Taşınmazın hukuki ve geometrik durumunun ve arsa sınırının belirlenmesinde tapu kaydı, kadastro paftası, kadastro tutanakları, aplikasyon ve ölçü krokileri, koordinat bilgileri, sınırlandırma krokileri, eski tapu ve vergi kayıtları, varsa mahkeme kararları ile zemindeki sabit sınırlar birlikte değerlendirilir. Arsa sınırı yalnızca tapu kütüğünde yazılı olan yüzölçümüne göre tayin edilemez. Ayrıca arazide yer alan eski sınır taşları, ihata duvarları, çitler veya ağaçlar delil niteliği taşıyabilmekle birlikte mülkiyet sınırının tek ve kesin belirleyicisi değildir; nitekim fiilî kullanım sınırları ile kadastro paftasındaki çizgiler arasında farklılıklar görülebilir.
Kadastro kayıtlarındaki parsel sınırlarının zemindeki karşılığı aplikasyon işlemiyle belirlenir. Bu işlem; komşu parseldeki duvarın veya yapının sınırı aşıp aşmadığının, arazideki çitin kadastro sınırıyla uyumunun ve tapu sınırları ile fiilî kullanımın örtüşüp örtüşmediğinin anlaşılmasına yardımcı olur.
Kadastro Çalışmaları Sırasında İtiraz ve Askı İlanı Süreci
Kadastro çalışmaları sahada devam ederken hak sahipleri sınıra ve yapılan tespite ilişkin itirazlarını kadastro müdürlüğüne veya ilgili kadastro birimine bildirebilirler. Çalışmalar tamamlandıktan sonra sonuçlar otuz günlük süreyle askı ilanına çıkarılır. Askı ilanındaki sınırlandırma ve tespitlere itiraz etmek isteyen ilgililerin bu otuz günlük ilan süresi içinde yetkili Kadastro Mahkemesinde dava açması gerekir. Bu süre içerisinde dava açılmadığı takdirde kadastro tutanaklarına ait sınırlandırma ve tespitler kesinleşir.
3402 sayılı KADASTRO KANUNU m. 12Kaynağı aç
Kadastro güncelleme çalışmalarında ise hak sahipleri sınır ve yüzölçümü tespitlerine karşı, durumu öğrendikleri andan kesin askı ilanına kadar kadastro müdürlüğüne itiraz edebilirler. Kesin askı ilanı aşamasında ise bir aylık süre içinde Kadastro Mahkemesinde dava açılması mümkündür. İlan süreçlerinin tamamlanıp tespitlerin kesinleşmesinden sonraki uyuşmazlıklar genel hükümlere göre hukuk mahkemelerinde ileri sürülür.
Kadastro Tespitlerinin Kesinleşmesi ve Tapuya Tescil
Kadastro müdürü tarafından onaylanarak kesinleşen tutanaklar ile kadastro mahkemesinin kesinleşmiş kararları, kesinleşme tarihleri tescil tarihi gösterilmek suretiyle en geç üç ay içinde tapu kütüklerine kaydedilir. Kadastrosu tamamlanan çalışma alanı içerisinde kalan eski tapu kayıtları işleme tabi kayıt niteliğini kaybeder; bu kayıtlara dayanılarak kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinde işlem yapılamaz.
Kesinleşmemiş tutanaklar herhangi bir nedenle tapuya tescil edilmişse, iddia ve taşınmazın niteliğine bakılmaksızın, taşınmazı tescil tarihinden itibaren yirmi yıl boyunca malik sıfatıyla zilyetliğinde bulunduranlar ile bunların akdi ve kanuni halefleri açılmış ve açılacak davalarda Türk Medeni Kanunu'nun tapuya itimat prensibinden yararlanırlar.
On Yıllık Hak Düşürücü Süre ve Mülkiyetin Korunması
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12. maddesi gereğince, kadastro tutanaklarında belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait kesinleşme tarihinden itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz. Kadastro çalışmaları tamamlandıktan sonra taşınmazının başkası adına tescil edildiğini öğrenen kişilerin, kesinleşme tarihinden itibaren başlayan on yıllık hak düşürücü süre içerisinde genel hükümlere göre hukuk mahkemelerinde dava açması gerekir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 683. maddesi uyarınca taşınmaz maliki, yasal sınırlar dâhilinde eşya üzerinde tasarrufta bulunma, onu kullanma ve semerelerinden yararlanma yetkilerine sahiptir. Taşınmazı haksız biçimde zilyetliğinde bulunduran kişilere karşı istihkak davası açılabileceği gibi, arsa sınırına yönelik her türlü haksız müdahalenin önlenmesi de dava konusu edilebilir.
4721 sayılı TÜRK MEDENİ KANUNU m. 683Kaynağı aç
Kadastro Kanunu Madde 41 Kapsamında Teknik Hataların Düzeltilmesi
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi uyarınca, kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilisinin müracaatı üzerine veya kadastro müdürlüğünce resen düzeltilir. Ayrıca taşınmazların değişiklik işlemleri esnasında ortaya çıkan ve kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalan yüzölçümü farklılıklarını resen düzeltmeye de kadastro müdürlükleri yetkilidir.
3402 sayılı KADASTRO KANUNU m. 41Kaynağı aç
Kadastro müdürlüğünce yapılan düzeltme işlemi taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ edilir. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde Sulh Hukuk Mahkemesinde düzeltmenin kaldırılması istemiyle dava açılmadığı takdirde yapılan teknik düzeltme kesinleşir.
Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi kapsamındaki teknik hata düzeltmelerinde, Kanun'un 12. maddesinde düzenlenen on yıllık hak düşürücü süre uygulanmaz.
Kadastro askı ilanına karşı hangi sürede ve nerede dava açılır?
Kadastro çalışmalarının tamamlanmasıyla ilan edilen 30 günlük askı ilanı süresi içinde yetkili Kadastro Mahkemesinde dava açılması gerekir; süresinde dava açılmazsa tespitler kesinleşir.
Kadastro kesinleştikten sonra eski kayıtlara dayanılarak dava açılabilir mi?
Kadastro tutanaklarının kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz edilemez ve dava açılamaz.
Kadastro Kanunu madde 41 kapsamındaki düzeltmelerde hak düşürücü süre var mıdır?
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 41. maddesi kapsamındaki ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplama hatalarının düzeltilmesinde Kanun'un 12. maddesinde yer alan on yıllık hak düşürücü süre aranmaz.
Komşu taşınmazın arsa sınırını aşıp aşmadığı nasıl belirlenir?
Kadastro kayıtlarındaki parsel sınırlarının zemindeki karşılığı aplikasyon işlemiyle tespit edilir; ihlal halinde Türk Medeni Kanunu m. 683 uyarınca elatmanın önlenmesi davası açılabilir.
Hukuki uyarı: Bu içerik genel bilgilendirme amacı taşır; somut olay değerlendirmesi için avukata başvurulmalıdır.
Hazırlayan: Av. Erdal Ersoy

