Bono Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?

by Avukat Erdal Ersoy
Bono Alacağı Nasıl Tahsil Edilir?

Vadesi gelmiş ve geçerli bir bono mevcut olduğunda alacaklının önce mahkemede dava açması gerekmez. İcra ve İflas Kanunu'nun 167. maddesi, alacaklıya kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla doğrudan icra takibi başlatma imkânı tanımaktadır; alacak rehinle temin edilmiş olsa bile bu yol kullanılabilir. Borçlu iflasa tabi bir kişiyse, aynı madde uyarınca iflas yolu ile takip de seçilebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 167Kaynağı aç
Madde 167 – (Değişik: 18/2/1965-538/80 md.) Alacağı çek, poliçe veya emre muharrer senete müstenit olan alacaklı, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile, bu bölümdeki hususi usullere göre haciz yolu ile veya borçlu iflasa tabi şahıslardan ise iflas yolu ile takipte bulunabilir. Alacaklı, takip talebinde 58 inci maddedeki hususlardan başka iflasa tabi borçlusu aleyhine haciz ve iflas yollarından hangisini istediğini bildirmeğe ve takip talebine kambiyo senedinin aslını ve borçlu adedi kadar tasdikli örneğini eklemeğe mecburdur. A) Haciz yolu ile takip: Ödeme emri:

Senedin Bono Sayılması İçin Gereken Koşullar

Kambiyo takibine konu edilebilmesi için senedin bono vasfını taşıması zorunludur. Türk Ticaret Kanunu'nun 776. maddesinde bonoda bulunması gereken zorunlu unsurlar sıralanmış; 777. maddenin birinci fıkrasında ise bu unsurlardan birini içermeyen senedin kural olarak bono sayılmayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak kanun bazı istisnalar öngörmektedir. Birincisi: senet üzerinde vade gösterilmemişse, bu senet görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. İkincisi: ödeme yeri veya düzenlenme yeri açıkça gösterilmemişse, senedin düzenlendiği yer hem ödeme yeri hem de düzenleyenin yerleşim yeri olarak kabul edilir. Üçüncüsü: düzenlendiği yer de gösterilmemişse, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer esas alınır.

6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 777Kaynağı aç
MADDE 777- (1) İkinci ilâ dördüncü fıkralarda yazılı hâller saklı kalmak üzere, 776 ncı maddede gösterilen unsurlardan birini içermeyen bir senet bono sayılmaz. (2) Vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır. (3) Açıklık bulunmadığı takdirde senedin düzenlendiği yer, ödeme yeri ve aynı zamanda düzenleyenin yerleşim yeri sayılır. (4) Düzenlendiği yer gösterilmeyen bir bono, düzenleyenin adının yanında yazılı olan yerde düzenlenmiş sayılır. C) Uygulanacak hükümler

Senet ciro yoluyla devralınmışsa, lehtardan başlayarak alacaklıya uzanan ciro zincirinin kesintisiz olması gerektiği belirtilmektedir; zincirde kopukluk bulunması hâlinde borçlu, alacaklının yetkili hamil olmadığını ileri sürebilir. Bir şirket adına düzenlenmiş bonolarda ise imzayı atan kişinin temsil yetkisinin imza sirküleri ve ticaret sicil kayıtları üzerinden değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu iki konuya ilişkin ilgili Türk Ticaret Kanunu hükümleri ayrıca incelenmelidir.

Kambiyo Takibinin Başlatılması

Alacaklı, kambiyo takibini başlatmak için icra dairesine takip talebinde bulunur ve bu talebe senedin aslı ile borçlu sayısı kadar tasdikli örneğini eklemek zorundadır. İcra memuru, senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse borçluya senet sureti ile birlikte hemen ödeme emri gönderir. Ödeme emrinde, borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı banka hesabına yatırılması ihtarı yer alır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 18/2/1965-538/81 md.) İcra memuru senedin kambiyo senedi olduğunu ve vadesinin geldiğini görürse, borçluya senet sureti ile birlikte hemen bir ödeme emri gönderir. Bu ödeme emrine şunlar yazılır: 1. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Alacaklının veya vekilinin banka hesap numarası hariç olmak üzere, takip talebine yazılması lazım gelen kayıtlar, 2. (Değişik: 2/7/2012-6352/33 md.) Borcun ve takip masraflarının on gün içinde ödeme emrinde yazılı olan icra dairesine ait banka hesabına ödenmesi ihtarı, 3. Takibin müstenidi olan senet kambiyo senedi vasfını haiz değilse, beş gün içinde icra mahkemesine şikayet etmesi lüzumu, 4. (Değişik: 9/11/1988-3494/31 md.) Takip müstenidi kambiyo senedindeki imza kendisine ait olmadığı iddiasında ise bunu beş gün içinde açıkça bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirmesi; aksi takdirde kambiyo senedindeki imzanın bu fasıl gereğince yapılacak icra takibinde kendisinden sadır sayılacağı ve imzasını haksız yere inkar ederse sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahküm edileceği ve icra mahkemesin den itirazının kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 5. (Değişik: 6/6/1985-3222/21 md.) Borçlu olmadığı veya borcun itfa edildiği veya mehil verildiği veya alacağın zaman aşımına uğradığı veya yetki itirazını sebepleri ile birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bir dilekçe ile bildirerek icra mahkemesinden itirazın kabulüne dair bir karar getirmediği takdirde cebri icraya devam olunacağı ihtarı. 6. (Değişik: 17/7/2003-4949/45 md.) İtiraz edilmediği ve borç ödenmediği takdirde on gün içinde 74 üncü maddeye, itiraz edilip de reddedildiği takdirde ise üç gün içinde 75 inci maddeye göre mal beyanında bulunması ve bulunmazsa hapisle tazyik edileceği, mal beyanında bulunmaz veya hakikate aykırı beyanda bulunursa ayrıca hapisle cezalandırılacağı ihtarı. 60 ıncı maddenin son iki fıkrası burada da tatbik olunur. a) Borca itiraz:

Borçlunun Beş Günlük İtiraz Yolları

Ödeme emri borçluya gönderildikten sonra borçluya farklı itiraz yolları tanınmıştır. Borçlu, takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını düşünüyorsa beş gün içinde icra mahkemesine şikâyette bulunabilir. Senetteki imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmek istiyorsa bunu da beş gün içinde açık bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirmelidir; aksi hâlde imzanın kendisinden sadır sayılacağı ödeme emrine yazılmaktadır. Bunun yanı sıra, imzayı haksız yere inkâr ederse takip konusu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edileceği de ödeme emrinde ihtar olarak yer alır. Borçlu olmadığını, borcun ödendiğini, mehil verildiğini, alacağın zamanaşımına uğradığını veya yetki itirazını yine sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirerek itirazın kabulüne dair karar getirmelidir; bu yapılmadığı takdirde cebri icraya devam olunur.

Kambiyo takibinde borca itiraz, genel haciz yolundan farklı biçimde işler: borçlu itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir ve bu itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Borçlunun haklarını güvence altına alabilmesi için itirazını icra mahkemesine taşıması ve mahkeme kararı alması gerekir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170Kaynağı aç
Madde 170 – (Değişik: 9/11/1988-3494/33 md.) Borçlu,168 inci maddenin 4 numaralı bendine göre kambiyo senedindeki imzanın kendisine ait olmadığı yolundaki itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İcra mahkemesi duruşmadan önce yapacağı incelemede, borçlunun itiraz dilekçesi kapsamından veya eklediği belgelerden edindiği kanaata göre itirazı ciddi görmesi halinde alacaklıya tebliğe gerek görmeden itirazla ilgili kararına kadar icra takibinin geçici olarak durdurulmasına evrak üzerinde karar verebilir. (Değişik üçüncü fıkra: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, 68/a maddesinin dördüncü fıkrasına göre yapacağı inceleme sonunda, inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığına kanaat getirirse itirazın kabulüne karar verir. İtirazın kabulü kararı ile takip durur. Alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır.  İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılırsa ve itiraz ile birlikte takip ikinci fıkraya göre durdurulmuşsa, borçlu sözü edilen senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve takip   konusu alacağın yüzde onu oranında para   cezasına mahkûm edilir   ve itiraz reddedilir. Borçlu menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminatın ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde daha önce hükmedilmiş olan tazminat ve para cezası kalkar.[66] (Değişik birinci cümle: 17/7/2003-4949/47 md.) İcra mahkemesi, itirazın kabulüne karar vermesi hâlinde, senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunduğu takdirde alacaklıyı senede dayanan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminata ve alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm eder. Alacaklı genel mahkemede dava açarsa, para cezasının tahsili dava sonuna kadar tehir olunur ve bu davayı kazanırsa hakkında verilmiş olan para cezası kalkar. Borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayeti:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 169Kaynağı aç
Madde 169 – (Değişik: 18/2/1965-538/82 md.) Borçlu, 168 inci maddenin 5 numaralı bendine göre borca karşı yapacağı itirazını bir dilekçe ile icra mahkemesine bildirir. Bu itiraz satıştan başka icra takip muamelelerini durdurmaz. İtirazın incelenmesi:

Alacaklının Takip Hakkının Bulunmadığının İleri Sürülmesi

Borçlu, alacaklının kambiyo senetlerine mahsus takip yolunda takip hakkı olmadığını, İİK m. 168'in üçüncü bendine göre şikâyet yolu ile ileri sürebilir. İmza inkârı itirazı her ne suretle olursa olsun geri alınmış ya da borç kısmen veya tamamen kabul edilmişse bu şikâyet yolu uygulanamaz. İİK m. 170/a uyarınca icra mahkemesi, süresinde yapılan şikâyet veya itiraz dolayısıyla önüne gelen işlerde takip dayanağı senedin kambiyo senedi vasfını taşımadığını veya alacaklının kambiyo hukuku uyarınca takip hakkına sahip bulunmadığını resen göz önüne alarak takibi iptal edebilir.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 170/aKaynağı aç
Madde 170/a – (Ek: 18/2/1965-538/85 md.) Borçlu, alacaklının bu fasıl hükümlerine göre takip hakkı olmadığını 168 inci maddenin 3 üncü bendine göre şikayet yolu ile ileri sürebilir. İcra mahkemesi müddetinde yapılan şikayet veya itiraz dolayısıyle, usulü dairesinde kendisine intikal eden işlerde takibin müstenidi olan kambiyo senedinin bu vasfı haiz olmadığı veya alacaklının kambiyo hukuku mucibince takip hakkına sahip bulunmadığı hususlarını re’sen nazara alarak bu fasla göre yapılan takibi iptal edebilir. (Ek: 9/11/1988-3494/34 md.) Her ne suretle olursa olsun, imza inkarı itirazı geri alınmış veya borç kısmen veya tamamen kabul edilmiş ise bu madde hükmü uygulanmaz. Uygulanacak diğer hükümler:

İmzaya İtirazın İcra Mahkemesinde İncelenmesi

İcra mahkemesi, borçlunun itiraz dilekçesi ve eklediği belgelerden edindiği kanaate göre itirazı ciddi bulursa, alacaklıya tebligat yapmaksızın ve duruşma öncesinde evrak üzerinde icra takibinin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir. İnceleme sonucunda inkâr edilen imzanın borçluya ait olmadığı kanaatine varılırsa itirazın kabulüne hükmedilir ve takip durur; alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı ise saklı kalır.

İnkâr edilen imzanın borçluya ait olduğu anlaşılır ve itiraz nedeniyle takip İİK m. 170'in ikinci fıkrası uyarınca durdurulmuşsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Bununla birlikte İİK m. 170 açıkça şunu öngörmektedir: borçlu bu yaptırımların ardından menfi tespit veya istirdat davası açarsa, hükmolunan tazminat ve para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir; davanın borçlu lehine sonuçlanması hâlinde ise daha önce hükmedilen tazminat ve para cezası kalkar.

Öte yandan itirazın kabulü hâlinde alacaklının senedi takibe koymada kötü niyeti veya ağır kusuru bulunuyorsa, alacaklı da takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere tazminat ve yüzde onu oranında para cezası yaptırımıyla karşılaşabilir. Bu durumda alacaklı genel mahkemede dava açarsa, hakkında hükmedilen para cezasının tahsili dava sonuna kadar ertelenir ve alacaklı bu davayı kazanırsa para cezası kalkar.

Takibin Kesinleşmesi ve Haciz Aşaması

Borçlu süresi içinde itiraz etmezse ya da itirazı reddedilirse takip kesinleşir ve alacaklı haciz talebinde bulunabilir. Kambiyo takibinin sağladığı temel avantaj, imzaya itiraz hâlinde satıştan başka icra takip işlemlerinin durmaması; borca itiraz hâlinde ise yine satıştan başka işlemlerin durmamasıdır. Bu iki itiraz türü İcra ve İflas Kanunu'nda ayrı maddelerle düzenlenmekte olup her ikisi de kural olarak satış dışındaki takip işlemlerini engellemez.

İhtiyati Haciz: Mal Kaçırma Riskine Karşı Önlem

Alacaklı, borçlunun mal kaçırma riskinin bulunduğunu düşünüyorsa takipten önce veya takiple eş zamanlı olarak mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edebilir. İİK'nın 257. maddesinin birinci fıkrası, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş bir para alacağının sahibine, borçlunun ya da üçüncü kişilerdeki taşınır ve taşınmaz malları ile alacak ve diğer haklarını ihtiyaten haczettirme imkânı tanımaktadır. Bu talep icra dairesine değil mahkemeye yöneltilir; ihtiyati haciz kararı vermekte mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. Alacaklı, alacağı ve gerektiğinde haciz sebebi hakkında mahkemeye kanaat getirecek delil göstermek zorundadır.

2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 257Kaynağı aç
Madde 257 – Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1 – Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa; 2 – Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder. (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga dördüncü fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) (Ek fıkra: 29/6/1956-6763/42 md.; Mülga beşinci fıkra: 14/1/2011-6103/41 md.) İhtiyati haciz kararı:
2004 sayılı İCRA VE İFLAS KANUNU m. 258Kaynağı aç
Madde 258 – İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. (Ek fıkra:17/7/2003-4949/60 md.) (Değişik üçüncü fıkra:22/7/2020-7251/50 md.) İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir. İhtiyati hacizde teminat:

Vadesi gelmemiş bir borç için ihtiyati haciz yalnızca belirli hâllerde istenebilir: borçlunun muayyen bir yerleşim yeri yoksa ya da borçlu taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. İhtiyati haciz kararı bu yolla konulduğunda borç yalnızca borçlu hakkında muaccel hâle gelir.

İhtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

Kambiyo Takibi Yerine Dava Açılması Gereken Durumlar

Kambiyo takibi her alacak için uygun değildir. Senet bono vasfını taşımıyorsa, alacak yalnızca taraflar arasındaki temel ilişkiye dayanıyorsa, senet kaybolmuşsa ya da iptali gerekiyorsa veya borçlu temel ilişkiye dair ciddi itirazlar ileri sürüyorsa genel mahkemelerde dava açılması yoluna gidilebilir.

Bono için dava açmak zorunda mıyım, yoksa doğrudan icra takibi başlatabilir miyim?

Vadesi gelmiş ve bono vasfını taşıyan bir senet mevcutsa önce dava açmanız gerekmez. İİK m. 167 uyarınca kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla doğrudan icra takibi başlatılabilir. Senet bono vasfını taşımıyorsa veya alacak temel ilişkiye dayalıysa genel mahkemelerde dava açılması yoluna gidilebilir.

Borçlu ödeme emrine itiraz ederse takip tamamen durur mu?

Hayır. Kambiyo takibinde borçlunun borca itirazı takibi kendiliğinden durdurmaz; itiraz bir dilekçeyle icra mahkemesine bildirilir ve bu itiraz satıştan başka icra takip işlemlerini durdurmaz. Yalnızca imzaya itirazın icra mahkemesince ciddi bulunması hâlinde mahkeme, evrak üzerinde takibin geçici olarak durdurulmasına karar verebilir.

Borçlunun itiraz süresi ne kadardır?

Borçlu, kambiyo vasfına ilişkin şikâyetini, imzaya itirazını veya borca itirazını beş gün içinde icra mahkemesine bildirmek zorundadır. Bu süre geçirilirse itiraz hakkı kullanılamaz ve cebri icraya devam edilir.

Senet üzerinde vade, ödeme yeri veya düzenlenme yeri yazılı değilse bono geçersiz mi sayılır?

Bu eksiklikler bono vasfını otomatik olarak ortadan kaldırmaz. Vadesi gösterilmemiş bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bono sayılır. Ödeme yeri veya düzenlenme yeri gösterilmemişse senedin düzenlendiği yer her iki yer olarak kabul edilir; düzenlendiği yer de belirtilmemişse düzenleyenin adının yanında yazılı olan yer esas alınır. Bununla birlikte TTK m. 777'nin birinci fıkrası genel kural olarak zorunlu unsurlardan birini taşımayan senedin bono sayılmayacağını öngörmektedir; söz konusu üç istisna bu genel kuralın ayrık halleridir.

Borçlunun mal kaçırmasını önlemek için ne yapılabilir?

Alacaklı, vadesi gelmiş ve rehinle temin edilmemiş alacağı için icra takibinden önce veya takiple birlikte mahkemeden ihtiyati haciz kararı talep edebilir. Vadesi gelmemiş borç için ise bu imkân yalnızca belirli koşullarda kullanılabilir: borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa ya da borçlu mallarını kaçırmaya, kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa. Talep mahkemeye yapılır; mahkeme alacaklıdan alacağı ve gerektiğinde haciz sebebini kanıtlamasını ister.

İmzaya itiraz haksız çıkarsa borçluya yaptırım uygulanır mı?

Evet, koşulların oluşması hâlinde. İtiraz nedeniyle takip İİK m. 170'in ikinci fıkrası uyarınca durdurulmuş ve ardından imzanın borçluya ait olduğu anlaşılmışsa, borçlu takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere inkâr tazminatına ve yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir. Ancak borçlu bu aşamadan sonra menfi tespit veya istirdat davası açarsa söz konusu yaptırımların tahsili dava sonuna kadar ertelenir; dava borçlu lehine sonuçlanırsa bu tazminat ve para cezası kalkar.

İhtiyati haciz kararına itiraz edilebilir mi?

Evet. İhtiyati haciz talebinin reddi kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Aleyhine ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir; bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu