Babalık Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme
Babalık davasında görevli mahkeme 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun'un 4. maddesi uyarınca aile mahkemesidir. Aile mahkemesinin bulunmadığı veya kurulmadığı yerlerde ise Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi davaya aile mahkemesi sıfatıyla bakar. Davaya bakacak yetkili mahkeme ise çoğunlukla tarafların yerleşim yeri veya doğumla bağlantılı yer üzerinden tayin edilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/1248 Esas ve 2017/4772 Karar sayılı ilamında da Türk Medeni Kanunu'nun 282. ve devamı maddelerinde düzenlenen soybağına ilişkin uyuşmazlıklarda bu görev kuralının esas alınması gerektiği vurgulanmıştır.
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/1248, K. 2017/4772Kaynağı aç
4787 sayılı AİLE MAHKEMELERİNİN KURULUŞ, GÖREV VE YARGILAMA USULLERİNE DAİR KANUN m. 4Kaynağı aç
Davanın Tarafları, Temsil Kayyımı ve İhbar Zorunluluğu
Evlilik haricinde doğan çocuk ile baba arasındaki soybağının hâkim hükmüyle kurulmasını temin eden yol babalık davasıdır. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesinin birinci fıkrası uyarınca çocuk ile baba arasındaki soybağının mahkemece belirlenmesini ana ve çocuk isteyebilir. Dava babaya, babanın vefat etmiş olması durumunda ise mirasçılarına karşı ikame edilir. İlgili maddenin üçüncü fıkrası uyarınca babalık davasının Cumhuriyet savcısına ve Hazineye bildirilmesi, dava ana tarafından açılmışsa kayyıma, kayyım tarafından açılmışsa anaya ihbar edilmesi gerekmektedir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 301Kaynağı aç
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 426. maddesi uyarınca bir işte yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması hâlinde vesayet makamı ilgilisinin talebiyle veya kendiliğinden temsil kayyımı atar. Babalık davasında yasal temsilcinin menfaati ile küçüğün menfaatinin çatışması durumunda anılan düzenleme ve Türk Medeni Kanunu'nun 430. maddesi hükümleri uyarınca küçüğü temsil etmek üzere yerleşim yeri vesayet makamı olan sulh hukuk mahkemesince temsil kayyımı atanması ve yargılamanın bu kayyım huzurunda yürütülmesi gerekmektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 2017/1248 Esas ve 2017/4772 Karar sayılı ilamında, vesayet makamı kararı bulunmaksızın idari kurum görevlisinin katılımıyla yargılama yapılamayacağı belirtilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 426Kaynağı aç
Hak Düşürücü Süreler ve Çocuk Yönünden Anayasa Mahkemesi Kararı
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 303. maddesinin birinci fıkrası uyarınca babalık davası, çocuğun doğumundan önce veya sonra açılabilir. Ananın babalık davası açma hakkı kural olarak doğumdan başlayarak bir yılın geçmesiyle düşer. Çocuk ile başka bir erkek arasında soybağı ilişkisi bulunmaktaysa söz konusu bir yıllık hak düşürücü süre, bu ilişkinin ortadan kalktığı tarihte işlemeye başlar; bir yıllık süre geçtikten sonra gecikmeyi haklı kılan sebeplerin bulunması hâlinde ise sebebin ortadan kalkmasından itibaren bir ay içinde dava açılabilir. Çocuk yönünden ise kanunda yer alan hak düşürücü süre hükümleri Anayasa Mahkemesinin iptal kararları sonucunda yürürlükten kalktığından, derdest davalarda çocuk bakımından bu süre kısıtlamaları uygulanmaz.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2017/1927, K. 2018/1471Kaynağı aç
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 303Kaynağı aç
Soybağı Davalarında Re'sen Araştırma İlkesi ve Kamu Düzeni
Soybağına ve nüfus kayıtlarının düzeltilmesine ilişkin davalar kamu düzenini ilgilendiren uyuşmazlıklardandır. Bu nitelikleri gereğince tarafların dava konusu üzerinde serbestçe tasarruf yetkisi bulunmaz. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinin birinci bendi uyarınca hâkim maddi olguları re'sen araştırır ve kanıtları serbestçe takdir eder. Bu kural gereğince mahkeme, tarafların dosyaya sunduğu delillerle bağlı kalmaksızın maddi gerçeğin tereddüde mahal bırakmayacak şekilde açığa çıkarılması için gerekli araştırmaları kendiliğinden yürütme ve delil toplama yetkisini kullanır. Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı ilamında da re'sen araştırma ilkesinin bu davalardaki bağlayıcılığı açıkça teyit edilmiştir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 284Kaynağı aç
Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2024/1536, K. 2024/1830Kaynağı aç
DNA Testinin Koşulları ve İncelemeye Katlanma Yükümlülüğü
Babalık davalarında biyolojik bağın aydınlatılması amacıyla yapılacak DNA incelemeleri belirli kanuni sınırlara bağlıdır. Mahkemenin DNA testi talebini kabul edebilmesi için incelemenin uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu bulunması, bilimsel verilere uygun olması ve kişinin sağlığı yönünden bir tehlike oluşturmaması şarttır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesinin birinci fıkrası gereğince, uyuşmazlığın çözümü bakımından zorunlu ve bilimsel verilere uygun olmak, ayrıca sağlık yönünden tehlike teşkil etmemek kaydıyla herkes soybağının tespiti amacıyla vücudundan kan veya doku alınmasına katlanmak zorundadır.
6100 sayılı HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU m. 292Kaynağı aç
Testten Kaçınma, Zor Kullanma Tedbirleri ve Feth-i Kabir Usulü
Kişinin rızası bulunmaksızın vücudundan zorla biyolojik örnek alınması mahkeme kararı olmaksızın hukuken mümkün değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesinin birinci fıkrası uyarınca, haklı bir sebep bulunmaksızın kan veya doku verme zorunluluğuna uyulmaması hâlinde hâkim incelemenin zor kullanılarak yapılmasına karar verir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/1927 Esas ve 2018/1471 Karar sayılı ilamında da kamu düzenine ilişkin olan babalık iddiası hakkında doğru sonucun elde edilebilmesi için sonraki ve özel kanun niteliğindeki 6100 sayılı Kanun'un 292. maddesi hükmünün uygulanması ve alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinin ikinci bendinde davalının rıza göstermemesi hâlinde sonucun aleyhine doğmuş sayılabileceği yönünde bir düzenleme bulunsa da usul hukuku bakımından incelemenin zor kullanılarak tamamlanması ve rapor temin edilmesi esastır.
Örnek alınması sürecinde kişinin sağlık durumunun elverişli olmaması haklı mazeret teşkil edebilir; ancak süreci uzatmak veya iddiadan kaçınmak amacıyla testten kaçınılması haklı sebep kabul edilmez. Mahkemenin ilgilisini usulüne uygun şekilde davet etmesi, örnek vermemenin kanuni sonuçlarını açıkça ihtar etmesi ve haklı neden yoksa zor kullanma mekanizmasını işletmesi gerekir. Salt rıza gösterilmediği veya davete gelinmediği gerekçesiyle inceleme yaptırılmaksızın karar verilmesi eksik inceleme sayılmaktadır. Nitekim Yargıtay 2. Hukuk Dairesinin 2024/1536 Esas ve 2024/1830 Karar sayılı ilamında, kan ve doku örneği vermekten kaçınan kişi hakkında gerektiğinde yakalama, ihzar ve gözlem altına alma da dâhil olmak üzere zor kullanma tedbirlerinin uygulanması, görevi ihmal eden yetkililer hakkında suç duyurusunda bulunulması ve alınacak rapor doğrultusunda karar verilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Anılan kararda ayrıca soybağının belirlenmesi yönünden somut uyuşmazlığın niteliğine göre vefat eden kişinin mezarı açılarak DNA incelemesi yaptırılabileceği de belirtilmiştir.
Üçüncü Kişilerin Örnek Verme Yükümlülüğü
Soybağının belirlenmesinde kan ve doku örneği verme yükümlülüğü yalnızca davanın taraflarıyla sınırlı değildir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 284. maddesinin ikinci bendi uyarınca üçüncü kişiler de sağlıkları bakımından tehlike yaratmayan zorunlu araştırma ve incelemelere rıza göstermekle yükümlüdür. Ayrıca 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üçüncü kişiler, tanıklıktan çekinme hakkı bulunduğunu öne sürerek soybağının tespiti amacıyla vücutlarından kan veya doku alınması yükümlülüğünden kaçınamazlar.
Sıkça Sorulan Sorular
Babalık davasını kimler açabilir ve dava kime karşı yöneltilir?
Türk Medeni Kanunu'nun 301. maddesi uyarınca babalık davasını ana ve çocuk açabilir. Dava babaya, baba vefat etmiş ise mirasçılarına karşı açılır.
Çocuk tarafından açılacak babalık davasında süre sınırı bulunur mu?
Türk Medeni Kanunu'nun 303. maddesinde çocuk yönünden yer alan hak düşürücü süre hükümleri Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildiğinden, derdest davalarda çocuk bakımından süre sınırlaması uygulanmaz.
Davalı taraf DNA testi için kan veya doku örneği vermezse ne yapılır?
Haklı bir mazeret olmaksızın testten kaçınılması durumunda 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesi uyarınca mahkemece yakalama, ihzar ve gözlem altına alma dâhil zor kullanma tedbirleri uygulanarak inceleme yaptırılır ve alınacak rapor sonucuna göre karar verilir. İnceleme yaptırılmaksızın salt kaçınmaya dayanılarak hüküm kurulması eksik inceleme teşkil eder.
Babanın vefat etmiş olması halinde DNA testi nasıl yapılır?
Babanın vefat etmiş olması durumunda, biyolojik bağın aydınlatılması amacıyla mahkemece uyuşmazlığın koşullarına göre mezar açılarak DNA incelemesi yapılmasına karar verilebilir.
Üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme hakkını öne sürerek DNA testi vermeyi reddedebilir mi?
Hayır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 292. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca üçüncü kişiler tanıklıktan çekinme hakkına dayanarak vücutlarından kan veya doku alınması yükümlülüğünden kaçınamazlar.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

