkez Bankası döviz satış kurunu kararlaştıran başka bir sözleşme aynı ölçüye bağlanamaz.
Yabancı para alacağında faiz hangi günden işler?
Faiz başlangıcı tek bir güne bağlanamaz. Fiilî ödeme günündeki kurun seçildiği ilamda faiz, bir anlatımda vade tarihinden fiilî ödeme tarihine kadar, diğer anlatımda takip tarihinden fiilî ödeme tarihine kadar ifade edilmiştir. Bu iki anlatım giderilmemiş olup bunlardan biri tek başlangıç kuralı yapılamaz. Ölçü, 3095 sayılı Kanun'un 4/a maddesi çerçevesinde devlet bankalarının o para birimiyle açılmış bir yıl vadeli mevduata ödediği en yüksek orandır.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

