Hizmete Mahsus Eşyayı Tahrip, Terk ve Kaybetme Suçu (As.C.K. m. 130)

by Avukat Erdal Ersoy
Hizmete Mahsus Eşyayı Tahrip, Terk ve Kaybetme Suçu (As.C.K. m. 130)

Suç Nedir ve Kimler Hakkında Uygulanır

Askeri Ceza Kanunu'nun 130. maddesi, hizmete tahsis edilmiş eşyalara yönelik belirli fiilleri suç olarak tanımlar ve yalnızca asker kişilere uygulanır. Bu yönüyle suç, özgü suç niteliği taşımaktadır; sivil kişilerin aynı fiilleri işlemesi hâlinde genel ceza kanunları kapsamındaki hükümler devreye girer.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 130Kaynağı aç
Madde 130 – (Değişik:
22/3/2000-4551/26 md.)
Askeri eşyayı kasten terk veya kısmen
yahut tamamen tahrip eden, özürsüz kaybeden veya harabolmasına sebebiyet veren
veya özel menfaati için kullanan asker kişiler, eşyanın değeri, önemi, meydana
gelen hasarın miktarı ve fiilin işleniş şekline göre üç aydan iki seneye kadar
hapis cezası ile cezalandırılırlar.
Suç konusu eşya; silah,
mühimmat, savaş aracı veya gereci ise ceza artırılır.
Kaybedilen, kasten terk
veya kısmen yahut tamamen tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen
eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur.
Eşyayı ve malları
çalan, satan, rehine veren ve alanlar[30]

Madde kapsamındaki suç fiilleri şunlardır: askeri eşyayı kasten terk etmek, kısmen veya tamamen tahrip etmek, özürsüz kaybetmek, harabolmasına sebebiyet vermek ve özel menfaati için kullanmak. Kaybetme fiilinde 'özürsüz' niteliğinin bulunması aranmakta olup diğer seçimlik hareketler bakımından kastın nasıl değerlendirileceği somut olayın koşullarına göre ayrı bir incelemeyi gerektirebilir.

Suçun Unsurları

Kasten terk, hizmete tahsis edilmiş bir eşyanın görevli personel tarafından bilinçli ve isteyerek bulunduğu yerden bırakılması ya da ayrılmasıdır.

Kayıp söz konusu olduğunda, ihmal, tedbirsizlik veya özensizlik sonucu eşyanın bulunamaz hâle gelmesi özürsüz kayıp sayılır ve suçu oluşturur. Buna karşılık yangın, deprem veya düşman saldırısı gibi failin kusurundan kaynaklanmayan mücbir sebep hâlleri özürlü kayıp olarak değerlendirilir ve bu durumda suç oluşmaz.

Özel menfaat için kullanma, askeri eşyanın hizmet amacı dışında şahsi çıkar sağlamak üzere kullanılmasıdır. Bu tür kullanımda eşyanın doğrudan zarar görmesi aranmaz; amacı dışında kullanılmış olması yeterlidir.

Suçun manevi unsuru genel kasttır; failin eşyanın askeri hizmete tahsisli olduğunu bilerek ve isteyerek terk etmesi, tahrip etmesi veya kullanması hâlinde suç oluşur. Öte yandan 'özürsüz kaybetme' fiilinin ihmal veya tedbirsizliğe dayalı yapısının, kastı esas alan diğer seçimlik hareketlerden farklı bir değerlendirme gerektirebileceği göz önünde bulundurulmalıdır. Ayrıca eşyanın mutlaka faile teslim edilmiş, yani zimmetli olması gerekmez; önemli olan eşyanın askeri eşya niteliği taşımasıdır.

Ceza ve Ağırlaştırıcı Hâl

As.C.K. m. 130 uyarınca temel ceza üç aydan iki yıla kadar hapistir. Hâkim bu aralıkta takdir yetkisini kullanırken eşyanın değerini, önemini, meydana gelen hasarın miktarını ve fiilin işleniş biçimini gözetir.

Suç konusu eşyanın silah, mühimmat, savaş aracı veya gereci olması hâlinde ceza artırılır. Artırım oranı veya üst sınır madde metninde sayısal olarak belirtilmemiştir.

Hapis cezasına ek olarak, kaybedilen, kasten terk edilen, tahrip edilen veya harabolmasına sebebiyet verilen eşyanın ödettirilmesine de ayrıca hükmolunur. Bu yaptırım hapis cezasından bağımsız biçimde uygulanır.

Asker Kişinin Eşya Sorumluluğu

211 sayılı İç Hizmet Kanunu'nun 42. maddesi, her askerin vazife ve hizmet gereği kendisine teslim edilen her türlü Devlet malının bakım, korunma ve muhafazasından sorumlu olduğunu hükme bağlar.

211 sayılı İç Hizmet Kanunu'nun 42. maddesine 7415 sayılı Kanun ile eklenen düzenleme uyarınca, askeri araçları kullanmakla görevlendirilen yükümlü erbaş ve erler, araç kazasından doğan zararı tazminle sorumlu tutulmaz. Ancak kast veya ağır kusur nedeniyle harp malzemesine zarar vermek suçundan mahkûmiyet söz konusu olursa bu istisna uygulanmaz. Maddenin yalnızca yükümlü erbaş ve erlere uygulandığı; diğer personel statülerine uygulanıp uygulanmayacağı ise maddede açıkça düzenlenmemiştir.

As.C.K. m. 144, kendisine tevdi edilen askeri bir işin ifasında bu kanunda yazılı hâller dışında Türk Ceza Kanunu'na göre cezayı gerektiren ihmal, tekasül veya görevin suistimalini yaptırıma bağlamaktadır. Bu maddenin m. 130 ile mal sorumluluğu bağlamında bir sınır oluşturup oluşturmayacağı ve iki madde arasındaki uygulama önceliği somut olayın koşullarına bağlı olup kaynakta ayrıntılı biçimde tartışılmamıştır.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 144Kaynağı aç
Madde 144 – Kendisine tevdi edilen askeri bir
işin ifasında bu kanunda yazılı hallerden başka Türk Ceza Kanunu mucibince
cezayı mucip ihmal ve tekasül gösteren ve vazifesini suiistimal eden o kanun
mucibince cezalandırılır. (T.C.K.B: F:4)
ONUNCU
FASIL
Askeri
disiplini bozan sair fiiller
Madununa
nezarete ihmal edenler, madunun suçları hakkında takibatta bulunmayanlar:

Disiplin Hukuku Boyutu

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu'nun 19. maddesinin birinci fıkrasının (ç) bendi, hizmete mahsus eşyaya zarar vermeyi ayrı bir disiplinsizlik türü olarak tanımlamaktadır. Bu tanıma göre harp malzemesini veya hizmete tahsis edilmiş bir askeri eşyayı; kasıt, ihmal veya tedbirsizlik sonucu kaybetmek ya da hasara uğramasına sebebiyet vermek bu kapsamda değerlendirilmektedir.

6413 sayılı TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ DİSİPLİN KANUNU m. 19Kaynağı aç
MADDE 19 – (1) Hizmet yerini terk etmeme
cezasını gerektiren disiplinsizlikler şunlardır:
a) Emre itaatsizlik: Kasıtlı olarak hizmete ilişkin
bir emri tam yapmamak ya da değiştirerek veya sınırını aşmak suretiyle
yapmaktır.
b) Kısa süreli kaçmak: Kıtasından veya görev yerinden
yedi günü aşmayacak ve bu süre içinde kendiliğinden gelecek şekilde kaçmak veya
mesaiye gitmemektir.
c) İzin süresini geçirmek: İzin, istirahat veya hava
değişimi süresini yasal veya kabul edilebilir bir mazereti olmaksızın altı günü
aşmayacak ve bu süre içinde kendiliğinden gelecek şekilde geçirmektir.
ç) Hizmete mahsus eşyaya zarar vermek: Harp
malzemesini veya hizmete tahsis edilmiş bir askeri eşyayı; kasıt, ihmal veya
tedbirsizlik sonucu kaybetmek veya hasara uğramasına sebebiyet vermektir.
d) Hediye istemek veya borç almak: Maiyetinden veya
astlarından hediye istemek veya her ne şekilde olursa olsun borç almaktır.
e) Maiyetinin disiplinsizliği hakkında soruşturma
yapmamak: Maiyeti tarafından işlenen bir disiplinsizliği öğrenmesine rağmen
ceza vermeme takdir yetkisinin bulunduğu hâller dışında kasten disiplin
soruşturması yapmayarak disiplinsizliği örtbas etmektir.
f) Asta kötü muamele yapmak: Astına, askeri usul ve
kurallar dışında kötü davranmak, eziyet amacıyla hizmetini lüzumsuz yere
güçleştirmek veya başkaları tarafından kötü muamelede bulunulmasına müsamaha
göstermektir.
g) Nöbet talimatına aykırı hareket etmek: Maddi bir
zarar doğmasına sebebiyet vermeyecek şekilde, ilgili mevzuat kapsamındaki nöbet
görevlerini yaparken, nöbet yerini terk etmek veya belirlenmiş ve tebliğ
edilmiş olan nöbet talimatındaki kurallara aykırı hareket etmektir.
ğ) Hoşnutsuzluk yaratmak: Çalıştığı mesai ortamında
söz veya fiilleri ile hizmetin yerine getirilmesini olumsuz yönde etkilemektir.
h) Tahrik: Asker kişileri, amirlerine veya üstlerine
karşı itaatsizliğe, saygısızlığa, mukavemet göstermeye veya müessir fiil
işlemeye tahrik veya teşvik etmektir.
ı) Sarhoşluk: Tıbbi raporla ispatlanmak veya
gizlenemeyecek derecede olmak şartıyla, göreve sarhoş gelmek veya görevdeyken
alkollü içki içmektir.
i) Kumar oynamak: Askeri mahâl içinde kumar oynamaktır.
j) Yasak edilen malzemeyi bulundurmak: Kıta, karargâh
ve kurumlarda ya da görev esnasında bulundurulması veya kullanılması emirle
yasak edilen cep telefonu, bilgisayar, radyo, teyp, fotoğraf makinesi gibi
görüntü, ses ve benzeri verileri ve bilgileri kaydeden, depolayan veya ileten
her türlü cihaz ve aletler ile aksamlarını bulundurmak veya kullanmaktır.
k) İzinsiz üyelik: Meslek kuruluşları, dernek ve vakıf
üyelikleri ile spor kulüplerinin faal üyeliklerine izin almaksızın girmektir.
l) Disiplin cezasının yerine getirilmesine karşı
gelmek: Yetkili kişi veya organlar tarafından verilen disiplin cezalarının,
idari yaptırımların veya disiplinsizlik nedeniyle verilen görev ve
sorumlulukların gereğinin yerine getirilmesine karşı çıkmak ve bu kapsamda yapılması
zorunlu olan görev ve yükümlülükleri tam olarak yerine getirmemektir.
m) Kavga etmek: Meşru savunmaya ilişkin şartlar saklı
kalmak kaydıyla, askeri mahâl içerisinde, fiilen birisine vurmaktır.
n) (Ek:12/6/2024-7517/51 md.) Askerî kimliğini,
görev veya faaliyetlerini izinsiz açıklamak: Eyleminin daha ağır bir disiplin
suçunu oluşturma durumları hariç olmak üzere kendisinin veya başka bir askerî
personelin, askerî kimliğini, görev veya faaliyetleri kapsamında askerî bilgi,
belge, konum bilgisi veyahut bunlardan herhangi birini içeren resim, yazı,
fotoğraf, ses kaydı, video gibi görsel ve işitsel materyalleri, Millî Savunma
Bakanlığınca yetki verilen durumlar hariç, radyo, televizyon, internet, sosyal
medya, gazete, dergi, kitap ve diğer tüm medya araçları ile her türlü yazılı,
görsel, işitsel ve elektronik kitle iletişim araçları vasıtasıyla yayınlamak
veya açıklamaktır.
Silahlı Kuvvetlerden ayırma cezasını
gerektiren disiplinsizlikler

6413 sayılı Kanun'un 19. maddesi kapsamındaki bu eylemler, hizmet yerini terk etmeme cezasını gerektiren disiplinsizlikler arasında sayılmıştır. Söz konusu cezanın alt ve üst sınırları bu maddede ayrıca düzenlenmemiş olup ilgili düzenleme için ayrı bir madde incelenmelidir.

Disiplin soruşturması idari nitelikte olup disiplin amirlerince yürütülür; ceza yargılaması ise adli yargı mercilerinde ayrıca sürdürülür. Her iki süreç birbirinden bağımsız işler.

Soruşturma ve Kovuşturma Usulü

Askeri suçların takibi şikâyete bağlı değildir; As.C.K. m. 48 gereğince As.C.K. m. 130 kapsamındaki suçun soruşturulması ve kovuşturulması re'sen yürütülür.

Asker kişilerin işledikleri askeri suçların soruşturulması As.C.K. Ek m. 15 uyarınca izne tabidir. Bununla birlikte, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçüstü hâllerinde soruşturma izin aranmaksızın genel hükümlere göre yürütülür.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. Ek 15Kaynağı aç
Ek Madde 15 – (Ek:24/6/2021-7329/5 md.)
Asker kişilerin işledikleri askerî
suçların soruşturulması izne tabidir. Ancak, ağır ceza mahkemesinin görevine
giren suçüstü hâllerinde soruşturma genel hükümlere göre yürütülür.
Soruşturma izni, asgari tugay
komutanı veya eşidi askerî kurum amiri
(Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanlıklarında eşidi)
olmak üzere, asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askerî kurum
amiri, bu kişilerin yokluklarında ise vekilleri tarafından bizzat verilir.
Genelkurmay Başkanlığı, Kuvvet Komutanlıkları ve Milli Savunma Üniversitesi
hariç, Millî Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili
kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni Millî
Savunma Bakanı tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma
izni ise görev yeri dikkate alınarak ilgisine göre Genelkurmay Başkanının veya
ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da resen Millî Savunma Bakanı
tarafından verilir.
Bir askerî birlik veya askerî kurumda
geçici olarak görevlendirilen veya harekât komutasına verilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, geçici olarak
görevlendirildikleri veya harekât komutasına verildikleri askerî birlik veya
askerî kurumun bağlı bulunduğu soruşturma izni vermeye yetkili birlik komutanı
veya askerî kurum amiri tarafından verilir.
Kanunlarda aksi yazılı olmadıkça,
bir askerî birlik veya askerî kurum dışında görevlendirilen asker kişiler
hakkında soruşturma izni, bu görevlerinin devamı süresince, Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir.
Uluslararası anlaşmalar gereğince
yabancı asker kişilerin askerî suçları hakkında soruşturma izni Millî Savunma
Bakanı tarafından verilir. Bunlar hakkında altıncı ve yedinci fıkra hükümleri
uygulanmaz.
Millî Savunma Bakanı, general ve
amiraller hariç subay veya astsubaylara ilişkin soruşturma izni verme
yetkisini, Personel Genel Müdürlüğünün bağlı olduğu bakan yardımcısına
devredebilir.
Subay ve astsubaylar hariç diğer
kişilerin işledikleri askerî suçlara ilişkin soruşturma izni verme yetkisi, bu
izni vermeye yetkili komutan veya askerî kurum amiri tarafından teşkilatında
bulunan hukuk sınıfından olan ya da 27/7/1967 tarihli
ve 926 sayılı Türk Silâhlı Kuvvetleri Personel Kanununun geçici 45 inci maddesinin
birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca atanmış olan hukuk hizmetleri başkanı
veya birim amirine, Millî Savunma Bakanı tarafından merkezde Hukuk Hizmetleri
Genel Müdürü veya yardımcısına, taşrada ve bağlı kurum ve kuruluşlarda ise
asgari alay eşidi kurum amirine
devredilebilir.
İzin vermeye yetkili merci, ihbar
veya şikâyetin işleme konulması hâlinde bir ön inceleme başlatır, ön incelemeyi
bizzat yapabileceği gibi, izin vermeye asıl yetkili merciin emrinde olan ve
hakkında inceleme yapılanın üstü konumundaki asker kişilerden birine de
yaptırabilir. İzin vermeye yetkili merci, emrinde olan ve hakkında inceleme
yapılanın üstü konumundaki en az üç asker kişiden oluşan bir heyet de
görevlendirebilir. İzin vermeye yetkili merciin zorunlu gördüğü hâllerde, heyette
yer alanların çoğunluğunun, hakkında inceleme yapılanın rütbe veya
kıdemce eşidi veya üstü konumunda, heyet
başkanının ise hakkında inceleme yapılanın üstü konumunda olması gerekir.
(Ek dokuzuncu fıkra:30/6/2022-7415/1
md.) Firar ve izin tecavüzü gibi hakkında
ön inceleme yapılanın bulunamaması nedeniyle ifade almayı imkânsız hâle getiren
zorunlu hâllerde, ilgilinin ifadesi alınmaz.
Yetkili merci, soruşturma izni
konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dâhil
en geç otuz gün içinde verir. Bu süre, zorunlu hâllerde on beş günü geçmemek
üzere bir defa uzatılabilir. Yetkili merci, belirtilen süreler içinde
soruşturma izni verilmesi veya verilmemesi konusunda karar verir ve kararını
Cumhuriyet başsavcılığına, hakkında inceleme yapılana ve varsa şikayetçiye bildirir. Bu kararlara karşı on gün içinde itiraz
edilebilir. Sırf askerî suçlara ilişkin verilen soruşturma iznine itiraz
edilmesi, soruşturma işlemlerini engellemez. İtiraz,  general ve
amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için ise yetkili
merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır. İtirazlar,
öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır. Verilen kararlar
kesindir.
General ve amiraller hakkındaki
soruşturma Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından
yapılır. Hâkim kararı gerektiren işlemlere dair Yargıtay Cumhuriyet
Başsavcılığının talepleri ile kovuşturmaya yer olmadığına dair kararlara
yapılan itirazlar hakkında, soruşturma konusu suçların en ağırına bakmakla
görevli Yargıtay ceza dairesini numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı
tarafından karar verilir. Suçun son numaralı ceza dairesinin görevine girmesi
hâlinde talebi ve itirazı inceleme yetkisi Birinci Ceza Dairesi Başkanına
aittir. Hâkim kararı gerektiren işlemlerde Başkanın verdiği kararlara karşı
yapılan itirazı numara itibarıyla izleyen ceza dairesi başkanı inceler. Son
numaralı daire başkanının kararı, Birinci Ceza Dairesi Başkanı tarafından
incelenir. İddianame hazırlanması hâlinde kovuşturma Yargıtay ilgili ceza
dairesince yapılır.
19/4/1990 tarihli ve 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması,
Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanununun 17 nci maddesinin
birinci fıkrasında yer alan suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma
ve kovuşturma genel hükümlere göre yapılır.
Bu maddede hüküm bulunmayan
hâllerde 2/12/1999 tarihli ve 4483 sayılı
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri
uygulanır.
Yüce Divanda yargılanacak asker kişilerle
ilgili soruşturma usulü:

Soruşturma izni, kural olarak asker kişinin görev yaptığı birlik komutanı veya askeri kurum amiri tarafından bizzat verilir; bu makamın asgari tugay komutanı veya eşidi askeri kurum amiri düzeyinde olması gerekir. Millî Savunma Bakanlığı merkez ve taşra teşkilatı ile bağlı ve ilgili kurum ve kuruluşlarda görev yapan asker kişiler hakkında soruşturma izni ise Millî Savunma Bakanı tarafından verilir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma izninde görev yeri dikkate alınarak Genelkurmay Başkanının veya ilgili Kuvvet Komutanının teklifi üzerine ya da resen Millî Savunma Bakanı karar verir.

Yetkili merci, soruşturma izni konusundaki kararını suçun işlenildiğinin öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dahil en geç otuz gün içinde vermek zorundadır. Zorunlu hâllerde bu süre on beş günü geçmemek üzere bir kez uzatılabilir. Verilen karara karşı on gün içinde itiraz yoluna başvurulabilir; sırf askeri suçlara ilişkin soruşturma iznine itiraz edilmesi soruşturma işlemlerini durdurmaz.

İtiraz, general ve amiraller için Danıştay Birinci Dairesine, diğer asker kişiler için ise yetkili merciin yargı çevresinde bulunduğu bölge idare mahkemesine yapılır. İtirazlar öncelikle incelenir ve en geç üç ay içinde karara bağlanır; verilen kararlar kesindir. General ve amiraller hakkındaki soruşturma ise Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı veya Başsavcıvekili tarafından yürütülür.

3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu'nun 17. maddesi kapsamındaki suçları işleyen asker kişiler hakkında soruşturma ve kovuşturma genel hükümlere göre yürütülür; bu suçlar bakımından soruşturma izni aranmaz. As.C.K. Ek m. 15'te hüküm bulunmayan hâllerde ise 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uygulanır.

Yetki ve Görevli Mahkeme

Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 12. maddesi uyarınca davaya bakmak yetkisi kural olarak suçun işlendiği yer mahkemesine aittir. Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı yer, kesintisiz suçlarda kesintinin gerçekleştiği yer ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer mahkemesi yetkilidir.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 12Kaynağı aç
Madde 12 – (1) Davaya bakmak yetkisi, suçun işlendiği yer
mahkemesine aittir.
(2) Teşebbüste son icra hareketinin yapıldığı, kesintisiz suçlarda
kesintinin gerçekleştiği ve zincirleme suçlarda son suçun işlendiği yer
mahkemesi yetkilidir.
(3) Suç, ülkede yayımlanan bir basılı eserle işlenmişse yetki, eserin
yayım merkezi olan yer mahkemesine aittir. Ancak, aynı eserin birden çok yerde
basılması durumunda suç, eserin yayım merkezi dışındaki baskısında meydana
gelmişse, bu suç için eserin basıldığı yer mahkemesi de yetkilidir.
(4) Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçunda
eser, mağdurun yerleşim yerinde veya oturduğu yerde dağıtılmışsa, o yer
mahkemesi de yetkilidir. Mağdur, suçun işlendiği yer dışında tutuklu veya
hükümlü bulunuyorsa, o yer mahkemesi de yetkilidir.
(5) Görsel veya işitsel yayınlarda da bu maddenin üçüncü fıkrası hükmü
uygulanır. Görsel ve işitsel yayın, mağdurun yerleşim yerinde ve oturduğu yerde
işitilmiş veya görülmüşse o yer mahkemesi de yetkilidir.
(6) (Ek:8/7/2021-7331/10 md.) Bilişim sistemlerinin, banka veya
kredi kurumlarının ya da banka veya kredi kartlarının araç olarak kullanılması
suretiyle işlenen suçlarda mağdurun yerleşim yeri mahkemeleri de yetkilidir.
Özel yetki

Tek Eylemden Birden Fazla Suç Hükmünün Uygulanması

Aynı zaman ve mekânda, aynı amaç doğrultusunda gerçekleştirilen tek bir harekete dayalı eylemlerde, birden fazla suç hükmünün ayrı ayrı uygulanmasının kanuna uygun olup olmadığı somut olayın koşullarına, özellikle faillerin kastı ve eylemlerinin niteliğine göre belirlenir. Bu değerlendirme, As.C.K. m. 130 ile diğer askeri suç hükümleri arasındaki norm ilişkisi bakımından da geçerlidir; içtima kurallarının uygulanması her davada ayrıca ele alınmalıdır.

Sık Sorulan Sorular

Askeri eşyanın zimmetimde olması gerekmez mi?

Hayır, eşyanın mutlaka faile teslim edilmiş olması aranmaz. Önemli olan eşyanın askeri eşya niteliği taşımasıdır. Zimmetli olmayan bir askeri eşyaya yönelik fiiller de madde kapsamında değerlendirilebilir.

Dikkatsizlikle eşya kaybolsa suç oluşur mu?

İhmal, tedbirsizlik veya özensizlik sonucu eşyanın kaybolması özürsüz kayıp sayılır ve suçu oluşturur. Buna karşılık yangın, deprem ya da düşman saldırısı gibi failin kusurunun bulunmadığı mücbir sebep hâlleri özürlü kayıp olarak değerlendirilir ve bu durumda suç oluşmaz.

Ceza davası açılırken şikâyet şart mı?

Hayır. As.C.K. m. 48 gereğince askeri suçların takibi şikâyete bağlı değildir. Suç, yetkili merciler tarafından re'sen soruşturulur ve kovuşturulur.

Hem disiplin hem de ceza soruşturması aynı anda yürüyebilir mi?

6413 sayılı TSK Disiplin Kanunu m. 19/1-ç kapsamındaki disiplin yaptırımı ve As.C.K. m. 130 kapsamındaki cezai sorumluluk birbirinden bağımsız düzenlemelerdir. Disiplin soruşturması disiplin amirlerince idari olarak yürütülürken ceza yargılaması adli yargı mercilerinde ayrı olarak sürer.

Soruşturma izni ne kadar sürede verilir?

Yetkili merci, soruşturma iznine ilişkin kararını suçun öğrenilmesinden itibaren ön inceleme dahil en geç otuz gün içinde vermek zorundadır. Zorunlu hâllerde bu süre on beş günü geçmemek üzere bir kez uzatılabilir. Verilen karara on gün içinde itiraz edilebilir; ancak sırf askeri suçlara ilişkin soruşturma iznine itiraz soruşturma işlemlerini durdurmaz.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu