Bono, düzenleyenin belirli bir bedeli belirli bir kişiye veya onun emrine kayıtsız ve şartsız olarak ödeme vaadini içeren kambiyo senedidir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda unsurlarıyla birlikte düzenlenen bono, hukuki niteliği itibarıyla kıymetli evrak sınıfına girer; içerdiği hak senetten ayrı olarak ileri sürülemez ve senetten bağımsız biçimde devredilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6821, K. 2024/3842Kaynağı aç
Bononun Zorunlu Unsurları
TTK m. 776, bir senedin bono sayılabilmesi için taşıması gereken zorunlu unsurları düzenlemektedir. Bu madde uyarınca senet metninde 'bono' veya 'emre yazılı senet' kelimesinin bulunması (TTK m. 776/1-a), kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadi (TTK m. 776/1-b), lehdarın adı yani kime veya kimin emrine ödeneceğinin gösterilmesi (TTK m. 776/1-e), düzenlenme tarihi ve yeri (TTK m. 776/1-f) ile düzenleyenin imzası (TTK m. 776/1-g) zorunlu unsurlar arasında yer almaktadır. Zorunlu unsurların tamamının mevcut olması hâlinde senet kıymetli evrak niteliğini kazanır. TTK, bazı unsurların eksikliğini baştan geçersizlik sonucuna bağlamak yerine tamamlayıcı hükümlerle gidermektedir: vade gösterilmeyen bono görüldüğünde ödenecek senet sayılır (TTK m. 777/2); ödeme yeri açıkça belirtilmemişse senedin düzenlendiği yer ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır (TTK m. 777/3). TTK m. 777/1, bu tamamlayıcı istisnalar saklı kalmak kaydıyla m. 776'da gösterilen unsurlardan birini içermeyen senedin bono sayılmayacağını hükme bağlamaktadır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 776Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 777Kaynağı aç
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, E. 2017/10911, K. 2018/11667Kaynağı aç
Soyutluk İlkesi: Temel Borç İlişkisinden Bağımsızlık
Bono, TTK m. 776 uyarınca kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödeme vaadini içerdiğinden kural olarak illetten mücerrettir; başka bir deyişle bağımsız bir borç ikrarına dayanır. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan talebin geçerliliğinden bağımsızdır. Bu soyutluk ilkesinin pratik sonucu, alacaklının kural olarak temel borç ilişkisini ayrıntılı biçimde ispatlamak zorunda olmamasıdır. Senedin bedelsiz olduğunu ileri süren taraf ise bu iddiasını somut delillerle desteklemekle yükümlüdür.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/1148, K. 2022/4968Kaynağı aç
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2022/617, K. 2023/107Kaynağı aç
Soyutluk ilkesinin önemli bir görünümü talil durumunda gündeme gelir. Senet metninde yer alan ihdas nedeninin doğru olmadığını ileri sürmek senedin talili olarak adlandırılır; bu hâlde kaydın aksini iddia eden taraf ispat yükünü üstlenir. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/617, K. 2023/107 sayılı kararında çoğunluk, alacaklının bizzat senet metnindeki ihdas nedeninden farklı bir düzenleme sebebine dayanmasının bononun tek taraflı talili sonucunu doğurduğunu ve bu hâlde alacaklının taraflar arasındaki borç ilişkisinin hukuki sebebini ile geçerliliğini ispatlamakla yükümlü hâle geldiğini kabul etmiştir. Aynı kararda karşı oy ise talilin yalnızca borçlu tarafından yapılabileceğini ve alacaklı tarafın yemin beyanının senedin ihdas nedenini talil etmediğini savunmaktadır; karşı oy bağlayıcı değildir ve söz konusu değerlendirme bu kararın çoğunluk gerekçesine özgüdür.
Teminat Senedi Savunması ve Sınırları
Bononun teminat amacıyla düzenlendiği iddiası uygulamada sıkça gündeme gelir. TTK m. 687/1 çerçevesinde, teminat senedi olduğu senet metninden anlaşılan hâllerde bono kayıtsız borç vaadi içermediği için hükümsüz sayılır ve bu hükümsüzlük düzenleyen tarafından lehtara ya da ciranta konumundaki hamile karşı da ileri sürülebilir. Bu savunmanın işleyebilmesi için teminat kaydının senet metninden anlaşılabilir olması zorunludur. TTK m. 687/1 ayrıca, hamilin poliçeyi —bono için de aynı hüküm uygulanır— iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmesi hâlinde borçlunun kişisel defileri bu hamile karşı ileri sürebileceğini öngörmektedir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 687Kaynağı aç
Teminat kaydı senet üzerinde yer almıyorsa durum farklıdır. Bu hâlde teminat senedi iddiası kişisel defi niteliği taşır ve iyiniyetli üçüncü hamile karşı ileri sürülemez; hamilin bilerek borçlunun zararına hareket ettiğine dair somut delil bulunmadıkça bu savunma hüküm ifade etmez. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/6821, K. 2024/3842 sayılı kararında, senet üzerinde teminat kaydı bulunmayan ve teminat amacıyla düzenlendiği yazılı delille kanıtlanamayan davada menfi tespit davası reddedilmiştir. Bu sonuç, teminat iddiasının yazılı delil kuralı çerçevesinde ispatlanamamasına ve senet üzerinde herhangi bir teminat kaydı bulunmamasına dayanmaktadır.
Açık Bono: Boş Bırakılan Unsurlar ve İspat Yükü
TTK m. 778/2-f ve m. 680 uyarınca bazı unsurları boş bırakılarak imzalanmış, yani açığa düzenlenmiş bono geçerlidir. Uygulamada özellikle bedel, vade veya lehtar kısmı boş imzalanan senetler ciddi riskler doğurur. Boş senet imzalayan kişi, senedin sonradan taraflar arasındaki anlaşmaya aykırı biçimde doldurulduğunu ileri sürebilir; ancak TTK m. 680 açığa düzenlenmiş senette anlaşmaya aykırı doldurmayı hamile karşı ileri sürmeyi güçleştirmektedir: senet tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamışsa ve sonradan anlaşmaya aykırı doldurulmuşsa bu aykırılık hamile karşı ileri sürülemez; meğerki hamil senedi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün olsun. Anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden keşidecinin bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/1148, K. 2022/4968 sayılı kararında Bölge Adliye Mahkemesi'nin bu yönde kurduğu gerekçe onanmıştır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 680Kaynağı aç
Bonoya Dayalı İcra Takibi
Geçerli şekilde düzenlenmiş bir bono, adi senetten farklı bir takip yolunu açar. Adi senede dayalı alacaklar genel haciz yoluyla takibe konu edilirken bono niteliğindeki senetler kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip edilebilir; bu yol alacaklı açısından daha hızlı ve etkilidir. Bu takip yolunda borçluya ödeme emri gönderilir. İİK m. 168/3 uyarınca ödeme emrinde senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçesiyle beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet hakkı bulunduğu ihtarına yer verilir. İİK m. 168/5 uyarınca ise borçlunun borca itirazını da beş gün içinde icra mahkemesine bildirmesi öngörülmüştür. Bu iki beş günlük süre birbirinden farklı usul yollarını kapsamakta olup bunlara ilişkin ayrıntılar aşağıda açıklanmaktadır. Kambiyo takibinde borçlunun itirazı kendiliğinden her zaman takibi durdurmaz.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
İİK m. 168, kambiyo takibinde borçluya gönderilen ödeme emrinde yer alması gereken ihtarları ayrıntılı biçimde düzenlemektedir. Senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığı gerekçesiyle beş gün içinde icra mahkemesine şikâyet hakkı bulunduğu ödeme emrine yazılır (İİK m. 168/3). Borçlu, senetteki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa bunu beş gün içinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmesi gerekir; aksi takdirde imza bu fasıl gereğince yapılacak takipte borçludan sadır sayılır ve imzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilebilir (İİK m. 168/4). Borçlu olmadığı, borcun itfa edildiği, mehil verildiği, alacağın zamanaşımına uğradığı veya yetki itirazı gibi sebepleri de beş gün içinde icra mahkemesine bildirerek itirazın kabulüne dair karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunur (İİK m. 168/5). İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde mal beyanında bulunulması zorunludur; itiraz edilip reddedilirse mal beyanı için süre üç gündür (İİK m. 168/6).
Borçlunun İleri Sürebileceği Savunmalar
Bononun soyut niteliği alacaklı açısından bir ispat kolaylığı sağlasa da borçlu çeşitli savunmalara başvurabilir. Bedelsizlik, teminat senedi niteliği, imza sahteliği, yetkisiz temsil, zamanaşımı, senedin sonradan anlaşmaya aykırı doldurulması veya borcun ödenmiş olması bu savunmaların başında gelir; her birinin somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir. İmzanın borçluya ait olmadığı iddiası, icra hukukunda özel sonuçlar doğuran teknik bir itiraz türüdür ve İİK m. 168/4 uyarınca kambiyo takibine karşı beş gün içinde icra mahkemesine dilekçeyle bildirilmelidir.
Menfi Tespit Davası ve İhtiyati Tedbir
Bonoya dayalı icra takibine karşı açılabilecek menfi tespit davaları İİK m. 72 çerçevesinde değerlendirilir. İİK m. 72/1 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat karşılığında icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verebilir (İİK m. 72/2). İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ise ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemez; ancak borçlu aynı teminat oranında teminat göstererek icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir (İİK m. 72/3). İİK m. 72/3-4 uyarınca alacaklı lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklı aleyhine ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekir. Borçlu menfi tespit davası kapsamında tedbir almamış ve borç ödenmiş ise davaya istirdat davası olarak devam edilir (İİK m. 72/6). Menfi tespit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir (İİK m. 72/8).
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 72Kaynağı aç
Bono ile adi senet arasındaki temel fark nedir?
Adi senet, genel haciz yoluyla takibe konu edilebilen bir borç belgesidir. Bono ise kambiyo senedi niteliği taşıdığından, zorunlu unsurlarını eksiksiz taşıması hâlinde kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla takip edilebilir. Bu yol alacaklı açısından daha hızlı ve etkilidir; İİK m. 168 uyarınca borçluya tanınan şikâyet ve itiraz süreleri beş günle sınırlıdır.
Boş imzalanan senedi anlaşmaya aykırı dolduran kişiye karşı ne yapılabilir?
Açığa imzalanan bonoyu anlaşmaya aykırı dolduran kişiye karşı itiraz yoluna başvurulabilir; ancak TTK m. 680 uyarınca bu aykırılık iyiniyetli hamile karşı ileri sürülemez. Hamil senedi kötüniyetle veya ağır kusurla iktisap etmişse bu güvenceden yararlanamaz. Anlaşmaya aykırı doldurulduğunu iddia eden keşidecinin bu iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerekmektedir. Bu nedenle herhangi bir kısmı boş bırakılan senet imzalanmadan önce koşulların eksiksiz yazılı hâle getirilmesi büyük önem taşır.
Teminat olarak verilen bono icra takibine konu edilebilir mi?
Teminat amacıyla düzenlendiği senet metninden anlaşılan bono, kayıtsız borç vaadi içermediği için TTK m. 687/1 kapsamında hükümsüzdür; bu hükümsüzlük düzenleyen tarafından lehtara karşı da ileri sürülebilir. Teminat kaydı senet üzerinde yer almıyorsa bu savunma kişisel defi niteliği taşır ve iyiniyetli üçüncü hamile karşı ileri sürülemez. Senet üzerinde teminat kaydı bulunmayan hâllerde yazılı delille ispat yükümlülüğü doğmaktadır; senet üzerinde kayıt yokken yalnızca sözlü beyana dayanan teminat savunması mahkemece kabul edilmeyebilir.
Bonoda soyutluk ilkesi ne anlama gelir?
Soyutluk ilkesi, bononun düzenlendiği temel borç ilişkisinden bağımsız bir ödeme taahhüdü içermesi anlamına gelir. Bu nedenle alacaklı kural olarak temel ilişkiyi ayrıntılı ispat etmek zorunda değildir; senedin bedelsiz olduğunu öne süren taraf ispat yükünü üstlenir. Öte yandan senet metninde ihdas nedenine ilişkin bir kayıt bulunuyorsa ve alacaklı bu kayıttan farklı bir sebebe dayanıyorsa, Yargıtay 6. Hukuk Dairesi'nin E. 2022/617, K. 2023/107 sayılı kararının çoğunluk gerekçesine göre soyutluk avantajı ortadan kalkar ve alacaklı temel borç ilişkisini ispatlamakla yükümlü hâle gelir. Bu kararda karşı oy ise talilin yalnızca borçlu tarafından yapılabileceğini savunmaktadır.
Kambiyo takibinde imzaya itiraz nasıl yapılır?
İİK m. 168/4 uyarınca borçlu, takip müstenidi bonodaki imzanın kendisine ait olmadığını beş gün içinde açıkça dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir. Bu süre içinde bildirimde bulunulmadığı takdirde imza o fasıl gereğince yapılacak takipte borçludan sadır sayılır. Ayrıca imzasını haksız yere inkâr eden borçlu, takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilebilir. İmzaya itiraz, icra hukukunda özel sonuçlar doğuran teknik bir itiraz türüdür.
Kambiyo takibine itiraz takibi durdurur mu?
Bonoya dayalı kambiyo takibinde borçlunun itirazı kendiliğinden her zaman takibi durdurmaz. İİK m. 168/5 uyarınca borçlu, itiraz sebeplerini beş gün içinde icra mahkemesine bildirip itirazın kabulüne dair karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunur.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

