Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

by Avukat Erdal Ersoy
Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Yasal Dayanak ve Zorunluluğun Kapsamı

Hukuki işlerde mütalaa vermek, yargı yetkisini haiz organlar nezdinde gerçek ve tüzel kişilere ait hakları savunup dava etmek, adli takipleri yürütmek ve bu süreçlere dair evrakı tanzim etmek münhasıran baroya kayıtlı avukatların salahiyetindedir. Dava ehliyetine sahip olan kişilerin kendi işlemlerini bizzat yürütme serbestisi bulunmakla birlikte, kanun koyucu sermaye ortaklıkları bakımından bu ilkeye istisna getirmiştir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrası gereğince, Türk Ticaret Kanunu'nun 272. maddesinde belirtilen esas sermaye miktarının beş katı veya üzerinde sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye adedi yüz veya daha çok olan yapı kooperatiflerinin sözleşmeli bir avukatla çalışması zorunludur. Anonim şirketler bakımından 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 332. maddesinde tamamı taahhüt edilmiş esas sermaye için taban tutar belirlenmiş ve bu tutarın artırılmasında yetki tanınmıştır. Kayıtlı sermaye sistemini seçen halka açık olmayan anonim şirketlerde ise başlangıç sermayesi kuruluş aşamasında ve sisteme geçişte sağlanması gereken zorunlu sermayedir. Çıkarılmış sermaye ise bu şirketlerde ihraç edilen payların nominal değerlerinin toplamından oluşur.

1136 sayılı AVUKATLIK KANUNU m. 35Kaynağı aç
Madde 35 – (Değişik: 26/2/1970 – 1238/1 md.) Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baroda yazılı avukatlara aittir. Baroda yazılı avukatlar birinci fıkradakiler dışında kalan resmi dairelerdeki bütün işleri de takip edebilirler. (Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008-5728/329 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir. Hukuk ve Ceza Muhakemeleri Usulleri kanunları ile diğer kanun hükümleri saklıdır. Uzlaşma sağlama
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 332Kaynağı aç
MADDE 332- (1) Tamamı esas sözleşmede taahhüt edilmiş bulunan sermayeyi ifade eden esas sermaye ellibin Türk Lirasından ve sermayenin artırılmasında yönetim kuruluna tanınmış yetki tavanını gösteren kayıtlı sermaye sistemini kabul etmiş bulunan halka açık olmayan anonim şirketlerde başlangıç sermayesi yüzbin Türk Lirasından aşağı olamaz. Bu en az sermaye tutarı Cumhurbaşkanınca artırılabilir.[41][42] (2) Bu Kanun anlamında kayıtlı sermayeli anonim şirketlerde başlangıç sermayesi, kuruluşta ve sisteme ilk geçildiğinde haiz olunması zorunlu sermayedir; çıkarılmış sermaye ise, çıkarılmış payların tümünün itibarî değerlerinin toplamını temsil eder. (3) Halka açık olmayan anonim şirketler gerekli şartları artık haiz olmadıkları takdirde, Gümrük ve Ticaret Bakanlığından izin alarak kayıtlı sermaye sisteminden çıkabilecekleri gibi, bu sisteme alınırken aranan nitelikleri kaybettiklerinde, istemleri bulunmasa bile aynı Bakanlık tarafından sistemden çıkartılırlar. (4) 28/7/1981 tarihli ve 2499 sayılı Sermaye Piyasası Kanununun 12 nci maddesi hükmü saklıdır. V – Devletin gözetimi 1. İzin

Anayasal Denetim ve Ret Gerekçeleri

Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrasının iptali istemiyle yapılan başvuruda, anılan yükümlülüğün hukuk devleti, eşitlik, sözleşme özgürlüğü, özel hayatın gizliliği ile ceza ve tedbirlerin kanuniliği esaslarıyla bağdaşmadığı ileri sürülmüştür. Yapılan anayasal incelemede bu iptal istemi reddedilmiştir. Değerlendirmede kuralın amacının, anonim şirketlerin sadece taraf oldukları uyuşmazlık ve davalarda değil, henüz bir hukuki ihtilaf ortaya çıkmadan önce de avukatın mesleki ve hukuki desteğinden faydalanmalarını sağlamak olduğu açıklanmıştır. Zorunluluğun çerçevesinin belirsiz olmadığı tespit edilerek düzenleme hukuk devleti ilkesine uygun bulunmuştur.

Eşitlik ilkesine yönelik incelemede ise yüksek sermayeli anonim şirketlerin ekonomik ve toplumsal düzen üzerindeki etki alanlarının genişliği nedeniyle düşük sermayeli şirketlerle aynı hukuki konumda yer almadıkları ifade edilmiştir. Hukuki konumları farklı olan yapılar arasında sermaye büyüklüğü ölçüt alınarak ayrım yapılması eşitlik ilkesine aykırılık oluşturmamıştır. Bunun yanında yükümlülüğe riayet etmeyen kuruluşlara uygulanacak cezai müeyyidenin kanun metninde önceden belirlenmiş bulunması sebebiyle cezaların yasallığı kuralının da zedelenmediği sonucuna varılmıştır. Yönetmelik düzeyinde yapılan değişiklikler ise anayasal denetim görev ve yetkisi kapsamına girmediği gerekçesiyle incelemeye tabi tutulmamıştır.

Yükümlülüğe Aykırılığın Yaptırımı ve Soruşturma Zamanaşımı

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35. maddesinin 3. fıkrasında yer alan sözleşmeli avukat bulundurma mecburiyetine riayet etmeyen kuruluşlar hakkında Cumhuriyet savcısı tarafından idari para cezası tayin edilir. Bu yaptırım, kuruluş bünyesinde sözleşmeli avukat görevlendirilmediği belirlenen her bir ay için ayrı ayrı uygulanır. Ceza miktarının belirlenmesinde, suç tarihinde sanayi alanında faaliyet gösteren on altı yaşından büyük işçilere tatbik edilen iki aylık brüt asgari ücret tutarı esas alınır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2021/20552, K. 2021/13676 sayılı kararında açıklandığı üzere, sözleşmeli avukat bulundurulmayan her takvim ayı müstakil bir kabahat niteliği taşır. Bu kabahatte soruşturma zamanaşımı, fiil tarihindeki idari para cezası tutarına göre 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasının (c) bendi kapsamında 3 yıl olarak uygulanır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/20552, K. 2021/13676Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2021/20552 E.  ,  2021/13676 K. "İçtihat Metni" Sözleşmeli avukat bulundurmama eyleminden dolayı … hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi uyarınca 158.739,00 Türk lirası idari para cezası uygulanmasına dair … Cumhuriyet Başsavcılığının 04/12/2017 tarihli ve 2017/537 kabahat, 2017/237 sayılı idari yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun kısmen kabulü ile 2013 yılı için 24.000,00 Türk lirası, 2014 yılı için 26.460,00 Türk lirası ve 2015 yılı için 29.646,00 Türk lirası kısmının kaldırılmasına, idari yaptırım kararının 2016 yılı için 39.528,00 Türk lirası ve 2017 yılı için 39.105,00 Türk lirası toplamları olan 78.633,00 Türk lirası olarak düzeltilmesine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 10/07/2018 tarihli ve 2018/33 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair … Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/07/2018 tarihli ve 2018/3686 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 15/11/2018 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 23/11/2018 tarihli ve KYB.2018/94237 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; 1-Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesinde yer alan "1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulur. Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/3. maddesinde yer alan "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, kabahatli şirket hakkında Antalya Barosunca yapılan ihbarın 16/06/2016 tarihinde yapılıp 2013, 2014 ve 2015 yıllarına yönelik herhangi bir ihbarın bulunmaması dikkate alındığında, kabahatli hakkında 2016 yılı ve sonraki döneme ilişkin değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gibi, 2016 ve 2017 yıllarına yönelik olarak adı geçen şirket adına kesildiği ve 2016 yılı Haziran ayı ve 2017 yılı Haziran ayı arasındaki dönemi kapsadığı belirtilerek dosyaya ibraz edilen serbest meslek makbuzlarının asılları veya onaylı suretleri ile belirtilen tarihlerdeki şirketin muhasebe kayıtlarının temin edilerek, şirket kayıtlarında adı geçen avukatlara bahse konu serbest meslek makbuzlarında belirtilen şekilde ödeme yapılıp yapılmadığının tespitine yönelik bilirkişi raporu aldırılmasından sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği cihetle, merciince başvurunun 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yılları arasındaki döneme ilişkin tamamen kabulüne karar verilmesi gerektiği dikkate alınarak itirazın kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, 2-Kabul ve uygulamaya göre de, 1136 sayılı Kanun'un "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35/3. maddesinde yer alan "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki hüküm ile 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesinde yer alan "(1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez.(2)(Değişik:6/12/2006- 5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç yıldır…." şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde, somut dosya kapsamına göre kabahatli … hakkında 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğuna uymadığından bahisle idari yaptırım kararı uygulandığı, anılan idari para cezasının kabahatli şirketin sözleşmeli avukat tayin etmediği her ay için belirlenmesi gerektiği ve uygulanan idari para cezalarının miktarları da dikkate alındığında, kabahatli şirket hakkındaki 2013 yılının tamamı ve 2014 yılı Kasım ayına kadar olan idari para cezalarının 5326 sayılı Kanun'un 20/1-a maddesi gereğince soruşturma zaman aşımına uğradığı, 2014 yılı Aralık ayından sonraki zaman dilimine ilişkin idari para cezalarının zaman aşımına uğramadığı dikkate alındığında, merciince itirazın bu yönden kabulüne karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; I-Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (1) numaralı bendinde belirtilen ihbar tarihi uyarınca muteriz şirket hakkında yalnızca 2016 yılı ve sonraki dönem bakımından değerlendirme yapılması gerektiğine dair talep ile (2) numaralı bendinde belirtilen zamanaşımı süresinin 5326 sayılı Kanunun 20/1-a maddesine tabi olacağı ve 2014 yılı Aralık ayından sonraki döneme ilişkin idari para cezalarının zamanaşımına uğramadığına dair talepler yönünden yapılan incelemede; 1136 sayılı Kanunun 35. maddesinin 3. fıkrasının ''(Değişik üçüncü fıkra: 23/1/2008- 5728/329 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.'' yönünde düzenleme içerdiği, 5326 sayılı Kanunun 20 maddesinin '' (1) Soruşturma zamanaşımının dolması halinde kabahatten dolayı kişi hakkında idarî para cezasına karar verilemez. (2) (Değişik: 6/12/2006- 5560/33 md.) Soruşturma zamanaşımı süresi; a) Yüzbin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde beş, b) Ellibin Türk Lirası veya daha fazla idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde dört, c) Ellibin Türk Lirasından az idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde üç, yıldır. (Ek cümle: 13/2/2011-6111/22 md.) Ancak, 89 uncu maddesi hariç olmak üzere 1111 sayılı Askerlik Kanunu, 2839 sayılı Milletvekili Seçimi Kanunu, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu, 2972 sayılı Mahalli İdareler ile Mahalle Muhtarlıkları ve İhtiyar Heyetleri Seçimi Hakkında Kanun, 3376 sayılı Anayasa Değişikliklerinin Halkoyuna Sunulması Hakkında Kanun, 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu, 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ve 6001 sayılı Karayolları Genel Müdürlüğünün Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanunda belirtilen ve idari para cezasını gerektiren fiilin işlendiği tarihi takip eden takvim yılının son günü bitimine kadar idari para cezası verilerek tebliğ edilmediği takdirde idari yaptırım kararı verilemez, verilmiş olanlar düşer.(3)Nispî idarî para cezasını gerektiren kabahatlerde zamanaşımı süresi sekiz yıldır. (4) Zamanaşımı süresi, kabahate ilişkin tanımdaki fiilin işlenmesiyle veya neticenin gerçekleşmesiyle işlemeye başlar.(5)Kabahati oluşturan fiilin aynı zamanda suç oluşturması halinde suça ilişkin dava zamanaşımı hükümleri uygulanır.'' yönündeki düzenleme ile idari para cezasına konu eylem birlikte değerlendirildiğinde, sözleşmeli avukat tayin edilmeyen her ay için kabahatin oluşacağı ve kabahat tarihindeki idari para cezası miktarına göre zamanaşımı süresinin 5326 sayılı Kanunun 20/2-c maddesi uyarınca 3 yıl olduğu anlaşılmakla birlikte ihbarnamede anılan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunun Yönetmeliği'nin 73/C maddesinde yer alan ifadelerin, ilgili Baro Başkanlığı tarafından yapılan suç duyurusu tarihinden önceki dönemler bakımından inceleme yapılamayacağı ve bu tarihler uyarınca idari yaptırım uygulanamayacağı sonucuna varılamayacağından; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteklerinin ayrı ayrı REDDİNE, II-Kanun yararına bozmaya konu ihbarnamenin (1) numaralı bendinde belirtilen serbest meslek makbuzu ile muhasebe kayıtları bakımından bilirkişi incelemesi yaptırılmadan karar verilmesi nedeni ile eksik inceleme ile karar verildiğine ilişkin neden yerinde görüldüğünden, …. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25/07/2018 tarihli ve 2018/3686 değişik iş sayılı kararının CMK’nun 309/4-a maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, 26.10.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Yargıtay Kararlarında Denetim Usulü ve Kabahatin Oluşumu

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2021/30142, K. 2022/1803 sayılı kararında belirtildiği üzere, sözleşmeli avukat bulundurmama fiilinin kabahat teşkil etmesi baro ihbarına veya şikayet şartına bağlanmamıştır. Madde kapsamına giren kuruluşların avukat tayin etmemeleri halinde kabahat oluşur; baro tarafından daha sonra ihbarda bulunulmuş olması önceki dönemler yönünden kabahatin oluşumuna tesir etmez. Aynı kararda, Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe sunulduktan sonra aynı gün içinde avukatlık sözleşmesi imzalanabileceği, geriye dönük tanzim edildiğine yönelik başkaca delil bulunmadığı sürece kabahatli lehine sözleşmeye itibar edilerek sözleşme tarihinden itibaren kabahatin oluşmayacağı ifade edilmiştir.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/30142, K. 2022/1803Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2021/30142 E.  ,  2022/1803 K. "İçtihat Metni" Sözleşmeli avukat bulundurmama eyleminden dolayı … hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi uyarınca 89.061,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair … Cumhuriyet Başsavcılığının 26/09/2018 tarihli ve 2018/10 kabahat, 2018/76 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin … Sulh Ceza Hâkimliğinin 05/03/2019 tarihli ve 2018/2235 değişik iş sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii … Sulh Ceza Hâkimliğinin 22/03/2019 tarihli ve 2019/735 değişik iş sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığından verilen 04/10/2021 tarihli kanun yararına bozma istemini içeren dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 05/11/2021 tarihli ve KYB. 2021-126188 sayılı ihbarnamesi ile daireye verilmekle okundu. Mezkür ihbarnamede; Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesinde yer alan, "1136 sayılı Avukatlık Kanununun 35 inci maddesinin üçüncü fıkrasına aykırı davranan tüzel kişiler, merkezlerinin bulunduğu yer barosu tarafından takip edilerek haklarında suç duyurusunda bulunulur. Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." ve 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" şeklindeki, başlıklı 35/3. maddesinde yer alan "Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde; Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesi son kısmında belirtildiği üzere, "Baro başkanlığı bu konudaki çalışmaların sonuçlarını sözleşmeye taraf olan avukatları da içeren bir rapor ile her yıl sonunda Türkiye Barolar Birliğine bildirir." şeklindeki hükmü karşısında kabahatli şirket hakkında … Barosunca ihbarın 22/05/2018 tarihinde yapıldığı, dolayısı ile 2016 ve 2017 yıllarına yönelik herhangi bir ihbarın bulunmaması dikkate alındığında, kabahatli hakkında 2018 yılı için değerlendirme yapılarak, dosyaya ibraz edilen kabahatli … ile Avukat … arasında imzalanan 10/07/2018 tarihli hukuki danışmanlık ve ücret sözleşmesinin aslı ile belirtilen tarihteki şirketin muhasebe kayıtlarının temin edilip, tüm deliller birlikte değerlendirilmek ve kabahatli şirketin 2018 yılının Temmuz ayından itibaren sözleşmeli avukat bulundurduğu hususu gözönünde bulundurulmak suretiyle yapılacak inceleme sonucuna göre bir karar verilmesi gerekeceği cihetle, merciince başvurunun 2016, 2017 yılları ile 2018 yılının Temmuz, Ağustos ve Eylül aylarını kapsayan döneme ilişkin verilen idari para cezası kısmı bakımından kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiş ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozmaya atfen ihbar olunmuş bulunmakla Türk Milleti adına gereği görüşülüp düşünüldü; İhbarnamede kanun yararına bozulması istenen … Sulh Ceza Hakimliğinin 2019/735 D.İş sayılı kararının tarihinin 05.04.2019 yerine, 22.03.2019 olarak gösterilmesi, yazım hatası olduğu kabul edilerek yapılan incelemede; 1136 sayılı Yasanın 35/3. maddesindeki düzenleme “… Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet Savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir.” şeklinde olup, kabahatin oluşabilmesi için barolar tarafından herhangi bir başvuru ya da şikayet koşulunun düzenlenmediği, madde kapsamına giren kuruluşların avukat tayin etmemeleri halinde kabahatin oluşacağı, kanun yararına bozma ihbarnamesinde atıf yapılan Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin 73/C maddesindeki düzenlemenin ise avukatlık meslek birliği olan barolar ile Türkiye Barolar Birliğinin kendi iç işleyişine yönelik olduğu, bu itibarla … Barosunun 2016 ve 2017 yıllarına ilişkin ihbarının bulunmamasının kabahatin oluşumuna tesir etmeyeceği, Ancak, kabahatli şirket tarafından idari yaptırım kararına karşı başvurusu ekinde avukat … ile akdedilmiş 10.07.2018 tarihli sözleşme sunulduğu, her ne kadar başvurunun ve itirazın reddine dair kararlarda bu sözleşme tartışılarak, … Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bilgi istenmesi üzerine kabahatli tarafından verilen 10.07.2018 tarihli beyanda bu sözleşmeden bahsedilmemesi ve sözleşmenin sunulmaması nedeniyle itibar edilmediği kanaatine varılmış ise de anılan sözleşmenin aynı tarihte, … Cumhuriyet Başsavcılığına beyan dilekçesinin verilmesinden sonra akdedilmiş olmasının olanak dahilinde olduğu, dosya kapsamında bu sözleşmenin geriye yönelik düzenlendiğini gösterir başkaca bir delil de bulunmadığı gözetildiğinde, kabahatli lehine olacak şekilde sözleşmeye itibar edilerek 2018 yılı Temmuz, Ağustos ve Eylül ayları için kabahatin oluşmayacağının kabul edilmesi gerektiği cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarnamesi içeriğindeki hususlar kısmen yerinde görüldüğünden, … Sulh Ceza Hakimliğinin 22.03.2019 tarih, 2019/735 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nun 309/4-d maddesi uyarınca BOZULMASINA, kabahatliye uygulanan idari para cezasının 76.884,00 TL’ye indirilmesine, 27.01.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Hakkında idari yaptırım uygulanan şirketin birleşme neticesinde ticaret sicilinden terkin edilerek tüzel kişiliğinin son bulduğunun ileri sürüldüğü hallerde, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2022/13533, K. 2024/1383 sayılı kararı doğrultusunda ticaret sicil kayıtlarının celbi sağlanarak tüzel kişiliğin mevcudiyeti ve hukuki durumu karara bağlanmalıdır.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/13533, K. 2024/1383Kaynağı aç
7. Ceza Dairesi         2022/13533 E.  ,  2024/1383 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2020/5334 Değişik iş İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Sözleşmeli avukat bulundurmama eyleminden dolayı Alta Enyat Endüstri Yatırımları Üretim ve Ticaret A.Ş. (işletme adı: Alta Enyat) hakkında 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 35/3. maddesi uyarınca 42.679,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmasına dair Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 30.01.2020 tarihli ve 2019/1232 kabahat, 2020/153 sayılı idarî yaptırım kararına karşı yapılan başvurunun reddine ilişkin Bursa 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 18.09.2020 tarihli ve 2020/1948 değişik iş sayılı kararına yönelik itirazın mercii Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/5334 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 29.09.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130453 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.11.2022 tarihli ve KYB-2022/130453 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “…6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Birleşme" başlıklı 136. maddesinin 4. fıkrasının "Birleşmeyle, devralan şirket devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devralır. Birleşmeyle devrolunan şirket sona erer ve ticaret sicilinden silinir." şeklinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Yalnız avukatların yapabileceği işler" başlıklı 35. maddesinin 3. fıkrasının "(Değişik üçüncü fıkra: 23.01.2008-5728/329 md.) Dava açmaya yeteneği olan herkes kendi davasına ait evrakı düzenleyebilir, davasını bizzat açabilir ve işini takip edebilir. Ancak, Türk Ticaret Kanununun 272 nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadır. Bu fıkra hükmüne aykırı davranan kuruluşlara Cumhuriyet savcısı tarafından sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her … için, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgarî ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idarî para cezası verilir." şeklindeki düzenlemeleri dikkate alındığında, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığı idarî yaptırım bürosunca 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 35/3. maddesi uyarınca Ocak- Aralık 2017 dönemine ilişkin olarak 42.679,00 Türk lirası idarî para cezası uygulanmış ise de, Dosya kapsamına göre, kabahatli şirketin Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 67089 sayısı ile ticaret siciline kayıtlı olup, yine Bursa Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün 73658 sayısı ile ticaret siciline kayıtlı Alta Prokap Metal Formlama ve Makine Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketine (kısaca Alta Prokap) devrolunmak suretiyle 30.06.2013 tarihinde Bursa Ticaret Sicilinden silinerek tüzel kişiliğinin sona erdiği, Alta Prokap isimli şirket tarafından; Alta Prokap Metal Formlama ve Makine Endüstri ve Ticaret Anonim Şirketi'nin 30 Haziran 2013 tarihinde Alta Enyat Endüstri Yatırımları Üretim ve Ticaret Şirketini tüm aktif ve pasifleri ile birlikte bir kül hâlinde aynen devralarak birleştiği bilgisini Bursa Barosu Başkanlığı'na gönderdiği 31.10.2017 tarihli ve 0353/RÜ/aü sayılı cevabî yazısında bildirdiği, Kabahatli şirketin Alta Yedek Parça ve Kalıp San. ve Tic. A.Ş. tarafından devralındığı ve kabahatli şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 07.08.2013 tarihli ve 8380 sayılı nüshasının 338. sayfasında ilân edildiği, Aynı kabahatli şirket hakkında yine aynı kabahat fiili ile ilgili olarak Ocak – Aralık 2018 dönemine ilişkin Bursa Barosu Başkanlığınca Bursa Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan ihbar üzerine, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 21.04.2021 tarihli ve 2020/301 kabahat, 2021/390 sayılı kararı ile, "…yapılan incelemede; Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nin 20.07.2020 tarihli ve 10121 sayılı ilânında kabahat işleyen şirketin Alta Yedek Parça ve Kalıp San. ve Tic. A.Ş.'nin devraldığı, kabahat faili şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiği anlaşıldığından, kabahat faili şirkete … idarî yaptırım kararı verilmesine yer olmadığına … " şeklinde karar verildiği de dikkate alındığında, Alta Enyat Endüstri Yatırımları Üretim ve Ticaret A.Ş. (işletme adı: Alta Enyat) hakkında sözleşmeli bir avukat bulundurmadığından söz edilemeyeceği gözetilmeksizin, itirazın kabulü ile bahse konu idarî yaptırım kararının kaldırılması yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir…” yönündeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu muteriz tarafından ileri sürülen birleşme iddialarına yönelik, hakkında idarî para cezası uygulanan şirkete ait sicil kayıtlarının asıl ya da onaylı suretleri celp edildikten sonra hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği anlaşıldığından, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir. III. KARAR 1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriklerindeki hususlar yerinde görüldüğünden taleplerin KABULÜNE, 2.Bursa 3. Sulh Ceza Hâkimliğinin 15.10.2020 tarihli ve 2020/5334 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca, gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın, Hâkimliğine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 14.02.2024 tarihinde karar verildi.

Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin E. 2021/20552, K. 2021/13676 sayılı kararında açıklandığı üzere, dosyaya serbest meslek makbuzlarının sunulduğu uyuşmazlıklarda, makbuz asılları veya onaylı örnekleri ile şirketin muhasebe defterleri getirtilerek ilgili avukata fiilen ödeme yapılıp yapılmadığının tespiti amacıyla bilirkişi raporu aldırılmalıdır.

Hangi anonim şirketlerin sözleşmeli avukat bulundurması zorunludur?

Türk Ticaret Kanunu'nun 272. maddesinde düzenlenen esas sermaye tutarının en az beş katı sermayeye sahip olan anonim şirketler ile üye sayısı yüz ve üzerinde bulunan yapı kooperatifleri sözleşmeli bir avukat bulundurmakla yükümlüdür.

Sözleşmeli avukat görevlendirmemenin cezası nedir?

Bu yükümlülüğe uymayan kuruluşlara sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için Cumhuriyet savcılığı tarafından suç tarihinde sanayi sektöründeki 16 yaşından büyük işçiler için uygulanan iki aylık brüt asgari ücret tutarında idari para cezası verilir.

Avukat bulundurma zorunluluğunda soruşturma zamanaşımı süresi ne kadardır?

Avukat tayin edilmeyen her ay bağımsız kabahat oluşturur ve tahakkuk eden idari para cezası miktarına göre soruşturma zamanaşımı süresi 5326 sayılı Kanun'un 20/2-c maddesi uyarınca 3 yıldır.

Avukat bulundurmama kabahatinin takibi baro ihbarına bağlı mıdır?

Kabahatin doğması baroların başvuru ya da ihbar şartına bağlı değildir; şirketin kanuni şartları taşımasına rağmen avukat görevlendirmemesi halinde kabahat kendiliğinden oluşur.

Dosyaya serbest meslek makbuzu sunulduğunda inceleme nasıl yürütülür?

İbraz edilen serbest meslek makbuzları ile şirketin muhasebe kayıtları celp edilerek avukata fiilen ödeme yapılıp yapılmadığı yönünde bilirkişi incelemesi yaptırılır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu