Bilişim Suçları Mahkemesi: Görev, Yargılama ve Suç Tipleri

by Avukat Erdal Ersoy
Bilişim Suçları Mahkemesi: Görev, Yargılama ve Suç Tipleri

Türk hukukunda bilişim suçları, ayrı bir özel usul kanununa tabi olmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun genel kovuşturma hükümleri çerçevesinde yargılanmaktadır. Mahkeme kararlarına karşı itiraz, istinaf ve temyiz yolları bakımından da genel hükümler geçerlidir.

Bilişim Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görev Dağılımı

Ceza mahkemeleri, her il merkezi ile coğrafi durum ve iş yoğunluğu gözetilerek belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından kurulur (5235 sayılı Kanun m. 9/1). HSK'nın iş dağılımı kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görülmekte olan davalarda daireler, iş bölümü gerekçesiyle dosyaları başka bir daireye gönderemez.

5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Madde 9- Ceza mahkemeleri, her il merkezi ile bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur. (…)[6] asliye ceza mahkemeleri tek hâkimlidir. Ağır ceza mahkemesinde bir başkan ile yeteri kadar üye bulunur. Bu mahkeme bir başkan ve iki üye ile toplanır. Özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemelerinin kuruluşuna ilişkin hükümler saklıdır. İş durumunun gerekli kıldığı yerlerde ceza mahkemelerinin birden fazla dairesi oluşturulabilir. Bu daireler numaralandırılır. (Ek cümleler: 2/12/2014-6572/39 md.) Özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımı, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu tarafından belirlenebilir. Bu kararlar, Resmî Gazete’de yayımlanır. Daireler, tevzi edilen davalara bakmakla yükümlüdür. Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca iş dağılımının yapıldığı tarih itibarıyla görülmekte olan davalarda daireler, iş bölümü gerekçesiyle dosyaları diğer bir daireye gönderemez. Ceza mahkemeleri bulundukları il veya ilçenin adı ile anılır. Sulh ceza hâkimliği[7]

Suçun niteliğine ve öngörülen ceza miktarına göre bazı bilişim suçları uzman asliye ceza bilişim mahkemelerinde, bazıları ise uzman ağır ceza bilişim mahkemelerinde görülmektedir. Örneğin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e) davası uzman asliye ceza bilişim mahkemesinin görev alanındadır.

Yargılama Usulü: Genel Hükümler ve Özel Kısıtlamalar

Bilişim mahkemelerinde yargılama, 5271 sayılı CMK'nın kovuşturma hükümleri çerçevesinde yürütülür; iddianamenin kabulü, duruşma hazırlığı ve duruşma ilkeleri bu hükümlere göre uygulanır. Mahkeme kararlarına karşı itiraz, istinaf ve temyiz yolları bakımından da genel hükümler geçerlidir.

Bilişim mahkemesinde görülen suçlar uzlaşma kapsamında değildir; seri muhakeme usulü de uygulanamaz. Bunun yanı sıra TCK m. 243/1, 2 ve 3'te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu dışındaki bilişim suçlarında basit yargılama usulüne başvurulamaz.

Temyiz Yolu

Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). CMK m. 286/2 temyiz edilemeyecek kararları saymakta; ancak aynı maddenin üçüncü fıkrası bu kapsamda kalsa dahi bazı belirli suçlardan verilen bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz yoluna taşınabileceğini düzenlemektedir (CMK m. 286/3). Bilişim suçları bu istisnai listede yer almadığından, temyiz yolunun açık olup olmadığı söz konusu suça ilişkin ceza üst sınırı başta olmak üzere CMK m. 286/2'deki koşullara göre değerlendirilir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Madde 286 – (1) Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri temyiz edilebilir. (2) Ancak;[131] a) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları, b) İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezalarını artırmayan bölge adliye mahkemesi kararları, c) (Ek: 20/7/2017-7035/20 md.)[132] Hapis cezasından çevrilen seçenek yaptırımlara ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen; seçenek yaptırımlara ilişkin her türlü kararlar ve istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, d) (Anayasa Mahkemesinin 27/12/2018 tarihli ve E.:2018/71 K.:2018/118 sayılı Kararı ile İptal; Yeniden Düzenleme:20/2/2019-7165/7 md.) İlk defa bölge adliye mahkemesince verilen ve 272 nci maddenin üçüncü fıkrası kapsamı dışında kalan mahkûmiyet kararları hariç olmak üzere, ilk derece mahkemelerinin görevine giren ve kanunda üst sınırı iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezasını gerektiren suçlar ve bunlara bağlı adlî para cezalarına ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, e) Adlî para cezasını gerektiren suçlarda ilk derece mahkemelerinden verilen hükümlere ilişkin her türlü bölge adliye mahkemesi kararları, f) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Sadece eşya veya kazanç müsaderesine veya bunlara yer olmadığına ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, g) On yıl veya daha az hapis cezasını veya adlî para cezasını gerektiren suçlardan, ilk derece mahkemesince verilen beraat kararları ile ilgili olarak istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararları, h) (Değişik: 18/6/2014-6545/78 md.) Davanın düşmesine, ceza verilmesine yer olmadığına, güvenlik tedbirine ilişkin ilk derece mahkemesi kararları ile ilgili olarak bölge adliye mahkemesince verilen bu tür kararlar veya istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararlar, ı) Yukarıdaki bentlerde yer alan sınırlar içinde kalmak koşuluyla aynı hükümde, cezalardan ve kararlardan birden fazlasını içeren bölge adliye mahkemesi kararları, Temyiz edilemez. (3) (Ek:17/10/2019-7188/29 md.) İkinci fıkrada belirtilen temyiz edilemeyecek kararlar kapsamında olsa bile aşağıda sayılan suçlar nedeniyle verilen bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin kararları temyiz edilebilir: a) Türk Ceza Kanununda yer alan; 1. Hakaret (madde 125, üçüncü fıkra), 2. Halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit (madde 213), 3. Suç işlemeye tahrik (madde 214), 4. Suçu ve suçluyu övme (madde 215), 5. Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama (madde 216), 6. Kanunlara uymamaya tahrik (madde 217), 7. (Ek:13/10/2022-7418/30 md.)[133] Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma (madde 217/A), 8. Cumhurbaşkanına hakaret (madde 299), 9. Devletin egemenlik alametlerini aşağılama (madde 300), 10. Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Devletin kurum ve organlarını aşağılama (madde 301), 11. Silâhlı örgüt (madde 314), 12. Halkı askerlikten soğutma (madde 318), suçları. b) Terörle Mücadele Kanununun 6 ncı maddesinin ikinci ve dördüncü fıkrası ile 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlar. c) Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 28 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesi ve 32 nci maddesinde yer alan suçlar. Hükümden önceki kararların temyizi

Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m. 243)

TCK m. 243/1, bir bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmeyi ya da orada kalmaya devam etmeyi suç olarak tanımlar ve bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını öngörür. Söz konusu fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir (m. 243/2). Hukuka aykırı giriş nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir; bu fıkrada adli para cezası seçeneği öngörülmemektedir (m. 243/3). Sisteme girmeksizin teknik araçlarla veri nakillerini izleyen kişi ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalır (m. 243/4).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Madde 243- (1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir.[100] (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme

Sistemi Engelleme ve Veri Bozma Suçu (TCK m. 244)

TCK m. 244/1 uyarınca bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan; sisteme veri yerleştiren ya da mevcut verileri başka bir yere gönderen kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalır (m. 244/2). Bu fiillerin bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (m. 244/3). Söz konusu fiillerin işlenmesi suretiyle haksız çıkar sağlanmasının başka bir suç oluşturmaması halinde iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (m. 244/4).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Madde 244- (1) Bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi, bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren, var olan verileri başka bir yere gönderen kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) Bu fiillerin bir banka veya kredi kurumuna ya da bir kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (4) Yukarıdaki fıkralarda tanımlanan fiillerin işlenmesi suretiyle kişinin kendisinin veya başkasının yararına haksız bir çıkar sağlamasının başka bir suç oluşturmaması halinde, iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması

Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m. 245)

TCK m. 245/1, başkasına ait banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren ya da elinde bulunduran kişinin, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bu kartı kullanarak ya da kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlamasını üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma bağlar. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan ya da kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır (m. 245/2). Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka ya da kredi kartını kullanarak yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır (m. 245/3).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
Madde 245 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/27 md.) (1) Başkasına ait bir banka veya kredi kartını, her ne suretle olursa olsun ele geçiren veya elinde bulunduran kimse, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bunu kullanarak veya kullandırtarak kendisine veya başkasına yarar sağlarsa, üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka veya kredi kartını kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde, dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (4) Birinci fıkrada yer alan suçun; a) Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, b) Üstsoy veya altsoyunun veya bu derecede kayın hısımlarından birinin veya evlat edinen veya evlâtlığın, c) Aynı konutta beraber yaşayan kardeşlerden birinin, zararına olarak işlenmesi hâlinde, ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz. (5) (Ek: 6/12/2006 – 5560/11 md.) Birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak bu Kanunun malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. Yasak cihaz veya programlar

TCK m. 245/4, yalnızca birinci fıkradaki suç bakımından geçerli olmak üzere bir kişisel cezasızlık hali öngörmektedir. Bu hüküm; haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecede kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın, ayrıca aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerin zararına işlenen fiilleri kapsamakta; bu kişiler zararına işlenen fiillerde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmamaktadır.

TCK m. 245/5 uyarınca, birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. TCK m. 168/1'e göre kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir. TCK m. 168/2 uyarınca etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Kısmi geri verme ya da kısmi tazmin söz konusu olduğunda bu indirimden yararlanabilmek için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.) (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72] suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. (3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. (5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Yasak Cihaz veya Programlar Suçu (TCK m. 245/A)

TCK m. 245/A, münhasıran TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin bölümünde yer alan suçların ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılmış veya oluşturulmuş cihaz, program, şifre veya güvenlik kodlarını imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren ya da bulunduran kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
Madde 245/A- (Ek: 24/3/2016-6698/30 md.) (1) Bir cihazın, bilgisayar programının, şifrenin veya sair güvenlik kodunun; münhasıran bu Bölümde yer alan suçlar ile bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılması veya oluşturulması durumunda, bunları imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren veya bulunduran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Tüzel Kişilere Yönelik Güvenlik Tedbirleri (TCK m. 246)

TCK'nın bilişim suçlarına ayrılan bölümünde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m. 246). TCK m. 245/A kapsamındaki yasak cihaz veya program suçlarında da tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması öngörülmüştür.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 246Kaynağı aç
Madde 246- (1) Bu bölümde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. DÖRDÜNCÜ KISIM Millete ve Devlete Karşı Suçlar ve Son Hükümler BİRİNCİ BÖLÜM Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar Zimmet

Birden Fazla Kişiyle ya da Örgüt Aracılığıyla İşlenen Dolandırıcılık

TCK m. 158'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ile TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır; suç işlemek için teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise bir kat artırılır (TCK m. 158/3). Bu artırım hükmü, işleniş biçiminden bağımsız olarak bu iki madde kapsamındaki tüm dolandırıcılık suçlarına uygulanmaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Daha az cezayı gerektiren hal

Soruşturma Aşamasında Dijital Delil Toplama

Soruşturma aşamasında kolluk ve savcılık bilgisayarlara, telefonlara veya sunuculara el koyabilir; internet servis sağlayıcılarından IP ve log kayıtları talep edebilir; uzman bilirkişiler aracılığıyla cihazlardan delil çıkarımı gerçekleştirebilir. Bu işlemlerin hukuka uygun biçimde yürütülmesi zorunludur; arama kararı olmaksızın yapılan veri toplama işlemleri delil niteliği taşımaz. Dijital delillerin geçerli sayılabilmesi için ayrıca zincirleme delil bütünlüğünün korunması, yani delilin elde edildiği andan yargılama aşamasına kadar değişmediğinin ispatlanması gerekmektedir.

Sınır Ötesi Bilişim Suçlarında Uluslararası Yardımlaşma

Birden fazla ülkeyi ilgilendiren bilişim suçlarında Adalet Bakanlığı ve Interpol üzerinden uluslararası adli yardımlaşma yoluna başvurulur. Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi (Budapeşte Sözleşmesi) bu alanda ortak hareket zemini sunmaktadır.

Sık Sorulan Sorular

Bilişim suçu davası hangi mahkemede görülür?

Suçun niteliğine ve öngörülen ceza miktarına göre uzman asliye ceza bilişim mahkemesi ya da uzman ağır ceza bilişim mahkemesi görevlidir. Örneğin bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e) davası uzman asliye ceza bilişim mahkemesinde görülür.

Bilişim suçlarında uzlaşma mümkün müdür?

Hayır; bilişim mahkemesinde yargılanan suçlar uzlaşma kapsamında değildir ve seri muhakeme usulü de uygulanamaz.

Başkasının banka kartını izinsiz kullanarak yarar sağlayanın cezası ne olur?

TCK m. 245/1 uyarınca bu fiil üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy veya altsoy ve bu derecede kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ile aynı konutta birlikte yaşayan kardeşler zararına işlenmesi halinde ise yalnızca m. 245/1 kapsamındaki fiil için ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.

Bilişim suçunda etkin pişmanlık cezayı etkiler mi?

TCK m. 245/5, banka ve kredi kartının kötüye kullanımını düzenleyen birinci fıkra (m. 245/1) kapsamına giren fiiller için malvarlığına karşı suçlardaki etkin pişmanlık hükümlerine atıf yapmaktadır. Bu çerçevede kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilmesi halinde ise cezanın yarısına kadarı indirilebilir (TCK m. 168/1-2). Kısmi geri verme ya da kısmi tazmin yoluna gidilmesi durumunda bu indirimden yararlanabilmek için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).

Bilişim mahkemesi kararına karşı temyize gidilebilir mi?

Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bozma dışındaki hükümleri kural olarak temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). Bilişim suçları, CMK m. 286/3'teki istisnai liste içinde yer almadığından temyiz yolunun açık olup olmadığı, suça ilişkin ceza üst sınırı başta olmak üzere CMK m. 286/2'deki koşullara göre belirlenir.

Bir sisteme yetkisiz girilmesi ile sistemdeki verilerin yok olması farklı mı değerlendirilir?

Evet; TCK m. 243/1 hukuka aykırı girişi ya da sistemde kalmayı bağımsız bir suç olarak tanımlar ve bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Hukuka aykırı giriş nedeniyle veriler yok olur veya değişirse ise ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir; bu fıkrada adli para cezası seçeneği öngörülmemektedir (m. 243/3).

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu