Bilişim Suçlarında Şüphelinin Tespiti ve Deliller

by Avukat Erdal Ersoy
Bilişim Suçlarında Şüphelinin Tespiti ve Deliller

Bilişim suçlarında şüphelinin tespiti; bilişim sistemleri üzerinden hukuka aykırı fiili gerçekleştiren failin IP ve log kayıtları, dijital izler, adli cihaz incelemeleri ve elde edilen diğer dijital deliller vasıtasıyla belirlenmesi sürecidir. Failin kimliğinin saptanması, internet servis sağlayıcıları nezdindeki kayıtlar ile teknik ve hukuki usullere uygun toplanan verilerin birlikte değerlendirilmesini gerektirir.

Bilişim Sistemlerine Müdahale ve Temel Bilişim Suçları

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 243. maddesi uyarınca bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı şekilde girilmesi suçun oluşumu için yeterlidir; failin sistemdeki verileri değiştirmesi veya zarar verme kastıyla hareket etmesi aranmaz. Bununla birlikte eylemin bedeli karşılığı yararlanılan bir sisteme karşı işlenmesi ya da verilerin yok olması yahut değişmesi durumunda kanunda daha ağır cezalar öngörülmektedir. Kanunun 244. maddesinde ise bilişim sisteminin işleyişinin engellenmesi, bozulması veya verilerin yok edilmesi düzenlenmiş olup bu fiillerin bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurum ve kuruluşuna ait sistemler üzerinde gerçekleştirilmesi halinde ceza yarı oranında artırılmaktadır.

Bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen bir diğer fiil ise başkasına ait banka veya kredi kartının kötüye kullanılmasıdır. 5237 sayılı Kanun'un 245. maddesi uyarınca, başkasına ait bir banka veya kredi kartını rızası hilafına elinde bulunduran veya ele geçiren kimsenin bunu fiziken veya kart bilgileriyle internet üzerinden kullanarak haksız yarar sağlaması cezai sorumluluk doğurur. Kanunun 245/1. maddesinde bu fiil için üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür. Öte yandan münhasıran bilişim suçlarını işlemek üzere tasarlanan veya imal edilen, ithal ya da sevk edilen, ticarete konu olan ya da depolanan cihaz ve bilgisayar programları da Türk Ceza Kanunu'nun 245/A maddesi kapsamında bağımsız bir suç oluşturur.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.)
(1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa
olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın
kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya
kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla
kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.
(2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka
veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç
yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya
kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi,
fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan
sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile
cezalandırılır.
(4) Birinci fıkrada yer alan suçun;
a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin,
b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin
veya evlat edinen veya evlâtlığın,
c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin,
zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya
hükmolunmaz.
(5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren
fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin
pişmanlık hükümleri uygulanır.
Yasak cihaz veya
programlar

Bilişim Yoluyla İşlenen Diğer Suç Tipleri

Dijital mecralar ve sosyal medya platformları, hakaret ve özel hayatın ihlali gibi suçların işlenmesinde de araç olarak kullanılabilmektedir. 5237 sayılı Kanun'un 125. maddesinin ikinci fıkrası kapsamında mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle kişinin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kimse üç aydan iki yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır; fiilin sosyal medya üzerinden alenen gerçekleştirilmesi cezanın artırılmasını gerektiren nitelikli hali oluşturur. Bunun yanında aynı Kanun'un 134. maddesi gereğince özel hayatın gizliliğini ihlal eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına çarptırılırken, gizliliğin görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlali halinde ceza bir kat artırılır. Kişisel verilerin hukuka aykırı olarak başkasına verilmesi, yayılması veya ele geçirilmesi fiilleri ise Kanun'un 136. maddesi uyarınca iki yıldan dört yıla kadar hapis cezasını gerektirir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 125Kaynağı aç
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide
edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden (…)[56]
veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi,
üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle
ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir
iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur.
(3) Hakaret suçunun;
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini
açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin
emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle,
İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi
halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu
görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan
üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde
hükümleri uygulanır.
Mağdurun belirlenmesi
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 136Kaynağı aç
Madde 136- (1) Kişisel verileri, hukuka aykırı olarak bir
başkasına veren, yayan veya ele geçiren kişi, iki yıldan dört yıla kadar hapis
cezası ile cezalandırılır.[62]
(2) (Ek:17/10/2019-7188/17 md.) Suçun konusunun, Ceza Muhakemesi
Kanununun 236 ncı maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları uyarınca kayda alınan
beyan ve görüntüler olması durumunda verilecek ceza bir kat artırılır.
Nitelikli haller
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134- (1) Kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal eden
kimse, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gizliliğin
görüntü veya seslerin kayda alınması suretiyle ihlal edilmesi halinde, verilecek
ceza bir kat artırılır.[59]
(2) (Değişik: 2/7/2012-6352/81 md.) Kişilerin özel hayatına
ilişkin görüntü veya sesleri hukuka aykırı olarak ifşa eden kimse iki yıldan
beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın
ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur.
Kişisel verilerin kaydedilmesi

Dijital Delillerin Toplanması ve CMK Madde 134 Usulü

Bilişim suçlarına ilişkin soruşturmalarda bilgisayar, donanım ve kütükler üzerinde yapılacak işlemler 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 134. maddesindeki yasal güvencelere tabidir. Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin bulunması ve başka surette delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar ve bilgisayar programları ile kütüklerinde arama yapılmasına, kayıtların kopyalanmasına ve metin haline getirilmesine karar verilir. Cumhuriyet savcısının bu kapsamda verdiği kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir; onayın verilmemesi veya sürenin dolması halinde çıkarılan kopyalar ve çözümü yapılan metinler derhal imha edilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 134Kaynağı aç
Madde 134 – (1) Bir suç dolayısıyla yapılan soruşturmada,
somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı ve başka surette
delil elde etme imkânının bulunmaması halinde, hâkim veya gecikmesinde sakınca
bulunan hâllerde Cumhuriyet savcısı tarafından şüphelinin kullandığı bilgisayar
ve bilgisayar programları ile bilgisayar kütüklerinde arama yapılmasına,
bilgisayar kayıtlarından kopya çıkarılmasına, bu kayıtların çözülerek metin
hâline getirilmesine karar verilir. (Ek üç cümle: 25/7/2018-7145/16 md.) Cumhuriyet
savcısı tarafından verilen kararlar yirmi dört saat içinde hâkim onayına
sunulur. Hâkim kararını en geç yirmi dört saat içinde verir. Sürenin dolması
veya hâkim tarafından aksine karar verilmesi hâlinde çıkarılan kopyalar ve
çözümü yapılan metinler derhâl imha edilir.
(2) Bilgisayar, bilgisayar
programları ve bilgisayar kütüklerine şifrenin çözülememesinden dolayı girilememesi veya gizlenmiş bilgilere
ulaşılamaması ya da işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi
ve gerekli kopyaların alınabilmesi için, bu araç ve gereçlere elkonulabilir.
Şifrenin çözümünün yapılması ve gerekli kopyaların alınması halinde, elkonulan
cihazlar gecikme olmaksızın iade edilir.
(3) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoyma işlemi sırasında,
sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır.
(4) Üçüncü fıkraya göre alınan yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye
veya vekiline verilir ve bu husus tutanağa geçirilerek imza altına alınır.
(5) Bilgisayar veya bilgisayar kütüklerine elkoymaksızın da, sistemdeki
verilerin tamamının veya bir kısmının kopyası alınabilir. Kopyası alınan
veriler kâğıda yazdırılarak, bu husus tutanağa kaydedilir ve ilgililer
tarafından imza altına alınır.
BEŞİNCİ BÖLÜM
Telekomünikasyon Yoluyla Yapılan İletişimin Denetlenmesi
İletişimin tespiti, dinlenmesi ve kayda alınması[33][34][35][36][37]

Bilgisayar, program ve kütüklere şifrenin çözülememesi, gizlenmiş bilgilere ulaşılamaması veya işlemin uzun sürecek olması halinde çözümün yapılabilmesi ve kopyaların alınabilmesi amacıyla bu araç ve gereçlere elkonulabilir; şifrenin çözülmesi ve kopyaların alınması durumunda elkonulan cihazlar gecikmeksizin iade edilir. Elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilip tutanağa geçirilir. Cihazlara elkoymaksızın da sistemdeki verilerin tamamı veya bir kısmı kopyalanabilir ve kâğıda yazdırılarak ilgililerce imza altına alınabilir. Veri incelemelerinde orijinal cihaza müdahale edilmeden bit tabanlı adli kopya alınması ve veri bütünlüğünün doğrulanması amacıyla Hash değerinin hesaplanarak tutanağa bağlanması esastır.

Yer Sağlayıcıların Yükümlülükleri ve Log Kayıtları

5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun'un 5. maddesi gereğince yer sağlayıcı, sisteminde barındırdığı paylaşımları önceden denetlemek ya da hukuka aykırı bir fiilin varlığını araştırmakla ödevli tutulmamıştır. Buna karşılık mevzuat uyarınca usulüne uygun haberdar edilmesi durumunda yasa dışı içeriği erişimden kaldırmak mecburiyetindedir. Yer sağlayıcı ayrıca sunduğu hizmete ilişkin trafik loglarını bir yıldan az ve iki yıldan çok olmamak üzere ilgili yönetmelikte belirlenen süre boyunca muhafaza etmek, kayıtların doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini temin etmek ve adli makamlarca talep edildiğinde ibraz etmekle yükümlüdür.

5651 sayılı İNTERNET ORTAMINDA YAPILAN YAYINLARIN DÜZENLENMESİ VE BU YAYINLAR YOLUYLA İŞLENEN SUÇLARLA MÜCADELE EDİLMESİ HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5- (1)
Yer sağlayıcı, yer sağladığı içeriği kontrol etmek veya hukuka aykırı bir faaliyetin
söz konusu olup olmadığını araştırmakla yükümlü değildir.
(2) (Değişik: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcı, yer sağladığı hukuka aykırı
içeriği bu Kanunun 8 inci ve 9 uncu maddelerine göre haberdar edilmesi hâlinde yayından
çıkarmakla yükümlüdür.
(3) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.)
Yer sağlayıcı, yer sağladığı hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan
az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenecek süre kadar saklamakla
ve bu bilgilerin doğruluğunu, bütünlüğünü ve gizliliğini sağlamakla yükümlüdür.
(4) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılar,
yönetmelikle belirlenecek usul ve esaslar çerçevesinde yaptıkları işin niteliğine
göre sınıflandırılabilir ve hak ve yükümlülükleri itibarıyla farklılaştırılabilirler.
(5) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) (İptal: Anayasa Mahkemesinin
8/12/2015 tarihli ve E.: 2014/87, K.: 2015/112 sayılı Kararı ile.)
(6) (Ek: 6/2/2014-6518/88 md.) Yer sağlayıcılık
bildiriminde bulunmayan veya bu Kanundaki yükümlülüklerini yerine getirmeyen yer
sağlayıcı hakkında Başkan tarafından yüz bin Türk lirasından bir milyon Türk lirasına kadar idari para cezası verilir.[5]
Erişim sağlayıcının yükümlülükleri

Soruşturma sürecinde veri tabanı kayıtları, tarayıcı geçmişi, silinmiş dosyalar ve sistem logları analiz edilerek suçun işlenişine dair teknik rapor hazırlanabilmektedir. Yargı uygulamasında tek başına IP adresi tespitinin mahkûmiyet kurmaya yeterli görülmeyebileceği, bu bilginin cihaz incelemeleri ve yan delillerle desteklenmesinin arandığı kabul edilmektedir. İletişim ağlarında operatörlerce tutulan CGNAT kayıtları da özet mahiyette üst veri niteliğinde olup tek başına bir iz ve emaredir; irade dışı yönlendirmelerin bulunabilme olasılığı karşısında, bu kayıtlar tek başına failin gerçek kullanıcı olduğunu kesin olarak ispata elverişli kabul edilmemektedir.

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, E. 2018/288, K. 2018/1530Kaynağı aç
16. Ceza Dairesi         2018/288 E.  ,  2018/1530 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Hüküm : 5237 sayılı TCK'nın 314/2. maddesi, 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi, TCK'nın 62, 53, 58/9 ve 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet (istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine dair)
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, düşünüldü;
Temyiz talebinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi;
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16.MD-956 E, 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında açıklandığı üzere; ByLock iletişim sistemi, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren bir delil olacaktır.
ByLock uygulaması programını indirmek, mesajlaşmak/haberleşmek için yeterli değildir. Öncelikle kayıt esnasında kullanıcının bir kullanıcı adıyla parola üretmesi, mesajlaşma için ise kayıt olan kullanıcılara sistem tarafından otomatik olarak atanan ve kullanıcıya özel olan ID (kimlik) numarasının bilinmesi ve karşı tarafça onaylanması gerekmektedir. Karşılıklı ekleme olmaksızın iletişime geçilme imkanı bulunmamaktadır.
ByLock iletişim sisteminde bağlantı tarihi, bağlantıyı yapan IP adresi, hangi tarihler arasında kaç kez bağlantı yapıldığı, haberleşmelerin kimlerle gerçekleştirildiği ve içeriğinin ne olduğu tespit edilebilmektedir. Bağlantı tarihinin, bağlantıyı yapan IP adresinin tespit edilmesi ve hangi tarihler arasında kaç kez bağlanıldığının belirlenmesi, kişinin özel bir iletişim sisteminin bir parçası olduğunun tespiti için yeterlidir.
ByLock kullanıcı tespitleri ByLock sunucusunda kayıtlı IP adresleri üzerinden tespit edilebilmektedir. ByLock sunucusunda kaydı olan kullanıcıların User-ID (Kullanıcı No) tespiti yapılabilmekte ve mesaj içeriklerinin çözümü gerçekleştirilebilmektedir. Bu nedenle ByLock tespit değerlendirme tutanağında yer alan User-ID (Kullanıcı No), şifre ve gruba kayıtlı kişilerin tespiti bu kişilerin birbirleriyle olan ilişki ve irtibatların ortaya konulması sanığın hukuki durumunun belirlenmesi bakımından önemlidir.
ByLock kullanıcılarının tespitleri açısından operatörler tarafından tutulan CGNAT (HIS) kayıtları bir çeşit üst veridir. CGNAT kayıtları özet veri olması nedeniyle bir iz ve emare niteliğinde olduğundan tek başına kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğunu göstermez. Kişiler iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirilmiş olabilirler. Nitekim, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde yürütülen ve BTK tarafından yapılan teknik çalışmalar sonucunda iradeleri dışında ByLock sunucularına yönlendirildikleri saptanan 11.480 kişinin tamamının CGNAT kayıtlarının olduğu ve tespit edilen CGNAT kayıtlarına göre ByLock uygulamasının IP’lerine bağlantıya yönlendirildikleri belirtilmektedir.
Kişinin User-ID ve şifrelerinin belirlenememesi ve fakat CGNAT kayıtlarıyla ByLock sunucusuna bağlantı yaptığının tespit edilmesi halinde, kişinin gerçek ByLock kullanıcısı olduğu ancak henüz User-ID ve şifresinin tespit edilemediği anlaşılabileceği gibi ByLock sunucularına tuzak yöntemlerle (… vb.) yönlendirilmiş olabileceği sonucuna da ulaşılabilir.
Bu nedenle ancak operatör kayıtları ve User-ID eşleştirmesi doğru yapılabilen kişilerin gerçek ByLock kullanıcısı olduklarının kabulü gerekeceğinden, kişinin örgütsel gizliliği sağlamak ve haberleşmek amacıyla ByLock sistemine girdiğinin ve bu sistemi kullandığının, User-ID, şifre ve grup elemanlarını içerir ByLock tespit değerlendirme tutanağı ve CGNAT kayıtlarını içeren belgeler ile kesin olarak kanıtlanması zorunludur.
Somut olayda; Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen belgeye dayanılarak ByLock kullanıcısı olduğu kabul edilerek mahkumiyetine karar verilen sanığın kimlik bilgilerinin istinaf aşamasından sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2017 tarihli Bylock Hk. Konulu yazı içeriğinde sanığın "morbeyin" listesinde yer aldığının bildirilmiş olması karşısında hukuki durumunun yeniden değerlendirilerek tayin ve takdirinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 10.04.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilirkişi İncelemesi ve Soruşturma Sonucu

Bilişim suçlarında görevlendirilen uzman bilirkişi tarafından tanzim edilen raporlar hâkimi bağlayıcı nitelikte değildir; hâkim, raporun mantıksal tutarlılığını ve hukuk kurallarına uygunluğunu serbestçe denetlemekle yükümlüdür. Bu nedenle teknik değerlendirmelerin denetlenebilir ve çelişkiden uzak olması aranır.

Yürütülen soruşturma neticesinde teknik verilerin şüphelinin suçu işlediğine dair yeterli şüphe oluşturması durumunda düzenlenen iddianamenin mahkemece kabul edilmesi veya kanundaki on beş günlük sürenin dolmasıyla kamu davası açılır. Teknik verilerin şüpheliyi doğrulamadığı veya fiilin suç teşkil etmediği hallerde ise Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilir.

Bilişim suçunda yalnızca IP adresinin tespit edilmiş olması mahkûmiyet için yeterli midir?

Yalnızca IP adresinin belirlenmiş olması ceza muhakemesinde tek başına mahkûmiyet için yeterli kabul edilmemekte; bu teknik verinin cihaz incelemeleri ve diğer somut delillerle desteklenmesi gerekmektedir.

Savcılık tarafından verilen bilişim araması kararı ne kadar sürede onaya sunulmalıdır?

Gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Cumhuriyet savcısının verdiği karar yirmi dört saat içinde hâkim onayına sunulur ve hâkim en geç yirmi dört saat içinde karar vermezse kopyalar ve çözülen metinler derhal imha edilir.

Bilişim cihazlarına elkonulduğunda verilerin yedek kopyası verilir mi?

Bilgisayar veya kütüklere elkoyma işlemi sırasında sistemdeki bütün verilerin yedeklemesi yapılır ve bu yedekten bir kopya çıkarılarak şüpheliye veya vekiline verilip tutanağa bağlanır.

Yer sağlayıcıların trafik bilgilerini saklama yükümlülüğü ne kadardır?

Yer sağlayıcılar, sağladıkları hizmetlere ilişkin trafik bilgilerini bir yıldan az ve iki yıldan fazla olmamak üzere yönetmelikte belirlenen süre boyunca saklamakla yükümlüdür.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu