Bono ve poliçelerde aval veren kimse, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 702/1 uyarınca kimin için taahhüt altına girmişse aynen onun gibi sorumlu olur. Aval; kambiyo senedinde borçlulardan birinin borcunu kısmen veya tamamen garanti eden, senet üzerinde tesis edilen tek taraflı, mücerret ve bağımsız nitelikte bir kambiyo teminatıdır. Aval veren kişi avalist, lehine aval verilen kişi ise aval lehtarı olarak adlandırılır. Aval taahhüdü Türk Ticaret Kanunu m. 700/1 gereğince poliçe bedelinin tamamını kapsayabileceği gibi kısmi olarak da verilebilir; bu hükümler Türk Ticaret Kanunu m. 778/3 yollamasıyla bonolar hakkında da uygulanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 700Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 702Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 778Kaynağı aç
Aval Kurumunun Hukuki Niteliği ve Benzer Teminatlardan Farkları
Aval, kambiyo hukuku kurumu olup mücerret ve bağımsız bir borç meydana getirir. Türk Borçlar Kanunu rejimine tabi olan kefalet sözleşmesi ise fer'î nitelik taşır ve kural olarak sebebe bağlıdır. Kefalette aranan eş rızası, ek imzalar, miktar üst sınırı ve özel bilgilendirme yükümlülükleri gibi şekil kuralları aval taahhüdünde aranmaz; avalde senedin üzerine imza atılması ve uygun aval ibaresinin konulması yeterlidir. Ayrıca kefil asıl borçluya ait def'ileri ileri sürebilmekte iken, avalistin iyi niyetli hamile karşı kişisel def'ileri ileri sürme alanı oldukça dardır.
Banka garanti mektubu lehtarın sözleşmeye aykırılığı halinde ilk talepte ödeme taahhüdü içeren bağımsız bir garanti mekanizması sunarken, aval kambiyo senedine içkindir. Aval taahhüdü senet metnine bağlı kalır ve teminat altına alınan borçlunun borç şartlarıyla sınırlı bir güvence sağlar. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 700/2 uyarınca aval teminatı üçüncü bir kişi tarafından verilebileceği gibi poliçede imzası bulunan bir kişi tarafından da verilebilir.
Avalin Şekli, Veriliş Biçimi ve Lehine Aval Verilenin Belirlenmesi
Aval taahhüdünün geçerli olabilmesi için mutlaka senet üzerinde veya senede eklenen alonjda yer alması zorunludur; ayrı bir kağıt üzerinde verilen taahhüt kambiyo hukuku anlamında aval sayılmaz. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 701/2 uyarınca aval, 'aval içindir' veya bununla eş anlamlı başka bir ibareyle ifade edilir ve aval veren kişi tarafından imzalanır. Aval kural olarak senedin ön yüzüne veya zorunlu hallerde alonja yazılır; arka yüze sadece imza atılması ciro ile karışma riski doğurabilir. Türk Ticaret Kanunu m. 701/3 uyarınca poliçenin ön yüzüne atılan imzalar, muhatap ve düzenleyene ait olanlar ayrık tutulmak üzere aval şerhi niteliğinde değerlendirilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 701Kaynağı aç
Aval şerhinde teminatın kimin lehine verildiğinin gösterilmesi esastır. Türk Ticaret Kanunu m. 701/4 uyarınca kimin için verildiği belirtilmemişse aval düzenleyici için verilmiş kabul edilir. Bonolarda da Türk Ticaret Kanunu m. 778/4 gereğince avalin kimin hesabına verildiği gösterilmemişse aval bonoyu düzenleyen kimse hesabına verilmiş sayılır. Poliçelerde ise kabul eden veya düzenleyen ayrımı çerçevesinde kural olarak düzenleyen lehine sayılma yaklaşımı geçerlidir.
Lehine Aval Verilen Borçluya Göre Avalistin Sorumluluğu
Aval; senedi düzenleyen, poliçede kabul eden veya cirantalar gibi her kambiyo borçlusu lehine verilebilir. Avalistin sorumluluğu, lehine teminat verdiği kişinin borcunun kapsam ve şartlarıyla doğar. Poliçede kabul muhatabı asıl borçlu kıldığından, kabul eden lehine aval verilmesi halinde avalist asıl borçlu kadar sorumlu olur. Poliçe kabul edilmemişse ve aval düzenleyen lehine verilmişse, avalist düzenleyenin sorumluluğu ölçüsünde sorumlu olup protesto ve ihbar rejimine tabi tutulur.
Bonoda muhatap ve kabul kurumu bulunmadığından senedi düzenleyen kişi borçludur. Bonoda düzenleyen lehine verilen avalde avalistin sorumluluğu senedi düzenleyen kadardır. Ciro zincirindeki cirantalar lehine aval verilmesi durumunda ise başvuru borçluluğu düzeyinde bir sorumluluk ortaya çıkar.
Sorumluluğun Kapsamı: Asıl Alacak, Faiz ve Fer'î Giderler
Aval kural olarak senette yazılı ana parayı teminat altına alır. Aval kısmi olarak verilmişse bu durumun açıkça senette belirtilmesi zorunludur; kapsam açıkça gösterilmediğinde taahhüt kural olarak tam aval yönünde yorumlanır. Senet üzerinde yer alan bedelin hem rakamla hem yazıyla yazılıp aralarında çelişki bulunması durumunda yazıyla gösterilen bedel esas alınır.
Senedin vadesinde ödenmemesi halinde avalistin sorumluluğu ana para ile sınırlı kalmayıp lehine teminat verilen borçluya paralel olarak temerrüt faizini de kapsar. Ayrıca senedin ödenmemesi nedeniyle süresinde çekilen protesto, ihbar masrafları ile icra harçları ve yasal takip giderleri de avalistin sorumluluk kapsamına dahildir. Kambiyo senedinin yabancı para üzerinden düzenlenmesi halinde ise avalist, asıl borçlu gibi kur farkı ve temerrüt rejimine tabi olur.
Aval Taahhüdünün Bağımsızlığı, Def'iler ve Zamanaşımı
Türk Ticaret Kanunu m. 702/2 uyarınca aval verenin teminat altına aldığı borç, şekle ait noksandan başka bir nedenden dolayı batıl olsa dahi aval verenin taahhüdü geçerliliğini korur. Bu bağımsız borç niteliği gereğince avalist, lehine aval verdiği borçluya ait kişisel def'ileri iyi niyetli hamile karşı kural olarak ileri süremez; hamilin kötü niyetli veya ağır kusurlu olması hali bu kuralın istisnasını teşkil eder.
Buna karşılık senet metninden anlaşılan mutlak def'iler ile bizzat aval taahhüdünün sakatlığına ilişkin itirazlar herkese karşı ileri sürülebilir. Örneğin şirket adına yetkisiz imza aval taahhüdünü geçersiz kılabilir; ancak senedin dolaşıma girmesi iyi niyetli hamil lehine hukuki sonuç doğurabilir. Zamanaşımı bakımından avalist, lehine aval verdiği borçlunun tabi olduğu zamanaşımı rejimine bağlıdır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 749 uyarınca poliçeyi kabul edene karşı istemler vadeden itibaren üç yıl; cirantalar ve düzenleyene karşı protesto tarihinden veya gidersiz iade kaydında vadeden itibaren bir yıl; cirantaların birbirine ve düzenleyene rücu istemleri ise ödeme veya dava tarihinden itibaren altı ay geçmekle zamanaşımına uğrar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 749Kaynağı aç
Ödeme, Halefiyet ve Avalistler Arası Rücu İlişkisi
Türk Ticaret Kanunu m. 702/3 hükmü gereğince poliçe bedelini ödeyen aval veren kişi, lehine taahhüt altına girdiği kişiye ve ona kambiyo senedi gereğince sorumlu olan kişilere karşı senetten doğan haklarını iktisap eder. Ödemede bulunan avalist, lehine aval verdiği kişinin yerine kanunen halef olur; hamilin elindeki ciro zincirine başvuru hakları, rehin hakları ve varsa teminatlar avaliste geçer. Bu hakların kullanılabilmesi için avalistin senet aslını ve varsa alonjları teslim alması gerekir.
Avalistin halefiyeti fiilen yapılan ödeme tutarıyla sınırlı olarak işler. Avalist ana paranın yanı sıra ödemek durumunda kaldığı faiz, protesto ve yasal takip gibi yan giderleri de rücu talebine dahil edebilir. Kambiyo senedinde birden çok avalistin yer alması durumunda, hamile karşı dış ilişkide müteselsil sorumluluk esastır; iç ilişkide ise kusur, menfaat, sözleşme hükümleri ve üstlenim oranları dikkate alınarak paylaştırma yapılır.
Aval taahhüdü ayrı bir kağıtla verilebilir mi?
Hayır, kambiyo hukuku anlamında geçerli bir aval taahhüdünün mutlaka kambiyo senedinin üzerinde veya senede eklenen alonjda bulunması zorunludur; ayrı bir belgeyle verilen taahhüt aval niteliği taşımaz.
Senet üzerinde avalin kimin lehine verildiği belirtilmemişse kural nedir?
Avalin kimin için verildiği senette açıkça gösterilmemişse, Türk Ticaret Kanunu düzenlemeleri uyarınca aval taahhüdü düzenleyen lehine verilmiş kabul edilir.
Avalist asıl borçlunun kişisel def'ilerini hamile karşı öne sürebilir mi?
Hayır, aval taahhüdünün bağımsız niteliği sebebiyle avalist, lehine teminat verdiği borçlunun kişisel def'ilerini iyi niyetli hamile karşı kural olarak ileri süremez; ancak mutlak def'iler ve bizzat kendi taahhüdünün sakatlığına ilişkin itirazlar öne sürülebilir.
Senet bedelini ödeyen aval veren kimlere rücu edebilir?
Senedi ödeyen avalist, lehine taahhüt altına girdiği borçluya ve o kişiye karşı kambiyo senedi uyarınca sorumlu bulunan diğer kişilere ödediği miktar ve yan giderler ölçüsünde rücu hakkına sahiptir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

