Bireysel Başvuruda Kanun Yollarının Tüketilmesi Şartı

by Avukat Erdal Ersoy
Bireysel Başvuruda Kanun Yollarının Tüketilmesi Şartı

Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunabilmek için temel hak ihlaline neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem veya ihmale karşı kanunda yer alan idari ve yargısal yolların tamamının tüketilmiş olması gerekir. Bireysel başvuru kurumu, olağan kanun yollarının yerine geçen bir yol olmayıp idari ve yargısal mekanizmalar işletildikten sonra devreye giren ikincil nitelikte bir başvuru yoludur.

6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 45Kaynağı aç
MADDE 45- (1) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve buna ek Türkiye’nin taraf olduğu protokoller kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. (2) İhlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir. (3) Yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamayacağı gibi Anayasa Mahkemesi kararları ile Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz. Bireysel başvuru hakkına sahip olanlar
2709 sayılı TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANAYASASI m. 148Kaynağı aç
Madde 148 –  Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetler ve bireysel başvuruları karara bağlar. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak, olağanüstü hallerde (…)[84] ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasaya aykırılığı iddiasıyla, Anayasa Mahkemesinde dava açılamaz. Kanunların şekil bakımından denetlenmesi, son oylamanın, öngörülen çoğunlukla yapılıp yapılmadığı; Anayasa değişikliklerinde ise, teklif ve oylama çoğunluğuna ve ivedilikle görüşülemeyeceği şartına uyulup uyulmadığı hususları ile sınırlıdır. Şekil bakımından denetleme, Cumhurbaşkanınca veya Türkiye Büyük Millet Meclisi üyelerinin beşte biri tarafından istenebilir. Kanunun yayımlandığı tarihten itibaren on gün geçtikten sonra, şekil bozukluğuna dayalı iptal davası açılamaz; def'i yoluyla da ileri sürülemez. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Herkes, Anayasada güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesine başvurabilir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay (…)[85] Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hakimler ve Savcılar (…)[86] Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. [87] [88] (Ek fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları (…)[89] da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar. Yüce Divanda, savcılık görevini Cumhuriyet Başsavcısı veya Cumhuriyet Başsavcıvekili yapar. (Değişik beşinci fıkra: 7/5/2010-5982/18 md.) Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir. Anayasa Mahkemesi, Anayasa ile verilen diğer görevleri de yerine getirir. 4. Çalışma ve yargılama usulü

Bireysel Başvuru Hakkının Dayanağı ve Çerçevesi

Anayasa m. 148/1 gereğince Anayasa Mahkemesi bireysel başvuruları karara bağlamakla görevli ve yetkilidir. Anayasa m. 148/3 uyarınca temel hak ve özgürlükleri kamu gücü tarafından ihlal edilen herkes Mahkemeye başvurabilir; 6216 sayılı Kanun m. 45/1 ise bu korumayı Türkiye'nin taraf olduğu ek protokolleri de kapsayacak biçimde açıklar. Anayasa m. 148/5 uyarınca bireysel başvuruya ilişkin usul ve esaslar kanunla düzenlenir.

İkincillik İlkesi ve Kanun Yollarının Tüketilmesi Zorunluluğu

6216 sayılı Kanun m. 45/2 uyarınca, ihlale sebebiyet verdiği öne sürülen işlem, eylem ya da ihmale dair mevzuatta öngörülen idari ve yargısal yolların tümü tüketilmeden bireysel başvuru yapılamaz. Bireysel başvurunun ikincil niteliği gereği, temel hak ve özgürlüklere yönelik aykırılıklarda öncelikle yetkili idari mercilere ve derece mahkemelerine başvurulması gerekir. Başvuru yolları usulünce tüketilmeden bir ihlal iddiasının Anayasa Mahkemesince incelenmesi kural olarak mümkün değildir.

Başvurucunun Özen Yükümlülüğü ve İddiaların İleri Sürülmesi

İkincillik ilkesi çerçevesinde başvurucunun, temel hak ve özgürlüklerinin ihlal edildiğine dair iddialarını öncelikle yetkili idari makamlara ve derece mahkemelerine usulüne uygun şekilde iletmesi gerekir. Başvurucu, elindeki bilgi ve kanıtları bu mercilere zamanında sunmak ve dava ile başvuru sürecini takip etmek için gereken özeni göstermekle yükümlüdür. Olağan başvuru yollarında usulünce ileri sürülmeyen ve gereği gibi takip edilmeyen ihlal iddiaları bireysel başvuruya konu edilemez.

Kanun Yolu İncelemesi Yasağı ve Mahkemenin İnceleme Yetkisi

Anayasa m. 148/4 uyarınca bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. 6216 sayılı Kanun m. 49/6 hükmüne göre ise mahkeme kararlarına karşı yapılan başvurularda bölümlerin incelemesi, yalnızca bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesiyle sınırlı olup bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme gerçekleştirilemez.

6216 sayılı ANAYASA MAHKEMESİNİN KURULUŞU VE YARGILAMA USULLERİ HAKKINDA KANUN m. 49Kaynağı aç
MADDE 49- (1) Kabul edilebilirliğine karar verilen bireysel başvuruların esas incelemesi bölümler tarafından yapılır. Başkan iş yükünün bölümler arasında dengeli bir şekilde dağıtılması için gerekli önlemleri alır. (2) Bireysel başvurunun kabul edilebilirliğine karar verilmesi hâlinde, başvurunun bir örneği bilgi için Adalet Bakanlığına gönderilir. Adalet Bakanlığı gerekli gördüğü hâllerde görüşünü yazılı olarak Mahkemeye bildirir. (3) Komisyonlar ve bölümler bireysel başvuruları incelerken bir temel hakkın ihlal edilip edilmediğine yönelik her türlü araştırma ve incelemeyi yapabilir. Başvuruyla ilgili gerekli görülen bilgi, belge ve deliller ilgililerden istenir. (4) Mahkeme, incelemesini dosya üzerinden yapmakla birlikte, gerekli görürse duruşma yapılmasına da karar verebilir. (5) Bölümler, esas inceleme aşamasında, başvurucunun temel haklarının korunması için zorunlu gördükleri tedbirlere resen veya başvurucunun talebi üzerine karar verebilir. Tedbire karar verilmesi hâlinde, esas hakkındaki kararın en geç altı ay içinde verilmesi gerekir. Aksi takdirde tedbir kararı kendiliğinden kalkar. (6) Bölümlerin, bir mahkeme kararına karşı yapılan bireysel başvurulara ilişkin incelemeleri, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve bu ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır. Bölümlerce kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. (7) Bireysel başvuruların incelenmesinde, bu Kanun ve İçtüzükte hüküm bulunmayan hâllerde ilgili usul kanunlarının bireysel başvurunun niteliğine uygun hükümleri uygulanır. (8) Esas hakkında incelemenin usul ve esasları ile ilgili diğer hususlar İçtüzükle düzenlenir. Kararlar

Başvuru Yollarının Tüketilmemesinin Usuli Sonucu

Kanunda öngörülen başvuru yolları tüketilmeden bir ihlal iddiasının incelenmesi kural olarak mümkün değildir. Temyiz talebinin reddine dair karara karşı temyiz yoluna başvurulması hükmün infazını ertelemese dahi, bu kanun yolunun iddia edilen ihlalin giderilmesi bakımından etkili ve öncelikli görülmesi hâlinde tüketme kuralından ayrılmayı gerektiren bir neden bulunmayabilir. Kanunda öngörülen yargısal yollar tüketilmeden yapılan başvurularda, diğer kabul edilebilirlik koşulları incelenmeksizin başvuru yollarının tüketilmemiş olması nedeniyle kabul edilemezlik kararı verilebilmektedir.

Bireysel Başvuruya Konu Olamayacak İşlemler

6216 sayılı Kanun m. 45/3 hükmü uyarınca yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz. Bununla birlikte Anayasa Mahkemesi kararları ve Anayasanın yargı denetimi dışında bıraktığı işlemler de bireysel başvurunun konusu olamaz.

Bireysel başvurudan önce idari ve yargısal yolların tamamı tüketilmeli midir?

Anayasa m. 148/3 başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmesini şart koşarken, 6216 sayılı Kanun m. 45/2 uyarınca ihlale neden olduğu ileri sürülen işlem, eylem ya da ihmal için kanunda öngörülmüş idari ve yargısal başvuru yollarının tamamının bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmiş olması gerekir.

Derece mahkemesinde dile getirilmeyen bir hak ihlali iddiası incelenebilir mi?

Hayır, temel hak ve özgürlük ihlali iddialarının öncelikle yetkili mercilere usulüne uygun iletilmesi ve takip edilmesi şart olup olağan yollarda ileri sürülüp takip edilmeyen iddialar bireysel başvuruya konu edilemez.

Anayasa Mahkemesi derece mahkemesi gibi kanun yolu incelemesi yapabilir mi?

Hayır, Anayasa m. 148/4 uyarınca bireysel başvuruda kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. 6216 sayılı Kanun m. 49/6 gereğince mahkeme kararlarına karşı yapılan başvurularda inceleme, bir temel hakkın ihlal edilip edilmediği ve ihlalin nasıl ortadan kaldırılacağının belirlenmesi ile sınırlıdır.

Düzenleyici idari işlemlere karşı doğrudan bireysel başvuru yapılabilir mi?

Hayır, 6216 sayılı Kanun m. 45/3 hükmü gereğince yasama işlemleri ile düzenleyici idari işlemler aleyhine doğrudan bireysel başvuru yapılamaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu