Asker Kişilerin Suç Nedeniyle Meslekten Çıkarılması

by Avukat Erdal Ersoy
Asker Kişilerin Suç Nedeniyle Meslekten Çıkarılması

TSK'dan Çıkarma Cezasının Hukuki Dayanağı ve Kapsamı

Askeri personelin işlediği bir suç sebebiyle meslekten çıkarılması, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenmiştir. Bu düzenleme tüm askeri personeli kapsamaz; kanunda açıkça unvanları belirtilen personelle sınırlıdır. Yasal hüküm gereğince subaylar, astsubaylar, uzman jandarmalar ile tabi oldukları özel kanunlarında bu cezanın tatbik edileceği öngörülen 4678 sayılı Kanun kapsamındaki sözleşmeli subay ve sözleşmeli astsubaylar bu yaptırımın muhatabıdır. Sayılan statülerin haricinde kalan askeri personel hakkında mezkûr madde hükmü tatbik edilmez.

Hapis Cezası Süresine Bağlı Çıkarma Koşulları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendine göre, taksirli suçlara ilişkin mahkûmiyetler hariç tutulmak üzere, ölüm, ağır hapis veya bir yıldan fazla hapis cezasına hükmedilmesi durumunda mahkemece asıl cezanın yanında Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası tesis edilir. Ceza yargılamasını yürüten askeri veya adliye mahkemelerince verilen kararlarda meslekten çıkarmaya dair açık bir hüküm kurulmamış olsa dahi ilgilinin ilişiğinin kesilmesi kanuni bir zorunluluktur. Kasıtlı bir suç dolayısıyla bir yıldan fazla hapis cezası verilmesi şart olup taksirli suçlardan ötürü bir yıldan fazla süreli hapis cezası verilse dahi bu madde uyarınca meslekten çıkarma yaptırımı uygulanamaz.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 30Kaynağı aç
Madde 30 – (Değişik: 22/3/2000-4551/6 md.) Aşağıda yazılı hallerde subay, astsubay, uzman jandarmalar ve özel kanunlarında bu cezanın uygulanacağı belirtilen asker kişiler hakkında, askeri mahkemeler veya adliye mahkemelerince asıl ceza ile birlikte, Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilir. Bu husus mahkeme hükmünde belirtilmemiş olsa dahi, Silahlı Kuvvetlerden çıkarmayı gerektirir. A) Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere ölüm, ağır hapis, bir seneden fazla hapis cezası ile hükümlülük halinde, B) Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçlarla basit ve nitelikli zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma, dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı veya şeref ve haysiyeti kırıcı suçtan veya istimal ve istihlak kaçakçılığı hariç kaçakçılık, resmi ihale ve alım satımlara fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma suçlarından biriyle hükümlülük halinde. Taksirli suçlardan verilen cezalar hariç olmak üzere, askeri mahkemelerce üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası da verilebilir. Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği ve sonuçları:[10]

Yüz Kızartıcı Suçlar ve Özel Nitelikli Mahkûmiyet Halleri

Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (B) bendinde tahdidi olarak sayılan suç tiplerinden hüküm giyilmesi durumunda, hükmolunan cezanın miktarına bakılmaksızın Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası uygulanır. Bu kapsamda Devletin şahsiyetine karşı işlenen suçların yanı sıra zimmet, irtikap, rüşvet, hırsızlık, dolandırıcılık, sahtecilik, inancı kötüye kullanma ve dolanlı iflas gibi yüz kızartıcı ya da şeref ve haysiyeti kırıcı suçlardan mahkûmiyet ihracı gerektirir. Yasal düzenleme ayrıca kamu kurumlarının ihale ve alım satımlarına fesat karıştırma, Devlet sırlarını açığa vurma ve yalnızca kişisel kullanım ile tüketim amaçlı fiiller hariç tutulmak üzere kaçakçılık suçlarını da çıkarma sebebi saymıştır. Madde metninde yer alan örnekseme ifadelerine dayanılarak kanunda açıkça yer verilmeyen suç tipleri bakımından bu hükmün kıyas yoluyla genişletilmesi mümkün değildir.

Bahse konu suçların temel cezaları 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nda hüküm altına alınmıştır. Kanunun 141. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçu için bir yıldan üç yıla kadar, 157. maddesindeki dolandırıcılık suçu için bir yıldan beş yıla kadar, 161. maddesindeki dolanlı iflas suçu için üç yıldan sekiz yıla kadar ve 197. maddesindeki parada sahtecilik suçu için iki yıldan on iki yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür. Kamu görevlilerinin işleyebileceği suçlardan 247. maddedeki zimmet fiili beş yıldan on iki yıla kadar, 250. maddedeki irtikap suçu beş yıldan on yıla kadar, 235. maddedeki ihaleye fesat karıştırma suçu ise üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası yaptırımına bağlanmıştır. 155. maddede düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunda temel ceza altı aydan iki yıla kadar hapis iken, eylemin meslek, ticaret veya idare yetkisi gereği tevdi ve teslim edilen eşya hakkında işlenmesi halinde ceza bir yıldan yedi yıla kadar hapis olarak tayin edilir.

5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 141Kaynağı aç
Madde 141- (1) Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir. (2) (Mülga: 2/7/2012-6352/105 md.) Nitelikli hırsızlık[64]
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 155Kaynağı aç
Madde 155- (1) Başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunan veya bu devir olgusunu inkar eden kişi, şikayet üzerine, altı aydan iki yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır.[70] (2) Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi halinde, bir yıldan yedi yıla kadar hapis ve üçbin güne kadar adlî para cezasına hükmolunur. (3) (Ek:24/12/2025-7571/18 md.) Suçun konusunun motorlu kara, deniz veya hava taşıtı olması halinde yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza bir kat artırılır. Bedelsiz senedi kullanma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 157Kaynağı aç
Madde 157- (1) Hileli davranışlarla bir kimseyi aldatıp, onun veya başkasının zararına olarak, kendisine veya başkasına bir yarar sağlayan kişiye bir yıldan beş yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adlî para cezası verilir. Nitelikli dolandırıcılık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 161Kaynağı aç
Madde 161- (1) Malvarlığını eksiltmeye yönelik hileli tasarruflarda bulunan kişi, bu hileli tasarruflardan önce veya sonra iflasa karar verilmiş olması halinde, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Hileli iflasın varlığı için; a) Alacaklıların alacaklarının teminatı mahiyetinde olan malların kaçırılması, gizlenmesi veya değerinin azalmasına neden olunması, b) Malvarlığını kaçırmaya yönelik tasarruflarının ortaya çıkmasını önlemek için ticari defter, kayıt veya belgelerin gizlenmesi veya yok edilmesi, c) Gerçekte bir alacak ve borç ilişkisi olmadığı halde, sanki böyle bir ilişki mevcutmuş gibi, borçların artmasına neden olacak şekilde belge düzenlenmesi, d) Gerçeğe aykırı muhasebe kayıtlarıyla veya sahte bilanço tanzimiyle aktifin olduğundan az gösterilmesi, gerekir. Taksirli iflas
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 197Kaynağı aç
Madde 197- (1) Memlekette veya yabancı ülkelerde kanunen tedavülde bulunan parayı, sahte olarak üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya tedavüle koyan kişi, iki yıldan oniki yıla kadar hapis ve onbin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır. (2) Sahte parayı bilerek kabul eden kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve adlî para cezası ile cezalandırılır. (3) Sahteliğini bilmeden kabul ettiği parayı bu niteliğini bilerek tedavüle koyan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Paraya eşit sayılan değerler
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 235Kaynağı aç
Madde 235- (1) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) Kamu kurumu veya kuruluşları adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara ilişkin ihaleler ile yapım ihalelerine fesat karıştıran kişi, üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Aşağıdaki hallerde ihaleye fesat karıştırılmış sayılır: a) Hileli davranışlarla; 1. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye veya ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek, 2. İhaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olmayan kişilerin ihaleye katılmasını sağlamak, 3. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olduğu halde, sahip olmadığından bahisle değerlendirme dışı bırakmak, 4. Teklif edilen malları, şartnamesinde belirtilen niteliklere sahip olmadığı halde, sahip olduğundan bahisle değerlendirmeye almak. b) Tekliflerle ilgili olup da ihale mevzuatına veya şartnamelere göre gizli tutulması gereken bilgilere başkalarının ulaşmasını sağlamak. c) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle ya da hukuka aykırı diğer davranışlarla, ihaleye katılma yeterliğine veya koşullarına sahip olan kişilerin ihaleye, ihale sürecindeki işlemlere katılmalarını engellemek. d) İhaleye katılmak isteyen veya katılan kişilerin ihale şartlarını ve özellikle fiyatı etkilemek için aralarında açık veya gizli anlaşma yapmaları. (3) (Değişik: 11/4/2013-6459/12 md.) İhaleye fesat karıştırma suçunun; a) Cebir veya tehdit kullanmak suretiyle işlenmesi hâlinde temel cezanın alt sınırı beş yıldan az olamaz. Ancak, kasten yaralama veya tehdit suçunun daha ağır cezayı gerektiren nitelikli hâllerinin gerçekleşmesi durumunda, ayrıca bu suçlar dolayısıyla cezaya hükmolunur. b) İşlenmesi sonucunda ilgili kamu kurumu veya kuruluşu açısından bir zarar meydana gelmemiş ise, bu fıkranın (a) bendinde belirtilen hâller hariç olmak üzere, fail hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) İhaleye fesat karıştırma dolayısıyla menfaat temin eden görevli kişiler, ayrıca bu nedenle ilgili suç hükmüne göre cezalandırılırlar. (5) Yukarıdaki fıkralar hükümleri, kamu kurum veya kuruluşları aracılığı ile yapılan artırma veya eksiltmeler ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları, kamu kurum veya kuruluşlarının ya da kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının iştirakiyle kurulmuş şirketler, bunların bünyesinde faaliyet icra eden vakıflar, kamu yararına çalışan dernekler veya kooperatifler adına yapılan mal veya hizmet alım veya satımlarına ya da kiralamalara fesat karıştırılması halinde de uygulanır. Edimin ifasına fesat karıştırma
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 247Kaynağı aç
Madde 247- (1) Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır. (3) Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Etkin pişmanlık
5237 sayılı TÜRK CEZA KANUNU m. 250Kaynağı aç
Madde 250- (1) (Değişik: 2/7/2012-6352/86 md.) Görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanmak suretiyle kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi icbar eden kamu görevlisi, beş yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Kamu görevlisinin haksız tutum ve davranışları karşısında, kişinin haklı bir işinin gereği gibi, hiç veya en azından vaktinde görülmeyeceği endişesiyle, kendisini mecbur hissederek, kamu görevlisine veya yönlendireceği kişiye menfaat temin etmiş olması halinde, icbarın varlığı kabul edilir. (2) Görevinin sağladığı güveni kötüye kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği hileli davranışlarla, kendisine veya başkasına yarar sağlanmasına veya bu yolda vaatte bulunulmasına bir kimseyi ikna eden kamu görevlisi, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (3) İkinci fıkrada tanımlanan suçun kişinin hatasından yararlanarak işlenmiş olması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) (Ek: 2/7/2012-6352/86 md.) İrtikap edilen menfaatin değeri ve mağdurun ekonomik durumu göz önünde bulundurularak, yukarıdaki fıkralara göre verilecek ceza yarısına kadar indirilebilir. Denetim görevinin ihmali

Ticaret Yasağı ve Tekerrür Halinde Meslekten İhraç

Askeri Ceza Kanunu'nun Ek 1. maddesi kapsamında subayların ve askeri memurların ticari faaliyette bulunmaları açıkça yasaklanmıştır. Anılan personelin bizzat ticaret yapması veya başkaları aracılığıyla ticaret yaptırması yahut ticari ve sınai nitelikteki kuruluşlarda görev üstlenmesi fiillerini tekerrür edecek şekilde gerçekleştirmeleri halinde, verilecek asli cezanın yanında meslekten ihraç cezası uygulanır.

Üç Aydan Fazla Hapis Cezalarında İhtiyari Çıkarma Hükmü

Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin son fıkrasında, taksirli suçlardan verilen mahkûmiyetler istisna olmak üzere, üç aydan fazla hapis cezası ile birlikte Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının da verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Bu fıkra zorunlu bir çıkarma hali oluşturmayıp mahkemeye takdir yetkisi tanımaktadır. Askeri mahkemelerin kapatılmasının ardından bu hükmün adliye mahkemelerince uygulanabilirliği hususunda yasal tartışma mevcuttur.

Meslekten Çıkarma Kararının Hukuki Sonuçları

1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının asli niteliği, hükümlünün askeri teşkilatla ilişiğinin tamamen kesilmesidir. Kanunun 30. maddesinde düzenlenen zorunlu hallerde, yargılamayı yürüten mahkemenin hükmünde bu yönde bir belirleme bulunmasa dahi ilişiğin kesilmesi gerekir. Çıkarma yaptırımı, mahkûmiyetle birlikte ayrıca bir mahkeme hükmüne gerek kalmaksızın askeri rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi sonucunu doğurur. Meslekten çıkarılan şahısların subay, astsubay, uzman jandarma veya Devlet memuru unvanıyla yeniden Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmesi mümkün değildir. Ceza yargılamasında sanığın askeri rütbesi veya elde edilen menfaatin azlığı gerekçe gösterilerek personelin ihraç sonucunu göze alamayacağı varsayımına dayanan soyut gerekçelerle hüküm kurulamaz.

1632 sayılı ASKERİ CEZA KANUNU m. 31Kaynağı aç
Madde 31 – (Değişik : 22/3/2000-4551/7 md.) Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezasının niteliği, hükümlünün Silahlı Kuvvetlerle ilişiğinin kesilmesidir. Bu ceza, ayrıca bir hükme gerek kalmaksızın; A) Askeri rütbe ve memuriyetlerin kaybedilmesi, B) Subay, astsubay, uzman jandarma ve Devlet memuru olarak tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilmeme, Sonuçlarını doğurur. Askeri öğrencilik hukukunu kaybettirme cezası, niteliği ve sonuçları[11]
Mahkeme kararında TSK'dan çıkarma yazmıyorsa ilişiğin kesilmesi gerekir mi?

Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesi uyarınca, kanunda sayılan zorunlu çıkarma hallerinde mahkeme hükmünde çıkarma yaptırımı açıkça belirtilmemiş olsa dahi ilgilinin ilişiği kesilir.

Taksirli suçtan bir yıldan fazla hapis cezası alan asker meslekten çıkarılır mı?

Taksirli suçlardan hükmolunan cezalar bir yıldan fazla olsa dahi Askeri Ceza Kanunu'nun 30. maddesinin birinci fıkrasının (A) bendi gereğince meslekten çıkarma cezası uygulanamaz.

Meslekten çıkarılan personel daha sonra TSK'da Devlet memuru olabilir mi?

Askeri Ceza Kanunu'nun 31. maddesi uyarınca Türk Silahlı Kuvvetlerinden çıkarma cezası alan kişiler subay, astsubay veya uzman jandarma olarak görev alamayacakları gibi Devlet memuru olarak da tekrar Türk Silahlı Kuvvetlerine kabul edilemezler.

Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.

Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

Avukat Erdal Ersoyİletişim ve randevu