Bilgisayar Loglarında Kişisel Verileri Sorgulama ve Silme

by Avukat Erdal Ersoy
Bilgisayar Loglarında Kişisel Verileri Sorgulama ve Silme

Yetkisiz Kişisel Veri Sorgulama ve Log Müdahalesi Fiili

Genel kolluk teşkilatında görev yapan personelin yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapması, bu yolla elde edilen bilgileri paylaşması, yayın yoluyla duyurması ya da log kayıtlarını değiştirmesi veya silmesi meslekten çıkarma cezasını gerektirir. 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 7. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca meslekten çıkarma cezası, ilgilinin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere ilişiğinin kesilmesidir. Eylemin maddi unsuru; yetkisiz ve hukuka aykırı biçimde log kayıtlarına veya kişisel verilere erişilmesi, bunların sorgulanması, elde edilmesi, yayılması, değiştirilmesi yahut sistemden silinmesidir.

Danıştay 2. Daire, E. 2021/16139, K. 2021/3212Kaynağı aç
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         2021/16139 E.  ,  2021/3212 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/16139
Karar No : 2021/3212
TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …
VEKİLLERİ : Av. …
Av. …
KARŞI TARAF (DAVALI) : … Genel Müdürlüğü
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, dilekçede yazılı nedenlerle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması isteminden ibarettir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava Konusu İstem : Dava; … İl Emniyet müdürlüğü emrinde polis memuru olarak görev yapan davacının, "Yetkisi olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek" fiilini işlediğinden bahisle 7068 sayılı Kanun'un 8/6-(aa) maddesi uyarınca "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Samsun Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı kararının uygun bulunmasına dair Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu'nun … günlü, … sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.
İlk Derece Mahkemesi Kararının Özeti : …. İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; davacının fiilinin 7068 Sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (aa) bendinde yer alan "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek.'' kapsamında bulunmadığı, bir başka ifade ile dava konusu cezanın karşılığı olarak tanımlanan fiilin sübuta ermediği ve davacının eylemine uyan ceza ile cezalandırılmadığı, fiil ile disiplin cezasının örtüşmediği, davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı, davacının kusurlu eyleminin karşılığı olan cezadan daha ağır bir ceza ile cezalandırıldığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle, dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi Kararının Özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; polis memuru olan davacının hukuka uygunluk nedenleri olmamasına rağmen bilerek ve isteyerek K.B. isimli şahsın kişisel verileriyle ilgili bilgisayar loglarında sorgulama yaptığı, anılan eyleminin 7068 sayılı Kanun'un 8/6-aa maddesinde düzenlenen "yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak" disiplin suçu kapsamında kaldığı, bu disiplin suçunun karşılığı olarak "meslekten çıkarma" cezası ile cezalandırılmasına ilişkin tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık, aksi yöndeki İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmadığı gerekçesiyle, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararı kaldırılarak, davanın reddine hükmedilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, yetkisinin bulunduğu Polnet Bilgi Sstemi Ekip-4 projesi üzerinden sorgulama yaptığı, soruşturmada adı geçen şahıs cezaevinde olduğundan, tek yaşayan birinci derece akrabası olan annesinin mahkeme evrakı ile gelerek talep etmesi üzerine suç kaydını, şahsa herhangi bir bilgisayar çıktısı vermeden sadece ekrandan gösterdiği, bu bilgileri 3. kişi veya yargı organları önünde paylaşmadığı, yayın yoluyla duyurmadığı, log kayıtlarını değiştirmediği, kamunun veya başka kimselerin zarar görmediği ve herhangi bir aksama bulunmadığı, bu hususlar değerlendirilmeden, yeterli inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak tesis edilen dava konusu işlemin hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek, Bölge İdare Mahkemesi kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN CEVABI : Temyiz istemin reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesi'nce, Tetkik Hâkimi'nin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği anlaşıldığından, yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin ve davacının duruşma istemi 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 17. maddesinin 2. fıkrası uyarınca yerinde görülmeyerek işin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; … İl Emniyet müdürlüğü bünyesinde polis memuru olarak görev yapan davacı hakkında düzenlenen disiplin soruşturma raporu sonucunda; resmi görevi olmadığı halde ve amirlerine bilgi vermeden N.B'yi karakola çağırıp bilgisayar kayıtları ve evrakları göstererek N.B adına vasi kararı hiç alınmamış iken karakoldaki evrak kayıtlarını vasi olduğu için gösterdiği şeklinde gerçek dışı beyanda bulunarak Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun'un 8/6-(aa) maddesinde yer alan "yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili olarak sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek" fiilini işlediği sübuta erdiğinden bahisle getirilen teklif doğrultusunda davacının meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … günlü, … sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu işleminin tesis edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle de temyizen incelenmekte olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
08/03/2018 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un "Amaç" başlıklı 1. maddesinde, "Bu Kanunun amacı; Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik ve cezaları, disiplin amirlerini ve kurullarını, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususları düzenlemektir." hükmüne, "Disiplin cezaları" başlıklı 7. maddesinin (e) bendinde, "Meslekten çıkarma: Personelin emniyet, jandarma ve sahil güvenlik teşkilatlarında bir daha çalıştırılmamak üzere meslekten çıkarılmasıdır." hükmüne yer verilmiş, "Disiplin cezası verilecek fiiller" başlıklı 8. maddenin 6. fıkrasının (aa) bendinde de; "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek." fiili meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Disiplin cezaları, kamu hizmetinin gereği gibi yürütülebilmesi bakımından kamu görevlilerinin mevzuat uyarınca yerine getirmek zorunda oldukları ödev ve sorumlulukları ifa etmemeleri veya mevzuatta yasaklanan fiillerde bulunmaları durumunda uygulanan yaptırımlar olup, memurların özlük hakları üzerinde doğrudan ve önemli sonuç doğurmaları sebebiyle subjektif ve bireysel etkileri bulunduğu gibi, kamu görevinin gereği gibi sürdürülmesi ve kamu düzeninin sağlanması bakımından objektif ve kamusal öneme sahiptirler. Bu bakımdan kamu görevlilerinin disiplin cezasıyla cezalandırılabilmeleri için, disipline aykırı eylem veya işlemlerin sübut bulup bulmadığının, usulüne uygun olarak yapılacak soruşturma ile ortaya konulması, soruşturma aşamasında kamu görevlisinin lehinde ve aleyhinde olan her türlü bilgi ve belgenin toplanması, bilahare disipline aykırı davranış olarak tespit edilen eylem nedeniyle, eylemine uyan disiplin cezası maddesinin tayini ve uygulanması gerekmektedir.
Ayrıca, takdir edilen disiplin cezası ile ilgilinin eylemi arasında adil bir denge bulunması disiplin hukuku ilkelerinden olup, bu denge kurulurken, olayın oluş biçimi, ilgilinin olaydaki fonksiyonu ve suç kastının bulunup bulunmadığı, irade dışı etkenlerin eylemin meydana gelmesine etkisi gibi hususların da göz önüne alınması gerekmektedir. Bir başka ifadeyle, kamu görevlisinin işlediği disiplin suçu karşılığında niteliği itibarıyla o suç için öngörülenden daha ağır bir disiplin cezası ile cezalandırılması durumunda "eylemin ağırlığına göre cezalandırma" yani "orantılık ilkesi" ihlal edilecektir.
Olayda, davacının soruşturma sırasında verdiği ifade ve savunmasında; "N.B isimli şahsa K.B isimli şahsın vasisi olduğu gerekçesiyle ekip projesi üzerinden K.B hakkında yapılan işlemleri gösterdiğini, bu işlemlere ait detay, ifade veya başka bir belgeyi kesinlikle göstermediğini, çıktı almadığını, N.B veya başka bir kişiye bir evrak sureti vermediğini, N.B'ye K.B'nin vasisi olması nedeniyle hakkında yapılan işlemleri gösterdiğini, vasi kararının ilgili mahkemesinden temin edilebileceğini, ekip projesi üzerinde sorgulama yapma yetkisinin grup amirliği bünyesinde mukayyit olarak çalıştığı için bulunduğunu, sorgulama yapmasının kimseyi ve kamuyu zarara uğratmadığını, bu konu ile ilgili adli soruşturmada herhangi bir suç oluşmadığı için hakkında takipsizlik kararı verildiğini" beyan ettiği görülmektedir.
Davacı hakkında yürütülen disiplin soruşturması esnasında yapılan araştırma neticesinde, N.B isimli şahsın K.B isimli şahsa vasi olarak atandığına dair bir kararın bulunmadığı, davacının gerek dava dilekçesinde, gerek soruşturma sırasında alınan ifade ve savunmasında, görevli bulunduğu polis merkezinde N.B isimli şahsa K.B isimli şahıs hakkında yapılan adli işlemleri gösterdiğini beyan ettiği ve davacının anılan eylemi gerçekleştirdiğinin tüm dosya kapsamından da anlaşıldığı, dolayısıyla davacının; polislik mesleğinin gerektirdiği görev ve sorumluluk bilinciyle hareket edip, kendisine görevi nedeniyle verilen şifreyi hassasiyet göstererek, ancak görevi gereği bir kamu hizmetinin yerine getirilmesi amacıyla kullanması gerekirken, böyle bir tutum ve davranış sergilemeyip kamu hizmeti dışında N.B isimli şahsa, K.B isimli şahıs hakkında bilgi vermek amacıyla kullanması sonucu kusurlu davrandığı açık olup, bu davranışının 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (aa) bendinde yer alan "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek'' kapsamında olmadığı anlaşılmakla, suç ile ceza arasında adil bir dengenin bulunmadığı kanaatine varılmaktadır.
Bu durumda, dava dosyasında mevcut bilgi ve belgeler ile dava konusu işlemin dayanağı olan soruşturma raporunun birlikte değerlendirilmesinden; davacının fiilinin 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin 6. fıkrasının (aa) bendi kapsamında olmadığı, davacının eylemine uyan ceza ile cezalandırılmadığı, fiil ile disiplin cezasının örtüşmediği, davacının fiili ile verilen ceza arasında orantılılık bulunmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.
Bu itibarla, davanın reddi yönündeki Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. DAVACININ TEMYİZ İSTEMİNİN KABULÜNE,
2. … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince verilen … günlü, E:…, K:… sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın, … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine,
4. Kullanılmayan … TL yürütmeyi durdurma harcının davacıya iadesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na 6545 sayılı Kanun'un 27. maddesi ile eklenen Geçici 8. maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 07/10/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) Uyarma cezasını gerektiren fiiller
şunlardır:
a) Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz
tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek.
b) Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine
riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynaklarının kullanılmasında gösterilmesi
gereken makul seviyedeki özeni göstermemek.
c) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın
belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlere geç kalmak.
ç) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.)
d) Özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek veya
erken ayrılmak ya da günlük mesai saatlerine riayet etmemek.
e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak.
f) Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla
ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek.
g) Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir
üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde
amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmak (Amir tarafından karar
verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini
belirtmek için amire yaptığı itiraz bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.).
(2) Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Görev sırasında (…)[1],
mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak.
b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden
sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak.
c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç
dönmek.
ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak.
d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veya bulundurulmasına
izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak biçimde yüzük,
bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleri takmak.
e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede
çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak.
f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin
gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda
bulunmak.
g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları
hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların (…)[2]
kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda
olumsuz sözler söylemek.
ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilen demirbaş
tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veya ciddiyetle
bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikler yapmak.
h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak.
ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem,
tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde
müsamaha ve savsaklama göstermek.
i) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.)
(3) Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
а) Üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren
fiiller;
1) Mevzuat veya talimata aykırı olarak eksik kuşam ve teçhizatla
göreve çıkmak.
2) Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum
ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak,
amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak.
3) Özlük hakları ile ilgili veya başka bir kişisel menfaat
temini için başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek.
4) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın
yirmidört saate kadar göreve gelmemek.
5) Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak.
6) Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde
mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek.[3]
7) Görevli bulunduğu sırada görev gereği olmaksızın veya
amirin izni olmadan resmi kıyafet ile kahvehane, kıraathane, lokal, kulüp ve benzeri
yerlerde oturmak.
8) Amirinden izin almaksızın görevli bulunduğu il sınırları
dışına çıkmak.
9) Emrinde çalışanları veya Devletin araç ve gereçlerini
idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın özel işlerinde kullanmak.
10) Kendisine verilmiş olan personel kimlik kartını kabul
edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek.
11) Bazı isteklerini yerine getirmek, kişisel bir menfaat
sağlamak, görev veya sorumluluktan kaçmak gibi amaçlarla hastalığını abartmak veya
olmadığı halde bir rahatsızlığı varmış gibi göstererek günlük mesainin bir kısmına
katılmamayı alışkanlık haline getirmek.
12) Herhangi bir yolu, yeri veya kişiyi arayıp soranlara
cevap vermemek, baştan savmak.
13) Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya
geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek.
14) Haklı bir neden olmadan kişileri bekletmek.
15) Selamlama ile ilgili olarak belirlenmiş kurallara riayet
etmemek.
16) Resmi protokol kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda
bulunmak.
17) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Görevdeyken, yetkili
makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görev veya hizmetle ilgisi olmayan
işlerle uğraşmak.
18) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Kılık ve kıyafet
ile ilgili olarak mevzuatta belirlenmiş kurallara uymamak.
b) Dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren
fiiller;
1) Kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya
mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz,
yazı ya da eylemle hakaret etmek.
2) Resmi belge veya göreve ilişkin evrakı kaybetmek.
3) Önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden Devlet
malı eşyanın hasar görmesine veya kaybolmasına neden olmak.3
4) İzinli olduğu zamanlarda resmi kıyafetle, izinli olmadığı
zamanlarda görevli olmaksızın resmi veya sivil kıyafetle, personelin girmesine veya
oturup eğlenmesine izin verilen yerler dışındaki kahvehane, lokal, kulüp veya benzeri
yerlerde oyun oynamak.
5) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın
yirmidört saatten fazla ve iki güne kadar (ikinci gün dahil) göreve gelmemek.
6) Mühür veya beratını kabul edilebilir bir neden olmaksızın
kaybetmek.
7) Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlemlerini tamamlamadan
ya da devir ve teslim işleri tamamlanamadığı takdirde ilgili mevzuatında belirtilen
süre dolmadan görev yerinden ayrılmak.
8) Görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri görevin
sona ermesine ya da kurumca istenmesine rağmen geri vermemek.
9) İzin verilen haller dışında üniforma giymemek.
c) Onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını
gerektiren fiiller;
1) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın
iki günden fazla ve üç güne kadar (üçüncü gün dahil) görevine gelmemek.
2) İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği
durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim
vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul
sürede dönmemek.
3) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olay, bilgi ve
emirleri zamanında iletmemek.
4) Görev sırasında kişilere karşı onur kırıcı söz söylemek
veya davranışta bulunmak.
5) Denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları
ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya
da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak.
(4) Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
а) Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren
fiiller;
1) Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek.
2) Denetim görevini yerine getirmemek.
3) İzinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın
kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar (beşinci gün dahil) göreve gelmemek.
4) Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını,
astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek.
5) Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai
arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak.
6) Toplu olarak sözlü veya yazılı şikâyette bulunmak.
7) Görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak.
8) Bu Kanunda ayrıca disiplinsizlik olarak tanımlanmamış
olmak kaydıyla astları veya mesai arkadaşlarına yönelik olarak sürekli ve sistemli
her türlü baskı ve taciz uygulamak.
b) Altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden
hediye veya borç almak.
2) Kabul edilebilir mücbir sebepler haricinde borçlanıp
ödememeyi alışkanlık haline getirmek.
3) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla görevle
ilgili olmayan veya saygısızca konuşmalar yapmak ya da anlaşılmaz sesler çıkarmak.
4) Teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makine, cihaz
ve teçhizatta ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla hasara sebep
olmak.
5) (İptal alt bend: Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023
Tarihli ve E: 2023/24, K: 2023/91 Sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/39
md.) Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya
amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin
eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da
yazı yazmak.
6) Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı
ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.
7) Bir görevin kendisine tevdi edildiğini öğrendikten sonra
mazeretler ileri sürmek suretiyle göreve başlamayı geciktirmek.
c) On ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olayları ve bunlarla
ilgili bilgileri amirlerinden ve resmen istenmesi halinde görevli ve yetkili kuruluş
ve kişilerden gizlemek.
2) Yetkili olmadığı halde basın, haber ajansları, radyo
ve televizyon kurumları veya diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna bilgi
ya da demeç vermek.
3) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu
yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından
işlenmesine neden olmak.3
4) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen
kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu yaralamaya sebebiyet vermek.
5) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Aynı rütbedeki meslektaşları
ile diğer mesai arkadaşlarını tehdit etmek,
(5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Oniki ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak
veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak.
2) Görev sırasında kişilere veya herhangi bir nedenle kurum
binalarına gelen ya da getirilenlere hakaret etmek.
b) Onaltı ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) Devlet malı motorlu araçları, muhabere araçlarını, silah
veya mühimmatı ihmal nedeniyle kaybetmek.
2) Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı
ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak.
3) (Değişik:18/10/2018-7148/36 md.) Görev sırasında
herhangi bir şekilde uyumak veya uyuklamak.
c) Yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller;
1) İzinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın
kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar (dokuzuncu gün dahil) görevine
gelmemek.
2) Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli,
sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına
neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak.
3) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Kanunun verdiği yetkiye
dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis
veya şans oyunlarını oynamak.
ç) Yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren
fiiller;
1) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu
ölüme sebebiyet vermek ya da bu fiilin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak.[4]
2) Silahla yaralama suçunu kasten işlemek.4
3) Meskûn yerlerde, binalarda, herkesin dolaşıp gezebileceği
veya oturabileceği yerlerde silah atmak.
4) Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek.
5) Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek.
6) Kişinin iffetine yönelik söz söylemek, fiil veya harekette
bulunmak.
7) Amir veya üste hakaret etmek.
8) Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla
küçümsemek.
9) Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek.
10) Amir veya üstlerini sözlü veya fiili olarak tehdit
etmek.
11) Göreve ilişkin her türlü yazılı kağıt, belge, mikrofilm
aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan kaldırmak ya da belge niteliği
taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele
geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek,
sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak.
12) Kriptolu telsiz cihazının ve her türlü kriptolu cihazın
kaybını veya çalındığını, idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın ilgili
birime derhal bildirmemek.
13) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen
kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek.
(6) Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır:
a) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi
düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak veya personel arasında bu yolda
ayrım yapıcı tutum ve davranışlarda bulunmak.
b) Göreve çıkılmaması için propaganda yapmak, kışkırtmak,
zorlamak, karar alınmasını sağlamak, alınan bu karara katılmak veya karar uyarınca
göreve çıkmamak.
c) Amir ya da üstlerinin icraatına karşı çıkmak ve bu hareketi
toplu hale dönüştürerek görev yapılmasını ya da göreve çıkılmasını engellemek, buna
katılmak, katılmaya tahrik ya da teşvik etmek.
ç) Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar
sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak.
d) Hizmetle ilgili her türlü dosya, kayıt, resmi evrak
veya belgeyi ya da örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek, verilmesine
göz yummak.
e) Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan
bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak.
f) Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık,
tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkân vermek.
g) Bilerek ve isteyerek suç kanıtlarını yok etmek veya
bunların yok olmasına neden olmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak
veya bu fiillere yardımcı olmak.
ğ) Devlet malı araç, gereç, hayvan, silah, mermi ve mühimmatı
satmak veya mal edinmek, personel kimlik kartını, araç, gereç, hayvan, silah ve
mühimmatı başkalarının kullanımına vermek.
h) Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak
düzenleyip imza etmek veya ettirmek.
ı) Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine
haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi
ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak.
i) Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere
gitmek.
j) Görev mahallinde veya görevli bulunduğu sırada alkollü
içki içmek veya içilmesine göz yummak.
k) Göreve sarhoş veya alkollü içki içtiği belli olacak
biçimde gelmek.
l) Resmi kıyafetle umuma açık yerlerde alkollü içki içmek
veya resmi kıyafetli olarak gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmek.
m) Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların
yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, nakledilmesine, yakalanacağı sırada ortadan
kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak, kullanılmasını kolaylaştırmak
ya da özendirmek.[5]
n) Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki
kurmak.
o) Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak.
ö) Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı
harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek.
p) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu
ile öngörülen grev yasağı kapsamına giren eylemlerde bulunmak.
r) Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı
Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak.
s) Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak ya
da siyasal eylemlerde bulunmak, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık
veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak.
ş) İffetsizliği bilinen veya anlaşılmış olan bir kimse
ile bilerek evlenmek ya da evlilik bağını devam ettirmek veya böyle bir kimseyi
yanında bulundurmak ya da nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek.
t) Kanuna aykırı olarak sendikalara üye olmak, sendikaların
veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik
taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine görevli
olmaksızın katılmak, açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi kıyafetli
veya silahlı olarak katılmak ya da üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen
amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı ya da gösteri yürüyüşlerini
düzenlemek veya bunlara katılmak.
u) Görevde kullanılan telsiz, telefon haberleşmesini veya
kurum içi iletişim sistemlerini kasıtlı olarak engellemek.
ü) Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya
da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına
veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon
kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı
ve demeç vermek.
v) Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da
fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek.
y) Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak
olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak.
z) Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin
gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini ifşa etmek,
kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası
olmaksızın kaydetmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi
suretiyle elde edilen verileri ifşa etmek, kişilerin özel hayatının gizliliğini
ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel
verileri kaydetmek, kişisel verileri bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek,
kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok
etmekle yükümlü olduğu halde bu görevini kasıtlı olarak yerine getirmemek, gerçeğin
meydana çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmek, silmek, gizlemek,
değiştirmek veya bozmak, sayılan fiilleri emir vererek yaptırmak.
aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik
ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu
şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını
değiştirmek veya silmek.
bb) Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi
veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya
diğer iletişim kanallarına vermek.
cc) Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunmak yahut
bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmak.
çç) Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek
derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak.
dd) Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai
arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak.[6]
ee) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla amir
ya da üstleri hakkında olumsuz yönde eleştirici nitelikte konuşmalar yapmak.
ff) Dernek kurmak ya da spor dernekleri dışındaki derneklere
üye olmak.
gg) Vakıf kurmak veya Bakanlıkça belirlenmiş vakıflardan
başka vakıfların organlarında görev almak.
hh) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Fuhşa teşvik eden,
bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişilerle
bilerek ilişki kurmak.
(7) (Değişik:17/1/2019-7161/64 md.) Jandarma Genel
Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926
sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı
Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 10/3/2011
tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan personelin;
a) Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde
brüt aylıklarının 1/5’i ila 1/4’ü,
b) Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde
brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si,
kesilir.
(8) Yedinci fıkrada yer alan cezalar yetkili disiplin kurullarınca
verilir.
Devlet memurluğundan çıkarma

Söz konusu disiplin suçunun faili; 7068 sayılı Kanun kapsamında Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatındaki her sınıftan memurlar ile Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde görev yapan subay, astsubay, sözleşmeli subay, sözleşmeli astsubay, uzman erbaş ve uzman jandarmalardır. Kanun koyucu, yetkisiz sorgulamanın yanı sıra personelin görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi ve belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmasını veya basın ve yayın kuruluşları ile diğer iletişim kanallarına vermesini de Kanun'un 8. maddesinin altıncı fıkrasının (bb) bendi kapsamında ayrıca meslekten çıkarma cezasını gerektiren bir fiil olarak düzenlemiştir.

Disiplin Soruşturmasında Zamanaşımı Süreleri

Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiillerde idari işlem sürecinin belirli kanuni süreler içinde tamamlanması zorunludur. Meslekten çıkarmayı gerektiren eylemin yetkili makamlarca öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde disiplin soruşturmasına başlanması ve soruşturma raporunun hazırlanması gerekir. Ayrıca disiplin cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihten itibaren 2 yıl içinde ceza verilmediği takdirde, idarenin disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Adli Soruşturma ve Şikâyet Şartı

Yetkisiz olarak kişisel verilerin sorgulanması, elde edilmesi veya silinmesi eylemleri idari sorumluluğun yanında adli kovuşturmayı da gerektirebilir. Türk Ceza Kanunu kapsamında yer alan kişisel verilerin kaydedilmesi ile kişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçlarının soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi tutulmamıştır. Bu sebeple genel kolluk personelinin bilgisayar loglarında veya sistemde yetkisiz şekilde veri sorguladığı veya kayıtları değiştirdiği tespit edildiğinde, şikâyet aranmaksızın Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından adli soruşturma başlatılabilir.

İspat Şartı, Teknik İnceleme ve Orantılılık İlkesi

Disiplin hukukunda uygulanan ceza ile ilgilinin fiili arasında adil bir denge kurulması ve orantılılık ilkesinin gözetilmesi zorunludur. Kamu görevlisine isnat edilen fiil karşılığında kanunda öngörülenden daha ağır nitelikte bir disiplin cezası tayin edilmesi eylemin ağırlığına göre cezalandırma kuralını ihlal eder. Danıştay 2. Dairesinin 2021/16139 Esas ve 2021/3212 Karar sayılı ilamında; grup amirliği bünyesinde mukayyit olarak sisteme sorgulama yetkisi bulunan polis memurunun, vasi olduğunu belirten yakınına adli işlem kaydını ekrandan göstermesi eyleminin, 7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin altıncı fıkrasının (aa) bendinde düzenlenen yetkisiz sorgulama ve silme fiili kapsamına girmediği belirtilmiş; fiil ile ceza arasında adil denge ve orantılılık bulunmadığı gerekçesiyle meslekten çıkarma cezası hukuka aykırı bulunmuştur.

Disiplin cezasının tesisinde isnat edilen eylemin somut teknik delillerle ortaya konulması gerekir. Elektronik ortamdaki verilerin veya görüntülerin paylaşılıp paylaşılmadığının tespiti teknik inceleme yapılmasını gerektirir. Danıştay 12. Dairesinin 2021/4306 Esas ve 2021/6122 Karar sayılı ilamında; telekomünikasyon firmasından görüntülerin paylaşılıp paylaşılmadığı ve kim tarafından iletildiği hususları tespit edilmeden, yalnızca birbiriyle çelişkili tanık ifadelerine dayanılarak ve masumiyet karinesi göz ardı edilerek tesis edilen disiplin cezası ile buna bağlı sözleşme feshi işlemi hukuka aykırı görülmüştür.

Danıştay 12. Daire, E. 2021/4306, K. 2021/6122Kaynağı aç
Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/4306 E.  ,  2021/6122 K.
"İçtihat Metni"
T.C.
D A N I Ş T A Y
ONİKİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/4306
Karar No : 2021/6122
TEMYİZ EDEN (DAVACI) …
VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR) : 1- … Genel Komutanlığı
2- … Valiliği
VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Kütahya İli, … İlçe Jandarma Karakol Komutanlığında sözleşmeli jandarma uzman onbaşı olarak görev yapan davacının, 15/11/2019 tarihinde görevden uzaklaştırılması ve hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasının teklif edilmesi nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin işlemin iptali ile işlem sebebiyle yoksun kaldığı haklarının işlem tarihinden itibaren her ay işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararla; davacının sona eren sözleşmesinin yenilenmemesinin, davacının bulunduğu kamu görevini üstlenmesinin, idarece yürütülen hizmetin gerekleri bakımından uygun görülmemesinden kaynaklandığı, davacı hakkında yapılan disiplin soruşturmasında ifadesine başvurulan tanıkların bir kısmının soruşturmacı tarafından alınan ifadelerinde; davacının da kayıt esnasında kamera kayıt odasında olduğuna, elinde cep telefonu bulunduğuna, S.C.S. ve davacı tarafından görüntülerin çekildiğine ilişkin beyanlarının bulunduğu ve söz konusu fiil nedeniyle davacının görevden uzaklaştırılarak, meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edildiği, bir an için davacı tarafından olay esnasında cep telefonuyla görüntülerin kayda alınmadığı kabul edilse dahi, söz konusu ortamda bulunulması ve sonrasında bu durumun amirlerine iletilmemesi hususları bir arada değerlendirildiğinde, bu durumun güven ilkesini zedeleyen ve görev yapma niteliğini ortadan kaldıran bir durum olarak değerlendirilmesinin makul olduğu, dolayısıyla söz konusu fiil ile yürütülen kamu görevinin hassasiyeti dikkate alındığında, davalı idarenin davacının sözleşmesini yenilemeye zorlanamayacağı ve davacının sözleşmesinin yenilenmemesi konusundaki takdir yetkisinin kamu yararı amacı ve hizmet gerekleri kapsamında objektif ve hukuka uygun kullanıldığı sonucuna varıldığından, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği gerekçesiyle, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Söz konusu görüntüleri S. C. S.'nin bizzat telefonu ile kayda aldığı ve kendisine de bu kayıtları gönderdiği, kendisinin bu kayıtları hiç kimseyle paylaşmadığı halde sözleşmesinin yenilenmemesine karar verildiği, dava konusu işlemin idarece subjektif nedenlerle ve keyfi olarak tesis edildiği, ölçülülük ilkesine aykırı olduğu, fiille orantılı ve adil olmadığı, kamu yararı ile kişi arasındaki dengenin gözetilmediği, bu işlem sebebiyle işini kaybettiği, maddi ve manevi olarak zarara uğradığı, suç isnadı hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının … nolu soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin karar verildiği, İDDK kararlarına göre de ceza yargılamasında suçun işlenmediğinin anlaşılması nedeniyle beraat kararı verilmesinin idare mahkemesini de bağlayacağı, somut olayda kendisinden istifade edilememe halinin oluşmadığı, Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafın görevden uzaklaştırma işlemine karşı Kütahya İdare Mahkemesinin 2019/762 esas sayılı dosyasında açtığı davanın reddedildiği, davacının aynı eyleminden ayrıca meslekten çıkarma cezası ile de cezalandırıldığı, savunmasının alındığı, olayla ilgili diğer personele eşitlik ilkesi gözetilmeden ceza verilmesinin gerçeği yansıtmadığı, işlemin hukuka uygun olduğu ileri sürülerek temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ: …
DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin kabulü ile usul ve yasaya aykırı olan Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosyanın tekemmül ettiği görüldüğünden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
MADDİ OLAY :
Dava dosyasının incelenmesinden; Kütahya İli, … İlçe Jandarma Komutanlığına bağlı … Jandarma Karakol Komutanlığında sözleşmeli Jandarma uzman onbaşı olarak görev yapan davacı ve diğer bir kısım personel tarafından 28/10/2019 tarihinde karakolda bulunan kamera kayıt cihazından karakol komutanının havaya ateş açtığı görüntülerin cep telefonlarına kaydedilmesi olayıyla ilgili olarak davacı ve diğer personel hakkında disiplin soruşturması başlatıldığı, soruşturmanın selameti açısından davacının görevi başında bulunmasında sakınca görüldüğünden 15/11/2019 tarihinde görevden uzaklaştırıldığı, yapılan disiplin soruşturması sonucunda Kütahya Valiliği İl Jandarma Disiplin Kurulunun … tarihli ve E…., K…. sayılı kararıyla davacının, 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8. maddesinin 6. fıkrasının (z) bendinin (aa) alt bendinde düzenlenen, "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek." fiili ile (bb) alt bendinde yer alan "Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına vermek." fiilini işlediğinden bahisle hakkında ''Meslekten çıkarma cezası'' verilmesi teklifiyle dosyanın, anılan Kanunun 20. maddesinin 2. fıkrasının (ç) bendi uyarınca Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kuruluna sevk edilmesine karar verildiği, daha sonra 31/12/2019 tarihli işlemle, davacının görevden uzaklaştırılması ve hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edilmesi nedeniyle kendisinden istifade edilemeyeceğinden bahisle, 31/12/2019 tarihinde sona erecek olan sözleşmesinin 3269 sayılı Kanunun 12. maddesi, Uzman Erbaş Yönetmeliğinin 13. maddesi ve J.Gn.K.lığı Uzman Erbaş Yönergesinin 6. Bölümü 4. maddesinin (b) fıkrası gereğince yenilenmemesine ilişkin dava konusu 31/12/2019 tarihli Kütahya İl Jandarma Komutanlığı işleminin tesis edilmesi üzerine, anılan işlemin iptali istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.
İLGİLİ MEVZUAT :
3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun "Başarı gösteremeyenler ve ceza alanlar" başlıklı 12. maddesinin 2. fıkrasında, "Görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silâhlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar, yedekte er kaynağına alınırlar." hükmüne yer verilmiş; 3. fıkrasında da, görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri ve bunlara yapılacak işlemlerin çıkarılacak yönetmelikte düzenleneceği belirtilmiştir.
20/09/2005 tarih ve 25942 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin "Görevde başarısız olma, kendilerinden istifade edilmeme halleri ve sözleşmenin feshedilmesi sebepleri" başlıklı 13. maddesinin 2. fıkrasında ise, "Görevde başarısız olanlar ile kendisinden istifade edilemeyeceği (atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamayan ve aşırı derecede borçlananlardan bu durumu rapor, tutanak ve her türlü belge ile kanıtlananlar, mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeyenler) anlaşılan, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan uzman erbaşların, barışta sözleşme sürelerine bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetleri ile ilişikleri kesilir. Bunlar yedekte er kaynağına alınır." yolunda düzenleme yapılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME :
Yukarıda yer verilen 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu'nun 12. maddesinde; görevde başarısız olanlarla, atandıkları kadro görev yerleri ile ilgili olarak üç ay ve daha uzun süreli bir kurs veya eğitime gönderilenlerden kurs veya eğitimde başarısız olan veya kendilerinden istifade edilemeyeceği anlaşılan uzman erbaşların sözleşmelerinin feshedileceği hükme bağlanmış ve "görevde başarısız olma, intibak edememe ve kendilerinden istifade edilememe hâlleri"nin neler olduğunun Yönetmelikle düzenleneceği belirtilerek idareye bu konuda takdir yetkisi tanınmıştır.
Bu yetki çerçevesinde çıkarılan Uzman Erbaş Yönetmeliği'nin 13. maddesinde ise; sözleşmenin feshedilme sebeplerinin sayma yoluyla belirlendiği ve personelin "kendisinden istifade edilememe" halinin; atış, spor, eğitim, operasyon ve istihdam edildikleri kadro görev yerlerinde ve davranışlarında askerlik mesleği değerlerini sergilemede, ikazlara rağmen istenen düzeye ulaşamama, aşırı derecede borçlanma ve mazeretsiz olarak bir sözleşme yılı içerisinde yedi gün ve daha uzun süre ile göreve gelmeme olarak kurala bağlandığı görülmektedir.
Davacı tarafından, ek beyan dilekçesiyle dosyaya sunulan Jandarma Genel Komutanlığı Merkez Disiplin Kurulunun … tarih ve … sayılı kararıyla davacının meslekten çıkarma cezasının, yalnızca 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanunun 8. maddesinin 6. fıkrasının (z) bendinin (aa) alt bendinde düzenlenen, "Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek." maddesi yönünden usul ve esastan mevzuata uygun bulunduğuna karar verildiği görülmüştür.
Bakılan davada; uyuşmazlık, doğrudan davacının meslekten çıkarılması ile sonuçlanan disiplin cezasına ilişkin uyuşmazlık olmamakla birlikte dava konusu sözleşmenin yenilenmemesi işleminin gerekçelerinden biri hakkında yapılan disiplin soruşturması neticesinde meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasının teklif edilmesi olduğundan, bu işlemin de incelenmesi gerekmektedir.
Dava dosyasında mevcut soruşturma raporu, tanık ifadeleri ve diğer bilgi ve belgelerin incelenmesinden; davacının sadece tanık ifadelerine dayalı olarak disiplin cezası ile cezalandırıldığı, tanık ifadelerinin birbiriyle çelişkili olduğu, yalnızca Y. H. Ç.'nin davacının da görüntüleri cep telefonuna kayıt ettiğini söylediği, teknik olarak tespiti gereken bir konuda teknik inceleme yapılmadığı, Telekomünikasyon firmasından rahatlıkla öğrenilebilecek; görüntü paylaşılıp paylaşılmadığı, kimin tarafından paylaşıldığı hususlarının dahi tespit edilmediği anlaşılmaktadır.
Dava konusu sözleşmenin yenilenmemesi işleminin ikinci gerekçesi olarak gösterilen; görevden uzaklaştırıldığından kendisinden istifade edilemeyecek olması hususuna gelince; kamu görevlisi olan herkes hayatının bir döneminde haklı ya da haksız suç isnadına maruz kalması neticesinde görevden uzaklaştırılabilir. Hukukun evrensel ilkelerinden olan; masumiyet karinesi gereğince hakkında hüküm verilene kadar herkes masumdur. Kaldı ki, davacı hakkındaki görevden uzaklaştırma tedbiri 15/11/2019 tarihinde alınmış, 31/12/2019 sözleşme süresinin bitiminde de yenilememe işlemi tesis edilmiş, dolayısıyla hizmetinden istifade edilememe hususuna yetecek kadar bir süre de geçmemiştir. Ayrıca dava konusu suç isnadıyla ilgili 23/01/2020 tarihinde … Cumhuriyet Başsavcılığının … nolu soruşturmasında kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiştir.
Bu durumda; davacının "kendisinden istifade edilemeyecek" personel olarak değerlendirilmesi için ilgili mevzuat hükümlerinde öngörülen koşulların gerçekleşmediği sonucuna ulaşıldığından, sözleşmesinin yenilenmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık, davanın reddi yönündeki … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin … İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Kullanılmayan … TL yürütmenin durdurulması harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,
4. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın … Bölge İdare Mahkemesi … İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 24/11/2021 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Meslekten Çıkarma Cezasına Karşı Yargı Yolu

7068 sayılı Kanun kapsamında verilen meslekten çıkarma cezalarına karşı kanunda idari itiraz yolu bulunmamaktadır. Yüksek Disiplin Kurulu tarafından alınan kararın bakan onayından sonra ilgili personele tebliğ edilmesiyle idari aşama tamamlanır. Tebliğ tarihinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.

İptal davasında yürütmenin durdurulması talep edilmişse, mahkemenin yürütmenin durdurulması istemi hakkında verdiği kabul veya ret kararına karşı, kararın tebliğinden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir. Bölge İdare Mahkemesi tarafından itiraz üzerine verilen karar kesindir.

Meslekten çıkarma işlemi nedeniyle hakları ihlal edilenler, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal davasıyla birlikte tam yargı davası açabilecekleri gibi, iptal davasının karara bağlanması üzerine de süresi içinde tam yargı davası açabilirler.

2577 sayılı İDARİ YARGILAMA USULÜ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde
12 – İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla
Danıştaya ve idare ve vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya
iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi ilk önce iptal davası
açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına
başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya bir işlemin icrası sebebiyle
doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası
açabilirler. Bu halde de ilgililerin 11 nci madde uyarınca idareye başvurma hakları
saklıdır.
Doğrudan
doğruya tam yargı davası açılması:
Yetkisiz log ve kişisel veri sorgulamasının cezası nedir?

7068 sayılı Kanun'un 8. maddesinin altıncı fıkrasının (aa) bendi uyarınca, yetkili olmadığı halde elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verileri sorgulamak, paylaşmak, değiştirmek veya silmek meslekten çıkarma cezasını gerektirir.

Meslekten çıkarma cezasına karşı idari itiraz yapılabilir mi?

7068 sayılı Kanun kapsamında verilen meslekten çıkarma cezalarına karşı kanunda idari itiraz yolu öngörülmemiştir; bu nedenle kararın tebliğinden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekir.

Yürütmenin durdurulması kararına itiraz süresi ne kadardır?

İdare mahkemesinin yürütmenin durdurulması talebi hakkında verdiği karara karşı tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içinde Bölge İdare Mahkemesine itiraz edilebilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu