Bankacılık ve Finans Sektöründe Rekabet Hukuku İhlalleri

by Avukat Erdal Ersoy
Bankacılık ve Finans Sektöründe Rekabet Hukuku İhlalleri

Sektörel Düzenlemeler ve Rekabet Hukuku Denetimi

Bankacılık ve finans sektöründe faaliyet yürüten teşebbüsler; Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK), Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) ile ödeme hizmetleri mevzuatının belirlediği çeşitli yasal kurallara ve sınırlayıcı parametrelere tabidir. Bununla birlikte, sektörel regülasyonların varlığı rekabet hukuku denetimini ortadan kaldırmaz. Finansal kuruluşlar, idari ve teknik regülasyon standartlarını yerine getirirken rekabeti koruyan temel yasal sınırlamalara ve denetim mekanizmalarına tabi olmayı sürdürür.

Rekabeti Kısıtlayıcı Anlaşmalar ve Uyumlu Eylemler

4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun m. 4/1 uyarınca; mal veya hizmet piyasalarındaki rekabet düzenini engellemeyi, bozmayı veya kısıtlamayı hedefleyen ya da piyasada bu yönde sonuç doğuran yahut doğurabilecek nitelikteki teşebbüsler arası her türlü mutabakat, uyumlu davranış ve teşebbüs birliği tasarrufu hukuka aykırıdır. Finans piyasalarında bankalar, finansal kuruluşlar ve ödeme hizmeti sağlayıcıları arasında fiyat, ücret, komisyon, marj, limit, iskonto, kampanya veya müşteri paylaşımı gibi rekabeti kısıtlayıcı nitelikteki anlaşma ve uyumlu eylemler kanunen yasaklanmıştır.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 4Kaynağı aç
Madde 4 – Belirli bir mal veya hizmet piyasasında doğrudan veya dolaylı olarak rekabeti engelleme, bozma ya da kısıtlama amacını taşıyan veya bu etkiyi doğuran yahut doğurabilecek nitelikte olan teşebbüsler arası anlaşmalar, uyumlu eylemler ve teşebbüs birliklerinin bu tür karar ve eylemleri hukuka aykırı ve yasaktır. Bu haller, özellikle şunlardır: a) Mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet, kar gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tesbit edilmesi, b) Mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile her türlü piyasa kaynaklarının veya unsurlarının paylaşılması ya da kontrolü, c) Mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların piyasa dışında belirlenmesi, d) Rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılması, kısıtlanması veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılması yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesi, e) Münhasır bayilik hariç olmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması, f) Anlaşmanın niteliği veya ticari teamüllere aykırı olarak, bir mal veya hizmet ile birlikte diğer mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması veya aracı teşebbüs durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın ya da hizmetin diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen bir mal veya hizmetin tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi, Bir anlaşmanın varlığının ispatlanamadığı durumlarda piyasadaki fiyat değişmelerinin veya arz ve talep dengesinin ya da teşebbüslerin faaliyet bölgelerinin, rekabetin engellendiği, bozulduğu veya kısıtlandığı piyasalardakine benzerlik göstermesi, teşebbüslerin uyumlu eylem içinde olduklarına karine teşkil eder. Ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla taraflardan her biri uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Muafiyet

4054 sayılı Kanun m. 4/2 kapsamında rekabeti sınırlayıcı kabul edilen haller özel olarak sayılmıştır. Bu doğrultuda mal veya hizmetlerin alım ya da satım fiyatının, fiyatı oluşturan maliyet ve kâr gibi unsurlar ile her türlü alım yahut satım şartlarının tespit edilmesi yasaktır. Aynı şekilde mal veya hizmet piyasalarının bölüşülmesi ile piyasa kaynaklarının ya da unsurlarının paylaşılması veya kontrol altına alınması ve mal veya hizmetin arz ya da talep miktarının kontrolü veya bunların serbest piyasa dışında belirlenmesi kanuna aykırılık teşkil eder.

Kanun ayrıca rakip teşebbüslerin faaliyetlerinin zorlaştırılmasını, kısıtlanmasını veya piyasada faaliyet gösteren teşebbüslerin boykot ya da diğer davranışlarla piyasa dışına çıkartılmasını yahut piyasaya yeni gireceklerin engellenmesini yasaklar. Münhasır bayilik istisnası saklı kalmak üzere, eşit hak, yükümlülük ve edimler için eşit durumdaki kişilere farklı şartların uygulanması hukuka aykırıdır. Bunun yanında anlaşmanın niteliğine veya ticari teamüllere aykırı şekilde bir mal veya hizmet ile birlikte diğer bir mal veya hizmetin satın alınmasının zorunlu kılınması, aracı alıcıların talep ettiği bir ürünün diğer bir ürünün teşhiri şartına bağlanması ya da arz edilen ürünün tekrar arzına ilişkin şartların ileri sürülmesi de m. 4/2 kapsamında yasaklanan hallerdendir.

Uyumlu Eylem Karinesi ve Ekonomik Gerekçelerle İspat

4054 sayılı Kanun m. 4/3 kapsamında, taraflar arasında açık bir mutabakat ortaya konulamasa bile, piyasadaki fiyat hareketleri, arz ve talep dengesi yahut faaliyet gösterilen alanların rekabetin kısıtlandığı piyasa yapılarıyla benzerlik taşıması durumunda teşebbüslerin uyumlu hareket ettikleri varsayılır. Bu yasal karine, açık delil bulunmayan hallerde ekonomik veriler ve piyasa dinamikleri üzerinden rekabet ihlali incelemesi yapılmasına dayanak oluşturur.

Uyumlu eylem karinesine karşı kanun koyucu teşebbüslere ispat imkânı tanımıştır. 4054 sayılı Kanun m. 4/4 uyarınca, haklarında uyumlu eylem karinesi oluşan taraflardan her biri, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadığını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Bu çerçevede piyasa koşullarına dayalı makul ve rasyonel açıklamalar ispat standardının karşılanmasında önem taşır.

Hassas Bilgi Değişimi ve Dolaylı Koordinasyon

Finans piyasalarında faiz, kâr payı, komisyon, marj, risk ağırlığı, kredi tahsis kriterleri, limit politikaları, kampanya tarihleri, POS ücretleri, takas ve üye işyeri hizmet bedelleri (interchange veya merchant service fee) ile teşvik modelleri gibi ticari veriler hassas niteliktedir. Bu stratejik bilgilerin rakipler arasında gecikmesiz ve firma düzeyinde paylaşılması, piyasadaki rekabeti kısıtlayıcı bir uyumlu eylemin varlığına delil teşkil edebilir.

Kart şeması, Bankalararası Kart Merkezi (BKM), pazar yeri, danışman ya da yazılım sağlayıcısı gibi yapılar, yatay rakiplere ait bilgilerin merkezde toplanarak yeniden piyasaya dağıtıldığı kanallara dönüştüğünde bu işleyiş dolaylı koordinasyon (hub-and-spoke) olarak değerlendirilebilir. Bu mekanizmalar aracılığıyla piyasa aktörlerine ait verilerin toplanıp aktarılması rekabet hukuku kapsamında ihlal niteliği taşıyabilir.

Hâkim Durumun Kötüye Kullanılması ve Finansal Altyapılara Erişim

4054 sayılı Kanun m. 6/1 gereğince; tek başına ya da diğer teşebbüslerle birlikte hareket ederek belirli bir mal yahut hizmet piyasasında sahip olunan hâkim gücün kötüye kullanılması yasaklanmıştır. Finans sektöründe ödeme altyapıları, kart şemaları, POS edinimi, veri erişimi veya zorunlu unsur (essential facility) niteliğindeki alanlarda hâkim konumda bulunan teşebbüslerin dışlayıcı ya da ayrımcı uygulamalara yönelmesi bu yasak kapsamında kabul edilir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 6Kaynağı aç
Madde 6 – Bir veya birden fazla teşebbüsün ülkenin bütününde ya da bir bölümünde bir mal veya hizmet piyasasındaki hakim durumunu tek başına yahut başkaları ile yapacağı anlaşmalar ya da birlikte davranışlar ile kötüye kullanması hukuka aykırı ve yasaktır. Kötüye kullanma halleri özellikle şunlardır: a) Ticari faaliyet alanına başka bir teşebbüsün girmesine doğrudan veya dolaylı olarak engel olunması ya da rakiplerin piyasadaki faaliyetlerinin zorlaştırılmasını amaçlayan eylemler, b) Eşit durumdaki alıcılara aynı ve eşit hak, yükümlülük ve edimler için farklı şartlar ileri sürerek, doğrudan veya dolaylı olarak ayırımcılık yapılması, c) Bir mal veya hizmetle birlikte, diğer mal veya hizmetin satın alınmasını veya aracı teşebbüsler durumundaki alıcıların talep ettiği bir malın veya hizmetin, diğer bir mal veya hizmetin de alıcı tarafından teşhiri şartına bağlanması ya da satın alınan bir malın belirli bir fiyatın altında satılmaması gibi tekrar satış halinde alım satım şartlarına ilişkin sınırlamalar getirilmesi, d) Belirli bir piyasadaki hakimiyetin yaratmış olduğu finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler, e) Tüketicinin zararına olarak üretimin, pazarlamanın ya da teknik gelişmenin kısıtlanması. Birleşme veya Devralma

4054 sayılı Kanun m. 6/2 kapsamında hâkim durumun kötüye kullanılması niteliğindeki eylemler somutlaştırılmıştır. Bu doğrultuda diğer teşebbüslerin pazara girişinin engellenmesi ya da mevcut rakiplerin faaliyetlerinin zorlaştırılması hukuka aykırıdır. Eşit koşullardaki alıcılara eşit edimler karşısında farklı şartlar öne sürülerek ayrımcılık yapılması, bir ürün ya da hizmetin temininin diğer bir ürünün alımına bağlanması veya tekrar satış aşamasında alım satım koşullarına müdahale edilmesi kötüye kullanma hallerini meydana getirir.

Belirli bir piyasadaki hâkimiyetin yarattığı finansal, teknolojik ve ticari avantajlardan yararlanılarak başka bir mal veya hizmet piyasasındaki rekabet koşullarını bozmayı amaçlayan eylemler de kötüye kullanma kabul edilir. Benzer şekilde, tüketicinin zararına yol açacak biçimde üretimin, pazarlamanın veya teknik gelişmenin kısıtlanması da 4054 sayılı Kanun m. 6/2 kapsamında yasaklanmıştır.

Geniş MFN Hükümleri ve Veri Paylaşımında FRAND Koşulları

Finansal sözleşmelerde ve kart kabul ile POS edinimi süreçlerinde yer alan en çok gözetilen müşteri (MFN) hükümleri rekabeti farklı derecelerde etkileyebilir. Yalnızca ilgili kanala özgü dar MFN hükümleri belirli koşullar altında orantılı kabul edilebilirken, tüm kanalları kapsayan geniş MFN hükümleri teşebbüslerin fiyatlandırma esnekliğini zayıflatarak rekabet endişesini artırır.

Müşteri rızasına dayalı açık bankacılık ve finansal veri paylaşımı süreçlerinde ise sistemin adil işlemesi gözetilir. Finansal veri akışında ve arayüz erişimlerinde adil, makul ve ayrımcı olmayan (FRAND benzeri) koşulların sağlanması rekabet hukuku ilkeleri açısından önem arz eder.

Yoğunlaşmaların Denetimi ve İzin Rejimi

4054 sayılı Kanun m. 7/1 uyarınca; hâkim durum oluşturulması ya da mevcut bir hâkimiyetin pekiştirilmesi suretiyle piyasadaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuran şirket birleşmeleri hukuka aykırıdır. Miras yoluyla intikal hali müstesna olmak üzere, bir teşebbüsün mal varlığının, ortaklık paylarının yahut yönetim kontrolü sağlayan araçlarının devralınması da aynı çerçevede denetime tabidir. Kanun m. 7/2 gereğince, hukuki geçerlilik kazanması için Rekabet Kuruluna bildirilmesi zorunlu birleşme ve devralma işlemleri Kurul tarafından yayımlanan tebliğlerle ilan edilir.

4054 sayılı REKABETİN KORUNMASI HAKKINDA KANUN m. 7Kaynağı aç
Madde 7 – (Değişik birinci fıkra:16/6/2020-7246/2 md.) Bir ya da birden fazla teşebbüsün başta hâkim durum yaratılması ya da mevcut bir hâkim durumun güçlendirilmesi olmak üzere ülkenin bütünü yahut bir kısmında herhangi bir mal veya hizmet piyasasındaki etkin rekabetin önemli ölçüde azaltılması sonucunu doğuracak şekilde birleşmeleri veya herhangi bir teşebbüsün ya da kişinin diğer bir teşebbüsün mal varlığını yahut ortaklık paylarının tümünü veya bir kısmını ya da kendisine yönetimde hak sahibi olma yetkisi veren araçları, miras yoluyla iktisap durumu hariç olmak üzere, devralması hukuka aykırı ve yasaktır. Hangi tür birleşme ve devralmaların hukuki geçerlilik kazanabilmesi için Kurula bildirilerek izin alınması gerektiğini Kurul, çıkaracağı tebliğlerle ilan eder. İKİNCİ BÖLÜM Kurulun Yetkileri Menfi Tespit

Finans sektöründeki yoğunlaşmalar kanuni ön bildirim ve izin eşiklerine tabidir. İnceleme sürecinde rekabeti önemli ölçüde azaltma ihtimali bulunan birleşme ve devralma işlemleri yasaklanabileceği gibi, ortaya çıkabilecek rekabet sorunlarını gideren taahhütlerin sunulması yoluyla işleme koşullu izin verilebilir.

Soruşturma Usulü, Pişmanlık, Uzlaşma ve Taahhüt

Rekabet hukuku ihlali iddialarına ilişkin inceleme süreci kanuni aşamalardan oluşur. Süreç; önaraştırma, soruşturmanın açılması, yazılı savunma, sözlü savunma ve nihai Kurul kararı basamaklarını takip eder. Bu aşamalar boyunca teşebbüslerin usule ilişkin hakları ve savunma mekanizmaları işletilir.

Soruşturma süreçlerinin sonuçlandırılmasında farklı yasal çözüm yolları uygulanabilir. Kartel iddialarında pişmanlık başvurusu yapılması halinde ceza muafiyeti veya ceza indirimi sağlanması mümkündür. Ayrıca 4054 sayılı Kanun m. 4 ve m. 6 süreçlerinde taraflarca rekabet endişelerini giderici taahhüt verilmesi veya uzlaşma yoluna gidilmesi suretiyle dosyaların etkin şekilde kapatılması kanunen öngörülmüştür.

BDDK veya TCMB düzenlemeleri bankaların rekabet hukuku sorumluluğunu kaldırır mı?

Hayır, sektörel regülasyonların varlığı finansal kuruluşların rekabet hukuku denetimine tabi olmasını engellemez ve 4054 sayılı Kanun sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

Finans kuruluşları arasında hangi bilgi paylaşımları uyumlu eylem sayılabilir?

Faiz, kâr payı, komisyon, marj, risk ağırlığı, kredi tahsis kriterleri, limit politikaları ve kampanya tarihleri gibi ticari açıdan hassas verilerin gecikmesiz ve firma düzeyinde paylaşılması uyumlu eylem delili oluşturabilir.

Üçüncü taraf aracılar üzerinden bilgi paylaşımı dolaylı koordinasyon oluşturur mu?

Evet, kart şeması, takas kuruluşu veya yazılım tedarikçisi üzerinden yatay rakiplere ait ticari verilerin merkezde toplanıp dağıtılması dolaylı koordinasyon (hub-and-spoke) olarak değerlendirilebilir.

Uyumlu eylem karinesine karşı nasıl savunma yapılabilir?

Hakkında uyumlu eylem karinesi oluşan teşebbüsler, ekonomik ve rasyonel gerçeklere dayanmak koşuluyla uyumlu eylemde bulunmadıklarını ispatlayarak sorumluluktan kurtulabilirler.

Geniş MFN hükümleri POS ve kart sistemlerinde neden sakıncalıdır?

Tüm kanalları kapsayan geniş MFN hükümleri üye işyerlerinin fiyat esnekliğini zayıflatarak rekabet endişesini artırır; kanala özgü dar MFN hükümleri ise belirli şartlarda orantılı görülebilir.

Açık bankacılık ve veri paylaşımında hangi rekabet standardı uygulanır?

Müşteri rızasına dayalı veri paylaşımı ve açık bankacılık süreçlerinde adil, makul ve ayrımcı olmayan (FRAND benzeri) koşulların sağlanması esastır.

Rekabet soruşturmalarında taahhüt ve uzlaşma mekanizmaları nasıl işler?

Kartellerde pişmanlık başvurusuyla ceza indirimi veya muafiyet alınabilirken; 4054 sayılı Kanun m. 4 ve m. 6 kapsamındaki ihlal iddialarında taahhüt veya uzlaşma ile dosya etkin şekilde kapatılabilir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu