Bono ve Poliçelerde Aval Verenin Sorumluluk Kapsamı

by Avukat Erdal Ersoy
Bono ve Poliçelerde Aval Verenin Sorumluluk Kapsamı

Bono ve poliçelerde aval veren kimse, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 702/1 uyarınca kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Aval; kambiyo senedinde borçlulardan birinin borcunu kısmen veya tamamen garanti eden, senet üzerinde tesis edilen tek taraflı, mücerret ve bağımsız nitelikte bir kambiyo teminatıdır. Aval veren kişi avalist, lehine aval verilen kişi ise aval lehtarı olarak adlandırılır. Aval taahhüdü Türk Ticaret Kanunu m. 700/1 gereğince poliçe bedelinin tamamını kapsayabileceği gibi kısmi olarak da verilebilir; bu hükümler Türk Ticaret Kanunu m. 778/3 yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 700Kaynağı aç
MADDE 700- (1) Poliçede bedelin ödenmesi, aval suretiyle tamamen veya kısmen teminat altına alınabilir. (2) Bu teminat, üçüncü bir kişi veya poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir. II – Şekil
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 702Kaynağı aç
MADDE 702- (1) Aval veren kişi, kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. (2) Aval veren kişinin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir sebepten dolayı batıl olsa da aval verenin taahhüdü geçerlidir. (3) Aval veren kişi, poliçe bedelini ödediği takdirde, poliçeden dolayı lehine taahhüt altına girmiş olduğu kişiye ve ona, poliçe gereğince sorumlu olan kişilere karşı poliçeden doğan haklarını iktisap eder. DÖRDÜNCÜ AYIRIM Ödeme A) Vade I – Vadenin belirlenmesi 1. Genel olarak
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 778Kaynağı aç
MADDE 778- (1) Bononun niteliğine aykırı düşmedikçe; a) Poliçelerin cirosuna ilişkin 681 ilâ 690, b) Vadeye dair 703 ilâ 707, c) Ödeme hakkındaki 708 ilâ 712, d) Ödememe hâlinde başvurma haklarına dair 713 ilâ 727 ve 729 ilâ 732, e) Araya girme suretiyle ödemeye ilişkin 734, 738 ilâ 742, f) Suretler hakkındaki 746 ve 747, g) Değiştirmeye dair 748, h) Zamanaşımına dair 749 ilâ 751, ı) İptale dair 757 ilâ 765, i) Tatil günleri, sürelerin hesabı, atıfet sürelerine ilişkin yasak, poliçeye dair işlemlerin yapılması gereken yer ve imza hakkındaki 752 ilâ 756, j) Kanunlar ihtilâfına dair 766 ilâ 775 inci, maddeler hükümleri bonolar hakkında da geçerlidir. (2) Ayrıca; a) Üçüncü bir kişinin yerleşim yerinden veya muhatabın yerleşim yerinden başka bir yerde ödenmesi şart olan poliçeye ilişkin 674 ve 697 nci, b) Faiz şartına dair 675 inci, c) Ödenecek bedele dair çeşitli beyanlar hakkındaki 676 ncı, d) Geçerli olmayan imzanın sonuçlarına ilişkin 677 nci, e) Yetkisiz veya yetkiyi aşan kimsenin imzasına ilişkin 678 ve 679 uncu, f) Açık poliçeye dair 680 inci, madde hükümleri de bonolara uygulanır. (3) Avale ilişkin 700 ilâ 702 nci maddeler de bonolar hakkında uygulanır. (4) 701 inci maddenin dördüncü fıkrasında öngörülen hâlde aval, avalin kimin hesabına verildiğini göstermezse, bonoyu düzenleyen kimse hesabına verilmiş sayılır. D) Düzenleyenin sorumluluğu

Aval Kurumunun Hukuki Niteliği ve Benzer Teminatlardan Farkları

Aval, kambiyo hukuku kurumu olup mücerret ve bağımsız bir borç meydana getirir. Türk Borçlar Kanunu rejimine tabi olan kefalet sözleşmesi ise fer'î nitelik taşır ve kural olarak sebebe bağlıdır. Kefalette aranan eş rızası, ek imzalar, miktar üst sınırı ve özel bilgilendirme yükümlülükleri gibi şekil kuralları aval taahhüdünde aranmaz; avalde senedin üzerine imza atılması ve uygun aval ibaresinin konulması yeterlidir. Ayrıca kefil asıl borçluya ait def'ileri ileri sürebilmekte iken, avalistin iyi niyetli hamile karşı kişisel def'ileri ileri sürme alanı oldukça dardır.

Banka garanti mektubu lehtarın sözleşmeye aykırılığı halinde ilk talepte ödeme taahhüdü içeren bağımsız bir garanti mekanizması sunarken, aval kambiyo senedine içkindir. Aval taahhüdü senet metnine bağlı kalır ve teminat altına alınan borçlunun borç şartlarıyla sınırlı bir güvence sağlar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 700/2 uyarınca aval teminatı üçüncü bir kişi tarafından verilebileceği gibi poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir.

Avalin Şekli, Veriliş Biçimi ve Lehine Aval Verilenin Belirlenmesi

Aval taahhüdünün geçerli olabilmesi için mutlaka senet üzerinde veya senede eklenen alonjda yer alması zorunludur; ayrı bir kağıt üzerinde verilen taahhüt kambiyo hukuku anlamında aval sayılmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 701/2 uyarınca aval, 'aval içindir' veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. Aval kural olarak senedin ön yüzüne veya zorunlu hallerde alonja yazılır; arka yüze sadece imza atılması ciro ile karışma riski doğurabilir. Türk Ticaret Kanunu m. 701/3 uyarınca poliçenin ön yüzüne atılan imzalar, muhatap ve düzenleyene ait olanlar ayrık tutulmak üzere aval şerhi niteliğinde değerlendirilir.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 701Kaynağı aç
MADDE 701- (1) Aval şerhi, poliçe veya alonj üzerine yazılır. (2) Aval “aval içindir” veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. (3) Muhatabın veya düzenleyenin imzaları hariç olmak üzere, poliçenin yüzüne atılan her imza aval şerhi sayılır. (4) Kimin için verildiği belirtilmemişse aval, düzenleyici için verilmiş sayılır. III – Hükümler

Aval şerhinde teminatın kimin lehine verildiğinin gösterilmesi esastır. Türk Ticaret Kanunu m. 701/4 uyarınca kimin için verildiği belirtilmemişse aval düzenleyici için verilmiş kabul edilir. Bonolarda da Türk Ticaret Kanunu m. 778/4 gereğince avalin kimin hesabına verildiği gösterilmemişse aval bonoyu düzenleyen kimse hesabına verilmiş sayılır. Poliçelerde ise kabul eden veya düzenleyen ayrımı çerçevesinde kural olarak düzenleyen lehine sayılma yaklaşımı geçerlidir.

Lehine Aval Verilen Borçluya Göre Avalistin Sorumluluğu

Aval; senedi düzenleyen, poliçede kabul eden veya cirantalar gibi her kambiyo borçlusu lehine verilebilir. Avalistin sorumluluğu, lehine teminat verdiği kişinin borcunun kapsam ve şartlarıyla doğar. Poliçede kabul muhatabı asıl borçlu kıldığından, kabul eden lehine aval verilmesi halinde avalist asıl borçlu kadar sorumlu olur. Poliçe kabul edilmemişse ve aval düzenleyen lehine verilmişse, avalist düzenleyenin sorumluluğu ölçüsünde sorumlu olup protesto ve ihbar rejimine tabi tutulur.

Bonoda muhatap ve kabul kurumu bulunmadığından senedi düzenleyen kişi borçludur. Bonoda düzenleyen lehine verilen avalde avalistin sorumluluğu senedi düzenleyen kadardır. Ciro zincirindeki cirantalar lehine aval verilmesi durumunda ise başvuru borçluluğu düzeyinde bir sorumluluk ortaya çıkar.

Sorumluluğun Kapsamı: Asıl Alacak, Faiz ve Fer'î Giderler

Aval kural olarak senette yazılı ana parayı teminat altına alır. Aval kısmi olarak verilmişse bu durumun açıkça senette belirtilmesi zorunludur; kapsam açıkça gösterilmediğinde taahhüt kural olarak tam aval yönünde yorumlanır. Senet üzerinde yer alan bedelin hem rakamla hem yazıyla yazılıp aralarında çelişki bulunması durumunda yazıyla gösterilen bedel esas alınır.

Senedin vadesinde ödenmemesi halinde avalistin sorumluluğu ana para ile sınırlı kalmayıp lehine teminat verilen borçluya paralel olarak temerrüt faizini de kapsar. Ayrıca senedin ödenmemesi nedeniyle süresinde çekilen protesto, ihbar masrafları ile icra harçları ve yasal takip giderleri de avalistin sorumluluk kapsamına dahildir. Kambiyo senedinin yabancı para üzerinden düzenlenmesi halinde ise avalist, asıl borçlu gibi kur farkı ve temerrüt rejimine tabi olur.

Aval Taahhüdünün Bağımsızlığı, Def'iler ve Zamanaşımı

Türk Ticaret Kanunu m. 702/2 uyarınca aval verenin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir nedenden dolayı batıl olsa dahi aval verenin taahhüdü geçerliliğini korur. Bu bağımsız borç niteliği gereğince avalist, lehine aval verdiği borçluya ait kişisel def'ileri iyi niyetli hamile karşı kural olarak ileri süremez; hamilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olması hali bu kuralın istisnasını teşkil eder.

Buna karşılık senet metninden anlaşılan mutlak def'iler ile bizzat aval taahhüdünün sakatlığına ilişkin itirazlar herkese karşı ileri sürülebilir. Örneğin şirket adına yetkisiz imza aval taahhüdünü geçersiz kılabilir; ancak senedin dolaşıma girmesi iyi niyetli hamil lehine hukuki sonuç doğurabilir. Zamanaşımı bakımından avalist, lehine aval verdiği borçlunun tabi olduğu zamanaşımı rejimine bağlıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 749 uyarınca poliçeyi kabul edene karşı istemler vadeden itibaren üç yıl; cirantalar ve düzenleyene karşı protesto tarihinden veya gidersiz iade kaydında vadeden itibaren bir yıl; cirantaların birbirine ve düzenleyene rücu istemleri ise ödeme veya dava tarihinden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 749Kaynağı aç
MADDE 749- (1) Poliçeyi kabul edene karşı ileri sürülecek poliçeden doğan istemler, vadenin geldiği tarihten itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (2) Hamilin, cirantalarla düzenleyene karşı ileri süreceği istemler, süresinde çekilen protesto tarihinden veya senette “gidersiz iade olunacaktır” kaydı varsa vadenin dolduğu tarihten itibaren bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. (3) Bir cirantanın başka cirantalarla düzenleyen aleyhine ileri süreceği istemler, cirantanın poliçeyi ödediği veya poliçenin dava yolu ile kendisine karşı ileri sürüldüğü tarihten itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar. II – Kesilme 1. Sebepleri

Ödeme, Halefiyet ve Avalistler Arası Rücu İlişkisi

Türk Ticaret Kanunu m. 702/3 hükmü gereğince poliçe bedelini ödeyen aval veren kişi, lehine taahhüt altına girdiği kişiye ve ona kambiyo senedi gereğince sorumlu olan kişilere karşı senetten doğan haklarını iktisap eder. Ödemede bulunan avalist, lehine aval verdiği kişinin yerine kanunen halef olur; hamilin elindeki ciro zincirine başvuru hakları, rehin hakları ve varsa teminatlar avaliste geçer. Bu hakların kullanılabilmesi için avalistin senet aslını ve varsa alonjları teslim alması gerekir.

Avalistin halefiyeti fiilen yapılan ödeme tutarıyla sınırlı olarak işler. Avalist ana paranın yanı sıra ödemek durumunda kaldığı faiz, protesto ve yasal takip gibi yan giderleri de rücu talebine dahil edebilir. Kambiyo senedinde birden çok avalistin yer alması durumunda, hamile karşı dış ilişkide müteselsil sorumluluk esastır; iç ilişkide ise kusur, menfaat, sözleşme hükümleri ve üstlenim oranları dikkate alınarak paylaştırma yapılır.

Aval taahhüdü ayrı bir kağıtla verilebilir mi?

Hayır, kambiyo hukuku anlamında geçerli bir aval taahhüdünün mutlaka kambiyo senedinin üzerinde veya senede eklenen alonjda bulunması zorunludur; ayrı bir belgeyle verilen taahhüt aval niteliği taşımaz.

Senet üzerinde avalin kimin lehine verildiği belirtilmemişse kural nedir?

Avalin kimin için verildiği senette açıkça gösterilmemişse, Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri uyarınca aval taahhüdü düzenleyen lehine verilmiş kabul edilir.

Avalist asıl borçlunun kişisel def'ilerini hamile karşı öne sürebilir mi?

Hayır, aval taahhüdünün bağımsız niteliği sebebiyle avalist, lehine teminat verdiği borçlunun kişisel def'ilerini iyi niyetli hamile karşı kural olarak ileri süremez; ancak mutlak def'iler ve bizzat kendi taahhüdünün sakatlığına ilişkin itirazlar öne sürülebilir.

Senet bedelini ödeyen aval veren kimlere rücu edebilir?

Senedi ödeyen avalist, lehine taahhüt altına girdiği borçluya ve o kişiye karşı kambiyo senedi uyarınca sorumlu bulunan diğer kişilere ödediği miktar ve yan giderler ölçüsünde rücu hakkına sahiptir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu