Vadesi gelmiş ve geçerli bir bono mevcut olduğunda alacaklının önce mahkemede dava açması gerekmez. İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesi, alacaklıya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla doğrudan icra takibi başlatma imkânı tanımaktadır; alacak rehinle temin edilmiş olsa bile bu yol kullanılabilir. Borçlu iflasa tabi bir kişiyse, aynı madde uyarınca iflas yolu ile takip de seçilebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 167Kaynağı aç
Senedin Bono Sayılması İçin Gereken Koşullar
Kambiyo takibine konu edilebilmesi için senedin bono vasfını taşıması zorunludur. Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesinde bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlar sıralanmış; 777. maddenin birinci fıkrasında ise bu unsurlardan birini içermeyen senedin kural olarak bono sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak kanun bazı istisnalar öngörmektedir. Birincisi: senet üzerinde vade gösterilmemişse, bu senet görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. İkincisi: ödeme yeri veya düzenlenme yeri açıkça gösterilmemişse, senedin düzenlendiği yer hem ödeme yeri hem de düzenleyenin yerleşim yeri olarak kabul edilir. Üçüncüsü: düzenlendiği yer de gösterilmemişse, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer esas alınır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 777Kaynağı aç
Senet ciro yoluyla devralınmışsa, lehtardan başlayarak alacaklıya uzanan ciro zincirinin kesintisiz olması gerektiği belirtilmektedir; zincirde kopukluk bulunması hâlinde borçlu, alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürebilir. Bir şirket adına düzenlenmiş bonolarda ise imzayı atan kişinin temsil yetkisinin imza sirküleri ve ticaret sicil kayıtları üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu iki konuya ilişkin ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri ayrıca incelenmelidir.
Kambiyo Takibinin Başlatılması
Alacaklı, kambiyo takibini başlatmak için icra dairesine takip talebinde bulunur ve bu talebe senedin aslı ile borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır. İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile birlikte hemen ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde, borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı banka hesabına yatırılması ihtarı yer alır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Borçlunun Beş Günlük İtiraz Yolları
Ödeme emri borçluya gönderildikten sonra borçluya farklı itiraz yolları tanınmıştır. Borçlu, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını düşünüyorsa beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmek istiyorsa bunu da beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir; aksi hâlde imzanın kendisinden sadır sayılacağı ödeme emrine yazılmaktadır. Bunun yanı sıra, imzayı haksız yere inkâr ederse takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği de ödeme emrinde ihtar olarak yer alır. Borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını veya yetki itirazını yine sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirerek itirazın kabulüne dair karar getirmelidir; bu yapılmadığı takdirde cebri icraya devam olunur.
Kambiyo takibinde borca itiraz, genel haciz yolundan farklı biçimde işler: borçlu itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir ve bu itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Borçlunun haklarını güvence altına alabilmesi için itirazını icra mahkemesine taşıması ve mahkeme kararı alması gerekir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 169Kaynağı aç
Alacaklının Takip Hakkının Bulunmadığının İleri Sürülmesi
Borçlu, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus takip yolunda takip hakkı olmadığını, İİK m. 168'in üçüncü bendine göre şikâyet yolu ile ileri sürebilir. İmza inkârı itirazı her ne suretle olursa olsun geri alınmış ya da borç kısmen veya tamamen kabul edilmişse bu şikâyet yolu uygulanamaz. İİK m. 170/a uyarınca icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla önüne gelen işlerde takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku uyarınca takip hakkına sahip bulunmadığını resen göz önüne alarak takibi iptal edebilir.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170/aKaynağı aç
İmzaya İtirazın İcra Mahkemesinde İncelenmesi
İcra mahkemesi, borçlunun itiraz dilekçesi ve eklediği belgelerden edindiği kanaate göre itirazı ciddi bulursa, alacaklıya tebligat yapmaksızın ve duruşma öncesinde evrak üzerinde icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İnceleme sonucunda inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılırsa itirazın kabulüne hükmedilir ve takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı ise saklı kalır.
İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve itiraz nedeniyle takip İİK m. 170'in ikinci fıkrası uyarınca durdurulmuşsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Bununla birlikte İİK m. 170 açıkça şunu öngörmektedir: borçlu bu yaptırımların ardından menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde ise daha önce hükmedilen tazminat ve para cezası kalkar.
Öte yandan itirazın kabulü hâlinde alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunuyorsa, alacaklı da takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat ve yüzde onu oranında para cezası yaptırımıyla karşılaşabilir. Bu durumda alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hakkında hükmedilen para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve alacaklı bu davayı kazanırsa para cezası kalkar.
Takibin Kesinleşmesi ve Haciz Aşaması
Borçlu süresi içinde itiraz etmezse ya da itirazı reddedilirse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Kambiyo takibinin sağladığı temel avantaj, imzaya itiraz hâlinde satıştan başka icra takip işlemlerinin durmaması; borca itiraz hâlinde ise yine satıştan başka işlemlerin durmamasıdır. Bu iki itiraz türü İcra ve İflas Kanunu'nda ayrı maddelerle düzenlenmekte olup her ikisi de kural olarak satış dışındaki takip işlemlerini engellemez.
İhtiyati Haciz: Mal Kaçırma Riskine Karşı Önlem
Alacaklı, borçlunun mal kaçırma riskinin bulunduğunu düşünüyorsa takipten önce veya takiple eş zamanlı olarak mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edebilir. İİK'nın 257. maddesinin birinci fıkrası, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının sahibine, borçlunun ya da üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirme imkânı tanımaktadır. Bu talep icra dairesine değil mahkemeye yöneltilir; ihtiyati haciz kararı vermekte mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermek zorundadır.
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 258Kaynağı aç
Vadesi gelmemiş bir borç için ihtiyati haciz yalnızca belirli hâllerde istenebilir: borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. İhtiyati haciz kararı bu yolla konulduğunda borç yalnızca borçlu hakkında muaccel hâle gelir.
İhtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
Kambiyo Takibi Yerine Dava Açılması Gereken Durumlar
Kambiyo takibi her alacak için uygun değildir. Senet bono vasfını taşımıyorsa, alacak yalnızca taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanıyorsa, senet kaybolmuşsa ya da iptali gerekiyorsa veya borçlu temel ilişkiye dair ciddi itirazlar ileri sürüyorsa genel mahkemelerde dava açılması yoluna gidilebilir.
Bono için dava açmak zorunda mıyım, yoksa doğrudan icra takibi başlatabilir miyim?
Vadesi gelmiş ve bono vasfını taşıyan bir senet mevcutsa önce dava açmanız gerekmez. İİK m. 167 uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla doğrudan icra takibi başlatılabilir. Senet bono vasfını taşımıyorsa veya alacak temel ilişkiye dayalıysa genel mahkemelerde dava açılması yoluna gidilebilir.
Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip tamamen durur mu?
Hayır. Kambiyo takibinde borçlunun borca itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz; itiraz bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilir ve bu itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Yalnızca imzaya itirazın icra mahkemesince ciddi bulunması hâlinde mahkeme, evrak üzerinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.
Borçlunun itiraz süresi ne kadardır?
Borçlu, kambiyo vasfına ilişkin şikâyetini, imzaya itirazını veya borca itirazını beş gün içinde icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Bu süre geçirilirse itiraz hakkı kullanılamaz ve cebri icraya devam edilir.
Senet üzerinde vade, ödeme yeri veya düzenlenme yeri yazılı değilse bono geçersiz mi sayılır?
Bu eksiklikler bono vasfını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Vadesi gösterilmemiş bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bono sayılır. Ödeme yeri veya düzenlenme yeri gösterilmemişse senedin düzenlendiği yer her iki yer olarak kabul edilir; düzenlendiği yer de belirtilmemişse düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer esas alınır. Bununla birlikte TTK m. 777'nin birinci fıkrası genel kural olarak zorunlu unsurlardan birini taşımayan senedin bono sayılmayacağını öngörmektedir; söz konusu üç istisna bu genel kuralın ayrık halleridir.
Borçlunun mal kaçırmasını önlemek için ne yapılabilir?
Alacaklı, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacağı için icra takibinden önce veya takiple birlikte mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edebilir. Vadesi gelmemiş borç için ise bu imkân yalnızca belirli koşullarda kullanılabilir: borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu mallarını kaçırmaya, kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Talep mahkemeye yapılır; mahkeme alacaklıdan alacağı ve gerektiğinde haciz sebebini kanıtlamasını ister.
İmzaya itiraz haksız çıkarsa borçluya yaptırım uygulanır mı?
Evet, koşulların oluşması hâlinde. İtiraz nedeniyle takip İİK m. 170'in ikinci fıkrası uyarınca durdurulmuş ve ardından imzanın borçluya ait olduğu anlaşılmışsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Ancak borçlu bu aşamadan sonra menfi tespit veya istirdat davası açarsa söz konusu yaptırımların tahsili dava sonuna kadar ertelenir; dava borçlu lehine sonuçlanırsa bu tazminat ve para cezası kalkar.
İhtiyati haciz kararına itiraz edilebilir mi?
Evet. İhtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

