Türk hukukunda bilişim suçları, ayrı bir özel usul kanununa tabi olmaksızın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun genel kovuşturma hükümleri çerçevesinde yargılanmaktadır. Mahkeme kararlarına karşı itiraz, istinaf ve temyiz yolları bakımından da genel hükümler geçerlidir.
Bilişim Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görev Dağılımı
Ceza mahkemeleri, her il merkezi ile coğrafi durum ve iş yoğunluğu gözetilerek belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığı tarafından kurulur (5235 sayılı Kanun m. 9/1). HSK'nın iş dağılımı kararının yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla görülmekte olan davalarda daireler, iş bölümü gerekçesiyle dosyaları başka bir daireye gönderemez.
5235 sayılı ADLÎ YARGI İLK DERECE MAHKEMELERİ İLE BÖLGE ADLİYE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YETKİLERİ HAKKINDA KANUN m. 9Kaynağı aç
Suçun niteliğine ve öngörülen ceza miktarına göre bazı bilişim suçları uzman asliye ceza bilişim mahkemelerinde, bazıları ise uzman ağır ceza bilişim mahkemelerinde görülmektedir. Örneğin bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle gerçekleştirilen nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e) davası uzman asliye ceza bilişim mahkemesinin görev alanındadır.
Yargılama Usulü: Genel Hükümler ve Özel Kısıtlamalar
Bilişim mahkemelerinde yargılama, 5271 sayılı CMK'nın kovuşturma hükümleri çerçevesinde yürütülür; iddianamenin kabulü, duruşma hazırlığı ve duruşma ilkeleri bu hükümlere göre uygulanır. Mahkeme kararlarına karşı itiraz, istinaf ve temyiz yolları bakımından da genel hükümler geçerlidir.
Bilişim mahkemesinde görülen suçlar uzlaşma kapsamında değildir; seri muhakeme usulü de uygulanamaz. Bunun yanı sıra TCK m. 243/1, 2 ve 3'te düzenlenen bilişim sistemine girme suçu dışındaki bilişim suçlarında basit yargılama usulüne başvurulamaz.
Temyiz Yolu
Bölge adliye mahkemesi ceza dairelerinin bozma dışında kalan hükümleri kural olarak temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). CMK m. 286/2 temyiz edilemeyecek kararları saymakta; ancak aynı maddenin üçüncü fıkrası bu kapsamda kalsa dahi bazı belirli suçlardan verilen bölge adliye mahkemesi kararlarının temyiz yoluna taşınabileceğini düzenlemektedir (CMK m. 286/3). Bilişim suçları bu istisnai listede yer almadığından, temyiz yolunun açık olup olmadığı söz konusu suça ilişkin ceza üst sınırı başta olmak üzere CMK m. 286/2'deki koşullara göre değerlendirilir.
5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 286Kaynağı aç
Bilişim Sistemine Girme Suçu (TCK m. 243)
TCK m. 243/1, bir bilişim sisteminin tamamına veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmeyi ya da orada kalmaya devam etmeyi suç olarak tanımlar ve bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını öngörür. Söz konusu fiilin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir (m. 243/2). Hukuka aykırı giriş nedeniyle sistemdeki veriler yok olur veya değişirse ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir; bu fıkrada adli para cezası seçeneği öngörülmemektedir (m. 243/3). Sisteme girmeksizin teknik araçlarla veri nakillerini izleyen kişi ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalır (m. 243/4).
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 243Kaynağı aç
Sistemi Engelleme ve Veri Bozma Suçu (TCK m. 244)
TCK m. 244/1 uyarınca bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır. Bir bilişim sistemindeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan; sisteme veri yerleştiren ya da mevcut verileri başka bir yere gönderen kişi altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalır (m. 244/2). Bu fiillerin bir banka, kredi kurumu ya da kamu kurum veya kuruluşuna ait bilişim sistemi üzerinde işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır (m. 244/3). Söz konusu fiillerin işlenmesi suretiyle haksız çıkar sağlanmasının başka bir suç oluşturmaması halinde iki yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur (m. 244/4).
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 244Kaynağı aç
Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması (TCK m. 245)
TCK m. 245/1, başkasına ait banka veya kredi kartını her ne suretle olursa olsun ele geçiren ya da elinde bulunduran kişinin, kart sahibinin veya kartın kendisine verilmesi gereken kişinin rızası olmaksızın bu kartı kullanarak ya da kullandırarak kendisine veya başkasına yarar sağlamasını üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma bağlar. Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üreten, satan, devreden, satın alan ya da kabul eden kişi üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılır (m. 245/2). Sahte oluşturulan veya üzerinde sahtecilik yapılan bir banka ya da kredi kartını kullanarak yarar sağlayan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde dört yıldan sekiz yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına çarptırılır (m. 245/3).
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245Kaynağı aç
TCK m. 245/4, yalnızca birinci fıkradaki suç bakımından geçerli olmak üzere bir kişisel cezasızlık hali öngörmektedir. Bu hüküm; haklarında ayrılık kararı verilmemiş eşlerden birinin, üstsoy veya altsoyun ya da bu derecede kayın hısımlarının, evlat edinen veya evlatlığın, ayrıca aynı konutta birlikte yaşayan kardeşlerin zararına işlenen fiilleri kapsamakta; bu kişiler zararına işlenen fiillerde ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmamaktadır.
TCK m. 245/5 uyarınca, birinci fıkra kapsamına giren fiillerle ilgili olarak malvarlığına karşı suçlara ilişkin etkin pişmanlık hükümleri uygulanır. TCK m. 168/1'e göre kovuşturma başlamadan önce failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı tamamen gidermesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilebilir. TCK m. 168/2 uyarınca etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Kısmi geri verme ya da kısmi tazmin söz konusu olduğunda bu indirimden yararlanabilmek için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Yasak Cihaz veya Programlar Suçu (TCK m. 245/A)
TCK m. 245/A, münhasıran TCK'nın bilişim suçlarına ilişkin bölümünde yer alan suçların ya da bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle işlenebilen diğer suçların işlenmesi için yapılmış veya oluşturulmuş cihaz, program, şifre veya güvenlik kodlarını imal eden, ithal eden, sevk eden, nakleden, depolayan, kabul eden, satan, satışa arz eden, satın alan, başkalarına veren ya da bulunduran kişiyi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla cezalandırmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 245/AKaynağı aç
Tüzel Kişilere Yönelik Güvenlik Tedbirleri (TCK m. 246)
TCK'nın bilişim suçlarına ayrılan bölümünde yer alan suçların işlenmesi suretiyle yararına haksız menfaat sağlanan tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur (TCK m. 246). TCK m. 245/A kapsamındaki yasak cihaz veya program suçlarında da tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması öngörülmüştür.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 246Kaynağı aç
Birden Fazla Kişiyle ya da Örgüt Aracılığıyla İşlenen Dolandırıcılık
TCK m. 158'de düzenlenen nitelikli dolandırıcılık ile TCK m. 157'deki basit dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi halinde verilecek ceza yarı oranında artırılır; suç işlemek için teşkil edilmiş örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde ise bir kat artırılır (TCK m. 158/3). Bu artırım hükmü, işleniş biçiminden bağımsız olarak bu iki madde kapsamındaki tüm dolandırıcılık suçlarına uygulanmaktadır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Soruşturma Aşamasında Dijital Delil Toplama
Soruşturma aşamasında kolluk ve savcılık bilgisayarlara, telefonlara veya sunuculara el koyabilir; internet servis sağlayıcılarından IP ve log kayıtları talep edebilir; uzman bilirkişiler aracılığıyla cihazlardan delil çıkarımı gerçekleştirebilir. Bu işlemlerin hukuka uygun biçimde yürütülmesi zorunludur; arama kararı olmaksızın yapılan veri toplama işlemleri delil niteliği taşımaz. Dijital delillerin geçerli sayılabilmesi için ayrıca zincirleme delil bütünlüğünün korunması, yani delilin elde edildiği andan yargılama aşamasına kadar değişmediğinin ispatlanması gerekmektedir.
Sınır Ötesi Bilişim Suçlarında Uluslararası Yardımlaşma
Birden fazla ülkeyi ilgilendiren bilişim suçlarında Adalet Bakanlığı ve Interpol üzerinden uluslararası adli yardımlaşma yoluna başvurulur. Avrupa Konseyi Siber Suçlar Sözleşmesi (Budapeşte Sözleşmesi) bu alanda ortak hareket zemini sunmaktadır.
Sık Sorulan Sorular
Bilişim suçu davası hangi mahkemede görülür?
Suçun niteliğine ve öngörülen ceza miktarına göre uzman asliye ceza bilişim mahkemesi ya da uzman ağır ceza bilişim mahkemesi görevlidir. Örneğin bilişim sistemleri kullanılarak işlenen nitelikli hırsızlık (TCK m. 142/2-e) davası uzman asliye ceza bilişim mahkemesinde görülür.
Bilişim suçlarında uzlaşma mümkün müdür?
Hayır; bilişim mahkemesinde yargılanan suçlar uzlaşma kapsamında değildir ve seri muhakeme usulü de uygulanamaz.
Başkasının banka kartını izinsiz kullanarak yarar sağlayanın cezası ne olur?
TCK m. 245/1 uyarınca bu fiil üç yıldan altı yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasıyla yaptırıma bağlanmıştır. Haklarında ayrılık kararı verilmemiş eş, üstsoy veya altsoy ve bu derecede kayın hısımları, evlat edinen veya evlatlık ile aynı konutta birlikte yaşayan kardeşler zararına işlenmesi halinde ise yalnızca m. 245/1 kapsamındaki fiil için ilgili akraba hakkında cezaya hükmolunmaz.
Bilişim suçunda etkin pişmanlık cezayı etkiler mi?
TCK m. 245/5, banka ve kredi kartının kötüye kullanımını düzenleyen birinci fıkra (m. 245/1) kapsamına giren fiiller için malvarlığına karşı suçlardaki etkin pişmanlık hükümlerine atıf yapmaktadır. Bu çerçevede kovuşturma başlamadan önce zararın tamamen giderilmesi halinde verilecek cezanın üçte ikisine kadarı, kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce etkin pişmanlık gösterilmesi halinde ise cezanın yarısına kadarı indirilebilir (TCK m. 168/1-2). Kısmi geri verme ya da kısmi tazmin yoluna gidilmesi durumunda bu indirimden yararlanabilmek için ayrıca mağdurun rızası aranır (TCK m. 168/4).
Bilişim mahkemesi kararına karşı temyize gidilebilir mi?
Bölge adliye mahkemesi ceza dairesinin bozma dışındaki hükümleri kural olarak temyiz edilebilir (CMK m. 286/1). Bilişim suçları, CMK m. 286/3'teki istisnai liste içinde yer almadığından temyiz yolunun açık olup olmadığı, suça ilişkin ceza üst sınırı başta olmak üzere CMK m. 286/2'deki koşullara göre belirlenir.
Bir sisteme yetkisiz girilmesi ile sistemdeki verilerin yok olması farklı mı değerlendirilir?
Evet; TCK m. 243/1 hukuka aykırı girişi ya da sistemde kalmayı bağımsız bir suç olarak tanımlar ve bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörür. Hukuka aykırı giriş nedeniyle veriler yok olur veya değişirse ise ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak belirlenmiştir; bu fıkrada adli para cezası seçeneği öngörülmemektedir (m. 243/3).
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

