Batıl Olan Evlenmeler ve Evliliğin İptali Davası

by Avukat Erdal Ersoy
Batıl Olan Evlenmeler ve Evliliğin İptali Davası

Evliliğin Kurucu Unsurları ve Yokluk Hali

Türk Medeni Kanunu kapsamında bir evliliğin hukuken doğabilmesi için tarafların farklı cinsiyetlerde olması ve evlenme iradelerini resmi evlendirme memuru önünde açıklamaları zorunlu kurucu unsurlardır. Tarafların aynı cinsiyetten olması veya evlenme iradesinin resmi evlendirme memuru önünde açıklanmaması durumunda evlilik akdi hukuken meydana gelmemiş sayılır ve yokluk yaptırımına tabi olur.

Mutlak Butlan Sebepleri ve Evlenmeye Engel Hısımlık Dereceleri

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 145. maddesi uyarınca belirli sakatlıkların varlığında evlenme mutlak butlanla batıldır. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, eşlerden birinin evlenme anında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması veya eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın varlığı evlenmeyi mutlak butlanla batıl kılar.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 145Kaynağı aç
Madde 145- Aşağıdaki hâllerde evlenme mutlak butlanla batıldır: 1. Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması, 2. Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması, 3. Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması, 4. Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması. II. Dava açma görevi ve hakkı

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 129. maddesi gereğince hısımlık bağı bulunan belirli kişiler arasında evlilik bağı kurulamaz. Kan bağından ötürü altsoy ve üstsoy mensupları, kardeşler ile amca, dayı, hala ve teyzelerin yeğenleriyle evlenmesi yasaktır. Benzer şekilde, taraflar arasındaki evlilik sona erse dahi eşlerden birinin diğer eşin altsoy veya üstsoyuyla evlenmesi kayın hısımlığı engeline takılır. Son olarak evlat edinme ilişkisinden doğan bağ gereğince evlat edinen ile evlatlık arasında ve bunlardan biriyle diğerinin eşi ya da altsoyu arasında evlenme yasağı bulunmaktadır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 129Kaynağı aç
Madde 129- Aşağıdaki kimseler arasında evlenme yasaktır: 1. Üstsoy ile altsoy arasında; kardeşler arasında; amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında, 2. Kayın hısımlığı meydana getirmiş olan evlilik sona ermiş olsa bile, eşlerden biri ile diğerinin üstsoyu veya altsoyu arasında, 3. Evlât edinen ile evlâtlığın veya bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında. II. Önceki evlilik 1. Sona erdiğinin ispatı a. Genel olarak

Mutlak Butlan Davası Açma Yetkisi ve Kanuni İstisnalar

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca mutlak butlan davası, evlilik devam ettiği sürece Cumhuriyet savcısı tarafından kendiliğinden açılabileceği gibi hukuki ilgisi bulunan her şahıs tarafından da ikame edilebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 146Kaynağı aç
Madde 146- Mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılır. Bu dava, ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir. III. Dava hakkının sınırlanması veya kalkması

Evliliğin sona ermiş olması hâlinde mutlak butlan davası açma usulü özel bir kurala bağlanmıştır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; ancak her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını talep edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 147Kaynağı aç
Madde 147- Sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; fakat her ilgili, mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya akıl hastalığının iyileşmiş olması durumlarında mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir. Evliyken yeniden evlenen bir kimsenin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, bu evlenmenin butlanına karar verilemez. B. Nisbî butlan I. Eşlerin dava hakkı 1. Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk

Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması veya evlenmeye engel teşkil eden akıl hastalığının iyileşmiş olması durumunda, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca mutlak butlan davasını yalnız ayırt etme gücünü sonradan kazanan veya akıl hastalığı iyileşen eş açabilir.

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin üçüncü fıkrasında çifte evlilik durumuna ilişkin istisnai bir kural öngörülmüştür. Evliliği devam ederken ikinci bir evlilik yapan kişinin ilk evliliği, butlan kararı tesis edilmeden evvel herhangi bir sebeple ortadan kalkmışsa ve ikinci evlilikteki diğer eş durumu bilmeyerek dürüst davranmışsa, ikinci evliliğin geçersizliğine hükmedilemez.

Nisbi Butlan Sebepleri: Ayırt Etme Gücü Eksikliği, Yanılma, Aldatma ve Korkutma

Evlenme anında sürekli bir durum olmaksızın, geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 148. maddesi uyarınca evlenmenin iptalini dava edebilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 148Kaynağı aç
Madde 148- Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. 2. Yanılma

Evlenme iradesi yanılma ile sakatlanan eş bakımından dava hakkı 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 149. maddesinde düzenlenmiştir. Eşlerden biri, evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa evlenmenin iptalini isteyebilir. Aynı şekilde, eşinde bulunmaması kendisi için onunla birlikte yaşamayı çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmiş olan eş de evlenmenin iptali davası açabilir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 149Kaynağı aç
Madde 149- Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir: 1. Evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmuşsa, 2. Eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmişse. 3. Aldatma

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 150 ve 151. maddeleri aldatma ve korkutma hallerinde evliliğin iptalini düzenlemektedir. Bir kimse, eşinin şeref ve namusuna dair bizzat onun veya onun bilgisi dahilinde üçüncü bir şahsın yanıltıcı beyanlarıyla evliliğe ikna edilmişse yahut davacının ya da soyunun sıhhati bakımından ciddi tehlike oluşturan bir rahatsızlık kendisinden saklanmışsa evliliğin iptalini isteyebilir. Aynı doğrultuda, şahsının ya da yakın çevresinin canına, sıhhatine yahut şeref ve namusuna yönelik ciddi ve ivedi bir tehlike yaratılarak evlenmeye mecbur bırakılan eş de iptal davası açma hakkına sahiptir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 150Kaynağı aç
Madde 150- Aşağıdaki durumlarda eşlerden biri evlenmenin iptalini dava edebilir: 1. Eşinin namus ve onuru hakkında doğrudan doğruya onun tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı olmuşsa, 2. Davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalık kendisinden gizlenmişse. 4. Korkutma
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 151Kaynağı aç
Madde 151- Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı veya namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. 5. Hak düşürücü süre

Yasal Temsilcinin İptal Hakkı ve Hak Düşürücü Süreler

Küçük veya kısıtlı kimselerin evlenmesine ilişkin usul 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 153. maddesinde düzenlenmiştir. Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Ancak bu suretle evlenen kimse sonradan on sekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 153Kaynağı aç
Madde 153- Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Bu suretle evlenen kimse sonradan onsekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya karı gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez. C. Butlanı gerektirmeyen sebepler I. Bekleme süresine uymama

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 152. maddesi uyarınca iptal davası açma yetkisi kesin sürelere tabi kılınmıştır. Dava hakkı, sakatlığa yol açan durumun öğrenilmesinden ya da uygulanan korkutmanın tesirini yitirmesinden itibaren altı aylık sürenin dolmasıyla sona erer. Kanun koyucu ayrıca, gerekçesi ne olursa olsun evlenme akdinin kurulmasından itibaren beş senenin tamamlanmasıyla bu hakkın kesin biçimde düşeceğini öngörmüştür.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 152Kaynağı aç
Madde 152- İptal davası açma hakkı, iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl geçmekle düşer. II. Yasal temsilcinin dava hakkı

Butlan Kararının Çocuklar, Mirasçılık ve Yabancılık Unsuru Bakımından Sonuçları

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 157. maddesi, geçersiz sayılan evlilik birliği içerisinde dünyaya gelen müşterek çocukların hukuki durumunu güvenceye almıştır. Yargı kararıyla butlanına hükmedilen bir evlilikten olan çocuklar, ebeveynlerin evlenme anında iyi niyet taşımadığı durumlarda dahi evlilik birliği içinde doğmuş kabul edilir. Bunun yanı sıra, çocukların anne ve babalarıyla kuracağı hukuki münasebetlerde boşanma sonrasına özgü yasal kurallar uygulanır.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar. Çocuklar ile ana ve baba arasındaki ilişkilere boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. 2. Eşler yönünden

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 159. maddesi, yargılama sürecinde eşlerden birinin ölümü hâlinde mirasçıların dava hakkını tayin etmektedir. Butlan davasını açma salahiyeti doğrudan mirasçılara intikal etmemekle birlikte, sağlığında açılmış mevcut davayı mirasçıların sürdürme hakkı saklıdır. Yapılan yargılama neticesinde, hayatta kalan eşin evlilik merasimi esnasında iyiniyetli olmadığı tespit edilirse, söz konusu eş hem kanuni mirasçılık sıfatını hem de önceden tesis edilmiş ölüme bağlı tasarruflardan doğan haklarını bütünüyle yitirir.

4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 159Kaynağı aç
Madde 159- Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez. Ancak, mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış olan ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder. F. Yetki ve yargılama usulü

Yabancılık unsuru içeren evliliklerde ehliyet ve evlenme koşulları, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 13. maddesi doğrultusunda tarafların evlendikleri tarihteki millî hukuklarına bağlı tutulmuştur. Törenin şekline evliliğin gerçekleştiği yer hukuku tatbik edilirken, evliliğin genel hükümleri eşlerin ortak millî hukukuna, ortak vatandaşlığın bulunmaması durumunda birlikte ikamet ettikleri mutat mesken hukukuna, bunun da bulunmadığı hallerde Türk hukukuna tabidir. Aynı Kanun'un 5. maddesi gereğince, uygulanması gereken yabancı hukukun somut olaya ilişkin kuralı Türk kamu düzenine açıkça aykırılık oluşturuyorsa tatbik edilmez ve zorunlu görülen hallerde Türk hukuku işletilir. Vatandaşlık boyutu incelendiğinde ise 5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu'nun 16. maddesi gereğince evlenme yoluyla Türk vatandaşlığına geçen yabancılar, butlan kararı verilmesi halinde akit kurulurken iyiniyetli iseler vatandaşlıklarını korurlar; buna karşın aynı Kanun'un 31. maddesi uyarınca gerçeğe aykırı beyanda bulunan yahut önemli olguları gizleyen kişilerin vatandaşlık kararı yetkili makamca iptal edilir.

5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU m. 31Kaynağı aç
MADDE 31 – (1) Türk vatandaşlığını kazanma kararı; ilgilinin yalan beyanı veya vatandaşlığı kazanmaya esas teşkil eden önemli hususları gizlemesi sonucunda vuku bulmuş ise kararı veren makam tarafından iptal edilir. İptal kararının geçerliliği ve sonuçları
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 13Kaynağı aç
MADDE 13 – (1) Evlenme ehliyeti ve şartları, taraflardan her birinin evlenme anındaki millî hukukuna tâbidir. (2) Evliliğin şekline yapıldığı ülke hukuku uygulanır. (3) Evliliğin genel hükümleri, eşlerin müşterek millî hukukuna tâbidir. Tarafların ayrı vatandaşlıkta olmaları hâlinde müşterek mutad mesken hukuku, bulunmadığı takdirde Türk hukuku uygulanır. Boşanma ve ayrılık
5901 sayılı TÜRK VATANDAŞLIĞI KANUNU m. 16Kaynağı aç
MADDE 16 – (1) Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir. Başvuru sahiplerinde; a) Aile birliği içinde yaşama, b) Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama, c) Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama, şartları aranır. (2) Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkranın (a) bendindeki şart aranmaz. (3) Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler. Türk vatandaşlığının evlat edinilme ile kazanılması
5718 sayılı MİLLETLERARASI ÖZEL HUKUK VE USUL HUKUKU HAKKINDA KANUN m. 5Kaynağı aç
MADDE 5 – (1) Yetkili yabancı hukukun belirli bir olaya uygulanan hükmünün Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz; gerekli görülen hâllerde, Türk hukuku uygulanır. Türk hukukunun doğrudan uygulanan kuralları
Evlenmede mutlak butlan davasını kimler açabilir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca mutlak butlan davası, Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen açılabileceği gibi ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir.

Evlilik sona erdikten sonra savcılık butlan davası açabilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, sona ermiş bir evliliğin mutlak butlanı Cumhuriyet savcısı tarafından re'sen dava edilemez; ancak her ilgili butlanın karar altına alınmasını mahkemeden talep edebilir.

Akıl hastalığının iyileşmesi hâlinde butlan davası nasıl açılır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin ikinci fıkrasına göre, akıl hastalığının düzelmesi veya ayırt etme yetisinin sonradan elde edilmesi hallerinde dava açma salahiyeti münhasıran sıhhatine kavuşan yahut ayırt etme gücüne kavuşan eşe aittir; diğer ilgililerin dava hakkı bulunmaz.

Önceki evlilik sona ermişse ikinci evliliğin butlanına karar verilebilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 147. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, evliyken yeniden evlenen kişinin önceki evliliği mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise evlenmenin butlanına karar verilemez.

Hata, hile veya korkutma sebebiyle evliliğin iptali davası hangi sürede açılmalıdır?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 152. maddesi uyarınca iptal davası, iradeyi sakatlayan sebebin öğrenilmesinden yahut korkutmanın son bulmasından itibaren altı ay içinde açılmalıdır. Her halükarda evlilik tarihinden itibaren beş yıllık hak düşürücü sürenin geçmesiyle dava hakkı tamamen düşer.

Mahkemece evliliğin butlanına karar verilirse çocukların soybağı nasıl etkilenir?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca, mahkemece evlenmenin butlanına karar verilse bile bu evlilikten doğan çocuklar ana ve baba iyiniyetli olmasalar dahi evlilik içinde doğmuş sayılır ve ana baba ile ilişkilerine boşanma hükümleri uygulanır.

Butlan davası devam ederken davacı eş ölürse mirasçılar davayı sürdürebilir mi?

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 159. maddesi uyarınca butlan davası açma yetkisi mirasçılara geçmemekle birlikte, vefattan önce ikame edilmiş davaya mirasçılar devam edebilir. Yargılama neticesinde sağ kalan eşin evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı sabit olursa, bu eş yasal mirasçı olamayacağı gibi ölenin önceden yaptığı ölüme bağlı tasarruflarla sağlanan hakları da yitirir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu