Bankacılık Sektörü İyi Uygulamalar Rehberi ve Hukuki Çerçeve
Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Bankacılık Sektörü İyi Uygulamalar Rehberi, Kişisel Verileri Koruma Kurumu ile Türkiye Bankalar Birliği iş birliğiyle hazırlanarak 05.08.2022 tarihinde yayımlanmıştır. Bu çalışma, 12.03.2024 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanan 7499 sayılı Kanun ile 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu'nda gerçekleştirilen değişikliklere uyumlu hale getirilmiştir. Bankacılık faaliyetlerinde yoğun biçimde kişisel veri işlenmesi, dijital bankacılık ve açık bankacılık modellerinin gelişmesiyle veri kategorilerinin çeşitlenmesi ve hukuka aykırı elde edilmesi halinde telafisi güç zararlar doğurabilecek özel nitelikli kişisel verilerin mevcudiyeti sektörel ilkelerin belirlenmesini gerekli kılmaktadır.
Rehber; bankacılık faaliyetlerinde veri sorumlusu ve veri işleyen ilişkileri ile bankaların yükümlülüklerini, kişisel veri işleme şartlarını, açık rızanın unsurlarını ve temin yöntemlerini ele almaktadır. Ayrıca 5411 sayılı Bankacılık Kanunu ile Sır Niteliğindeki Bilgilerin Paylaşılması Hakkında Yönetmelik hükümleri ile kişisel verilerin korunması mevzuatı arasındaki ilişkiyi, yapılacak paylaşımlardaki öncelik sırasını, veri aktarımlarını ve diğer yasal yükümlülükleri somut uygulama örnekleriyle açıklamaktadır.
Bankaların Veri Sorumlusu ve Veri İşleyen Sıfatının Belirlenmesi
Bankalar, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4. maddesinde belirtilen faaliyet konuları kapsamında gerçekleştirdikleri işlemler bakımından veri sorumlusu sıfatını taşımaktadır. Buna karşılık acente veya aracı kuruluş olarak dahil olunan sigorta, bireysel emeklilik, yatırım araçları, uluslararası hızlı para transferi ile fatura, vergi ve harç tahsilatı işlemlerinde veri sorumlusu ya da veri işleyen sıfatının tayini somut olayın özelliklerine göre belirlenmektedir. Örneğin, sigortacılık faaliyetlerinde işleme amaç ve vasıtalarını banka belirlemiyor ve veri kayıt sisteminin kurulması ile idaresi sigorta kuruluşunda bulunuyorsa banka veri işleyen konumunda kabul edilmektedir. Aynı şekilde Türkiye'de yerleşik bir bankanın yurt dışında bulunan bağlı ortaklığı adına kredi sözleşmesi akdedilmesine yönelik sağladığı aracılık hizmeti de veri işleyen sıfatı kapsamındadır.
Bankaların diğer kuruluşlarla müşterek veri sorumlusu olduğu durumlarda veri işleme yükümlülükleri bağımsız bir sözleşmeyle veya asıl hizmet sözleşmesi içerisinde düzenlenebilir ve bu anlaşmaların yazılı şekilde yapılması tavsiye edilmektedir. 6698 sayılı Kanun'un 16. maddesi uyarınca veri işleyen gerçek ve tüzel kişilerin veri işlemeye başlamadan önce Veri Sorumluları Siciline kaydolması kural olmakla birlikte, işlenen verinin niteliği, sayısı veya kanundan kaynaklanması gibi objektif kriterler gözetilerek Kurul tarafından kayıt zorunluluğuna istisna getirilebilmektedir. Sicil kayıt yükümlülüğü altındaki veri sorumlusu bankalar, kişisel veri işleme envanterine dayalı bildirimde bulunmak ve sunulan bilgilerde değişiklik olması halinde durumu derhâl bildirmekle yükümlüdür.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 16Kaynağı aç
Kişisel Veri İşleme Şartları ve Açık Rıza Standartları
Bankacılık işlemlerinde kişisel veri işleme şartları değerlendirilirken, 6698 sayılı Kanun'un 5. maddesi kapsamında öncelikle açık rıza dışındaki hukuka uygunluk şartlarının mevcut olup olmadığı incelenmelidir. Kanunlarda açıkça öngörülme, fiili imkânsızlık nedeniyle rızasını açıklayamayacak durumda bulunan veya rızasına hukuki geçerlilik tanınmayan kişinin kendisinin ya da bir başkasının hayatı veya beden bütünlüğünün korunması için zorunlu olması, sözleşmenin kurulması veya ifasıyla doğrudan doğruya ilgili olması, veri sorumlusunun hukuki yükümlülüğünü yerine getirebilmesi, verinin ilgili kişi tarafından alenileştirilmiş olması, bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması ile ilgili kişinin temel hak ve özgürlüklerine zarar vermemek kaydıyla veri sorumlusunun meşru menfaati şartlarından en az birinin bulunması halinde açık rıza aranmaksızın veri işlenmesi mümkündür. Belirli bir konuya ilişkin, bilgilendirilmeye dayanan ve özgür iradeyle açıklanan açık rıza herhangi bir şekil şartına tabi değildir. Bununla birlikte açık rızanın alındığını ispat yükümlülüğü bankaya aittir. Kullanıcıların şifreyle kimlik doğrulaması yaptığı ve işlem kayıtlarının tutulduğu internet bankacılığı ve mobil bankacılık kanalları ispata elverişli alanlar olarak değerlendirilmektedir.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 5Kaynağı aç
Açık rızanın özgür iradeyle verilmiş olması zorunludur ve rıza verilmesi bir ürün veya hizmetten faydalanmanın ön şartı haline getirilemez. Bunun yanında 5378 sayılı Engelliler Hakkında Kanun ve ilgili mevzuat uyarınca erişilebilirlik imkanlarından yararlanmak amacıyla engellilik durumunu gösteren belgeyi bankaya ibraz eden ilgilinin açık rıza verdiği kabul edilebilmektedir. 5411 sayılı Kanun ve ilgili mevzuat gereğince risk grubunda yer alan kişilerin verileri açık rıza alınmaksızın işlenebilmektedir. Benzer biçimde sözleşmenin kurulması aşamasında ve kredi sözleşmeleri çerçevesinde taraflara bildirim yapılması amacıyla yürütülen veri işleme faaliyetlerinde de açık rıza aranmamaktadır.
Alacakların tahsili veya müşteri verilerinin üçüncü kişilerin eline geçmesini engellemek amacıyla kimlik doğrulaması yapılması hakkın tesisi, kullanılması veya korunması gerekçesine dayanır. Dolandırıcılık tedbirleri, müşteri segmentasyonu, uygun ürün sunumu ve müşteri memnuniyeti gibi süreçlerde veri sorumlusunun meşru menfaatine dayanılabilmesi için amaç, gereklilik ve orantılılık unsurlarını içeren ölçülülük ilkesi karşılanmalıdır. 6698 sayılı Kanun'un 6. maddesinde sınırlı sayılan biyometrik ve sağlık verileri gibi özel nitelikli verilerin işlenmesini önlemek adına kimlik belgesinin amaca özgü sayfasında işlem yapılması veya özel nitelikli kısımların karartılması iyi uygulama niteliğindedir. Bu verilerin işlenmesinde Kurul tarafından belirlenen yeterli önlemlerin alınması zorunludur.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 6Kaynağı aç
Bankacılıkta Aydınlatma Yükümlülüğünün Kapsamı
Bankacılık Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca bankaların müşteri edinimi ve hesap açılışı, kredi ve yatırım süreçlerine özgülenmiş aydınlatma yapması ve önce kısa, kolay anlaşılır bir metin sunup eş zamanlı olarak detaylı açıklamaları gösteren katmanlı aydınlatma yöntemini benimsemesi önerilmektedir. Tüzel kişi müşterilerin gerçek kişi temsilcilerinin kendi kuruluşlarınca bilgilendirildiği kabul edildiğinden bankalar, bu temsilcileri amaçla sınırlı veri işleme süreçleri için ayrıca aydınlatmak zorunda değildir. Kredi başvurusunda bulunan risk grubundaki kişilere her işlem için ayrı aydınlatma yapılması yerine kolay erişilebilir genel bir aydınlatma sağlanması yeterli bulunmaktadır. Maaş ödeme protokolleri çerçevesinde toplu hesap açılması sonrasındaki süreçlerde ise bankacılık faaliyetlerine ilişkin aydınlatma yükümlülüğü bankalara aittir.
Veri Aktarımları, Sır Saklama Düzenlemeleri ve Yurt Dışı Paylaşımları
Bankanın kendi tüzel kişiliği bünyesindeki veri paylaşımları aktarım sayılmazken, aynı şirketler topluluğu içinde yer alan diğer veri sorumlusu şirketlere yapılan aktarımlar üçüncü kişilere veri aktarımı niteliğindedir. Rehber'in VIII. bölümünde, özel nitelikli kişisel verilerin yurt içinde aktarılması şartlarına dair açıklamalar 6698 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki değişikliklerle uyumlu hale getirilmiştir. Bankaların müşteri ve banka sırlarını kanunen yetkili mercilere ve 5549 sayılı Kanun çerçevesinde MASAK'a bildirmesi ise kanuni bir yükümlülüktür.
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesi ve Sır Niteliğindeki Bilgilerin Paylaşılması Hakkında Yönetmelik hükümleri saklı olup öncelikle uygulanır. Müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, sır saklama yükümlülüğünün istisnaları hariç tutulmak üzere, ilgili kişinin açık rızası bulunsa dahi müşterinin talebi veya talimatı olmaksızın aktarılamaz. Bankacılık Kanunu hükümleri 6698 sayılı Kanun'a nazaran özel hüküm vasfı taşıdığından, müşterinin talebi veya talimatı bulunmadıkça açık rıza olsa bile müşteri sırrı yurt dışına aktarılamaz.
5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 73Kaynağı aç
6698 sayılı Kanun'un 9. maddesi doğrultusunda kişisel verilerin yurt dışına aktarımı; 5. ve 6. maddelerdeki işleme şartlarından birinin varlığı ile birlikte hedef ülke, sektör veya kuruluş hakkında Kişisel Verileri Koruma Kurulu tarafından verilmiş bir yeterlilik kararının bulunması halinde mümkündür. Yeterlilik kararı Resmî Gazete'de yayımlanır ve en geç dört yılda bir değerlendirilir. Yeterlilik kararının bulunmaması durumunda; Kanun'un 5. ve 6. maddelerindeki şartlardan birinin mevcudiyeti, ilgili kişinin aktarım yapılacak ülkede de haklarını kullanma ve etkili kanun yollarına başvurma imkânının bulunması kaydıyla Kanun'da sayılan uygun güvencelerden birinin sağlanması gerekir. İlan edilen standart sözleşmenin güvence olarak tercih edilmesi halinde, sözleşmenin imzalanmasından itibaren beş iş günü içinde Kuruma bildirilmesi zorunludur. Yeterlilik kararı ve uygun güvencelerin sağlanamadığı durumlarda ise ancak 9. maddenin altıncı fıkrasında sınırlı olarak sayılan hallerde ve münhasıran arızi olmak kaydıyla yurt dışına aktarım yapılabilir. Bu kapsamda bankanın belirli bir yabancı bankaya tekil para transferi talebini yerine getirmesi; risklerin bildirilerek açık rıza alınması, aktarımın mutat, sürekli veya düzenli olmaması ve nadiren gerçekleşmesi şartıyla arızi aktarım olarak değerlendirilebilir. Benzer şekilde bir dava sürecinin yürütülmesi amacıyla yurt dışına veri aktarımı da bir hakkın tesisi, kullanılması veya korunması için zorunlu olması ve işlemin mutat ya da sürekli olmaması kaydıyla mümkündür. 6698 sayılı Kanun'un 9. maddesinin onuncu fıkrası uyarınca kişisel verilerin yurt dışına aktarılmasına ilişkin diğer kanunlarda yer alan hükümler ise saklıdır.
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 9Kaynağı aç
Veri Güvenliği ve Belge Saklama Süreleri
6698 sayılı Kanun'un 12. maddesi uyarınca veri sorumlusu, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesini ve erişilmesini önlemek ile muhafazasını sağlamak amacıyla gerekli her türlü teknik ve idari tedbiri almak, kurumunda gerekli denetimleri yapmak veya yaptırmakla yükümlüdür. Verilerin başka bir kişi tarafından işlenmesi halinde güvenlik tedbirleri bakımından veri sorumlusu bu kişilerle müştereken sorumludur. Ayrıca veri sorumlusu ile veri işleyenlerin sır saklama yükümlülüğü görevden ayrıldıktan sonra da devam eder; kanuni olmayan yollarla veri elde edilmesi halinde durum en kısa sürede ilgilisine ve Kurula bildirilir. Bununla birlikte bankaların bağlı oldukları sektörel denetim mevzuatının, 6698 sayılı Kanun'un 12. maddesinde öngörülen denetim yükümlülüklerini karşıladığı kabul edilmektedir. Öte yandan 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi gereğince bankalar, alınan yazılar ve faaliyetlere ilişkin belgelerin asıllarını veya sıhhatli kopyaları ile yazılan yazıların suretlerini on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür. Bankalar saklama ve imha politikalarını bu yasal çerçeveye göre belirler.
5411 sayılı BANKACILIK KANUNU m. 42Kaynağı aç
6698 sayılı KİŞİSEL VERİLERİN KORUNMASI KANUNU m. 12Kaynağı aç
Müşteri sırrı niteliğindeki kişisel veriler açık rızayla yurt dışına aktarılabilir mi?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 73. maddesi uyarınca müşteri sırrı niteliğindeki bilgiler, sır saklama istisnaları hariç olmak üzere, 6698 sayılı Kanun kapsamında açık rıza bulunsa dahi müşterinin talebi veya talimatı olmaksızın yurt içine veya yurt dışına aktarılamaz.
Bankacılık ürün veya hizmeti sunulurken açık rıza şart koşulabilir mi?
Açık rızanın geçerli olabilmesi için özgür iradeyle verilmesi şarttır; bu nedenle açık rıza bir bankacılık hizmeti veya ürününden yararlanmanın ön şartı haline getirilemez.
Yurt dışına para transferlerinde kişisel verilerin arızi aktarımı hangi şartlara tabidir?
Yeterlilik kararı ve uygun güvence bulunmadığı hallerde, diğer kanunların emredici ve saklı hükümleri gözetilmek kaydıyla; müşteriye risklerin bildirilerek açık rızasının alınması, işlemin mutat, sürekli veya düzenli olmaması ve nadiren gerçekleşmesi şartıyla belirli bir para transferi talebi arızi olarak gerçekleştirilebilir.
Bankalar gerçekleştirdikleri işlemlere ait belgeleri ne kadar süre saklamak zorundadır?
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 42. maddesi uyarınca bankalar, faaliyetlerine ilişkin belgelerin asıllarını veya sıhhatli kopyaları ile yazışma suretlerini on yıl süreyle saklamakla yükümlüdür.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

