Futbol Kulüplerinde Şirketleşme Modeli ve TFF Esasları
Futbol kulüpleri, idari ve mali yapılarını güçlendirmek amacıyla futbol şubelerini anonim şirkete devredebilir. Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü'nün 76. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, futbolla uğraşan bir kulüp futbol şubesini ilgili kanun ve yönetmelikler doğrultusunda kurulmuş bir anonim şirkete devretme hakkına sahiptir. Kendisini bir ticari kuruluş olarak yeniden yapılandıran kulüpler tescillerini başka bir şehre transfer edemez. Bu tür devirlerde futbol oyununun tanıtımı, güçlendirilmesi ve çıkarları öncelik taşır.
Şirketleşme sürecinde tek bir şirket kurulabileceği gibi, futbol şubesinin devredileceği bir ana şirket ve bu şirketin iştiraki olarak ticari faaliyetleri yürütecek ayrı bir şirket şeklinde ikili yapılanmaya da gidilebilir. Bu yapılandırma, faaliyetlerin ayrışmasına ve gelir gider dengesinde avantajlar sağlanmasına zemin hazırlar.
Dernek yapısı altında halka arz işlemi gerçekleştirilemediğinden, şirketleşme süreci kulübe gelir sağlayabilecek halka arz adımları bakımından bir başlangıç oluşturur. Ayrıca anonim şirket yapısına geçiş, gelirlerin çeşitlenmesi ve teminat araçlarının çoğalmasıyla kulübün kredibilitesini artırır; bu durum bankalardan temin edilebilecek kredi olanaklarını genişleterek şartlarını daha uygun hale getirir.
7405 sayılı Spor Kulüpleri ve Spor Federasyonları Kanunu'nun 1. maddesi gereğince, spor kulüpleri ile spor anonim şirketlerinin kuruluşu, organları, gelir ve giderleri, bütçe ve harcama esasları ile denetimleri özel yasal kurallara bağlanmıştır. Borsada işlem görenler de dâhil olmak üzere halka açık spor anonim şirketleri sermaye piyasası mevzuatına tabidir ve anılan Kanun ile getirilen düzenlemeler sermaye piyasası mevzuatından ayrılmadığı sürece uygulanır; aynı konuda farklı hüküm bulunması halinde ise sermaye piyasası mevzuatı öncelik taşır. Kanunun 3 ila 20 nci maddeleri ile 42 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 47 nci maddesinin beşinci fıkrası saklı kalmak kaydıyla, bu Kanun hükümleri kuruluş kanunu bulunan spor federasyonları hakkında uygulanmaz.
7405 sayılı SPOR KULÜPLERİ VE SPOR FEDERASYONLARI KANUNU m. 1Kaynağı aç
Futbol Şubesinin Anonim Şirkete Devir Prosedürü
Futbol şubesini şirketleştirmek isteyen derneğin, öncelikle tüzüğünde öngörülen çoğunlukla genel kurul kararı alması gerekir. Bu genel kurulda futbol şubesinin devredileceği anonim şirkette derneğin pay sahibi olup olmayacağı belirlenmeli ve şirketleşme işlemlerinin yürütülüp tamamlanması amacıyla dernek yönetim kuruluna yetki verilmelidir.
Futbol şubesinin devrinde şubenin bütün aktif ve pasif unsurlarının birlikte devralınması zorunludur. Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü'nün 76. maddesinin 5. fıkrası gereğince devir işlemi, şubeye ilişkin hakların yanı sıra tüm borç ve pasif unsurların da devralan şirkete intikalini emreder.
Genel kurul kararının ardından dernek ile anonim şirket arasında bir devir sözleşmesi imzalanır ve sözleşmeye devir bilançosu eklenir. Futbol Kulüpleri Tescil Talimatı'nın 15. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca tescil için, derneğin futbol şubesinin tüm aktif ve pasifiyle devralınmasına ve sözleşme yapılmasına dair genel kurul kararı ile bu kararın yayımlandığı Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Federasyona sunulur. Başvuru, Türkiye Futbol Federasyonu Yönetim Kurulu tarafından karara bağlanır.
Federasyon onayının verilmesiyle futbol şubesinin anonim şirkete devri tamamlanır. Bu aşamadan sonra futbol takımına ait logo, marka ve isim hakları ile futbol şubesine ilişkin tüm sözleşmelerin dernekten şirkete devredilmesi şarttır. Olası hak kayıplarının önlenmesi adına, futbol şubesinin devrolduğuna ilişkin bildirimler vakit geçirilmeksizin ilgili kurumlara iletilmelidir.
Anonim Şirket Yapısında Pay Devirleri ve Yasal Sınırlamalar
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 490. maddesinin 1. fıkrası uyarınca, kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadıkça nama yazılı paylar herhangi bir sınırlandırmaya bağlı olmaksızın serbestçe devredilebilir. Hukuki işlemle devir, ciro edilmiş nama yazılı pay senedinin zilyetliğinin devralana geçirilmesiyle tamamlanır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2024/1865, K. 2025/478Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 490Kaynağı aç
6102 sayılı Kanun'un 492. maddesi uyarınca esas sözleşmeyle nama yazılı payların ancak şirketin onayıyla devredilebileceği öngörülebilir ve bu sınırlama intifa hakkı kurulurken de geçerlidir; şirket tasfiyeye girmişse devredilebilirliğe ilişkin sınırlamalar düşer. Kanun'un 493. maddesinin 1. fıkrasına göre şirket, esas sözleşmede öngörülmüş önemli bir sebebi ileri sürerek veya devredene paylarını başvurma anındaki gerçek değeriyle kendi ya da diğer pay sahipleri veya üçüncü kişiler hesabına almayı önererek onay istemini reddedebilir. Pay sahipleri çevresinin bileşimine ilişkin esas sözleşme hükümleri, şirketin işletme konusu veya ekonomik bağımsızlığı yönünden haklı gösteriyorsa önemli sebep oluşturur. Esas sözleşme devredilebilirlik şartlarını ağırlaştıramaz.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 493Kaynağı aç
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 492Kaynağı aç
Devralanın payları kendi adına ve hesabına aldığını açıkça beyan etmemesi halinde şirket pay defterine kaydı reddedebilir. Payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi veya cebrî icra yoluyla iktisabında şirket onayı ancak payları gerçek değeriyle devralmayı önerdiği takdirde reddedebilir. Devralan, gerçek değerin belirlenmesini şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden talep edebilir; şirket karar tarihine en yakın tarihteki değer esas alınır ve giderleri şirket üstlenir. Devralan belirlenen değeri bir ay içinde reddetmezse devralma önerisini kabul etmiş sayılır.
Esas sözleşmeye dahil edilecek devir kısıtlamalarının yasadaki haklı sebep kategorilerine uygun olarak somutlaştırılması zorunludur. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı ilamında onanan değerlendirme uyarınca, esas sözleşmede yalnızca kanun maddesine atıf yapılması ya da harici pay sahipleri sözleşmesine yollama yapılması yeterli olmayıp haklı sebebin açıkça somutlaştırılması gerekir. Ayrıca sözleşmelerin nispiliği ilkesi gereğince, pay sahipleri arasında imzalanan pay sahipleri sözleşmesi kural olarak payı devralmak isteyen üçüncü kişilere karşı ileri sürülemez.
6102 sayılı Kanun'un 494. maddesinin 1. fıkrası gereğince gerekli onay verilmediği sürece payların mülkiyeti ve paya bağlı tüm haklar devredende kalır; miras, mal rejimi veya cebrî icra iktisaplarında ise mülkiyet ve malvarlığı hakları derhâl devralana geçmekle birlikte oy ve genel kurula katılma hakları onay şartına bağlıdır. Kanun'un 494. maddesinin 3. fıkrası uyarınca şirket onay istemini aldığı tarihten itibaren üç ay içinde reddetmemişse veya ret haksızsa onay verilmiş sayılır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2024/1865 Esas ve 2025/478 Karar sayılı ilamında, belirli bir pay grubunun katılımı zorunlu olmasına rağmen bu üye bulunmaksızın alınan ret kararının yok hükmünde olduğu ve yasal üç aylık sürede geçerli ret verilmediğinden pay devrine onay verilmiş sayılacağı belirtilmiştir.
6102 sayılı TÜRK TİCARET KANUNU m. 494Kaynağı aç
Şirketleşmenin İş Hukukuna Etkisi ve İşyeri Devri Sorumluluğu
İşyerinin işletilmesinin ardından şirketleşmeye gidilmesi iş hukuku anlamında bir tür işyeri devridir ve önceki işverenlerin yeni kurulan şirkete ortak olması bu hukuki niteliği etkilemez. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2015/30667 Esas ve 2019/4952 Karar sayılı ilamına göre, işyeri devrinin tespitinde temel ölçüt ekonomik birliğin kimliğinin korunmasıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/30667, K. 2019/4952Kaynağı aç
4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesi uyarınca işyerinin veya bir bölümünün devrinde, mevcut iş sözleşmeleri bütün hak ve borçlarıyla birlikte devralana geçer ve devralan işveren işçinin hizmet süresine bağlı haklarda devreden nezdindeki ilk işe başlama tarihini esas alır. Devir tarihinden önce doğan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan birlikte sorumludur; ancak devreden işverenin bu borçlara ilişkin sorumluluğu devir tarihinden itibaren iki yılla sınırlıdır. Bu birlikte sorumluluk, tüzel kişiliğin birleşme, katılma veya tür değiştirmesiyle sona erdiği hallerde ve iflas tasfiyesi sonucu gerçekleşen devirlerde uygulanmaz.
4857 sayılı İŞ KANUNU m. 6Kaynağı aç
Devir tarihine kadar doğmuş bulunan ücret, fazla çalışma, hafta tatili ile bayram ve genel tatil ücreti gibi işçilik alacaklarından devreden işveren iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumlu kalır; devir tarihinden sonraki çalışmalardan doğan bu tür alacaklardan ise devralan işveren tek başına sorumludur. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 2. fıkrası uyarınca işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde işçinin kıdemi, işyeri veya işyerlerindeki hizmet akitleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanır; devreden işverenlerin sorumluluğu işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır. 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesinde süre öngörülmediğinden 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesindeki iki yıllık süre sınırlaması kıdem tazminatı bakımından uygulanmaz. Feshe bağlı diğer alacaklar olan ihbar tazminatı ve kullanılmayan yıllık izin ücretinden yalnızca son işveren sorumludur.
1475 sayılı İŞ KANUNU m. 14Kaynağı aç
İşyeri devri fesih niteliğinde sayılmadığından, devir sebebiyle feshe bağlı hakların talep edilmesi mümkün değildir ve devir kural olarak işçiye haklı fesih hakkı vermez. Bununla birlikte 4857 sayılı İş Kanunu'nun 6. maddesinin 5. fıkrası uyarınca devreden veya devralan işverenin ekonomik, teknolojik veya organizasyonel nedenlere dayalı fesih hakları ile tarafların haklı sebeple derhal fesih yetkileri saklı tutulmuştur.
Futbol şubesini devralan şirket tescilini başka şehre taşıyabilir mi?
Türkiye Futbol Federasyonu Statüsü'nün 76. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, kendisini ticari kuruluş olarak yeniden yapılandıran kulüpler tescillerini başka bir şehre transfer edemez.
Futbol şubesinin devrinde borçlardan muafiyet sağlanabilir mi?
TFF mevzuatı uyarınca şubenin tüm aktif ve pasif unsurlarının birlikte devralınması zorunludur. İş Kanunu m. 6 uyarınca da devir tarihinden önce doğan borçlardan devreden işveren devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle devralanla birlikte müteselsilen sorumludur.
Şirket pay devri onay istemine süresinde cevap vermezse ne olur?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 494. maddesinin 3. fıkrası gereğince anonim şirket onay talebini aldığı tarihten itibaren en geç üç ay içinde usulünce reddetmezse veya ret haksızsa pay devrine onay verilmiş sayılır.
Kulüp çalışanlarının kıdem tazminatından devreden dernek ne kadar süreyle sorumludur?
Kıdem tazminatında devreden işveren için İş Kanunu m. 6/3'teki iki yıllık süre sınırlaması uygulanmaz; devreden işveren kendi dönemi ve devir tarihindeki son ücret seviyesiyle sınırlı sorumlu kalır.
Miras veya cebrî icra yoluyla pay edinenlerin devri şirketçe reddedilebilir mi?
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 493. maddesinin 4. fıkrası uyarınca miras veya cebrî icra iktisabında şirket ret kararını ancak payları gerçek değeriyle devralmayı önerdiği takdirde verebilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

