Yoklama Kaçağı ve Bakaya Suçu: Ceza, Mazeret ve Savunma

by Avukat Erdal Ersoy
Yoklama Kaçağı ve Bakaya Suçu: Ceza, Mazeret ve Savunma

Yoklama kaçağı, 7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 3. maddesi uyarınca tabi olduğu yoklama yılı içinde yoklamasını yaptırmayan yükümlüyü ifade eder. Bu kişiler önce idari para cezasıyla karşılaşır; ceza kesinleştikten ve kanunda sayılan mazeretlerden hiçbiri bulunmaksızın yükümlülük devam ederse 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesi kapsamında ceza soruşturması başlar. Hukuki sürecin hangi aşamada olduğunu bilmek, savunmayı doğru kurmanın ilk adımıdır.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 63Kaynağı aç
Madde 63 – 1 – (Değişik:
31/3/2011-6217/4 md.) Barışta, 25/6/2019 tarihli ve 7179 sayılı Askeralma Kanununun 24 üncü
maddesi uyarınca haklarında verilen idarî para cezası kesinleştikten sonra söz
konusu Kanunun 23 üncü maddesinde belirtilen mazeretlerden birisi
bulunmaksızın,[17]
a) Yoklama kaçaklarından
birlikte (…)[18]
yoklamaya tabi oldukları doğumluların yurt genelinde normal sevk yılı içindeki
son kafilesi gönderilmiş bulunanlar için, son kafilenin gönderilmesi tarihinden,
b) Bakaya kalanlar için,
bakaya kaldıkları tarihten,
c) İhtiyat erattan
çağrılıp da birlikte işleme tabi olduğu kişiler gönderilmiş bulunanlar için, en
son gönderilme tarihinden,
d) Yoklama kaçağı, saklı
veya bakaya olup olmamasına bakılmaksızın askerlik şubesince sevk edildiği kıtasına
katılmayan veya geç katılanlar için, kendilerine tanınan kanuni yol süresinin
bitiminden,
itibaren dört ay içinde
gelenler altı aya kadar, yakalananlar iki aydan altı aya kadar; dört aydan
sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar dört aydan
bir yıla kadar; bir yıldan sonra gelenler dört aydan iki yıla kadar,
yakalananlar altı aydan üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.
2 – (Değişik:
15/6/1942-4257/1 md.) Seferberlikte birinci fıkrada yazılı olanlarla
ruhsatlılardan sevk gününün bitmesinden itibaren yedi gün içinde gelenler bir
aydan bir seneye, elde edilenler dört aydan iki seneye kadar, yedi günden sonra
üç ay içinde gelenler iki seneden aşağı olmamak üzere elde edilenler üç seneden
aşağı olmamak üzere hapis, üç aydan sonra kendiliğinden gelenler beş seneden az
olmamak üzere ağır hapis, elde edilenler ölüm cezasına mahkum edilirler. Az
vahim hallerde ölüm cezası yerine müebbet veya on seneden aşağı olmamak üzere
ağır hapis cezası verilir ve diğer hallerde gösterilen cezalar yarıya
indirilir.
Çağırılıpta gelmiyen yedek subaylar,
yedek astsubaylar ve askeri memurların cezaları:[19]

Yoklama Kaçağı ile Bakaya Arasındaki Fark

İki kavramın karıştırılması hukuki açıdan önemli sonuçlar doğurabilir. Yoklama kaçağı, askerlik çağına giren bireyin kanunla belirlenen süre içinde yoklama işlemini hiç yaptırmamasıdır. Bakaya ise yoklamasını tamamlayan yükümlünün sevk tarihine uymayarak birliğine katılmamasıdır. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesinde her iki durum için süre başlangıçları ayrı ayrı düzenlenmiştir: bakaya kalanlar için süre bakaya kalınan tarihten, askerlik şubesince sevk edildiği hâlde katılmayanlar veya geç katılanlar için ise kendilerine tanınan kanuni yol süresinin bitiminden başlar. Bu son kural yoklama kaçağı, saklı veya bakaya olup olmaksızın uygulanır.

İdari Para Cezası: Koşullar, Yetki ve İtiraz

7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi, idari para cezasının bir ay içinde ödeneceğini düzenlemektedir. Cezayı vermeye yetkili makam duruma göre farklılaşır: askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlülerde müracaat ettiği şubenin başkanı, kolluk kuvvetleri tarafından getirilenler için getirildiği askerlik şubesi başkanı, diğer hallerde ise nüfusa kayıtlı olunan yer askerlik şubesi başkanlığı yetkilidir. Bizzat müracaat veya getirilme durumunda uygulanan idari para cezası, derhal yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına bildirilir.

7179 sayılı ASKERALMA KANUNU m. 24Kaynağı aç
MADDE 24- (1)
Barışta, kabul edilebilir bir özrü olmaksızın;
a) Yoklama kaçakları ve saklılar için, yoklama
kaçağı kaldıkları tarihten,
b) Bakayalar için, bakaya kaldıkları tarihten,
c) Geç iltihak bakayaları için, kendilerine
tanınan yol süresinin bitiminden,
ç) Yedeklerden çağrılanlar için, birlikte işleme
tabi olanların en son gönderilme tarihinden,
itibaren kaçak kaldıkları gün süresi kadar
idari para cezası ile cezalandırılır. Bunlardan kendiliğinden gelenler her gün karşılığı
5 Türk lirası, yakalananlar ise her gün karşılığı 10 Türk lirası idari para cezası
ile cezalandırılır. Bu fıkra kapsamında belirlenen idari para cezalarının yeniden değerlendirmesinde 30/3/2005 tarihli
ve 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 17 nci maddesinin yedinci fıkrası, bir
Türk lirasının küsuru dikkate alınarak uygulanır. İdari para cezaları tebliğinden
itibaren bir ay içinde ödenir.
(2) Yapılan muayenelerinde askerliğe elverişli
olmadıkları anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile bu Kanunda belirtilen
nedenlerle erteleme hakkı olduğu hâlde süresi içerisinde işlem yaptırmayanlara erteleme
sürelerine denk gelen günler için idari para cezası uygulanmaz.
(3) İdari para cezası vermeye yetkili makam;
askerlik şubesine bizzat müracaat eden yükümlüler için müracaat ettiği, kolluk kuvvetleri
tarafından getirilen yükümlüler için ise getirildiği askerlik şubesi başkanı; bunun
dışındaki durumlar için ise nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanıdır.
Yükümlünün bizzat müracaat ettiği veya getirildiği askerlik şubesi başkanınca uygulanan
idari para cezası derhâl yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer askerlik şubesi başkanlığına
bildirilir.
(4) Barışta, birinci fıkra uyarınca verilen
idari para cezası kesinleştikten sonra birinci fıkrada sayılan eylemlerden herhangi
birini işleyenler ile bu eylemleri seferberlik ve savaş hâlinde işleyenler hakkında
askerlik şubelerince suç dosyaları hazırlanarak yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu
yer Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir.
Terör örgütü üyeleri ile Devletin millî güvenliğine
karşı faaliyette bulunanların silahaltına alınmaları

İdari para cezasının ödenmiş olması, yükümlünün bu karara karşı süresi içinde kanun yoluna başvurma hakkını ortadan kaldırmaz. Ekonomik durumu elverişli olmayan yükümlüler, ödeme süresi içinde cezayı veren birimden taksitlendirme talebinde bulunabilir.

Muayenede askerliğe elverişli olmadığı anlaşılanlar, askerlikten muafiyet hakkı olanlar ile kanunda belirtilen nedenlerle erteleme hakkı bulunduğu hâlde süresi içinde işlem yaptırmayanlar; erteleme sürelerine karşılık gelen günler için idari para cezasına muhatap olmaz.

7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 24. maddesi, askere gidilmesinin daha önce verilmiş idari para cezasını ortadan kaldıracağına dair bir düzenleme içermemektedir.

Ceza Soruşturması Ne Zaman Başlar

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesi kapsamında ceza hükümlerinin uygulanabilmesi için iki ön koşul bir arada aranır: 7179 sayılı Kanun'un 24. maddesi uyarınca verilen idari para cezasının kesinleşmiş olması ve aynı Kanun'un 23. maddesinde sınırlı sayıda belirlenen mazeretlerden hiçbirinin bulunmaması. Barış döneminde bu ön koşullar oluştuğunda askerlik şubeleri, yükümlünün nüfusa kayıtlı olduğu yer cumhuriyet başsavcılığına suç dosyası göndererek soruşturma başlatılmasını sağlar. Seferberlik ve savaş hâlinde ise bu eylemleri işleyenler hakkında idari para cezasının kesinleşmesi beklenmeksizin doğrudan suç dosyası düzenlenebilir.

Hapis Cezası Kademeleri: Kendiliğinden Gelme ile Yakalanma Ayrımı

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesi, gecikmenin süresine ve yükümlünün kendiliğinden gelip gelmediğine göre kademeli cezalar öngörmektedir. Süre başlangıcından itibaren dört ay içinde kendiliğinden gelenler altı aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılırken aynı süre içinde yakalananlar iki aydan altı aya kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Dört aydan sonra bir yıl içinde gelenler iki aydan bir yıla kadar, yakalananlar ise dört aydan bir yıla kadar hapis cezasına çarptırılabilir. Bir yılı aşan gecikmelerde kendiliğinden gelenlere dört aydan iki yıla kadar, yakalananlara ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Her kademede yakalanma hali, kendiliğinden gelmekten daha ağır bir ceza aralığına karşılık gelmektedir.

Geçerli Mazeret Halleri ve Belgeleme Yükümlülüğü

7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 23/1. maddesi, geçerli mazeret hallerini sınırlı sayıda düzenlemiştir. Bu haller şunlardır: yükümlünün tutukluluğu veya hükümlülüğü; sağlık kurumu raporuyla belgelenmiş, istirahat gerektiren hastalığı; eşi ya da ikinci dereceye kadar kan veya kayın hısımından birinin heyet raporu ile belgelenmiş hayati tehlike taşıyan hastalığı; sevkten önceki veya sonraki on beş gün içinde eşin ya da ikinci dereceye kadar hısımın ölümü; aynı süre içinde yükümlünün ya da ikinci dereceye kadar hısımından birinin evlenmesi; sevkten önceki veya sonraki iki ay içinde çocuğunun doğması.

7179 sayılı ASKERALMA KANUNU m. 23Kaynağı aç
MADDE 23- (1)
Askere sevk için çağrıldıkları hâlde;
a) Kendisinin tutukluluğu veya hükümlülüğü,
b) Kendisinin herhangi
bir sağlık kurumu raporuyla belgelendirilmiş istirahat gerektiren hastalığı,
c) Eşi veya ikinci derece dâhil kan veya kayın
hısımlarından birinin sağlık kurumu heyet raporuyla belgelendirilmiş hayati tehlike
içinde olduklarını gösteren hastalığı,
ç) Sevkten önceki veya sonraki on beş gün içinde
eşinin, ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin ölümü,
d) Sevkten önceki veya sonraki on beş gün içinde
kendisi veya ikinci derece dâhil kan veya kayın hısımlarından birinin evlenmesi,
e) Sevkten önceki veya sonraki iki ay içinde
çocuğunun doğması,
nedeniyle sevkini yaptırmayanlar, bu mazeretlerini
kanıtlayan belgeleri askerlik şubesine teslim ederler.
(2) Birinci fıkra kapsamındaki yükümlülerden
bakaya olanlara bu süreleri için 24 üncü maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanmaz.
(3) Birinci fıkranın (b) bendi kapsamındakiler
istirahati bitiminde derhâl sevk edilir. Diğerleri ise müteakip celbe bırakılır.
(4) Seferberlik ve savaş hâlinde bu madde hükümleri
uygulanmaz.
Yoklama kaçağı, saklı ve bakayalara verilecek
cezalar

Mazereti olan yükümlü, bunu kanıtlayan belgeleri askerlik şubesine teslim etmekle yükümlüdür. Mazeretin geçerli olduğu süreler için bakaya statüsündeki yükümlülere idari para cezası hükmü uygulanmaz; bu istisna yalnızca mazeretin kapsadığı süreyle sınırlıdır. Seferberlik ve savaş halinde ise mazeret hükümleri hiç uygulanmaz.

Hastalık mazereti kapsamındaki yükümlüler istirahat bitiminde derhal sevk edilir. Diğer mazeret hallerindeki yükümlüler ise müteakip celbe bırakılır.

Hapis Cezasının Seçenek Yaptırıma Çevrilmesi

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 50/3. maddesi, daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla otuz gün ve daha az süreli hapis cezasının; fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin mahkûm edildiği bir yıl ve daha az süreli hapis cezasının seçenek yaptırımlardan birine çevrilmesini zorunlu kılmaktadır. TCK'nın 50/2. maddesi ise suç tanımında hapis cezası ile adli para cezasının seçenek yaptırım olarak birlikte öngörüldüğü hallerde mahkeme hapis cezasına hükmetmişse bu cezanın artık adli para cezasına çevrilemeyeceğini düzenlemektedir. 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63. maddesinde yalnızca hapis cezası öngörülmüş olduğundan bu istisnanın söz konusu suça doğrudan uygulanıp uygulanamayacağı kaynakların incelenen kesimlerinden saptanamamaktadır.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 50Kaynağı aç
Madde 50- (1) Kısa süreli hapis cezası, suçlunun
kişiliğine, sosyal ve ekonomik durumuna, yargılama sürecinde duyduğu pişmanlığa
ve suçun işlenmesindeki özelliklere göre;
a) Adlî para cezasına,
b) Mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale
getirme veya tazmin suretiyle, tamamen giderilmesine,
c) En az iki yıl süreyle, bir meslek
veya sanat edinmeyi sağlamak amacıyla, gerektiğinde barınma imkanı da bulunan
bir eğitim kurumuna devam etmeye,
d) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle, belirli
yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanmaya,
e) Sağladığı hak ve yetkiler kötüye kullanılmak suretiyle veya
gerektirdiği dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranılarak suç işlenmiş
olması durumunda; mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle,
ilgili ehliyet ve ruhsat belgelerinin geri alınmasına, belli bir meslek ve
sanatı yapmaktan yasaklanmaya,
f) Mahkûm olunan cezanın yarısından bir katına kadar süreyle ve gönüllü olmak
koşuluyla kamuya yararlı bir işte çalıştırılmaya,
çevrilebilir.
(2) Suç tanımında hapis cezası ile adlî para cezasının seçenek olarak
öngörüldüğü hallerde, hapis cezasına hükmedilmişse; bu ceza artık adlî para cezasına
çevrilmez.
(3) Daha önce hapis cezasına mahkûm edilmemiş olmak koşuluyla, mahkûm
olunan otuz gün ve daha az süreli hapis cezası ile fiili işlediği tarihte
onsekiz yaşını doldurmamış veya altmışbeş yaşını bitirmiş bulunanların mahkûm
edildiği bir yıl veya daha az süreli hapis cezası, birinci fıkrada yazılı
seçenek yaptırımlardan birine çevrilir.
(4) Taksirli suçlardan dolayı
hükmolunan hapis cezası uzun süreli de olsa; bu ceza, diğer koşulların varlığı
halinde, birinci fıkranın (a) bendine göre adlî para cezasına çevrilebilir.
Ancak, bu hüküm, bilinçli taksir halinde uygulanmaz.
(5) Uygulamada asıl mahkûmiyet, bu madde hükümlerine göre çevrilen adlî
para cezası veya tedbirdir.
(6) Hüküm kesinleştikten sonra Cumhuriyet savcılığınca yapılan tebligata
rağmen otuz gün içinde seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmesine
başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, infaz hâkimliği kısa
süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verir ve bu karar
derhal infaz edilir. Bu durumda, beşinci fıkra hükmü uygulanmaz.[7][8]
(7) Hükmedilen seçenek tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle
yerine getirilememesi durumunda, infaz hâkimliğince tedbir değiştirilir.8
Hapis cezasının ertelenmesi

Seçenek tedbire hükmedilmesinin ardından hükümlüye tebligat yapılmasına karşın otuz gün içinde tedbirin gereklerini yerine getirmeye başlanmaması ya da başlanıp devam edilmemesi halinde infaz hâkimliği hapis cezasının infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir. Tedbirin hükümlünün elinde olmayan nedenlerle yerine getirilememesi durumunda ise infaz hâkimliği tedbiri değiştirir.

Savunmada İleri Sürülebilecek Temel Argümanlar

Ceza soruşturmasının açılabilmesi için idari para cezasının kesinleşmiş olması zorunludur. Bu nedenle idari para cezasının usulüne uygun tebliğ edilmediği ve dolayısıyla kesinleşmediği savunmada ileri sürülebilir; ceza kesinleşmemişse soruşturmanın maddi ön koşulu oluşmamış olur. Öte yandan geçerli mazeretin varlığına rağmen bunu sunamayan ya da yetkili idare tarafından mazereti haksız biçimde reddedilen yükümlü de bu durumu savunmasına taşıyabilir. Kastın bulunmadığına ilişkin savunma mahkemenin takdir yetkisi kapsamında değerlendirilmekte olup beraat veya para cezasına çevirme talep edilebilir.

Erteleme ve Tecil Durumları

7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 20. maddesi, belirli öğrenim kademelerindeki yükümlülere erteleme imkânı tanımaktadır. Lise veya dengi okullarda öğrenim görenler 22 yaşını, fakülte ve yüksekokullarda 28 yaşını, dil veya yüksek lisans öğreniminde 32 yaşını, ihtisas, sanatta yeterlik ya da doktora öğreniminde 35 yaşını geçmemek üzere mezun oluncaya veya ilişikleri kesilinceye kadar askerliklerini erteleyebilirler. Yabancı ülkede yükseköğrenim görenler için erteleme, öğrenciliklerinin Millî Eğitim Bakanlığı veya yurt dışı temsilciliklerince tanınması koşuluna bağlıdır. Yoklama kaçağı durumunda olsa dahi tecil hakkı bulunan yükümlü bu hakkını kullanabilir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi uyarınca, sanığa yüklenen suçtan dolayı hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) karar verilebilir. Bu karar için daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmama, mahkemenin yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması ve suçun işlenmesiyle oluşan zararın tamamen giderilmesi koşullarının birlikte gerçekleşmesi gerekir. HAGB kararı verilmesi hâlinde sanık beş yıl süreyle denetim süresine tabi tutulur; denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir. Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde ise mahkeme hükmü açıklar.

5271 sayılı CEZA MUHAKEMESİ KANUNU m. 231Kaynağı aç
Madde 231 – (1) Duruşma sonunda, 232 nci maddede belirtilen
esaslara göre duruşma tutanağına geçirilen hüküm fıkrası okunarak gerekçesi ana
çizgileriyle anlatılır.
(2) Hazır bulunan sanığa ayrıca başvurabileceği kanun yolları, mercii ve
süresi bildirilir.
(3) Beraat eden sanığa, tazminat isteyebileceği bir hâl varsa bu da
bildirilir.
(4) Hüküm fıkrası herkes tarafından ayakta dinlenir.
(5) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Sanığa
yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya
daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler
saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler
hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.
(6) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için;[77]
a) Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması,
b) Mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve
davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda
kanaate varılması,
c) Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın; aynen iade,
suçtan önceki hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi,
gerekir.
(7) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Açıklanmasının
geri bırakılmasına karar verilen hükümde, mahkûm olunan hapis cezası
ertelenemez ve kısa süreli olması hâlinde seçenek yaptırımlara çevrilemez.
(8) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararının verilmesi hâlinde sanık, beş yıl
süreyle denetim süresine tâbi tutulur. Denetim süresi içinde, kişi hakkında
kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına
karar verilemez. Bu süre içinde bir yıldan fazla olmamak üzere mahkemenin
belirleyeceği süreyle, sanığın denetimli serbestlik tedbiri olarak;
a) Bir meslek veya sanat sahibi olmaması hâlinde, meslek veya sanat
sahibi olmasını sağlamak amacıyla bir eğitim programına devam etmesine,
b) Bir meslek veya sanat sahibi olması hâlinde, bir kamu kurumunda veya
özel olarak aynı meslek veya sanatı icra eden bir başkasının gözetimi altında
ücret karşılığında çalıştırılmasına,
c) Belli yerlere gitmekten yasaklanmasına, belli yerlere devam etmek
hususunda yükümlü kılınmasına ya da takdir edilecek başka yükümlülüğü yerine
getirmesine,
karar verilebilir. Denetim süresi içinde dava zamanaşımı durur.
(9) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Altıncı
fıkranın (c) bendinde belirtilen koşulu derhal yerine getiremediği takdirde;
sanık hakkında mağdura veya kamuya verdiği zararı denetim süresince aylık
taksitler hâlinde ödemek suretiyle tamamen gidermesi koşuluyla da hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir.
(10) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15
md.) Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli
serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde,
açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı
verilir.
(11) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Denetim
süresi içinde kasten yeni bir suç işlemesi veya denetimli serbestlik tedbirine
ilişkin yükümlülüklere aykırı davranması hâlinde, mahkeme hükmü açıklar. Ancak
mahkeme, kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu
değerlendirerek; cezanın yarısına kadar belirleyeceği bir kısmının infaz
edilmemesine ya da koşullarının varlığı hâlinde hükümdeki hapis cezasının
ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar vererek yeni bir
mahkûmiyet hükmü kurabilir. Açıklanan veya yeni kurulan hükme itiraz
edilebilir. İtiraz mercii ancak bu fıkradaki koşullarla sınırlı olarak bir
değerlendirme yapabilir.
(12) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) 272 nci maddenin
üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye
mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde
hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı
kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece
mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi
hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm,
usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir.
(13) (Ek: 6/12/2006-5560/23 md.) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Hükmün
açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir.
Bu kayıtlar, ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak
Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde, bu maddede
belirtilen amaç için kullanılabilir.
(14) (Değişik:2/3/2024-7499/15 md.) Bu maddenin hükmün
açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, Anayasanın 174 üncü
maddesinde koruma altına alınan inkılâp kanunlarında yer alan suçlarla ilgili
olarak uygulanmaz.
Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar

Sık Sorulan Sorular

İdari para cezasını ödersem ceza davası açılmaz mı?

İdari para cezasının ödenmesi, yükümlülüğü sona erdirmez. Barış döneminde, ceza kesinleştikten sonra kanunda sayılan eylemlerin yeniden işlenmesi üzerine askerlik şubesi dosyayı cumhuriyet başsavcılığına göndererek ceza soruşturması başlatır.

Asker kaçağı olmak kamu görevine girişi etkiler mi?

Asker kaçağı olanların askerlik durum belgesi alamayacakları ve bu nedenle kamu görevine atamalarının yapılmayacağı değerlendirilmektedir.

Hastalık gerekçesi her durumda mazeret sayılır mı?

7179 sayılı Askeralma Kanunu'nun 23/1. maddesi iki ayrı sağlık mazeretini düzenler. Yükümlünün kendi hastalığı için sağlık kurumu raporuyla belgelenmiş ve istirahat gerektiren bir hastalık aranırken; eş veya ikinci dereceye kadar hısımın hastalığının mazeret sayılabilmesi için heyet raporu ve hayati tehlikenin varlığı gerekmektedir. Belgelerin askerlik şubesine teslim edilmesi yükümlünün sorumluluğundadır.

Mahkûmiyet durumunda hapis cezası kesinlikle yatırılır mı?

Mahkûm olunan hapis cezasının süresi ve kişinin koşullarına bağlı olarak seçenek yaptırıma çevirme gündeme gelebilir. Daha önce hapis cezasına mahkûm olmayan, fiil tarihinde on sekiz yaşını doldurmamış ya da altmış beş yaşını bitirmiş kişilerin bir yıl ve daha az süreli mahkûmiyetleri seçenek yaptırımlardan birine çevrilmek zorundadır. Seçenek tedbirin gereklerinin yerine getirilmemesi halinde infaz hâkimliği hapis cezasının infazına karar verir ve bu karar derhal infaz edilir.

Mazeret belgelerini teslim etmezsem ne olur?

Geçerli mazeretin varlığı tek başına hukuki sonuç doğurmaz; yükümlü, mazeretini kanıtlayan belgeleri askerlik şubesine teslim etmekle yükümlüdür. Belgeler teslim edilmediğinde mazeretin savunmada ileri sürülmesi güçleşir. Mazeretin geçerli olduğu süreler için bakaya statüsündeki yükümlülere idari para cezası uygulanmamasına ilişkin istisna, 7179 sayılı Kanun'un 23/2. maddesinde mazeretin varlığına bağlanmıştır.

Yoklama kaçağı ile saklı ve bakaya için süre farklı mı işler?

Evet, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 63/1. maddesi her durum için ayrı bir başlangıç noktası belirlemiştir. Bakaya kalanlarda bakaya kalınan tarih esas alınır. Askerlik şubesince sevk edilip de katılmayanlar ya da geç katılanlar için kanuni yol süresinin bitimi başlangıç tarihidir; bu kural yoklama kaçağı, saklı veya bakaya statüsünden bağımsız olarak uygulanır.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu