Banka hesap kiralama, kişilerin maddi menfaat karşılığında banka hesaplarını başkalarına geçici olarak devretmesi ve bu hesaplar üzerinden para yatırılıp çekilmesine izin vermesi işlemidir. Bankacılık sisteminde her hesabın kural olarak adına açıldığı kişi tarafından kullanıldığı kabul edilir ve hesapta gerçekleşen tüm finansal hareketlerin hukuki sorumluluğu hesap sahibine aittir. Hesabın yasadışı faaliyetlerde kullandırılması, hesap sahibini ağır adli ve cezai yaptırımlarla karşı karşıya bırakır.
Banka Hesabını Kiralamanın Niteliği ve Uygulanan Yöntemler
Hesap kiralama süreçlerinde menfaat vaadiyle temin edilen hesaplar genellikle üçüncü kişilerin denetimine bırakılmaktadır. Dolandırıcılık eylemlerinde failler, aracı kılmak istedikleri kişi adına yeni bir SIM kart temin etmekte ve banka nezdindeki hesap açılış işlemlerini bu telefon numarası üzerinden gerçekleştirmektedir. Banka işlemlerinin tamamlanmasının ardından SIM karta el konulmakta ve banka kartı hesap sahibine verilmemektedir. Böylece tüm mobil bankacılık girişleri, transfer şifreleri ve SMS onay kodları tamamen faillerin denetiminde yönetilmektedir.
5549 Sayılı Kanun Kapsamında Başkası Hesabına Hareket Etme ve Bildirim Yükümlülüğü
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun uyarınca banka hesabının başkasına kullandırılması sıkı kurallara bağlanmıştır. 5549 sayılı Kanun'un 15. maddesinin birinci fıkrasına göre; yükümlüler nezdinde veya aracılığıyla yapılacak kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına ve fakat başkası hesabına hareket eden kimsenin, bu işlemleri yapmadan önce kimin hesabına hareket ettiğini yükümlülere yazılı olarak bildirmemesi durumunda altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezası uygulanır.
5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 15Kaynağı aç
Aynı Kanun'un 14. maddesi uyarınca, 4. maddenin ikinci fıkrası ile 7 ve 8. maddelerindeki yükümlülükleri ihlâl eden kimseler hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. Bu suçun işlenmesi halinde tüzel kişiler hakkında ise bunlara özgü güvenlik tedbirleri uygulanır.
5549 sayılı SUÇ GELİRLERİNİN AKLANMASININ ÖNLENMESİ HAKKINDA KANUN m. 14Kaynağı aç
Türk Ceza Kanunu Yönünden Dolandırıcılık ve Cezayı Artıran Haller
Başkasına devredilen veya kullandırılan hesapların dolandırıcılık fiillerinde araç olarak kullanılması halinde Türk Ceza Kanunu hükümleri devreye girer. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157. maddesi uyarınca, hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp onun veya başkasının zararına olarak kendisine veya bir başkasına yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Dolandırıcılık eylemlerinin iştirak halinde işleniş biçimi cezanın ağırlaşmasına yol açar. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 158. maddesinin üçüncü fıkrasına göre, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının üç veya daha fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında; suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise verilecek ceza bir kat artırılır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 158Kaynağı aç
Etkin Pişmanlık ve Zararın Giderilmesi
Dolandırıcılık suçu tamamlandıktan sonra ortaya çıkan mağduriyetin giderilmesi halinde failler etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanabilir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca, hakkında kovuşturma başlamadan önce bizzat pişmanlık gösterilerek mağdurun uğradığı zararın aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi durumunda verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ancak hüküm verilmeden önce gösterilmesi halinde ise verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir. Zararın kısmen karşılanması durumunda bu indirimlerin uygulanabilmesi için mağdurun rızası şarttır.
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 168Kaynağı aç
Banka Hesabının Yetkisiz Kullanımında Yapılacak İşlemler ve İncelemeler
Banka hesabının bilgisi dışında veya yasadışı biçimde kullanıldığını tespit eden kişilerin vakit kaybetmeksizin resmi mercilere suç duyurusunda bulunması gerekir. Eş zamanlı olarak hesabın bulunduğu bankaya başvurularak hesabın derhal kapatılması ve hesapta bulunan bakiyenin bloke edilmesi talep edilmelidir. Bu bildirimler, hesap sahibinin hukuki sorumluluğunun sınırlandırılması bakımından önem taşır.
Bilişim ve banka sistemleri aracılığıyla gerçekleştirilen eylemlere ilişkin yargılamalarda işlemlerin hesabı açtıran kişi tarafından mı yoksa üçüncü şahıslar tarafından mı yapıldığının aydınlatılması esastır. Bu kapsamda, işlemlere ait IP numaralarının statik veya dinamik yapısının araştırılması, kopyalanma ihtimalinin bulunup bulunmadığı ve internet hattı üzerinden hesaba yetkisiz müdahalenin mümkün olup olmadığının saptanması amacıyla konusunda uzman bilirkişi heyeti incelemesi yaptırılması gerekir.
Banka hesabını başkasına kullandırmanın cezası nedir?
5549 sayılı Kanun'un 15. maddesi uyarınca kimlik tespitini gerektiren işlemlerde başkası hesabına hareket ettiğini bankaya yazılı olarak bildirmeyen kişilere altı aydan bir yıla kadar hapis veya beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Ayrıca hesabın dolandırıcılıkta kullanılması halinde bir yıldan beş yıla kadar hapis cezası öngörülen dolandırıcılık hükümleri kapsamında cezai sorumluluk doğabilir.
Dolandırıcılık suçunda zararın ödenmesi cezayı etkiler mi?
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca dava açılmadan önce mağdurun uğradığı zararın tamamen tazmin edilmesi durumunda verilecek ceza üçte ikisine kadar, dava açıldıktan sonra hüküm verilmeden önce ödenmesi halinde ise yarısına kadar indirilir. Kısmi ödemede ise indirim için mağdurun rızası aranır.
Hesabının dolandırıcılıkta kullanıldığını öğrenen kişi ne yapmalıdır?
Hesabının haksız biçimde kullanıldığını öğrenen kişinin gecikmeksizin yetkili makamlara resmi suç duyurusunda bulunması, ilgili bankayı bilgilendirerek hesabı kapattırması ve mevcut bakiyenin bloke edilmesini talep etmesi gerekir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

