Banka Hesabı Kiralama ve Dolandırıcılık Suçunun Cezası

by Avukat Erdal Ersoy
Banka Hesabı Kiralama ve Dolandırıcılık Suçunun Cezası

Banka hesap kiralama, kişilerin maddi menfaat karşılığında banka hesaplarını başkalarına geçici olarak devretmesi ve bu hesaplar üzerinden para yatırılıp çekilmesine izin vermesi işlemidir. Bankacılık sisteminde her hesabın kural olarak adına açıldığı kişi tarafından kullanıldığı kabul edilir ve hesapta gerçekleşen tüm finansal hareketlerin hukuki sorumluluğu hesap sahibine aittir. Hesabın yasadışı faaliyetlerde kullandırılması, hesap sahibini ağır adli ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.

Banka Hesabını Kiralamanın Niteliği ve Uygulanan Yöntemler

Hesap kiralama süreçlerinde menfaat vaadiyle temin edilen hesaplar genellikle üçüncü kişilerin denetimine bırakılmaktadır. Dolandırıcılık eylemlerinde failler, aracı kılmak istedikleri kişi adına yeni bir SIM kart temin etmekte ve banka nezdindeki hesap açılış işlemlerini bu telefon numarası üzerinden gerçekleştirmektedir. Banka işlemlerinin tamamlanmasının ardından SIM karta el konulmakta ve banka kartı hesap sahibine verilmemektedir. Böylece tüm mobil bankacılık girişleri, transfer şifreleri ve SMS onay kodları tamamen faillerin denetiminde yönetilmektedir.

5549 Sayılı Kanun Kapsamında Başkası Hesabına Hareket Etme ve Bildirim Yükümlülüğü

5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca banka hesabının başkasına kullandırılması sıkı kurallara bağlanmıştır. 5549 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasına göre; yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimsenin, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmemesi durumunda altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezası uygulanır.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
MADDE 15 – (1) Yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde, kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimse, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmediği takdirde altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezasıyla cezalandırılır. Gümrük idaresine yapılacak açıklama

Aynı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, 4. maddenin ikinci fıkrası ile 7 ve 8. maddelerindeki yükümlülükleri ihlâl eden kimseler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu suçun işlenmesi halinde tüzel kişiler hakkında ise bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.

5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
MADDE 14 – (1) Bu Kanunun 4 üncü maddesinin ikinci fıkrası ile 7 ve 8 inci maddelerindeki yükümlülükleri ihlâl eden kimse bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Bu suç dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. Başkası hesabına işlem yapıldığının beyan edilmemesi

Türk Ceza Kanunu Yönünden Dolandırıcılık ve Cezayı Artıran Haller

Başkasına devredilen veya kullandırılan hesapların dolandırıcılık fiillerinde araç olarak kullanılması halinde Türk Ceza Kanunu hükümleri devreye girer. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık

Dolandırıcılık eylemlerinin iştirak halinde işleniş biçimi cezanın ağırlaşmasına yol açar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Madde 158- (1) Dolandırıcılık suçunun; a) Dinî inanç ve duyguların istismar edilmesi suretiyle, b) Kişinin içinde bulunduğu tehlikeli durum veya zor şartlardan yararlanmak suretiyle, c) Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle, d) Kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle, e) Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına olarak, f) Bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması suretiyle, g) Basın ve yayın araçlarının sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle, h) Tacir veya şirket yöneticisi olan ya da şirket adına hareket eden kişilerin ticari faaliyetleri sırasında; kooperatif yöneticilerinin kooperatifin faaliyeti kapsamında, i) Serbest meslek sahibi kişiler tarafından, mesleklerinden dolayı kendilerine duyulan güvenin kötüye kullanılması suretiyle, j) Banka veya diğer kredi kurumlarınca tahsis edilmemesi gereken bir kredinin açılmasını sağlamak maksadıyla, k) Sigorta bedelini almak maksadıyla, l) (Ek: 24/11/2016-6763/14 md.) Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta ya da kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurum ve kuruluşlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle, İşlenmesi halinde, üç yıldan on yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (Ek cümle: 29/6/2005 – 5377/19 md.; Değişik: 3/4/2013-6456/40 md.) Ancak, (e), (f), (j), (k) ve (l) bentlerinde sayılan hâllerde hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz.[71] (2) Kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak, başkasından menfaat temin eden kişi, yukarıdaki fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) (Ek fıkra: 24/11/2016-6763/14 md.) Bu madde ile 157 nci maddede yer alan suçların, üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek için teşkil edilmiş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza bir kat artırılır. Daha az cezayı gerektiren hal

Etkin Pişmanlık ve Zararın Giderilmesi

Dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi halinde failler etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca, hakkında kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi durumunda verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Zararın kısmen karşılanması durumunda bu indirimlerin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Madde 168 – (Değişik: 29/6/2005 – 5377/20 md.) (1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)[72] suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. (3) Yağma suçundan dolayı etkin pişmanlık gösteren kişiye verilecek cezanın, birinci fıkraya giren hallerde yarısına, ikinci fıkraya giren hallerde üçte birine kadarı indirilir. (4) Kısmen geri verme veya tazmin halinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır. (5) (Ek: 2/7/2012 – 6352/84 md.) Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz. Tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri uygulanması

Banka Hesabının Yetkisiz Kullanımında Yapılacak İşlemler ve İncelemeler

Banka hesabının bilgisi dışında veya yasadışı biçimde kullanıldığını tespit eden kişilerin vakit kaybetmeksizin resmi mercilere suç duyurusunda bulunması gerekir. Eş zamanlı olarak hesabın bulunduğu bankaya başvurularak hesabın derhal kapatılması ve hesapta bulunan bakiyenin bloke edilmesi talep edilmelidir. Bu bildirimler, hesap sahibinin hukuki sorumluluğunun sınırlandırılması bakımından önem taşır.

Bilişim ve banka sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen eylemlere ilişkin yargılamalarda işlemlerin hesabı açtıran kişi tarafından mı yoksa üçüncü şahıslar tarafından mı yapıldığının aydınlatılması esastır. Bu kapsamda, işlemlere ait IP numaralarının statik veya dinamik yapısının araştırılması, kopyalanma ihtimalinin bulunup bulunmadığı ve internet hattı üzerinden hesaba yetkisiz müdahalenin mümkün olup olmadığının saptanması amacıyla konusunda uzman bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılması gerekir.

Banka hesabını başkasına kullandırmanın cezası nedir?

5549 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca kimlik tespitini gerektiren işlemlerde başkası hesabına hareket ettiğini bankaya yazılı olarak bildirmeyen kişilere altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Ayrıca hesabın dolandırıcılıkta kullanılması halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülen dolandırıcılık hükümleri kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.

Dolandırıcılık suçunda zararın ödenmesi cezayı etkiler mi?

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca dava açılmadan önce mağdurun uğradığı zararın tamamen tazmin edilmesi durumunda verilecek ceza üçte ikisine kadar, dava açıldıktan sonra hüküm verilmeden önce ödenmesi halinde ise yarısına kadar indirilir. Kısmi ödemede ise indirim için mağdurun rızası aranır.

Hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenen kişi ne yapmalıdır?

Hesabının haksız biçimde kullanıldığını öğrenen kişinin gecikmeksizin yetkili makamlara resmi suç duyurusunda bulunması, ilgili bankayı bilgilendirerek hesabı kapattırması ve mevcut bakiyenin bloke edilmesini talep etmesi gerekir.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu