6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Getirilen Üç Yeni Dava Türü
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu, şirketlerin birleşme, bölünme ve tür değiştirme işlemlerinde menfaatler dengesini kurmak ve pay sahipleri ile alacaklıların haklarını korumak amacıyla mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda bulunmayan üç yeni dava türü düzenlemiştir. Kanunun 191, 192 ve 193 üncü maddelerinde yer alan bu davalar; ortaklık pay ve haklarının korunmasına yönelik inceleme (denkleştirme) davası, yapısal değişiklik kararlarının iptali davası ve işlemlerden kaynaklanan kusurlu fiillere dayalı özel sorumluluk davasıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/2438, K. 2024/4946Kaynağı aç
İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/978, K. 2026/241Kaynağı aç
Ticaret şirketlerinin tam veya kısmi bölünme usulü 6102 sayılı Kanun'un 159 ilâ 179 uncu maddeleri arasında düzenlenmiş olup, bu süreçlerde menfaati ihlal edilenlerin başvurabileceği kanun yolları 191, 192 ve 193 üncü maddelerdeki ortak hükümlerle belirlenmiştir. Ayrıca ticari işletmelerin ticaret şirketleriyle birleşmesi veya bir şirkete dönüşmesi durumunda da Türk Ticaret Kanunu m. 194 uyarınca 191 ilâ 193 üncü madde hükümleri kıyasen uygulanır. Bir ticaret şirketinin ticari işletmeye dönüştürülebilmesi için şirket paylarının tamamının işletmeyi yürütecek kişilerce devralınması ve ticaret siciline tescil ile ilan edilmesi zorunludur.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 194Kaynağı aç
Ortaklık Paylarının ve Haklarının İncelenmesi (Denkleştirme) Davası
Türk Ticaret Kanunu m. 191 kapsamında düzenlenen ortaklık paylarının ve haklarının incelenmesi davası, yapısal değişiklik neticesinde ortakların haklarının gereğince korunup korunmadığını ve kanunun koruyucu hükümlerinin doğru uygulanıp uygulanmadığını denetleyen bir hukuki yoldur. Birleşmede devrolunan şirketin ortakları, mevcut haklarını karşılayacak değerde devralan şirketin pay ve hakları üzerinde istemde bulunma hakkına sahiptir. Bu istem hakkı; şirketlerin malvarlıklarının değeri, oy haklarının dağılımı ve önem taşıyan diğer hususlar dikkate alınarak hesaplanır.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 191Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 140Kaynağı aç
Yapısal değişiklik işlemlerinde ortaklık pay ve haklarının gereğince tanınmadığı veya ayrılma karşılığının uygun saptanmadığı durumlarda açılan bu dava ile uygun bir denkleştirme akçesinin belirlenmesi talep edilir. Kanunun 191 inci maddesinde öngörülen denkleştirme istemi, 140 ıncı maddenin ikinci fıkrasında birleşme paylarının değişim oranındaki kesirleri gidermek amacıyla öngörülen ve payların gerçek değerinin onda birini aşamayacağı belirtilen denkleştirme akçesinden bağımsızdır; nitekim 191 inci madde uyarınca yapılacak belirlemede bu onda birlik sınır uygulanmaz.
Birleşmeye katılan şirketler sözleşmede ortaklara devralan şirkette pay iktisabı yerine gerçek değerine denk gelen bir ayrılma akçesi seçeneği sunabilir veya yalnızca ayrılma akçesi verilmesini kararlaştırabilirler. Sermaye şirketlerinde ayrılma akçesinin öngörülmesi mevcut oy haklarının en az yüzde doksanının olumlu oyu ile mümkündür. Devralan şirketin ortaklarına ayrılma akçesi verilerek şirketten çıkarılmaları durumunda dahi, çıkarılan ortaklar ayrılma akçesinin miktarını dava konusu yaparak Türk Ticaret Kanunu m. 191 uyarınca denkleştirme davası açabilirler.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 141Kaynağı aç
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/6190, K. 2025/960Kaynağı aç
İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi, E. 2020/1745, K. 2024/59Kaynağı aç
Denkleştirme Davasında Taraflar, Süre ve Yargılama Usulü
Denkleştirme davasında aktif dava ehliyeti yalnızca devrolunan veya bölünen şirketin ortaklarına ait değildir; devralan, bölünen, devrolunan veya tür değiştiren tüm şirket ortakları haklarının ihlal edildiği iddiasıyla bu davayı açabilir. Davalı sıfatı ise birleşmede devralan veya birleşmeyle yeni kurulan şirkete; kısmi bölünmede ortağa tahsis edilen malvarlığını devralan şirkete; tam bölünmede yeni kurulan şirketlere; tür değiştirmede ise yeni türe dönüşen şirkete aittir.
Ortaklık paylarının ve haklarının korunmasını amaçlayan bu davanın, birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanından itibaren iki ay içinde açılması kanuni hak düşürücü süredir. Görevli ve yetkili mahkeme, yapılandırma işlemlerine katılan şirketlerden birinin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesidir. Tescile tabi hususlar Türk Ticaret Kanunu m. 35/3 gereğince ilan edildiğinden, iki aylık hak düşürücü süre bu ilanın yapıldığı tarihte işlemeye başlar.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2025/2874, K. 2025/7457Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 35Kaynağı aç
Denkleştirme davası açabilmek için iptal davasında aranan genel kurula katılarak olumsuz oy kullanma şartı aranmaz; davanın ilan tarihinden itibaren iki aylık süre içinde açılmış olması yeterlidir. Dava giderleri Türk Ticaret Kanunu m. 191/3 gereğince kural olarak davalı devralan şirkete aittir; ancak somut olayın haklı kıldığı özel durumların varlığı hâlinde mahkeme giderleri kısmen veya tamamen davacı ortağa yükletebilir. Mahkemece verilecek tespit kararı davacı ile aynı hukuki konumda bulunan tüm ortaklar bakımından hüküm ifade eder; bununla birlikte denkleştirme davasının açılmış olması yapısal işlemin geçerliliğini etkilemez.
Birleşme, Bölünme ve Tür Değiştirme Kararlarının İptali Davası
Türk Ticaret Kanunu m. 192 ile birleşme, bölünme ve tür değiştirme kararlarının iptali, anonim şirketlerin genel kurul kararlarına uygulanan genel iptal davasından bağımsız ve özel bir iptal rejimine bağlanmıştır. Genel iptal davalarında Türk Ticaret Kanunu m. 445 uyarınca kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılık gerekçesiyle karar tarihinden itibaren üç aylık dava açma süresi bulunurken; m. 192 kapsamındaki yapısal değişiklik kararlarının iptali davasında Kanun'un 134 ilâ 190 ıncı maddelerinin ihlali sebebiyle kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilanından itibaren iki ay içinde dava açılması gerekir. İlanın gerekmediği istisnai durumlarda süre tescil tarihinden itibaren başlar.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 192Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 445Kaynağı aç
Kanunun 192 nci maddesinde anonim şirket genel kurul kararlarının iptalini düzenleyen 445 ve devamı maddelerine atıf yapılmamıştır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2021/5696, K. 2023/651 sayılı kararında belirtildiği üzere, yapısal değişiklik kararlarının iptali davası 447 vd., limited şirketler bakımından 622 nci madde ve Kooperatifler Kanunu'nun 53 üncü maddesinde yer alan genel iptal davalarından farklı ve kendine özgü bir dava niteliğindedir. Bu nedenle genel iptal davalarına özgü Türk Ticaret Kanunu m. 448/3 hükmü kıyasen uygulanamaz ve davacıdan teminat talep edilemeyeceği gibi teminat yatırılmadığı gerekçesiyle dava usulden reddedilemez.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2021/5696, K. 2023/651Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 622Kaynağı aç
İptal Davasında Olumsuz Oy Kriteri ve Muhalefet Şerhi Aranmaması
Türk Ticaret Kanunu m. 192/1 gereğince iptal davası açma hakkı, yapısal değişikliğe ilişkin karara olumlu oy vermemiş ve bunu toplantı tutanağına geçirtmiş bulunan ortaklara tanınmıştır. Kararın bir yönetim organı tarafından verilmesi hâlinde ise genel kurul oylaması söz konusu olmadığından bu şart aranmaksızın ilgililerce iptal davası açılabilir. Toplantıya katılmayan ortakların ya da genel iptal davasında dava hakkı bulunan yönetim kurulu üyelerinin m. 192 hükmüne dayanarak yapısal değişikliğin iptalini talep etme yetkisi bulunmamaktadır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin E. 2023/2438, K. 2024/4946 sayılı kararına göre; Türk Ticaret Kanunu m. 192 hükmü genel iptal davalarını düzenleyen 446 ncı maddeden farklıdır. Kanunun 192 nci maddesinde ortağın karara olumlu oy vermemiş olması ve bu durumun tutanağa geçirilmesi yeterli görülmüş olup oylamadan sonra ayrıca muhalefet şerhi yazdırma şartı öngörülmemiştir. Bu doğrultuda genel kurul toplantısında birleşmeye karşı olduğunu beyan edip oylarının olumsuz olduğunu tutanağa işleten ortakların davasında, oylamadan sonra ayrıca muhalefet şerhi yazdırmadıkları gerekçesiyle davanın usulden reddedilmesi kanuna aykırıdır.
İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2022/1333, K. 2025/455Kaynağı aç
Birleşme sözleşmesinde ayrılma akçesi öngörülerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilen ortağın bu çıkarma kararına itiraz hakkı bulunmasa dahi, Türk Ticaret Kanunu m. 192 kapsamında birleşme kararına karşı iptal davası açma hakkı engellenemez. Kanun'un 134 ilâ 190 ıncı maddelerinin ihlali hâlinde iptal davası açılabileceği düzenlendiğinden, 149 uncu maddede yer alan birleşme evraklarının incelemeye sunulması ve ilan edilmesi yükümlülüğüne aykırılık da Türk Ticaret Kanunu m. 192 uyarınca iptal davasına dayanak teşkil edebilir.
İptal Davasında Husumet, Dava Ehliyeti ve Usul Eksikliklerinin Giderilmesi
İptal davası kural olarak iptali istenen kararı alan şirkete karşı açılır. Tam bölünme veya birleşme sonucunda kararı alan şirketin infisah ederek ticaret sicilinden silindiği durumlarda, Türk Ticaret Kanunu m. 153 uyarınca külli halefiyet gereği tüm aktif ve pasif devralan şirkete intikal ettiğinden dava devralan şirkete yöneltilir. Buna karşılık kısmi bölünme sonucunda kurulan şirketin, kendi kuruluşuna esas teşkil eden bölünme kararına karşı Türk Ticaret Kanunu m. 192 uyarınca iptal davası açma hakkı ve aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının iptaline ilişkin verilecek mahkeme kararı, söz konusu işlemlere katılan şirketlerin tüm ortakları hakkında hüküm doğurur. Türk Ticaret Kanunu m. 192/3 gereğince birleşme, bölünme ve tür değiştirmeye ilişkin işlemlerde herhangi bir eksikliğin bulunması durumunda mahkeme taraflara eksikliğin giderilmesi için süre verir; hukuki sakatlık verilen süre içinde giderilemiyorsa veya giderilmemişse mahkeme kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır.
Bölünme işlemi ticaret siciline tescil edilerek tüzel kişilik kazanan bir anonim şirketin mevcudiyeti tescilin kurucu etkisiyle korunmuştur. Türk Ticaret Kanunu m. 353/1 uyarınca tescil edilen anonim şirketin yokluğuna veya butlanına karar verilemez. Benzer şekilde Türk Ticaret Kanunu m. 179 uyarınca bölünme kararı ticaret siciline tescille geçerlilik kazanır ve tescil anında bölünme planı ile envanterde yer alan bütün aktif ve pasifler devralan şirkete geçer.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2021/418, K. 2023/547Kaynağı aç
Kusurlu İşlemlerden Doğan Özel Sorumluluk Davası
Türk Ticaret Kanunu m. 193, yapısal değişiklik işlemlerinin hukuka aykırı yürütülmesinden doğan zararların giderilmesi amacıyla özel bir tazminat mekanizması öngörmüştür. İlgili yasal düzenleme uyarınca, birleşme, bölünme veya tür değiştirme süreçlerinde görev alan veya bu işlemlere herhangi bir surette dahil olan bütün şahıslar, kusurlu fiilleriyle şirketlere, ortaklara ve alacaklılara verdikleri zararlardan ötürü tazminatla yükümlüdür.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 193Kaynağı aç
Kanunun 193 üncü maddesinde düzenlenen sorumluluk davası ile ortaklar ve alacaklılar doğrudan zararlarının tazminini kusurlu kişilerden isteyebilirler. Buna karşılık ortakların dolaylı zararları genel sorumluluk rejimine tabidir. Türk Ticaret Kanunu m. 555 gereğince dolaylı zararın tazmini pay sahipleri tarafından ancak şirkete ödenmek kaydıyla talep edilebilir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 555Kaynağı aç
Türk Ticaret Kanunu m. 193'te öngörülen özel sorumluluk hükmü genel sorumluluk kurallarını ortadan kaldırmaz. Kanun'un 193 üncü maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca şirketler topluluğunda hâkimiyetin kullanılmasına ilişkin 202 ilâ 208 inci maddeler, genel sorumluluğa dair 555, 557 ve 560 ıncı maddeler ile kurucuların sorumlulukları saklıdır. Bir sermaye şirketi veya kooperatifin iflası hâlinde ise 556 ve 570 inci maddeler ile 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 98 inci maddesi kıyas yoluyla uygulanır.
Bölünme Türleri, Malvarlığı İntikali ve Alacaklıların Korunması
Şirket bölünmelerinde tam ve kısmi bölünme usulleri uygulanır. Tam bölünmede şirketin tüm malvarlığı bölümlere ayrılarak diğer şirketlere devredilirken, bölünen şirket tasfiyesiz olarak sona erer ve unvanı ticaret sicilinden terkin edilir. Kısmi bölünmede ise şirketin malvarlığının bir veya birden fazla kısmı devredilerek bölünen şirketin varlığı korunur. Devreden şirketin ortaklarına devralan şirkette mevcut payına uygun oranda pay verilmesi simetrik bölünme; ortaklara mevcut pay oranlarına göre değişik oranlarda pay verilmesi ise asimetrik bölünme olarak adlandırılır. Kısmi bölünmede üretim tesisleri veya hizmet işletmelerinin ayni sermaye olarak devredilmesi hâlinde işletme bütünlüğünün korunması zorunludur.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/269, K. 2023/399Kaynağı aç
Kısmi bölünme sözleşmesinde veya bölünme planında açıkça tahsisi yapılmamış ve sözleşmenin yorumuyla dahi tahsisi mümkün olmayan malvarlığı unsurları Türk Ticaret Kanunu m. 168/1-b gereğince bölünen devreden şirkette kalır. Bölünme planında yer almayan bir malvarlığının mahkemece adalet sağlama düşüncesiyle devralan şirkete aktarılmasına karar verilemez. Bölünme sözleşmesinde taşınmaz mülkiyetinin devri ve paylı mülkiyet kurulması iradesi yer almadıkça, yalnızca binaların devredilmiş olmasına dayanılarak arz üzerinde paylı mülkiyet hükümleri çerçevesinde tapu iptali ve tescil talep edilemez.
Yapısal değişikliklerde alacaklıların korunması için özel teminat kuralları getirilmiştir. Türk Ticaret Kanunu m. 157 gereğince birleşmeye katılan şirketler; alacaklılarına Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde yedişer gün aralıklarla yapacakları üç ilanla ve internet sitelerine koyacakları ilanla haklarını bildirirler. Alacaklılar birleşmenin hukuken geçerlilik kazanmasından itibaren üç ay içinde talepte bulunurlarsa devralan şirket alacakları teminat altına alır. Alacağın ifasının tehlikeye düştüğünün ispatlanmasına rağmen teminat gösterilmemesi durumunda alacaklı icra veya dava yoluna başvurabilir; diğer alacaklıların zarara uğramayacağı anlaşılırsa yükümlü şirket teminat göstermek yerine borcu ödeyebilir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2015/12540, K. 2016/7000Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 157Kaynağı aç
Denkleştirme davasını hangi şirket ortakları açabilir?
Türk Ticaret Kanunu m. 191 kapsamındaki denkleştirme davasını yalnızca devrolunan şirketin ortakları değil; pay ve haklarının korunmadığını ileri süren devrolunan, bölünen, devralan ve tür değiştiren tüm şirket ortakları açma hakkına sahiptir.
Denkleştirme davası açılması yapısal işlemi durdurur mu?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 191/4 uyarınca ortaklık paylarının ve haklarının korunmasını inceleme davası açılmış olması birleşme, bölünme veya tür değiştirme kararının geçerliliğini etkilemez.
İptal davası açabilmek için genel kurulda muhalefet şerhi yazdırmak şart mıdır?
Hayır, Türk Ticaret Kanunu m. 192 uyarınca açılacak iptal davasında ortağın karara olumlu oy vermemiş olması ve bu durumun tutanağa geçirilmesi yeterlidir; genel iptal davasından farklı olarak oylamadan sonra ayrıca muhalefet şerhi yazdırma şartı aranmaz.
İptal davasında davacıdan teminat göstermesi istenebilir mi?
Hayır, yapısal değişiklik kararlarının iptali davalarında Türk Ticaret Kanunu m. 448/3 hükmü kıyasen uygulanamaz; davacının teminat yatırmadığı gerekçesiyle dava usulden reddedilemez.
İptal davasında eksiklik tespit edilirse mahkeme nasıl karar verir?
Türk Ticaret Kanunu m. 192/3 uyarınca işlemde bir eksiklik bulunması hâlinde mahkeme taraflara eksikliğin giderilmesi için süre verir; hukuki sakatlık verilen sürede giderilemezse kararı iptal eder ve gerekli önlemleri alır.
Denkleştirme davası açmak için genel kurulda ret oyu vermek zorunlu mudur?
Hayır, denkleştirme davasında (TTK m. 191) tek şart davanın kararın ilanından itibaren iki aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmasıdır; iptal davasındaki gibi genel kurulda ret oyu kullanma ve tutanağa işletme şartı aranmaz.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

