Ast veya Mesai Arkadaşına Onur Kırıcı Söz Disiplinsizliği

by Avukat Erdal Ersoy
Ast veya Mesai Arkadaşına Onur Kırıcı Söz Disiplinsizliği

Fiilin Tanımı ve Öngörülen Disiplin Cezası

Genel kolluk teşkilatında görev yapan personelin mesai arkadaşlarına, kendisiyle eşit rütbedeki meslektaşlarına veya maiyetindeki astlarına yönelttiği onur kırıcı sözler disiplin hukukunda açık yaptırımlara bağlanmıştır. 7068 sayılı Kanun m. 8/3-b-1 uyarınca, personelin aynı rütbede çalıştığı kişilere, astlarına ya da mesai arkadaşlarına onur kırıcı söz söylemesi, bu doğrultuda davranış sergilemesi yahut sözle, yazıyla veya eylemle hakarette bulunması dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirir.

7068 sayılı GENEL KOLLUK DİSİPLİN HÜKÜMLERİ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMENİN KABUL EDİLMESİNE DAİR KANUN m. 8Kaynağı aç
MADDE 8- (1) Uyarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Silahını, araç ve gerecini, giyim ve kuşamını temiz tutmamak, çalıştığı yerin temizliğine özen göstermemek. b) Yetkili makamlarca belirlenmiş tasarruf tedbirlerine riayet etmemek veya kullanımına sunulan kamu kaynaklarının kullanılmasında gösterilmesi gereken makul seviyedeki özeni göstermemek. c) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir özrü olmaksızın belirli zamanda yapılması gereken faaliyetlere geç kalmak. ç) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.) d) Özürsüz veya izinsiz olarak mesaiye geç gelmek veya erken ayrılmak ya da günlük mesai saatlerine riayet etmemek. e) Nezaket kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak. f) Emrin icrası veya sonuçları ile katılım sağlanan toplantılarla ilgili olarak görevlendirme yapan amire bilgi vermemek. g) Usulüne uygun olarak kendisine verilmiş olan bir emir üzerine; emrin uygun olmadığı, yanlış verildiği, yapılamayacağı ve benzeri şekillerde amirini alenen eleştirmek veya amire karşı itirazda bulunmak (Amir tarafından karar verilene kadar astın fikrini savunması veya emrin kanunsuz olduğu hususundaki kanaatini belirtmek için amire yaptığı itiraz bu kapsamda disiplinsizlik teşkil etmez.). (2) Kınama cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Görev sırasında (…)[1], mevzuat veya talimatlarla yasaklanan davranışlarda bulunmak. b) Mevzuatta belirlenmiş usul ve kurallara riayet etmeden sözlü, yazılı veya elektronik olarak müracaat veya şikâyette bulunmak. c) Nöbeti teslimden sonra görev yerine özürsüz olarak geç dönmek. ç) Bildirimleri süresi içerisinde yerine ulaştırmamak. d) Mevzuat veya talimatlarla taşınmasına veya bulundurulmasına izin verilmiş olanlar dışında, mesleğin ciddiyeti ile bağdaşmayacak biçimde yüzük, bilezik, kolye, madalyon, rozet ve benzeri şeyleri takmak. e) Görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak. f) Mevzuat ve talimatlarla kendisine tevdi edilmiş görevlerin gerektirdiği sorumluluğu üstlenmekten imtina ettiğini gösterecek tavır ve davranışlarda bulunmak. g) Amirleri, üstleri, aynı rütbedeki veya çalışma arkadaşları hakkında ve onların bulunmadığı ortamlarda, onların (…)[2] kişilikleri hakkında kötüleyici veya konuştuğu kişilerde kötü intiba bırakacak tarzda olumsuz sözler söylemek. ğ) Zati demirbaş tabanca veya geçici olarak verilen demirbaş tabancanın üzerinde orijinalliğini bozacak boya, kaplama, gravür veya ciddiyetle bağdaşmayacak şekil, desen, resim ve karakter gibi değişiklikler yapmak. h) Mevzuata veya mesleki teamüllere aykırı hitaplarda bulunmak. ı) Bu fıkrada disiplinsizlik olarak saptanan eylem, işlem, tutum ve davranışlar dışında herhangi bir biçimde görevin takdir ve yerine getirilmesinde müsamaha ve savsaklama göstermek. i) (Mülga:18/10/2018-7148/36 md.) (3) Aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller şunlardır: а) Üç günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller; 1) Mevzuat veya talimata aykırı olarak eksik kuşam ve teçhizatla göreve çıkmak. 2) Amir ve üstlerinin, görev ve mesleki konulara veya tutum ve davranışlarına ilişkin uyarılarına uymamak ya da bu uyarılara kayıtsız kalmak, amir ve üstleri tarafından sorulan soruları gereken süre içinde yanıtlamamak. 3) Özlük hakları ile ilgili veya başka bir kişisel menfaat temini için başkalarını aracı koyup öncelik ve ayrıcalık talep etmek. 4) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saate kadar göreve gelmemek. 5) Görev dışında amir veya üstlerine saygısız davranmak. 6) Nöbet görevine gelmemek veya nöbet ya da nokta görevinde mevzuatla ve/veya talimatlarla belirlenen kurallara aykırı hareket etmek.[3] 7) Görevli bulunduğu sırada görev gereği olmaksızın veya amirin izni olmadan resmi kıyafet ile kahvehane, kıraathane, lokal, kulüp ve benzeri yerlerde oturmak. 8) Amirinden izin almaksızın görevli bulunduğu il sınırları dışına çıkmak. 9) Emrinde çalışanları veya Devletin araç ve gereçlerini idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın özel işlerinde kullanmak. 10) Kendisine verilmiş olan personel kimlik kartını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek. 11) Bazı isteklerini yerine getirmek, kişisel bir menfaat sağlamak, görev veya sorumluluktan kaçmak gibi amaçlarla hastalığını abartmak veya olmadığı halde bir rahatsızlığı varmış gibi göstererek günlük mesainin bir kısmına katılmamayı alışkanlık haline getirmek. 12) Herhangi bir yolu, yeri veya kişiyi arayıp soranlara cevap vermemek, baştan savmak. 13) Görevde kayıtsızlık göstermek, görevi savsaklamak veya geçerli bir özrü olmaksızın belirtilen sürede bitirmemek. 14) Haklı bir neden olmadan kişileri bekletmek. 15) Selamlama ile ilgili olarak belirlenmiş kurallara riayet etmemek. 16) Resmi protokol kurallarına aykırı tavır ve davranışlarda bulunmak. 17) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Görevdeyken, yetkili makamlar tarafından izin verilen durumlar haricinde görev veya hizmetle ilgisi olmayan işlerle uğraşmak. 18) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Kılık ve kıyafet ile ilgili olarak mevzuatta belirlenmiş kurallara uymamak. b) Dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller; 1) Kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya mesai arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek, davranışta bulunmak veya söz, yazı ya da eylemle hakaret etmek. 2) Resmi belge veya göreve ilişkin evrakı kaybetmek. 3) Önlem almamak veya tedbirli davranmamak yüzünden Devlet malı eşyanın hasar görmesine veya kaybolmasına neden olmak.3 4) İzinli olduğu zamanlarda resmi kıyafetle, izinli olmadığı zamanlarda görevli olmaksızın resmi veya sivil kıyafetle, personelin girmesine veya oturup eğlenmesine izin verilen yerler dışındaki kahvehane, lokal, kulüp veya benzeri yerlerde oyun oynamak. 5) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın yirmidört saatten fazla ve iki güne kadar (ikinci gün dahil) göreve gelmemek. 6) Mühür veya beratını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek. 7) Yükümlü bulunduğu devir ve teslim işlemlerini tamamlamadan ya da devir ve teslim işleri tamamlanamadığı takdirde ilgili mevzuatında belirtilen süre dolmadan görev yerinden ayrılmak. 8) Görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri görevin sona ermesine ya da kurumca istenmesine rağmen geri vermemek. 9) İzin verilen haller dışında üniforma giymemek. c) Onbir ila onbeş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektiren fiiller; 1) İzinsiz veya kurumunca kabul edilebilir bir özrü olmaksızın iki günden fazla ve üç güne kadar (üçüncü gün dahil) görevine gelmemek. 2) İzinli bulunduğu sürede, hizmet ve görevin gerektirdiği durumlarda, görevine derhal dönmesi kendisine sözlü, yazılı ya da herhangi bir iletişim vasıtasıyla duyurulduğu halde, kabul edilebilir özrü bulunmaksızın görevine makul sürede dönmemek. 3) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olay, bilgi ve emirleri zamanında iletmemek. 4) Görev sırasında kişilere karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak. 5) Denetleme ve soruşturmaları uzatmak, denetleme raporları ve soruşturma raporlarını süresinde ilgili yerlere vermemek veya göndermemek ya da kabul edilebilir bir neden olmadan soruşturmayı eksik bırakmak. (4) Kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: а) Dört ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Amir ve memurlara görevle ilgili olarak yalan söylemek. 2) Denetim görevini yerine getirmemek. 3) İzinsiz ya da kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak üç günden fazla ve beş güne kadar (beşinci gün dahil) göreve gelmemek. 4) Amirlerini, üstlerini, aynı rütbedeki arkadaşlarını, astlarını veya diğer mesai arkadaşlarını haksız yere şikâyet etmek. 5) Astlarını, aynı rütbedeki arkadaşlarını ve diğer mesai arkadaşlarını dövme girişiminde bulunmak. 6) Toplu olarak sözlü veya yazılı şikâyette bulunmak. 7) Görev sırasında amir veya üstlerine saygısız davranmak. 8) Bu Kanunda ayrıca disiplinsizlik olarak tanımlanmamış olmak kaydıyla astları veya mesai arkadaşlarına yönelik olarak sürekli ve sistemli her türlü baskı ve taciz uygulamak. b) Altı ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Doğrudan veya aracı eliyle astlarından ya da iş sahiplerinden hediye veya borç almak. 2) Kabul edilebilir mücbir sebepler haricinde borçlanıp ödememeyi alışkanlık haline getirmek. 3) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla görevle ilgili olmayan veya saygısızca konuşmalar yapmak ya da anlaşılmaz sesler çıkarmak. 4) Teslim aldığı her çeşit motorlu araç, makine, cihaz ve teçhizatta ağır kusur veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusurla hasara sebep olmak. 5) (İptal alt bend: Anayasa Mahkemesinin 4/5/2023 Tarihli ve E: 2023/24, K: 2023/91 Sayılı Kararı ile) (Yeniden Düzenleme:21/11/2024-7533/39 md.) Görev sırasında veya dışında kurumun hiyerarşik düzenini bozacak veya amirin ya da üstlerinin otoritesini zedeleyecek şekilde amir ya da üstlerinin eylem veya işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte söz söylemek ya da yazı yazmak. 6) Hizmet dışında resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak. 7) Bir görevin kendisine tevdi edildiğini öğrendikten sonra mazeretler ileri sürmek suretiyle göreve başlamayı geciktirmek. c) On ay kısa süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Amir ve üstlerine iletilmesi gereken olayları ve bunlarla ilgili bilgileri amirlerinden ve resmen istenmesi halinde görevli ve yetkili kuruluş ve kişilerden gizlemek. 2) Yetkili olmadığı halde basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları veya diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna bilgi ya da demeç vermek. 3) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu yaralamaya sebebiyet vermek, kendisini yaralamak ya da bu fiillerin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak.3 4) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu yaralamaya sebebiyet vermek. 5) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarını tehdit etmek, (5) Uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Oniki ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Belirlenen durum ve sürelerde mal bildiriminde bulunmamak veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunmak. 2) Görev sırasında kişilere veya herhangi bir nedenle kurum binalarına gelen ya da getirilenlere hakaret etmek. b) Onaltı ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Devlet malı motorlu araçları, muhabere araçlarını, silah veya mühimmatı ihmal nedeniyle kaybetmek. 2) Hizmet içinde resmi sıfatının gerektirdiği saygınlığı ve güven duygusunu sarsacak eylem ve davranışlarda bulunmak. 3) (Değişik:18/10/2018-7148/36 md.) Görev sırasında herhangi bir şekilde uyumak veya uyuklamak. c) Yirmi ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) İzinsiz veya kurumca kabul edilebilir özrü olmaksızın kesintisiz olarak beş günden fazla ve dokuz güne kadar (dokuzuncu gün dahil) görevine gelmemek. 2) Muhafazası veya sevkiyle yükümlü bulunduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün uyanık davranmamak ya da önlem almamak yüzünden kaçmasına neden olmak ya da yakalama görevini savsaklamak. 3) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Kanunun verdiği yetkiye dayalı olmaksızın spor müsabakalarına dayalı sabit ihtimalli veya müşterek bahis veya şans oyunlarını oynamak. ç) Yirmidört ay uzun süreli durdurma cezasını gerektiren fiiller; 1) Silahla dikkatsizlik, tedbirsizlik veya ihmal sonucu ölüme sebebiyet vermek ya da bu fiilin başkaları tarafından işlenmesine neden olmak.[4] 2) Silahla yaralama suçunu kasten işlemek.4 3) Meskûn yerlerde, binalarda, herkesin dolaşıp gezebileceği veya oturabileceği yerlerde silah atmak. 4) Amirin usulüne göre verdiği emri yerine getirmemek. 5) Amirin izni olmaksızın görev yerini terk etmek. 6) Kişinin iffetine yönelik söz söylemek, fiil veya harekette bulunmak. 7) Amir veya üste hakaret etmek. 8) Amir veya üstlerini söz, yazı, tutum veya davranışlarıyla küçümsemek. 9) Amir veya üstlerini dövmeye teşebbüs etmek. 10) Amir veya üstlerini sözlü veya fiili olarak tehdit etmek. 11) Göreve ilişkin her türlü yazılı kağıt, belge, mikrofilm aslı veya kopyalarını kasıtlı olarak yok etmek, ortadan kaldırmak ya da belge niteliği taşıyan bilgisayar programlarını, dosyalarını, verilerini hukuka aykırı olarak ele geçirmek, başkasına zarar vermek üzere kullanmak, tahrip etmek, değiştirmek, silmek, sistemin işlemesine engel olmak ya da yanlış biçimde işlemesini sağlamak. 12) Kriptolu telsiz cihazının ve her türlü kriptolu cihazın kaybını veya çalındığını, idarece kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın ilgili birime derhal bildirmemek. 13) Hizmet aracıyla ağır kusuru veya hizmetten ayrılabilen kişisel kusuruyla trafik kazası sonucu ölüme sebebiyet vermek. (6) Meslekten çıkarma cezasını gerektiren fiiller şunlardır: a) Görevin yerine getirilmesinde dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din ve mezhep ayrımı yapmak veya personel arasında bu yolda ayrım yapıcı tutum ve davranışlarda bulunmak. b) Göreve çıkılmaması için propaganda yapmak, kışkırtmak, zorlamak, karar alınmasını sağlamak, alınan bu karara katılmak veya karar uyarınca göreve çıkmamak. c) Amir ya da üstlerinin icraatına karşı çıkmak ve bu hareketi toplu hale dönüştürerek görev yapılmasını ya da göreve çıkılmasını engellemek, buna katılmak, katılmaya tahrik ya da teşvik etmek. ç) Yetkisini veya nüfuzunu kendisine veya başkalarına çıkar sağlamak amacıyla ya da kin ve dostluk gibi nedenlerle kötüye kullanmak. d) Hizmetle ilgili her türlü dosya, kayıt, resmi evrak veya belgeyi ya da örneklerini yetkisiz kişilere vermek, verilmesini emretmek, verilmesine göz yummak. e) Gizli tutulması zorunlu olan ve görev ile ilgili bulunan bilgi ve belgeleri görevli veya yetkili olmayan kişilere açıklamak. f) Muhafazası veya sevkiyle görevli olduğu şüpheli, sanık, tutuklu veya hükümlünün kaçmasına bilerek ve isteyerek imkân vermek. g) Bilerek ve isteyerek suç kanıtlarını yok etmek veya bunların yok olmasına neden olmak, kanıtları silmek, gizlemek, değiştirmek, bozmak veya bu fiillere yardımcı olmak. ğ) Devlet malı araç, gereç, hayvan, silah, mermi ve mühimmatı satmak veya mal edinmek, personel kimlik kartını, araç, gereç, hayvan, silah ve mühimmatı başkalarının kullanımına vermek. h) Kasıtlı olarak gerçek dışı rapor vermek veya tutanak düzenleyip imza etmek veya ettirmek. ı) Görev sırasında yardım isteyen güvenlik görevlilerine haklı bir neden yokken yardımdan kaçınmak veya bildiği ya da gördüğü bir suçun izlenmesi ve suçlunun yakalanması için gerekli girişimde bulunmamak. i) Mesleğin saygınlığını zedeleyecek şekilde uygunsuz yerlere gitmek. j) Görev mahallinde veya görevli bulunduğu sırada alkollü içki içmek veya içilmesine göz yummak. k) Göreve sarhoş veya alkollü içki içtiği belli olacak biçimde gelmek. l) Resmi kıyafetle umuma açık yerlerde alkollü içki içmek veya resmi kıyafetli olarak gizlenemeyecek derecede sarhoş görünmek. m) Uyuşturucu maddeleri yapmak veya kullanmak, bunların yapılmasına, kullanılmasına, saklanmasına, nakledilmesine, yakalanacağı sırada ortadan kaldırılmasına, satılmasına veya satın alınmasına aracı olmak, kullanılmasını kolaylaştırmak ya da özendirmek.[5] n) Kumar oynamak veya oynatmak, kumar oynatanlarla ilişki kurmak. o) Kaçakçılık yapmak veya kaçakçılarla ilişki kurmak. ö) Geliri ile uygun sayılmayacak biçimde yaşadığı ve aşırı harcamada bulunduğu kanıtlanmış olmak ve bunun haklı kaynağını gösterememek. p) 14/7/1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu ile öngörülen grev yasağı kapsamına giren eylemlerde bulunmak. r) Devlet memurları tarafından yapılamayacağı 657 sayılı Kanunda belirtilen kazanç getirici faaliyetlerde bulunmak. s) Siyasi partilerin yararına veya zararına çalışmak ya da siyasal eylemlerde bulunmak, görevli olmaksızın siyasal amaçla yapılacak açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine katılmak. ş) İffetsizliği bilinen veya anlaşılmış olan bir kimse ile bilerek evlenmek ya da evlilik bağını devam ettirmek veya böyle bir kimseyi yanında bulundurmak ya da nikahsız olarak devamlı surette yaşamakta ısrar etmek. t) Kanuna aykırı olarak sendikalara üye olmak, sendikaların veya üyesi bulunmadıkları derneklerin yapacakları bilimsel, kültürel ve teknik nitelik taşımayan açık veya kapalı yer toplantılarına ya da gösteri yürüyüşlerine görevli olmaksızın katılmak, açık yer toplantı ve gösteri yürüyüşlerine resmi kıyafetli veya silahlı olarak katılmak ya da üyesi bulundukları derneklerin tüzüklerinde belirtilen amaçları dışındaki çalışmalarını veya bu nitelikteki toplantı ya da gösteri yürüyüşlerini düzenlemek veya bunlara katılmak. u) Görevde kullanılan telsiz, telefon haberleşmesini veya kurum içi iletişim sistemlerini kasıtlı olarak engellemek. ü) Mesleğin onur ve saygınlığını zedeleyici veya amir ya da üstlerinin eylem ve işlemlerini olumsuz yönde eleştirici nitelikte tek başına veya topluca bildiri dağıtmak ya da basın, haber ajansları, radyo ve televizyon kurumları ve diğer iletişim kanalları vasıtasıyla kamuoyuna yönelik bilgi, yazı ve demeç vermek. v) Amir ya da üste karşı itaatsizliğe, mukavemete ya da fiilen taarruza tahrik ya da teşvik etmek. y) Menşei belli olmayan, bulundurulması ve taşınması yasak olan her çeşit silah, mühimmat ve benzerlerini bulundurmak. z) Hukuka aykırı olarak kişiler arasındaki haberleşmenin gizliliğini ihlal etmek, kişiler arasındaki haberleşme içeriklerini ifşa etmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın kaydetmek, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri ifşa etmek, kişilerin özel hayatının gizliliğini ihlal etmek, kişilerin özel hayatına ilişkin görüntü veya sesleri ifşa etmek, kişisel verileri kaydetmek, kişisel verileri bir başkasına vermek, yaymak veya ele geçirmek, kanunların belirlediği sürelerin geçmiş olmasına karşın verileri sistem içinde yok etmekle yükümlü olduğu halde bu görevini kasıtlı olarak yerine getirmemek, gerçeğin meydana çıkmasını engellemek amacıyla suç delillerini yok etmek, silmek, gizlemek, değiştirmek veya bozmak, sayılan fiilleri emir vererek yaptırmak. aa) Yetkili olmadığı halde hukuka aykırı olarak elektronik ortamda veya bilgisayar loglarında kişisel verilerle ilgili sorgulama yapmak, bu şekilde elde edilen bilgileri paylaşmak veya yayın yoluyla duyurmak, log kayıtlarını değiştirmek veya silmek. bb) Görevi gereği öğrendiği veya edindiği kişisel bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilerle paylaşmak ya da basın ve yayın kuruluşlarına veya diğer iletişim kanallarına vermek. cc) Bir kimseyle gayri tabii mukarenette bulunmak yahut bu fiili kendisine rızasıyla yaptırmak. çç) Görevine, sosyal ve aile yaşantısına zarar verecek derecede menfaatine, içkiye, kumara ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkün olmak. dd) Üstlerine, aynı rütbedeki meslektaşları ile diğer mesai arkadaşlarına fiili tecavüzde bulunmak.[6] ee) Görevde kullanılan telsiz haberleşme araçlarıyla amir ya da üstleri hakkında olumsuz yönde eleştirici nitelikte konuşmalar yapmak. ff) Dernek kurmak ya da spor dernekleri dışındaki derneklere üye olmak. gg) Vakıf kurmak veya Bakanlıkça belirlenmiş vakıflardan başka vakıfların organlarında görev almak. hh) (Ek:18/10/2018-7148/36 md.) Fuhşa teşvik eden, bunun yolunu kolaylaştıran ya da fuhuş için aracılık eden veya yer temin eden kişilerle bilerek ilişki kurmak. (7) (Değişik:17/1/2019-7161/64 md.) Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığında, terfileri 27/7/1967 tarihli ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanunu, 28/5/1988 tarihli ve 3466 sayılı Uzman Jandarma Kanunu, 18/3/1986 tarihli ve 3269 sayılı Uzman Erbaş Kanunu ve 10/3/2011 tarihli ve 6191 sayılı Sözleşmeli Erbaş ve Er Kanunu hükümlerine tabi olan personelin; a) Kısa süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/5’i ila 1/4’ü, b) Uzun süreli durdurma cezası verilmesini gerektiren hallerde brüt aylıklarının 1/3’ü ila 1/2’si, kesilir. (8) Yedinci fıkrada yer alan cezalar yetkili disiplin kurullarınca verilir. Devlet memurluğundan çıkarma

Benzer Disiplin Maddeleriyle Karşılaştırma

7068 sayılı Kanun m. 8/2-e kapsamında, görev sırasında veya dışında kendisi ile aynı rütbede çalışanlara veya mesai arkadaşlarına karşı saygısız davranmak kınama cezasını gerektiren fiiller arasında sayılmıştır. Aynı Kanun m. 8/3-c-4 uyarınca ise görev sırasında kişilere karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak, on bir ila on beş günlüğe kadar aylıktan kesme cezasını gerektirmektedir.

Eylemin süreklilik arz etmesi veya kurum içine yönelmesi hâlinde daha ağır yaptırımlar düzenlenmiştir. 7068 sayılı Kanun m. 8/4-a-8 gereğince, mevzuatta ayrıca başka bir disiplinsizlik olarak belirlenmemiş olması koşuluyla, astlara veya çalışma arkadaşlarına yönelik devamlılık gösteren sistemli baskı ve taciz fiilleri dört ay kısa süreli durdurma cezasına tabidir. Kanunun 8/5-a-2 maddesinde ise vazife başında kişilere yahut kurum binalarına herhangi bir sebeple intikal etmiş kişilere hakarette bulunulması on iki ay uzun süreli durdurma cezası kapsamına alınmıştır.

Hukuka Aykırı Ses Kayıtları ve İspat Rejimi

Disiplin soruşturmalarında başvurulan delillerin hukuka uygun yollardan toplanması anayasal bir zorunluluktur. Anayasa'nın 38. maddesinin altıncı fıkrasındaki kanuna aykırı yollarla elde edilmiş bulguların delil sayılamayacağı yönündeki kural disiplin yargılamasında da bağlayıcıdır. Danıştay 5. Dairesinin E. 2016/15945, K. 2019/2827 sayılı kararında; kişilerin rızası dışında yapılan ortam dinleme ve ses kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliği taşıdığı, bu nedenle disiplin cezalandırmasına temel yapılamayacağı belirtilmiştir. Söz konusu hukuka aykırı kayıt dosya kapsamından çıkarıldığında, dinlenen tanık beyanlarının da iddia edilen onur kırıcı ifadeleri doğrulamadığı somut olayda, isnadın sübut bulmadığı gerekçesiyle davanın reddine dair ilk derece mahkemesi kararı oyçokluğuyla bozulmuş ve yeniden karar verilmek üzere dosya mahkemesine gönderilmiştir. Bahse konu kararda, ilk derece mahkemesi hükmünün onanması gerektiği yönünde bir karşı oy yer almıştır.

Danıştay 5. Daire, E. 2016/15945, K. 2019/2827Kaynağı aç
Danıştay 5. Daire Başkanlığı         2016/15945 E.  ,  2019/2827 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y BEŞİNCİ DAİRE Esas No : 2016/15945 Karar No : 2019/2827 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : KARŞI TARAF (DAVALI) : İçişleri Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : … İSTEMİN KONUSU : … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ : Dava konusu istem: … İli, … İlçe Emniyet Müdürlüğünde emniyet amiri olarak görev yapan davacının "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya iş arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/B-1. maddesi uyarınca 3 günlüğe kadar aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak kınama cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Emniyet Genel Müdürlüğü Merkez Disiplin Kurulunun 23/06/2011 tarih ve … sayılı kararının iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; dosyada mevcut soruşturma dosyası, tanık ifadeleri ve eki bilgi ve belgeler ile anılan olayla ilgili olarak … isimli polis memuru tarafından kayda alınan ses kaydı CD'sinin dökümünün birlikte incelenmesinden; … İl Emniyet Müdürlüğüne 17/09/2010 tarihinde isimsiz olarak gelen e-postanın … tarafından gönderildiğinden şüphelenilmesi üzerine davacının, adı geçen polis memurunu odasına çağırdığı ve eşinin de bulunduğu bir ortamda polis memuruna karşı "…senin ya buradan cesedin çıkar ya tayinin çıkar… yaptığın çok büyük şerefsizlik…" şeklinde onur kırıcı sözler söylediğinin anlaşılması karşısında, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/B-1. maddesi kapsamına girdiği anlaşılan eylemi nedeniyle tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Öte yandan, davacının; Türk Ceza Kanunu'nun 133. maddesinde, kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları taraflardan birinin rızası olmadan dinleyenlerin ve kayda alanların cezalandırılacağı öngörüldüğünden, suç olan bir eylem sonucu elde edilen delilin hukuken geçerli olamayacağı yolundaki iddiasına karşılık, davacının makam odasında kendisi, eşi ve bir polis memuru arasında geçen konuşmanın kamuya açık alanda geçmesi nedeniyle aleni olmadığının kabulüne imkan bulunmadığı gibi, kendisine karşı fiziki veya fiili bir saldırı olan kişinin bu saldırıyı kaydederek lehine delil olarak kullanmasının kişinin kendisini savunma hakkı kapsamında olduğu ve ayrıca bu delil ve tespitlerin özel hayatın gizliliğini ihlal etmemek kaydıyla ceza hukukundan farklı olarak disiplin hukukunda delil olarak kabul edilebileceği belirtilerek, anılan iddiaya itibar edilmemiştir. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, hukuka aykırı olan delillere itibar edildiği ve eksik soruşturma yürütüldüğü ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde subjektif değerlendirmelere yer verildiği ve dilekçede ileri sürülen hususların 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde sayılan sebeplerden hiçbirisine uymadığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmaktadır. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'IN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Beşinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: MADDİ OLAY : … İli, … İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde emniyet amiri olarak görev yapan davacı ve aynı yerde polis memuru olarak görev yapan eşi hakkında … İl Emniyet Müdürlüğüne 17/09/2010 tarihinde gelen isimsiz elektronik postada; davacının eşinin işe hiç gitmediği, davacının eşine ayrımcılık yaptığı, bunların mobese kayıtlarında da mevcut olduğu belirtilmiştir. Bu elektronik postanın … isimli polis memuru tarafından gönderildiğinden şüphelenilmesi nedeniyle, davacının, eşinin de bulunduğu bir ortamda adı geçen polis memuruna karşı onur kırıcı sözler söylediği iddiasında bulunulması üzerine başlatılan disiplin soruşturması neticesinde davacının, "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya iş arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak" fiilini işlediğinden bahisle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 5/B-1. maddesi uyarınca 3 günlüğe kadar aylık kesimi cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, aynı Tüzüğün 15. maddesi uyarınca bir alt ceza uygulanarak kınama cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Bunun üzerine temyizen incelenen dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: T.C. Anayasasının 38. maddesinin 6. fıkrasında, "Kanuna aykırı olarak elde edilmiş bulgular, delil olarak kabul edilemez" hükmüne yer verilmiştir. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 5/B-1. maddesinde, "kendisi ile aynı rütbede çalışanlara, astlarına veya iş arkadaşlarına karşı onur kırıcı söz söylemek veya davranışta bulunmak", aylık kesim cezasını gerektiren fiil ve haller arasında sayılmış; aynı Tüzüğün “Bir alt ceza verilmesi” başlıklı 15. maddesinde ise, “Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir.” kuralına yer verilmiştir. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Hukuka aykırı olarak elde edilen delillere dayanılarak mahkumiyet kararı verilmesi nedeniyle adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasıyla yapılan bireysel başvuru sonucunda Anayasa Mahkemesince verilen 01/02/2018 tarih ve Başvuru No:2014/4704 sayılı kararda; kanuni bir temeli olmadan elde edildiği veya elde ediliş yöntemi bakımından hukuka aykırı olduğu ilk bakışta anlaşılabilen veya derece mahkemelerince hukuka aykırı olduğu tespit edilen delillerin yargılamada tek veya belirleyici delil olarak kullanılmasının hakkaniyete uygun yargılanma hakkı bakımından sorun oluşturabileceği; hakkaniyete uygun bir yargılamanın, delillerin gerçekliği ve güvenilirliği konusundaki kuşkuların giderilmesini ve delillerin güvenilirliğine ve gerçekliğine etkili bir şekilde itiraz etme fırsatının tanınmış olmasını zorunlu kıldığı vurgulanmıştır. Olayda, … isimli polis memuru tarafından, kendisi ile davacı ve davacının eşi arasında geçen konuşmaların kayda alındığı ve bu ses kaydındaki konuşmalarda davacının adı geçen polis memuruna, "…senin ya buradan cesedin çıkar ya tayinin çıkar… yaptığın çok büyük şerefsizlik…" şeklinde onur kırıcı sözler söylediğinin sabit olduğu gerekçesiyle dava konusu işlemin tesis edildiği görülmektedir. Ancak, T.C. Anayasasının 38. maddesi hükmü ile Anayasa Mahkemesince konuya ilişkin belirlenen genel ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, anılan dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil niteliğinde olması nedeniyle disiplin cezasına dayanak alınmasına imkan bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Kanuna aykırı olarak elde edildiği açık olan dinleme kayıtları değerlendirme dışı bırakılarak diğer deliller yönünden uyuşmazlık konusu olay değerlendirildiğinde ise, tanık olarak ifadelerine başvurulan kişilerin ifadelerinde, davacının onur kırıcı söylemlerde bulunduğunu duymadıklarını beyan ettiklerinin görülmesi karşısında, davacının üzerine atılı fiilin sübuta ermediği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmemiştir. Bu itibarla, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1.2577 sayılı Kanun’un 49. maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne, 2.Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 4. 2577 sayılı Kanun'un (geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 16/04/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. (X) KARŞI OY : Temyiz istemine konu idare mahkemesi kararı ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir neden bulunmadığından istemin reddi ile kararın onanması gerektiği oyuyla çoğunluk kararına katılmıyorum.

Disiplin soruşturmalarında kişilerin meşru savunma amacıyla konuşmaları gizlice kaydettiği ve bunun özel hayatı zedelemediği müddetçe kullanılabileceği yönündeki savunmalar bu kararda kabul görmemiştir. Öte yandan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu m. 133/1 uyarınca aleni olmayan konuşmaların ilgililerin izni bulunmaksızın dinlenmesi veya ses alma aygıtıyla kayda geçirilmesi iki yıldan beş yıla kadar hapis yaptırımı doğurur. Aynı Kanun m. 133/2 uyarınca kişinin bizzat katıldığı kapalı bir söyleşiyi diğer katılımcıların rızası olmadan kaydetmesi altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezasına, m. 133/3 uyarınca bu kayıtların hukuka aykırı şekilde ifşa edilmesi ise iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dört bin güne kadar adlî para cezasına tabidir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 133Kaynağı aç
Madde 133- (1) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaları, taraflardan herhangi birinin rızası olmaksızın bir aletle dinleyen veya bunları bir ses alma cihazı ile kaydeden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Katıldığı aleni olmayan bir söyleşiyi, diğer konuşanların rızası olmadan ses alma cihazı ile kayda alan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) (Değişik: 2/7/2012-6352/80 md.) Kişiler arasındaki aleni olmayan konuşmaların kaydedilmesi suretiyle elde edilen verileri hukuka aykırı olarak ifşa eden kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis ve dörtbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. İfşa edilen bu verilerin basın ve yayın yoluyla yayımlanması halinde de aynı cezaya hükmolunur. Özel hayatın gizliliğini ihlal

Geçmiş Hizmet Değerlendirmesi ve Bir Alt Derece Ceza

Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 15. maddesinde yer alan ceza indirimi mekanizmasında, karar aşamasına kadar personelin geçmişteki hizmet durumu değerlendirilir. Hükme göre, geçmiş hizmetleri olumlu nitelikte bulunan, iyi ya da çok iyi derecede performans puanına sahip olan ve bunun yanında ödül veya başarı belgesi almış olan personele; işlenen eylemin niteliği, gerçekleştirilme biçimi, cereyan ettiği yer ve zaman göz önünde tutularak öngörülen disiplin cezasının bir derece hafifi uygulanabilir.

717339 sayılı EMNİYET TEŞKİLATI DİSİPLİN TÜZÜĞÜ m. 15Kaynağı aç
Madde 15 – (Değişik: 26/6/2015-2015/7911 K.) Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu olan, iyi veya çok iyi derecede performans değerlendirme puanı ile ödül veya başarı belgesi alan memurlara, işledikleri fiilin özelliği, biçimi, işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir. Yürürlükten kaldırılan hükümler:

Lehe Olan Hükmün Uygulanması ve Dava Açma Süresi

Disiplin hukuku sahasında lehe olan kuralın tatbiki ilkesi geçerlidir. Eylemin gerçekleştiği tarihte yürürlükte bulunan mevzuat hükümleri ile sonradan yürürlüğe konulan kurallar farklılık taşıyorsa, hakkında soruşturma yürütülen memurun lehine sonuç doğuran düzenlemenin esas alınması icap eder. Yargı denetimi neticesinde lehe olan düzenlemenin dikkate alınması amacıyla verilen bir iptal kararı bulunması hâlinde ise bu karar, lehe kurala uygun olacak biçimde yeni bir disiplin yaptırımı tesis edilmesine engel oluşturmaz.

Disiplin cezasının kesinleştiğinin muhatabına resmen bildirilmesinden itibaren 60 gün içerisinde dava açılmalıdır. Bu 60 günlük dava açma süresi, jandarma bünyesinde görev yapan uzman çavuşlar ile emniyet teşkilatındaki polis memurları bakımından geçerlidir.

Mesai arkadaşına onur kırıcı söz söyleyen kolluk görevlisi ne ceza alır?

7068 sayılı Kanun m. 8/3-b-1 kapsamında, aynı rütbede çalışanlara, astlara veya mesai arkadaşlarına yönelik onur kırıcı söz söylemek, bu mahiyette davranmak ya da hakaret etmek dört ila on günlüğe kadar aylıktan kesme cezası ile karşılanır.

Gizli ses kaydı disiplin cezasında delil olarak kabul edilir mi?

Anayasa m. 38/6 uyarınca kanuna aykırı elde edilen bulgular delil sayılamaz. Danıştay 5. Dairesinin E. 2016/15945, K. 2019/2827 sayılı oyçokluğuyla verilen kararında, personelin rızası dışında alınan gizli dinleme kayıtlarının hukuka aykırı delil olduğu ve ceza tayininde dayanak yapılamayacağı belirtilerek, diğer delillerle fiilin sübuta ermediği gerekçesiyle davanın reddine ilişkin mahkeme kararı bozulmuştur.

Disiplin cezasının iptali için dava açma süresi ne kadardır?

Disiplin cezasının kesinleştiğinin kişiye tebliğ edildiği tarihten itibaren dava açma süresi 60 gündür; bu kural polis memurları ve jandarma personeli olan uzman çavuşlar için geçerlidir.

Disiplin sürecinde sonradan yürürlüğe giren lehe kural uygulanır mı?

Disiplin cezalarında lehe norm ilkesi uygulanır; fiilin işlendiği tarihteki kurallar ile sonradan yürürlüğe giren mevzuat hükümleri farklıysa memurun lehine olan yasal kural dikkate alınır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu